"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

NASA'yı değil, anlattıklarını dinleyiniz!

04 Kasım 2015, Çarşamba 10:10
Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), ‘Termonükleer Sanat’ adını verdiği yeni bir Güneş klibi yayınladı.

Güneş’in şimdiye kadar çekilen en detaylı görüntüleri olduğu bildirildi. 

NASA’nın Şubat 2010’da uzaya gönderdiği Güneş Dinamikleri Gözlemevi (SDO) uzay aracı tarafından çekilen görüntüler, geçtiğimiz Pazar günü 4K çözünürlüklü (yatay çözünürlüğü yaklaşık 4 bin piksel) olarak yayınlandı. 

30 dakika uzunluktaki göz kamaştıran videoda, milyonlarca derece sıcaklıktaki plazma atmosferi (korona)’da gerçekleşen patlamalar, Güneş lekeleri, adeta ateşten bir yağmura benzeyen ve ‘koronal yağmur’ fenomeni olarak bilinen göz kamaştırıcı manyetik görüntüler yer alıyor. Güneş’in ortalama 6 bin derece sıcaklıktaki yüzeyinde Dünya’dan en az 30 kat büyük bir alanı kaplayan koronal hareketler, berrak ve keskin bir şekilde görüntülere yansıyor.

7/24 Güneş’i takip eden SDO, 5 yıldır yıldızın 200 milyondan fazla fotoğrafını çekti. Bu fotoğraflar sayesinde daha önce kaydedilmemiş netlikte ve detaylı büyüleyici bu görüntüler ortaya çıktı.

SDO'nun elde ettiği veriler ışığında bilim insanları Güneş'in hareketlerini, yaklaşık 15, 6 milyon derece sıcaklıkta olduğu tahmin edilen çekirdeğini ve Dünya'ya olan etkilerini daha iyi anlamaya çalışıyor.

Dünya, NASA'nın, Güneş Dinamikleri Gözlemevi uzay aracının 5 yılda çektiği 200 milyondan fazla yüksek çözünürlüklü ve yakın çekim fotoğrafı konuşuyor.

Ve bütün dünya Güneş'in çekilen yeni fotoğraflarla elde edilen ve NASA'nın ‘Termonükleer Sanat’ adını verdiği ve yayınladığı yeni bir Güneş klibine yoğunlaştı.

Fakat çok az kimse -eserden sanatkara geçmek- prensibiyle, muhteşem bir yaratılış, hikmet ve iradeyle konumlandırılan ve birçok amaca hizmet etmesi amacıyla vazifelendirilen Güneş'in ve bulunduğu Güneş Sistemi'nin yaratılışındaki harikalara dikkat çekti. 

Özetle, günümüz Bilim dünyası 'Allah'tan bahset(e)miyor', eserde takılıp kalıyor ve Sanatkar'a geçemiyor veya geçmek istemiyor. İşte bu noktada Büyük İslam Alimi Bediüzzaman Said Nursi'nin Kainat kitabını okuma ve okutturmak şeklindeki Kuranı ve Peygamberi metodu karşımıza çıkıyor ve imdadımıza yetişiyor.

Bu doğrultuda bizler; Bilim insanlarının, Allah'a ulaştırmayan söylemlerini değil, zerrelerden yıldızlara kadar Cenab-ı Hakkı gösteren bilimsel verilerin kendisini dinliyoruz ve sanatlı ve hikmetli yaratılışı, tefekkür ve hayranlıkla temaşa ediyoruz. 

Ve Cenab-ı Hakk'ın Kur'an-ı Mu'ciz-ül Beyan'ında da vurguladığı ''De ki: “Yeryüzünde dolaşın da Allah’ın başlangıçta yaratmayı nasıl yaptığına bakın. Sonra Allah (aynı şekilde) sonraki yaratmayı da yapacaktır. (Kıyametten sonra her şeyi tekrar yaratacaktır) Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.” (Ankebut Suresi,20) fermanı ve Peygamber Efendimizin -Aleyhissalatu Vesselam- “Bir saat tefekkür, bir sene ibadetten hayırlıdır” hadis-i şerifleri doğrultusunda Cenab-ı Hakkın kainattaki zerrlerden yıldızlara kadar olan azim tasarrufatını tefekkür ediyoruz.

