"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kaybolan değerlerimiz

Cahit ÖZPINAR
21 Mart 2017, Salı
Türkiye’deki Kütüphaneler insanların kültür alış verişlerinde bulunduğu, bilgi sahibi olmak ve okuma ihtiyaçlarını gidermek için gittikleri ve kullandıkları bir yer olarak bilinirken; şimdi bu kavramlardan söz etmek mümkün değil dersek yanlış söylemiş olmayız.

Bunda sadece insanları suçlamak doğru olmaz. Türkiye’de ki bozuk düzen ve eğitim sistemindeki noksanlıklar ve eksiklikler de göz önünde bulundurulmalıdır. Düzenin, kitap okumaya, sorgulamaya ve yorum kabiliyetini geliştirmeye yönelik değil de, ezber yöntemine yönelik olması bu neticeyi vermiştir. 

Bilim ve Teknolojinin ilerlemesi, insanların fikir ve düşüncelerini köreltmiş, ifade kabiliyetini yitirmiş şahıslar yetişmesine sebep olmuştur. Elbette insanlar çağın gereklerine uymak zorundadır, fakat zamanımızda, bu değişik anlamlarda kullanma amacına yöneliktir. Günümüz gençliğinin hazırcılığa alışmasını, düşünce ve fikirlerini ifade edemeyen problemler karşısında savaşamayan kişiler yetişmesini sağlamıştır. İnsanların bunlardan uzaklaşmasında, Türk kütüphaneciliğine gerekli önemin verilmemesinin de payı büyüktür. Türkiye’de ki kütüphanelerin faydaları, tanıtılması, görevleri hakkında insanlara cazip, özendirici ve tatmin edici faaliyetlerde bulunulması çok çok elzemdir. Türkiye insanlarının çoğunluğu, okuma özürlü olduğundan, her şeyi maddeye indirgediğinden dolayı ileri toplumlar seviyesine bir türlü ulaşamıyor. Oysa insanların küçük yaşta okumaya ve araştırmaya özendirilmesi, gerçekleri öğrenmesi ve bilimde, san’atta ilerlemek için kütüphanelere gitmeleri şarttır. Çünkü, en büyük düşman, cehalet ve bölücülüktür. Bütün fenalıkların anası, cehalet ve zarurettir.

İnsanın en büyük başarısı kendini aşabilmesi; bu ilim ve teknoloji çağında kendi ürettiği fikirlerle hedefini belirlemesi, topluma kazandırılacak en büyük başarıdır. Bu cemiyete, çok okuyan yazan ve araştıran hakikî insanlara ihtiyaç vardır. Meraklı insan, okumayı yazmayı seven insandır. Merak olmadan, bilim ve fen adamı olmak mümkün değildir. Merak ilmin hocasıdır, der Bediüzzaman Hazretleri. Hakikaten meraklı insan, okumayı sever, insanlığı ve vatan sevgisi iyi gelişmiştir. Bu bağlamda insan, sosyal bir varlık olarak, sürekli okuyup, kendi kültürümüzle çağdaş kültürel düzeye ulaşmak zorundadır. Güzel kitaplar, okundukça hayal gücümüzü geliştirir. Toplumsal ilişkilerimizin, kalitesini arttırır. 

Kitapsız büyüyen şahıs susuz ağaca benzer. Beden eğitimi vücut için ne ise, Okumak da beyin için odur. Kitap okuyanın güvenilir bir çevresi oluşur. Güzel kitapları okumak zihni açar, hantallıktan kurtarır. Âlim unutmuş, kitap unutmamış. İnsanın en sevgili arkadaşı, onun okuduğu ve özen gösterdiği kitaplarıdır. Zamanımızda, kitap ve herhangi bir eserin san’at amacıyla değil de ticarî amaçlı yazılması, o konudaki uzmanlara karşı yapılmış, en büyük haksızlıktır.

Çağımızda konusu belli olmayan, okuyucuya herhangi bir mesaj vermeyen, uyduruk eserlerin oluşturulduğunu görmekteyiz. Bunu engellemenin tek yolu, insanların eğitim yoluyla şuurlu hale getirilmesidir. Türkiye Devletinin zorunlu olarak başka devletlere bağlı olduğunu düşünürsek, onların kültür ve teknolojisinden yararlanmak kaçınılmazdır. Bu kültürler yozlaşması, isanları teknoloji bağımlısı yapmıştır.

Kütüphaneleri kullanan kesim, genellikle okumuş, meslek sahibi şuurlu şahıslar. Ama buradaki en büyük görev, bu kesime düşmektedir. Yapacakları şey, insanları okumaya yöneltip ilgisini uyandırmaktır. Değişik faaliyetlerde bulunularak, okumasının sağladığı yararlar anlatılmalıdır. Toplum çevresine ayak uyduracaktır. Gençlerimizi, karamsar gelecek vaat etmekten, çok sağlam adım atacakları yönünde, destek verilmeli, o amaca yönelik, kendini inandırmalıdır. Gençler, okudukları kitaplarda, kendini bulmalı, olaylardan ders çıkarıp, kültür seviyesini yükseltmelidir. İnsanın en büyük zenginliği, fikir ve düşünce zenginliğidir. Bir şahsın, kültürel zenginliğini, saygınlığını arttıran en büyük faktördür. Kendini yetiştirmiş, ifade özgürlüğü olan şahıslar toplumu her zaman yüceltir. Gelecekte böyle insanları görmek topluma kazandırılan en büyük başarıdır

Okunma Sayısı: 1184
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı