"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İfsad komitesi (4)

Akif ARSLAN
12 Ocak 2017, Perşembe
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu zamanlarda bu komite yeni ve dehşetli planlarını yapmış ve icraate geçmişlerdi.

Ancak tahmin etmedikleri birşey oldu. Önlerindeki herkese diz çöktürdükleri veya susturdukları bir zamanda diz çökmeyen ve susmayan, üstelik umum halk tarafından da ilmi ve dehasıyla ün salmış, ciddî hürmet gören bir İslâm âlimi vardı: Bediüzzaman Said Nursî. 

Bu komite belki de en büyük mücadelesini onunla ve dâvâsıyla yapmıştır. Fakat Bediüzzaman Hazretleri yepyeni bir bakış açısıyla ezberleri bozuyordu. Onlar ise bu ezber bozan sistemi anlamakta zorluk çekiyorlardı. Komitenin dine ve İslâmiyete olan saldırısına ve tahribatına karşı Bediüzzaman’ın sunduğu çözüm ise “Zamanın şahıs zamanı değil cemaat zamanı” olduğu fikri idi. Ancak komite bunu anlayamamış olacak ki Bediüzzaman’ın ömrü boyunca ekseriyetle şahsı ile uğraşmıştır. Ancak şahs-ı maneviye dokunamamıştır.

“İşte bu komite, otuz sene, belki kırk seneden beri hem tevessü etti, hem benimle mücadelede herbir desiseyi istimal etti. İki defa imha için hapse ve on bir defa da beni zehirlemeye çalışmışlar (şimdi on dokuz defa oldu). En son dehşetli plânları...aleyhimde öyle bir propaganda ve herkesi korkutmak o dereceye gelmiş ki, bir memur bana selâm etse, haber aldıkları vakitte değiştirdikleri için, casusluktan başka hiçbir memur bana uğramadığını ve komşularımın da bazıları korkularından hiç selâm etmediklerini gördüğüm halde, inayet ve hıfz-ı İlâhî bana bir sabır ve tahammül verdi. Emsalsiz bu işkence, bu tazyik, beni onlara dehalete mecbur etmedi.”1 

Haliyle Nur Cemaatini yok etmeyi başaramamışlardır. Ancak şunu da ifade etmeliyiz ki Nur Cemaati özellikle de Bediüzzaman’ın vefatından sonraki dönemlerde, Risale-i Nurlardaki düsturları tamamen olmasa da kısmen işletememesinin ya da o düsturların bazılarına (meşveret, şahısların değil şahs-ı manevinin esas alınması, uhuvvet vs..) tam manada uymamasının bedelini onlarca gruba parçalanarak ödemiştir. Yani, o düsturlardan uzaklaşmak demek Nur Talebelerinin sonu demektir. Çünkü komite asla ve kat’a pes etmemiş ve etmeyecektir. İndirilecek küçücük bir gardda kroşe için hazır beklemektedir. Ancak o komite bilmelidir ki emellerine hiçbir zaman ulaşamayacaktır.

Son söz:

“Şu istikbal zulümatı ve inkılâpları içerisinde en gür ve en muhteşem sadâ, Kur’ân’ın sadâsı olacaktır!”

“Evet, ümitvar olunuz. Şu istikbal inkılâbı içinde, en yüksek gür sadâ İslâmın sadâsı olacaktır!” 2

Dipnotlar: 1- Emirdağ Lâhikası. 2- Tarihçe-i Hayat.

Okunma Sayısı: 948
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı