Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 05 Eylül 2006

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Haberler

 

AB yolunda 4 senaryo

Merkezi Brüksel’de bulunan düşünce kuruluşlarından Friends of Europe (Avrupa’nın Dostları), Türkiye’nin AB yolculuğunda limanların açılması gibi Kıbrıs kaynaklı engelleri dikkate alarak, sonbaharda karşılaşılması muhtemel 4 senaryoyu belirledi.

Düşünce kuruluşu analistlerinden Kristy Hughes tarafından Brüksel, Londra, Ankara, İstanbul ve Kıbrıs Rum kesiminde önemli isimlerle görüşülerek hazırlanan raporda, fiili müzakerelere başlanmasından bir yıl sonra Türk ve AB tarafının ‘’birbirleriyle kavgalı duruma düştüğü’’ anlatılıyor. Limanlar sorunu nedeniyle sonbaharda Türkiye’nin AB yolculuğunda önemli gelişmelerin yaşanabileceğine dikkat çekilen raporda, “tren yolculuğu” benzetmesiyle muhtemel 4 senaryo olarak ‘’tam istim üzerinde ilerleme”, “raydan hafifçe çıkma”, “peron değiştirme” ve “büyük tren kazası’’ sayılıyor.

Türkiye’nin Ek Protokol uyarınca limanlarını ve havaalanlarını Kıbrıs Rum kesimine açmak için AB’nin daha önce taahhüt ettiği şekilde KKTC’ye uygulanan izolasyonları kaldırmasını istediği anlatılan raporda, AB’nin ise her iki konunun arasında bağlantı olmadığında ısrar ettiğine işaret ediliyor. Friends of Europe, AB-Türkiye ilişkilerinde diğer olumsuz faktörleri, ‘’Türk tarafının AB’nin nihai üyelik amacına bağlılığı konusunda şüphelerini artırması, AB tarafının ise Türkiye’deki reformların yavaşlamasından endişeye kapılması ve anayasa çıkmazı nedeniyle genel anlamda genişleme konusunda şüpheler yaşaması’’ şeklinde sıralıyor. Raporda, AB’ye uyum reformları kapsamında Türkiye’nin acil olarak yapması gerekenler ise ifade özgürlüğünü kuvvetlendirecek yasal değişiklikler ve uygulamada karşılaşılan sorunların aşılması olarak gösteriliyor.

SENARYOLAR

Türkiye’nin en yetkili ağızlardan ifade ettiği şekilde Ek Protokol uyarınca sonbaharda limanlarını Kıbrıs Rum kesimine açmaması durumunda Gümrük Birliği ile bağlantılı 3 fasılda müzakerelerin ilerlemeyeceği ve verilecek tepki konusunda AB’nin bir karar almaya çalışacağı belirtilen raporda, uzlaşı sağlanamaması durumunda bile tek tek ülkelerin süreci bloke edebileceği görüşü dile getiriliyor. Raporda, bu durumda ortaya çıkması muhtemel senaryolar arasında sayılan ‘’Tam istim üzerinde ilerleme’’ için, AB’nin KKTC üzerindeki izolasyonların kaldırılması yönünde bir uzlaşı yakalaması ve limanlarını açma yükümlülüğü için Türkiye’ye hareket alanı sunması gerektiği kaydediliyor.‘’Hafifçe raydan çıkma’’ senaryosu, limanların açılmaması sebebiyle sadece Gümrük Birliğini doğrudan ilgilendiren birkaç fasılda müzakerelerin dondurulması şeklinde ifade ediliyor.

‘’Peron değiştirme’’ senaryosu, sürecin ciddi bir şekilde yavaşlaması, AB’nin konuyu yeniden ele alması ve Türkiye’ye yeni randevu vermek zorunda kalmasını içeriyor.Friends of Europe, müzakerelerin tamamen askıya alınması ya da tüm fasıllarda engellemeyle karşılaşılması halinde ‘’büyük tren kazası’’nın yaşanmasını kaçınılmaz buluyor.

İLİŞKİLER ZARAR GÖRÜRSE

BUNUN KİMSEYE FAYDASI OLMAZ

AB-Türkiye ilişkilerinin ciddi bir şekilde zarar görmesinin ya da tam bir kırılma yaşanmasının her iki taraftaki aşırı milliyetçiler dışında kimseye bir faydasının olmayacağı görüşünün dile getirildiği raporda, AB’nin Müslüman bir ülkeye sırtını döndüğü için küresel politikada zorlanacağı, güvenilirliğinin ciddi olarak darbe alacağı ve Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgede zaten büyük tehdit altında olan istikrarın ciddi darbe alacağı uyarısında bulunuluyor. Friends of Europe raporunda, her iki tarafa şu uyarılar yapılıyor:

‘’AB ve Türkiye’nin, göz yaşlarıyla biten bir sonları olmayacaksa, iç siyasi dinamikleri, birbirlerine karşı taahhütleri ve bütün stratejik ilişkileri hakkında bazı ciddi sorularla yüzleşmesi gerekiyor. AB’den uzak konumlanmak Türkiye’nin çıkarına değilken, önümüzdeki yıllarda Türkiye ile kavgalı politikalar içinde olmak AB’nin çıkarına değildir.’’

/ BRÜKSEL

05.09.2006


 

İlk inceleme bugün

Anayasa Mahkemesi, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in, 5532 sayılı Terörle Mücadele Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun iki maddesindeki bazı hükümlerin iptali talebiyle açtığı dâvânın ilk incelemesini bugün yapacak. Yüksek Mahkeme, başvuruda herhangi bir eksiklik tespit etmezse esastan görüşme kararı verecek. Raportörün hazırlayacağı raporun ardından Anayasa Mahkemesi Heyeti, başvuruyu görüşecek.

Yüksek Mahkeme, başvuruda herhangi bir eksiklik tesbit etmezse esastan görüşme kararı verecek. Raportörün hazırlayacağı raporun ardından Anayasa Mahkemesi Heyeti, başvuruyu görüşecek. Cumhurbaşkanı Sezer, yasanın 5 ve 6. maddelerinin bazı hükümlerinin iptalini istemişti.

Cumhurbaşkanı Sezer’in iptalini istediği 5. madde hükmü, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 6. maddesinin 4. fıkrasına ekleme yapıyor. Buna göre, isim ve kimlik belirterek veya belirtmeden kime yönelik olduğunun anlaşılmasını sağlayacak surette kişilere karşı terör örgütleri tarafından suç işleneceğini veya terörle mücadelede yer almış kamu görevlilerinin hüviyetlerini açıklama, yayınlama veya bu yolla kişileri hedef gösterme fiilinin basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde, basın ve yayın organlarının suçun işlenişine iştirak etmemiş olan sahipleri ve yayın sorumluları hakkında ceza öngörüyor. Hüküm ayrıca, terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde suç işlemeye alenen teşvik, işlenmiş olan suçları ve suçlularını övme veya terör örgütünün propagandasını içeren süreli yayınların hakim kararıyla; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de Cumhuriyet savcısının emriyle tedbir olarak 15 günden bir aya kadar durdurulabilmesini hükme bağlıyor.

Sezer’in iptalini istediği 6. madde hükmü ise 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7. maddesinde değişiklik yapıyor. Buna göre hüküm, terör örgütünün propagandasının basın yayın yoluyla yapılması durumunda suçun işlenişine iştirak etmemiş olan sahipleri ve yayın sorumluları hakkında adlî para cezası uygulanmasını öngörüyor. Cumhurbaşkanı Sezer, Anayasa Mahkemesi’ne açtığı davanın gerekçesinde, bu hükümlerin, ‘’Suçun işlenişine iştirak etmemiş olan basın ve yayın organlarının sahipleri ve yayın sorumlularının başkasının eylemi nedeniyle ceza sorumluluğu altına sokulduğunu, bunun ceza sorumluluğunun kişiselliği ilkesiyle bağdaşmadığına’’ işaret etmişti.

Sezer, hükümlerin Anayasa’nın ‘’basın özgürlüğü’’ ve temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasındaki ‘’ölçülülük’’ ilkesine aykırı olduğunu vurgulamıştı.

/ ANKARA

05.09.2006


 

Meclisin gündemi tezkere

TBMM Genel Kurulu, Lübnan’a asker gönderilmesine ilişkin başbakanlık tezkeresini görüşmek üzere bugün saat 15.00’te toplanacak.

Genel Kurul, TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın Cumartesi günkü çağrısı üzerine 'Lübnan'a Türk askeri gönderilmesine ilişkin Başbakanlık tezkeresi'ni görüşmek üzere bir maddelik gündemle bugün saat 15.00'de toplanacak.

Anayasaya göre TBMM üye tamsayısının en az üçte birine karşılık gelen 184 milletvekilinin katılımıyla konuyu tartışacak olan Genel Kurul'da, tezkerenin kabulü için 'karar yeter sayısı' olan 138 kişinin oy kullanması gerekiyor. Bu durumda en az 138 milletvekilinin katıldığı oylama sonucunda 'evet' oylarının sayısının, 'ret' ve 'çekimser' oylarından bir fazla olması yeterli olacak. Halen 4 sandalyenin boş olduğu TBMM'de toplam 546 milletvekili bulunuyor.

Danışma Kurulu olmaması halinde, Hükümet adına Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Lübnan’a asker gönderilmesine ilişkin, 20 dakika Genel Kurula bilgi verecek. Daha sonra da AKP, CHP ve Anavatan Partisi gruplarının temsilcileri 20’şer dakika söz alacak. CHP adına Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen konuşacak.

Şahıslar adına DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar ile 1 milletvekiline de 10’ar dakika söz verilecek. Görüşmelerin tamamlanmasının ardından başbakanlık tezkeresi oylanacak. Parti gruplarının herhangi bir değişiklik önergesi vermemesi halinde işari oylama yapılacak.Tezkerenin kabul edilmesi için toplantıya katılanların salt çoğunluğunun ‘’evet’’ oyu kullanması gerekiyor.

Meclic’te protestoya gözaltı

TBMM önünde, Bakanlar Kurulunun Lübnan’a asker gönderilmesine ilişkin prensip kararını protesto eden 5 kadın gözaltına alındı.

