Abonelik
E-gazete
  21 Ağustos 2014 Perşembe
Ana Sayfa Güncel Yurt Haber Yazarlar Dünya Ekonomi Kültür Sanat Spor Medya-Politik Eğitim Otomobil Bilim ve Teknik Lahika Görüş
 

12 14 16 18

Ay’ı kim ısırdı?
ÇOCUK VE ALLAH YAZILARI ( 4 )


Yasemin GÜLEÇYÜZ
yasemin@yeniasya.com.tr

Bebeklerle ilgili yapılan bilimsel araştırmaları büyük bir merakla okuduğumuzda, öğrendiğimiz her şey bütün çocukların mu’cize olduğu gerçeğini bir kez daha pekiştirir.
Anne rahmindeki bebeğin, dış dünya ile yakından ilgili olması, doğduğu anda annesini, baba ve kardeşlerini sesinden, kokusundan hemen tanıyıvermesi kudretin ne büyük delillerindendir!

ASTRONOT MERAKI
Yeni doğan bebek, Ay’ın yüzüne ilk inen astronotun merakıyla çevresini tanıma çalışmalarına başlar.
İşe önce kendisinden, ellerinden başlar. Sihirli bir oyunu seyredercesine günlerce el hareketlerini keşfeder. Minik kahkahalar eşliğinde ellerini evirir, çevirir, parmaklarını ağzına götürüp emer… Sonra ayaklarını, kulaklarını, etrafındaki eşyaları, yattığı odayı incelemeye başlar…

İLK KELİMELER, İLK ADIMLAR
Onun iki ayağı üzerinde durmaya çalışmasını, ilk adımlarını izlemek bir anne için hayatın unutulmaz fotoğraflarındandır…
Adım atmaya başlayan küçücük bir çocuk için kocaman evin keşfi kolay mıdır?
İlk adımla beraber, evde bir hareketlenme bir telâş, ortalığın hallaç pamuğu gibi atıldığı günler başlar. Tencereler, bardaklar, çekmeceler, düğmeler, patikler, hatta patates ve soğanların birlikte iç içe olduğu zamanlardır bu günler.
İlk kelimeler en yakından tanıdığı kişi ve eşyalarla ilgilidir. Anne, baba, abi, abla, eğer ağzınızdan sıkça çıkıyorsa “Allah” kelimesini bebekçe telâffuz çalışmaları…
Rahmet Peygamberi (asm) “Yeni konuşmaya başlayan çocuğunuza ‘La ilahe illallah’ı öğretin” tavsiyesinde bulunuyor.

BU NE?
Artık konuşmaya başlayan çocuğun en çok sorduğu sorulardan biridir “Bu ne?..”
Cevaplandırılması gereken o kadar çok soru vardır ki…
Aklınızdan sıkça geçen “Hiç bu açıdan düşünmemiştim!” cümleciğiyle onun bitmek tükenmek bilmez sorularını şaşkınlıkla cevaplamaya çalışırsınız.
Soruların sıklığı kimi zaman “Biraz mola ver. Sonra devam edelim. Yoruldum” bile dedirtir. 
Bir taraftan da kendi kendinize düşünürsünüz. “Cenâb-ı Hakk’ın Hz. Âdem’e (as) ‘talim-i esma’ olarak adlandırılan isimlerini öğretmesi, her halde Hz. Âdem’in (as) ‘Bu ne?’ sorusuyla başladı.”
Merak duygusu, insanoğluna Hz. Âdem’den (as) kalan en büyük genetik miraslardan biri değil midir sizce?
GÖKYÜZÜ SAYFASI
Çocukların kendini, çevresini, Ay’ı, Güneşi, karı, yağmuru ile kâinatı tanıma ve tanıtma çalışmaları…
Varlık âleminin kitap gibi yazıldığını, gökyüzünün de o kitabın en parlak tevhid delillerinden biri olduğunun farkındasınızdır. Çocuk bakışıyla o kitabı incelemekse kimi zaman güldürür, kimi zaman düşündürür sizi.
“Kalanlık oldu. Günec nele gitti anne? Ay yuvallaktı, ama kim ısırmış? Güneci çevmiyoyum, göclerimi acıtıyo…”
Gökyüzünü onunla birlikte seyredecek, güneşin bizi, kuşları ve çiçekleri ısıttığını, aydınlattığını, ham meyveleri pişirdiğini, o gittiğinde arkadaşı Ay’ın geldiğini, kışı, baharı, yağmuru bütün bunları Allah’ın bizi çok sevdiği için yaptığını anlatacaksınız, dikkatle, sabırla ve çocukça…
Minik hikâyeler, kısa şarkılar, tekerlemelerle…

IŞIĞI KİM AÇIYOR?
“Ay dede evin nerede?
Sana kim bakar?
Işığını kim açar?” şarkısını mırıldandığınızda sorular da ard arda gelir.
“Ay’ın ışığını kim açar anne?”
“Allah açar tatlım…”
“Şimdi de Allah mı ışığını açıyo anne?”
“Evet, her gece ayın ışığını Allah açar tatlım…”
Küçük çocukları dikkatle, sabırla izleyin. Soru sormaya teşvik edin. Kâinatı ve kendinizi kavrayabilme kabiliyetinizin seviyesini, hatta insanlık tarihinin gelişimini fark ettirecekler size…

27.11.2011
-----------------------------------------------------------------------------------------------------
502 Kere Okundu
 
       Yorumlar  
Henüz Yorum Eklenmemiş.
İlk Yorumu Siz Ekleyiniz.

Arama
İle Göre Bak