/ ANKARA

05.09.2006


 

Diyanet'in sigorta fetvası

Din İşleri Yüksek Kurulu, sosyal sigortalar, karşılıklı sigortalar ve ticari sigortaların, İslam dinine uygun olduğuna karar verdi. Kurul, kâr payı esasına dayalı çalışan birikimli hayat sigortası ile bireysel emeklilik tasarruf ve yatırım sisteminin de ‘’yatırılan primlerin, dinen helal alanlarda değerlendirilmesi’’ durumunda caiz olduğu sonucuna vardı.

Kurul kararında, Hz. Peygamber döneminde bulunmayıp daha sonra ortaya çıkan akitlerin, ‘’İslâm hukukunun esaslarına muhalif bir öğe bulundurmadığı, irade beyanı, karşılıklı rıza’’ gibi dinen aranan şartları taşıdığı durumlarda sahih olduğu ifade edildi.

Bazı bilginlerin, kumar anlamı taşıdığını öne sürerek, sigortanın caiz olmadığını savunmalarının doğru olmadığı ifade edilen kararda, şunlar kaydedildi: ‘’Kumar ve bahiste taraflar, kararlaştırmış oldukları parayı kaybetmeyi başta göze alıp, bir ihtiyacı karşılamayı değil, oyun aracılığı ile emeksiz bir zenginleşmeyi amaçlamaktadırlar. Sigorta sözleşmesinde ise sigortalının tesadüfe bağlı bir olaydan zenginleşmesi söz konusu değildir. Çünkü sigortacı, risk gerçekleşince, üzerine aldığı riskin meydana getirdiği zararı, sigorta sözleşmesine dayalı olarak öder. Sigorta sözleşmesinde öngörülen riskin gerçekleşmesi halinde sigortalının uğradığı zarar giderilmekte olup sigortalıya bir zenginleşme sağlamamaktadır.’’

Kararda ayrıca sigortada, haksız tazmin ve haksız kazancın söz konusu olmadığı kaydedildi. Bazı bilginlerin, özellikle hayat sigortasında ‘’Allah’ın kudretine meydan okuma manası’’ olduğunu ileri sürdükleri hatırlatılan kararda, ‘’meydana gelen zararın, riske maruz kalanın üzerinde kalması yerine sigortalıların ödedikleri primlerden ödenen tazminat yoluyla bütün sigortalılara dağıtılmasını’’ öngören sigortanın, felâket ve kazaların zararının hafifletilmesini gaye edinmiş karşılıklı taahhüt ve yardımlaşmaya dayanan bir sistem olduğu kaydedildi.

/ ANKARA

05.09.2006


 

İKÖ Gençlik Forumu

İKÖ Gençlik Forumu Genel Merkezinin açılışı nedeniyle İstanbul Dolmabahçe Sarayında yemek düzenlendi. İKÖ Genel Sekreteri Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, İKÖ’nün kendini yeniden tanımlamakta olduğunu belirterek, yeni projeler üzerinde çalıştıklarını ve bu kapsamda özellikle gençler ve kadınlarla ilgili çalışmalara ağırlık verdiklerini söyledi.

İKÖ Genel Sekreteri Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, önümüzdeki Kasım ayında bütün kadın sivil toplum kuruluşlarını biraraya getirecek Kadın Forumu ile ilgili önemli bir adım atacaklarını söyledi.

İKÖ Gençlik Forumu Genel Merkezi’nin açılışı sebebiyle İstanbul Dolmabahçe Sarayı’nda yemek düzenlendi. İKÖ Genel Sekreteri Prof. Dr. İhsanoğlu burada yaptığı konuşmada, İKÖ’nün kendini yeniden tanımlamakta olduğunu belirterek, yeni projeler üzerinde çalıştıklarını ve bu kapsamda özellikle genç ve kadınlarla ilgili çalışmalara ağırlık verdiklerini söyledi. İhsanoğlu, forumun kuruluşunun, İKÖ’de reform çalışmaları yaptıkları bir döneme denk geldiğini ifade ederek, ‘’AB, BM ve OECD gibi örgütlerle irtibat halinde bulunan İKÖ Gençlik Forumu’nun hedeflerine ulaşacağına inanıyorum. Gençlik ve kadın, uluslar arası toplumun gündeminde olan iki konudur. İKÖ’nün bu iki alanda daha faal olması beklenmektedir’’ diye konuştu. Özellikle kadın konusunda İKÖ’den büyük beklentiler bulunduğunu kaydeden İhsanoğlu, ‘’Gençlik Forumu’nu kurduk, önümüzdeki kasım ayında da, bütün kadın sivil toplum kuruluşlarını biraraya getirecek Kadın Forumu ile ilgili önemli bir adım atacağız’’ şeklinde konuştu. Devlet ve uluslar arası kuruluş temsilcilerinin de birer konuşma yaptığı gecede ayrıca, ‘’Medeniyetler Gençlik İttifakı Uygulama Anlaşması’’ imzalandı.

Geceye, Pakistan Başbakanı Şevket Aziz, Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev, TBMM Başkanı Bülent Arınç ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da katıldı.

/ İSTANBUL

05.09.2006


 

Van’da patlama: 2 ölü, 10 yaralı

Van’ın Çatak ilçesinde meydana gelen patlamada 1’i polis 2 kişi, hayatını kaybetti, 10 kişi de yaralandı.

Alınan bilgiye göre, ilçe merkezinde bulunan ve özellikle memur kesiminin oturduğu Gümüş Çay Bahçesi önündeki bir çöp bidonunda patlama meydana geldi. Patlamada, 2 polis memuru ile Çatak Belediyesi Yazı İşleri Müdürü Nadir Babur ve Yatılı İlköğretim Bölge Okulu Müdür Yardımcısı İsmet Turan’ın da aralarında bulunduğu 12 kişi yaralandı. Yaralılar, Çatak Devlet Hastanesi’ndeki ilk müdahalenin ardından Van’daki hastanelere sevkedildi. Yaralı polis memuru Selami Doğrul ile Çatak Belediyesi Yazı İşleri Müdürü Nadir Babur, tüm müdahalelere karşın kurtarılamadı. Patlamadan sonra Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan ve burada tedavi gören yaralıları ziyaret eden Van Valisi Niyazi Tanılır, patlamanın kim ya da kimler tarafından gerçekleştirildiğinin henüz kesinlik kazanmadığını, ilk akla gelenin terör örgütü PKK olduğunu vurgulayarak, saldırıyı gerçekleştirenlerin yakalanması için geniş çaplı operasyon başlatıldığını bildirdi.

/ ÇATAK

05.09.2006


 

DYP'li Adan: Terör sürüyor, iktidar seyrediyor

DYP Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan, son günlerde artan terör olaylarına dikkat çekerek, “İktidar seyrediyor, terör sürüyor. Bir gecede yedi güvenlik görevlimizin şehit edilmesi milletimizin yüreğini derinden yaraladı. Hiç kimse bunun ıztırabını sadece ateşin düştüğü evlerin çektiğini sanmasın, ateş tüm milletimizin evine düştü” dedi.

Yaptığı yazılı açıklamada, terörle mücadelenin lafla, sonuç sağlamayan toplantılarla, terörün arkasındaki güçleri görmezlikten gelerek olamayacağını belirten Adan, “Terörle mücadele öfkeyle kinle de olmaz. Türkiye büyük bir devlet, bu terörün hakkından gelecek imanı var, azmi var, kararlılığı var. Fakat ne yazık ki baştaki AKP iktidarında bunlar yok. İktidar kararsız, beceriksiz, öngörüsüz tutumu ile teröre önlemek bir yana onlara güç ve cesaret aşılıyor” dedi.

Milletin vatan evlatlarının hain pusularda şehit edildiği bir Türkiye istemediğini söyleyen Adan, Şu artık çok açık: Bu iktidarla terör dahil Türkiye’nin problemleri çözülmez. Hainlerin ders aldığı bir Türkiye istiyoruz. Milletimiz bu Türkiye’yi kuracak güçte ve cesarettedir” dedi.

Recep GÖREN / ANKARA

05.09.2006


 

Erdoğan: Alternatif enerji zenginiyiz

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin zengin doğalgaz ve petrol yatakları olmamasına rağmen alternatif enerji açısından son derece zengin olduğunu, hükümet olarak yaptıkları yatırımlarla bu potansiyeli harekete geçirdiklerini söyledi.

Balıkesir’in Bandırma İlçesi’nde Bilgin Holding tarafından kurulan rüzgar enerjisi santralini hizmete açan Başbakan Erdoğan, bu santralin hem Bandırma hem Türkiye için öneminin büyük olduğunu belirterek, Türkiye’nin zengin doğalgaz ve petrol yataklarının bulunmamasının enerji açısından yoksul olduğunu göstermeyeceğini kaydetti. Erdoğan, “Türkiye alternatif enerji açısından son derece zengin. Bandırma’da kurulan bu santral, enerji açısından ne kadar zengin olduğumuzun göstergesidir” dedi. Açılışlar ve temel atma törenleri için gittikleri her yerde milletin dinamizmini gördüklerini, bu durumun Türkiye’nin kalkınması, en gelişmiş ülkelerden biri haline gelmesi için yeterli olduğunu anlatan Erdoğan, şunları söyledi:

“Kendimize güvenmemiz gerekiyor. Ama bugüne kadar bunlar olmadı. Öz güveni kaybolmuş bir millet haline geldik. Şu andaki iktidar bunu telafi ediyor. Türk milleti öz güveninin yeniden kazanıyor. Bu bir dönüşümdür.”

/ BALIKESİR

05.09.2006


 

Rumlar tehdit ediyor

Kıbrıs Rum Yönetimi Dışişleri Bakanı Yorgos Lillikas, “Türkiye’nin, taahhütlerini yerine getirmediği müddetçe AB yolunda ilerleyemeyeceğini” savundu.

Rum haber ajansına göre Lillikas, yaptığı bir açıklamada, “Türkiye’nin üyelik müzakerelerinde yeni başlık açılmasını kabul etmeyeceklerini ve Türkiye’nin üyelik sürecinin kesintisiz devamına izin vermeyen bir tavır sergileyeceklerini” ifade etti. Haberde, “tutumlarının değişmeyeceğini” söyleyen Lillikas’ın, “Türkiye, AB’ye karşı gönüllü olarak üstlendiği taahhütlerini yerine getirmediği müddetçe ilerleyemez. Hiçbir şey olmamış gibi davranamayız” dediği kaydedildi.

/ LEFKOŞA

05.09.2006


 

Taksicilere uyarı

Adana Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Kazım Barışık, son günlerde taksimetre ile ilgili şikâyetler aldıklarını belirtirken, haksız ve hileli kazanca yönelenlere ‘’Onuru ve namusuyla yaşam mücadelesi veren dürüst esnafa zarar vermemek adına mesleği terk etmeleri’’ çağrısında bulundu.

Barışık, yazılı açıklamasında, birkaç kişinin yaptığı yanlış ve hatalı davranışın, tüm taksici esnafına mal edilmemesi gerektiğini bildirdi.

Hileli ve haksız kazanca yönelenlerin tüm camiaya zarar verdiğini ifade eden Barışık, şunları kaydetti: ‘’Taksici esnafımıza zarar vermeyin, kamuoyu önünde kötü duruma düşürmeyin. Bu mesleği terk edin. Zaten çok zor durumda ayakta kalma mücadelesi veren dürüst esnafımızın işiyle, geleceğiyle oynamayın.’’ Barışık, taksici esnafından, haksız ve hileli kazanca yönelenleri uyarmalarını, müşterilerden de şikâyette bulunmalarını istedi.

/ ADANA

05.09.2006


 

Şehitler Abidesi ihya edilecek

Çanakkale Savaşları’nın simgesi konumundaki Şehitler Abidesi, 46 yıl sonra yeniden ihya ediliyor. Milli Savunma Bakanlığı tarafından 1944 yılında Alçıtepe’de yapılmak üzere açılan ve 37 projenin katıldığı ‘’Çanakkale Zafer ve Meçhul Asker Abidesi Ulusal Mimari Proje Yarışması’’nda, Doğan Erginbaş ve İsmail Utkular’ın projesi birinci seçildi.

KSM İnşaat Şirketinin üstlendiği bin 700 metrekarelik alandaki çalışmalar çerçevesinde, abidenin zeminindeki 2 bin granit taş yeniden kullanılmak amacıyla tek tek işaretlenip, yerlerinden söküldü. Zamanla deforme olan temeldeki demirler onarılıp, sağlamlaştırıldıktan sonra, abidenin altındaki bölge, aynı anda 200 kişinin gezebileceği bir müze haline getirilecek. Güçlendirme projesi, 31 Aralık 2006 tarihinde tamamlanacak.

/ ÇANAKKALE

05.09.2006


 

AİHM, seçim barajı dâvâsını görüşecek

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye’de uygulanan yüzde 10’luk seçim barajıyla ilgili açılan davayı yarın ele alıyor.

DEHAP üyeleri Resul Sadak ve Mehmet Yumak, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) özgür seçimlerle ilgili 1. protokolü 3. maddesini gerekçe göstererek, yüzle 10’luk seçim barajının, seçmenlerin kendilerini özgürce ifade edebilme haklarına engel teşkil ettiğini savunuyor. 3 Kasım 2002 tarihinde düzenlenen genel seçimlerde Şırnak’tan aday olan Sadak ve Yumak, partilerinin şehirde yüzde 45,95 oranında oy almasına rağmen milletvekilli seçilemedikleri gerekçesiyle 2003 yılında AİHM’e başvurmuşlardı. AİHM, Türk hükümeti ve başvuru sahipleri avukatlarının görüşlerini dinledikten sonra kararını ileri bir tarihte verecek.

/ STRASBOURG

05.09.2006


 

Namaz konferansına büyük ilgi

Namaz bilincini geliştirmek için çeşitli illerde programlar düzenleyen Namaz Gönüllüleri Platformu’nun Manisa’da düzenlediği konferans vatandaşların yoğun ilgisi ve coşkusuyla gerçekleştirildi.

Manisa Kültür Evi’nde yapılan konferansın ilk konuşmasını yapan İlahiyatçı Yazar Cemil Tokpınar, âyet ve hadislerden verdiği örneklerle namazın önemini işledi.

Bir İslâm ülkesi olan Türkiye’de namazın gündemde olmadığını hatırlatan Tokpınar, 7’den 70’e kadar herkesin namaz için bir şeyler yapabileceğini belirterek, şöyle konuştu: Miraç Gecesi’nden bir gün önce namaza duyarlı yüz hocamızla bir araya gelerek Namaz Gönüllüleri Platformunu oluşturduk. İnşallah 10 milyon adet ücretsiz dağıtacağımız Namazla Diriliş kitapçığıyla, namaz üzerine düzenleyeceğimiz binlerce programla namazı gündeme getireceğiz.“

Konuşmacılar programdan sonra kitaplarını imzaladılar. Namaz Gönüllüleri Platformu üyeleri 8-9 Eylül’de Ordu’nun Fatsa ve Aybastı ilçelerinde, 16-17 Eylül’de Viyana’da, 21 Eylül’de Şanlıurfa’da düzenlenen namaz programlarına katılacaklar.

/ MANİSA

05.09.2006


 

Facia son anda önlendi

Hollanda Kraliyet Havayollarının (KLM) İstanbul-Amsterdam seferini yapacak uçağın motorlarından birinde meydana gelen arıza nedeniyle uçuş iptal edildi.

Alınan bilgiye göre, Atatürk Havalimanından dün saat 05.40’da 160 yolcu ile havalanmak üzere pist başına gelen Boeing 737-800 tipi yolcu uçağının pilotu, göstergelerdeki motor arıza sinyalinin yanması üzerine, uçağı tekrar körüğe yanaştırdı. Teknik ekip tarafından incelemeye alınan uçağın motorlarından birinde arıza olduğu tespit edildi. Yolcular uçaktan indirilerek Atatürk Havalimanı çevresindeki otellere yerleştirilirken, bagaj ve kargo yükleri boşaltıldı. KLM İstanbul Ofisi yetkilileri, Hollanda’dan parça beklendiği için iptal edilen uçuşun yarın sabah saat 10.00’da yapılacağını bildirdiler.

/ İSTANBUL

05.09.2006


 

CeBIT, kapılarını açıyor

Bilgi ve İletişim Teknolojileri Fuarı CeBIT Bilişim Eurasia bugün Beylikdüzü Tüyap Fuar ve Kongre Merkezinde açılacak

Fuarın açılışı öncesi düzenlenen basın toplantısında konuşan Hannover Fairs Interpro A.Ş. (Hifaş) Genel Müdürü Şafak Alpay, bu sene fuarda 19 ülke ve bölgeden toplam 900 katılımcının yer alacağını belirtti. Fuarda 60 bin metrekare kapalı, 26 bin metrekare stand alanı bulunduğunu ifade eden Alpay, 10 bin kişinin görevli olarak ziyaretçileri beklediğini kaydetti. Alpay, fuarın 10 salonda iş dünyası, dijital yaşam ve telekomünikasyon olmak üzere üç ana bölüm, kamu sektörü ve gelecek parkı olmak üzere iki tematik bölüm, inovasyon ve yazılımcılardan oluşan iki özel teşvik bölgesinden oluştuğunu belirtti. Şafak Alpay, Dış Ticaret Müsteşarlığı ile yapılan işbirliğiyle, bu yıl 11 ülkeden ticaret heyetlerinin fuara katılmak üzere İstanbul’a geleceklerini bildirdi. Fuara bu sene 70 ülkeden toplamda 160 bin ziyaretçi beklediklerini dile getiren Alpay, Hifaş olarak Anadolu’daki 16 il ve ilçeden bine yakın işadamını fuara getireceklerini kaydetti.

/ İSTANBUL

05.09.2006


 

Bakan NimetÇubukçu’dan ’Koruyucu aile olun’ çağrısı

Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, korunmaya muhtaç çocukların sağlıklı, mutlu ve güvenli bir şekilde yetişebilmeleri için çaba verdikleri sürece, vatandaşların da koruyucu aile olarak ya da başkalarını koruyucu aile olmaya teşvik ederek katılmalarını istedi.

Bakan Çubukçu, yaptığı yazılı açıklamada, “Bir çocuğun yalnızlığını ve kimsesizliğini gidermenin, bir gencin hayata ve insanlara inanç duymasının en etkili yolu onlara yüreklerimizi açmaktır” dedi. Ana kucağından yoksun bir bebek, anne-baba özlemi çeken küçük bir çocuk ya da yetişkin bir genç için herkesin kalplerinde yer açmasını isteyen Çubukçu, toplumun duyarlılığı ve sorumluluğunun, bu konuda yapılacak işbirliği ve sahiplenmeye paralel olarak artacağını kaydetti. Türkiye’nin de altına imzasını koyduğu Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin de, çocuğun özellikle aile yanında bakımı, bu mümkün olmadığı takdirde de uygun bir aile hayatı içinde hayatını sürdürmesi ve gelişimini öngördüğünü ifade eden Çubukçu. “Bu konuda öncülük ve savunuculuk yapma konusundaki sorumluluğumuz, sadece parlamenter olarak değil, insan olmaktan doğan bir sorumluluktur. Korunmaya muhtaç çocuklarımızın sağlıklı, mutlu ve güvenli bir şekilde yetişebilmeleri için çabamızı yoğunlaştırdığımız süreçte, sizlerin de bu toplumsal soruna koruyucu aile olarak ya da çevrenizdekileri koruyucu aile olmaya teşvik ederek katılmanız, toplumda sosyal sorumluluk duygusunun harekete geçirilmesine katkı sağlayacaktır” dedi. Çubukçu, bu büyük toplumsal sorunun en insanî ve en güzel çözüm yollarından biri olan ve gelişmiş ülkelerde başarıyla uygulanan Koruyucu Aile hizmet modeline TBMM’nin bütün milletvekilleriyle öncülük edeceği ve etkin bir rol oynayacağına inandığını kaydetti.

/ ANKARA

05.09.2006


 

"Öğrencilere burs verin"

Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Zafer Ersoy, avukat, doktor, mühendis gibi kariyer sahibi kişilere seslenerek, öğrencilere burs vermeleri çağrısında bulundu.

“Artık aldığınız her bursun karşılığını vermenizin zamanı geldi” diyen Ersoy, daha önceden burs alan iş adamların aldıkları bursun karşılığını birer öğrenciye burs vererek borçlarını ödemeleri gerektiğini belirtti. Her yıl yüzlerce yoksul gencin yetiştiğini ve üniversite kazandığını anlatan Zafer Ersoy, şöyle dedi: “Her yıl yüzlerce gencimiz parasızlık nedeniyle kazandıkları okullara gidemiyorlar. Biz Ticaret ve Sanayi Odası olarak her yıl bazı kişi ve özel kurumlardan temin ettiğimiz burslarla bazı gençlerimizin okumasına katkı veriyoruz ama yetmiyor. Bu nedenle burslu okuyup da ekonomik gücünü elde etmiş, Doktor, avukat, mühendis gibi akademik kariyerlere ulaşmış kişilere çağrıda bulunuyorum. Lütfen aldığınız bursun karşılığı olarak sizler de birer öğrenciye burs veriniz.”

/ ADIYAMAN

05.09.2006


 

Orman yangınları söndürüldü

Antalya’da meydana gelen orman yangınında, yaklaşık 5 dönüm ormanlık alan zarar gördü. Antalya Kent Ormanı girişinde sigara izmaritinden çıktığı bildirilen orman yangınına, Antalya Orman Bölge Müdürlüğünde konuşlandırılan bir helikopter, 2 arazöz ve Büyükşehir Belediyesine ait 2 arazöz müdahale etti. Kısa sürede söndürülen yangında, yaklaşık 5 dönüm orman alanı hasar gördü.

Marmaris’in Çetibeli köyü yakınlarında çıkan orman yangını ekiplerin müdahalesiyle büyümeden kontrol altına alındı. Çetibeli köyü yakınlarındaki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen bir sebeple yangın çıktı. Yangına, 1 helikopter, 7 arazöz, 4 adet su takviye arazözü ile 40 kişilik yangın söndürme ekibi ve köylüler müdahale etti. Kısa sürede kontrol altına alınan yangında 1 dönümlük alan tahrip oldu.

/ ANTALYA/MARMARİS

05.09.2006


 

Engelliler fuarda buluştu

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı, Özürlüler Müdürlüğü, bu yıl üçüncü kez düzenlenen REHA İSTANBUL fuarında açtığı standla özürlülere yaptığı hizmetleri tanıttı.

Fuara Başbakanlık Özürlüler İdaresi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere 17 belediye, ulusal ve uluslar arası düzeyde birçok firma destek verdi.

Engelli, yaşlı ve bakıma ihtiyaç duyanların daha iyi şartlarda yaşamaları için çözümlerin sergilendiği, sivil toplum kuruluşlarının, üniversitelerin, üreticilerin ve konunun doğrudan ilgililerinin bir araya geldiği en kapsamlı fuar olan Reha İstanbul, özürlü çocukların yaptığı gösteriyle sona erdi.

Yeni Asya / İSTANBUL

05.09.2006


 

Sarıyer’de ağız sağlığı taraması yapıldı

Sarıyer Belediyesi, Başkan Yusuf Tülün önderliğinde başlattığı sağlık hizmetlerine ara vermeden devam ediyor. Sarıyer Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü tarafından düzenlenen konferansta vatandaşlara ağız ve diş sağlığı konusunda bilgi verildi.

Sarıyer Belediyesi Sağlık İşler Müdürlüğü, Ağız ve Diş Sağlığı konulu bir konferans düzenledi. Diş doktoru Dr. Tijen Dürer’in katılımıyla Kültür Müdürlüğü Tiyatro Salonu’nda düzenlenen konferansa çok sayıda Sarıyerli katıldı. Diş hastalıklarının ülkemizde ve dünyada en önemli sağlık sorunları arasında olduğunu belirten Dr. Dürer diş sağlığına, hayatı doğrudan tehdit etmediği için gereken önemin verilmediğini söyledi. Dr. Dürer, vatandaşlara diş çürümesi, diş eti hastalıkları, dişlerin gelişim bozuklukları, ağız ve diş sağlığının korunması, diş fırçalamanın tekniği, diş ipi kullanımı ve diş eti hastalıkları hakkında bilgi verdi.

Konferansın ardından çoğu kadın ve çocuklardan oluşan dinleyiciler, Dr. Dürer ve asistanı tarafından ücretsiz olarak diş taramasından geçirildi. Vatandaşlara yapılan muayenede problemleri hakkında bilgi verilerek tedaviye ihtiyacı olanlar hastanelere yönlendirildi. Ayrıca muayeneye giren vatandaşlara diş macunu da dağıtıldı.

05.09.2006


 

Okulda ilk gün sendromunu hem çocuk, hem anne yaşıyor

Ailelerin yanlış tutumunun, ilköğretime başlayacak çocuklara ‘’ayrılık acısı’’ yaşattığı, özellikle annelerin çocuklarını okula gönderirken ağlamaması gerektiği bildirildi. İlk defa okula gidecek çocuklar kadar, ailelerde de ‘’okulun ilk günü’’ kaygısı başladı.

Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Oğuz Kutlu, ilköğretime başlamanın çocuk için çok yeni ve farklı bir deneyim olduğunu belirterek, ilk kez okula giden çocukların kaygılarını azaltmak için velilere büyük görevler düştüğünü söyledi. Çocuklarından ayrılacak ailelerin, özellikle de annelerin duygusallıktan kurtulması gerektiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Kutlu, şöyle konuştu: ‘’Çocuğunuzun okula başlayacağı ilk gün sevinçli, rahat ve sakin olun. Kesinlikle ağlamayın. İstediğini giymesine ve yanına küçük bir oyuncağını almasına izin verin. Çocuğunuzun sizden ayrılma kaygısını azaltmak için kendi kaygınızı saklayın. Unutmayın ki kaygı bulaşıcı bir hastalık gibidir. Her şeyi bir defada anlatın, vedalaşmayı hüzünlü hale getirmeyin, neşeli bir şekilde sarılıp, gülümseyerek ayrılın.’’ Okulun neşeli bir yer olduğunun çocuğa hissettirilmesi gerektiğini vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Kutlu, bunun için okulun açılacağı gece evde bir kutlama yapılabileceğini söyledi.

Okulun ilk birkaç haftasının her zaman stresli olabileceğini hatırlatan Yrd. Doç. Dr. Kutlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Bu dönemlerde onlara karşı daha anlayışlı davranın. Çocuğunuzun okula gitmek istemediği günlerde bunun nedenini öğrenmeye çalışın, fakat gereksiz yakınmaları da kabul etmeyin. Onlara yetişkinlerin her sabah işe ve çocukların da okula gitmeleri gerektiğini, bunun onların görevi olduğunu anlatın.’’

Çocuğun en sevdiği öğretmen sizsiniz

Çocuğun en iyi ve en sevdiği öğretmeninin anne-babası olduğunu vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Kutlu, şöyle konuştu: ‘’Unutmayın ki çocuğunuzun birinci, en önemli ve en sevdiği öğretmeni sizsiniz. Kendinize ‘Ben nasıl bir öğretmenim?, Doğru şeyleri mi öğretiyorum?,

Nasıl daha iyi olabilirim?’ tarzında sorular yöneltin. Merak, keşfetme ve öğrenme hevesi konusunda onlara örnek olun. Anne-babası hayat boyu öğrenme merakıyla dolu olan çocuklar, öğrenimi çok daha fazla ciddiye alırlar.’’

İyimser olmak ve başarı

umudu ancak ailede öğretilebilir

İlk defa evden ayrılarak okul hayatına başlayacak çocuklara, her sabah kahvaltı yapılması ve ev ödevlerinin düzenli takip edilmesi gibi alışkanlıkların aileler tarafından kazandırılması gerektiğini vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Kutlu, ‘’Çocuklarınıza büyük işleri daha küçük parçalara bölerek yapmasını öğretin. Bu, okul içinde ve dışında başarıyı getirecektir. Çocuklara iyimser olmak ve başarı umudu öğretilebilir ama bunlar okulda öğretilmez, bunları öğretmek ailenin görevidir’’ diye konuştu.

Okul başarısını sağlamanın da ailenin görevleri arasında yer aldığını belirten Yrd. Doç. Dr. Kutlu, şunları kaydetti: ‘’Çocuklarınızla her gün okulda neler yaptıklarını konuşun. Tatmin edici cevaplar almalısınız. ‘Evet, hayır’ veya ‘hiçbir şey’ gibi cevapları kabul etmeyin. Okul başarısını sağlamak da bir aile işidir. Hiçbir öğrenci bunu tek başına gerçekleştiremez. Herkes üzerine düşen görevi yapmalıdır. Çocukların okulda başarılı olmaları için daima, disiplin, gayret, saygı, takdir edilme ve güçlü bir sevgi bağına ihtiyaçları vardır. Bu ihtiyaçları karşılamak iyi anne-baba olmanın başlıca gereğidir.’’

/ ADANA

05.09.2006


 

Reklâmverenler TV’de şiddeti önleyecek

Reklamverenler Derneği’nce, “TV’de Şiddet ve Sorumluluklarımız’’ adlı panel düzenlenecek. 8 Eylül’de Boğaziçi Üniversitesi Garanti Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek panelde, TV’de şiddetin önlenmesi için eylem planı oluşturulacak.

Panele, Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, Reklâmverenler Derneği Başkanı Hakan Uyanık, RTÜK Başkanı Zahid Akman, Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürü Ayşen Gürcan, Televizyon Yayıncıları Derneği Başkanı Nuri Çolakoğlu, akademisyenler, yapımcılar, radyo-TV kuruluşlarından temsilciler katılacak. Reklâmverenler Derneği üyeleri, televizyonda şiddeti, veriler ve bilimsel görüşler çerçevesinde değerlendirecek.

/ ANKARA

05.09.2006

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler

 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004