Ve Bediüzzaman'ın veciz ifadelerinde dikkat çektiği ''Evet, Kur'ân güneşten güneş için bahsetmiyor. Belki, onu ışıklandıran Zât için bahsediyor. Hem güneşin insana lüzumsuz olan mahiyetinden bahsetmiyor. Belki güneşin vazifesinden bahsediyor ki, san'at-ı Rabbâniyenin intizamına bir zemberek ve hilkat-i Rabbâniyenin nizamına bir merkez, hem Nakkâş-ı Ezelînin gece-gündüz ipleriyle dokuduğu eşyadaki san'at-ı Rabbâniyenin insicamına bir mekik vazifesini yapıyor.'' (25. Söz)'' hakikatlere yoğunlaşarak 'Dünya sarayının kubbesinde büyük bir elektrik lambası' şeklinde yaratılan Güneş'in Sahibi'ne nazarlarımızı çeviriyoruz.

"BİZE HALIKIMIZI TANITTIR, MUALLİMLERİMİZ ALLAH'TAN BAHSETMİYOR''

Büyük İslam Alimi Bediüzzaman Said Nursi'yi ziyarete gelen lise talebeleri son derece önemli bir konuda kendisinden yardım istemişlerdir.

Bir 'karanlık' dönem hakkında bizlere bilgi veren çarpıcı bir kaynak niteliğinde değerlendirilebilecek bu 'yardım talebi', 'eğitim' adı altında işlenen ve nice gençlerin dünyevi ve ebedi hayatını mahveden karanlık anlayışı gözler önüne sermektedir.



Din ve fen ilimlerinin birlikte okutulmasını isteyen ve Medresetüzzehra Projesi ile bu projesini gerçekleştirmek idealinde olan Bediüzzaman'ın yanına gelen ve kendisine "Bize Hâlıkımızı tanıttır; muallimlerimiz Allah’tan bahsetmiyorlar" diyen gençlere verdiği cevaplar çok önemlidir.  

Risale-i Nur'daki konuyla ilgili bazı bölümleri istifadenize sunuyoruz;

''Kastamonu’da lise talebelerinden bir kısmı yanıma geldiler."Bize Hâlıkımızı tanıttır; muallimlerimiz Allah’tan bahsetmiyorlar" dediler. 

Ben dedim: Sizin okuduğunuz fenlerden her fen, kendi lisan-ı mahsusuyla mütemadiyen Allah’tan bahsedip Hâlıkı tanıttırıyorlar. Muallimleri değil, onları dinleyiniz. 

''...Hem nasıl ki bir harika şehirde milyonlar elektrik lâmbaları hareket ederek her yeri gezerler. Yanmak maddeleri tükenmiyor bir tarzdaki elektrik lâmbaları ve fabrikası, şeksiz, bedahetle elektriği idare eden ve seyyar lâmbaları yapan ve fabrikayı kuran ve iştial maddelerini getiren bir mucizekâr ustayı ve fevkalâde kudretli bir elektrikçiyi hayretler ve tebriklerle tanıttırır, yaşasınlar ile sevdirir. 

Aynen öyle de, bu âlem şehrinde, dünya sarayının damındaki yıldız lâmbaları, bir kısmı kozmoğrafyanın dediğine bakılsa küre-i arzdan bin defa büyük ve top güllesinden yetmiş defa sür’atli hareket ettikleri halde, intizamını bozmuyor, birbirine çarpmıyor, sönmüyor, yanmak maddeleri tükenmiyor. 

Okuduğunuz kozmoğrafyanın (Astronomi, Gök Bilimi) dediğine göre, küre-i arzdan bir milyon defadan ziyade büyük ve bir milyon seneden ziyade yaşayan ve bir misafirhane-i Rahmâniyede bir lâmba ve soba olan güneşimizin yanmasının devamı için, her gün küre-i arzın denizleri kadar gazyağı ve dağları kadar kömür veya bin arz kadar odun yığınları lâzımdır ki sönmesin.



Ve onu ve onun gibi ulvî yıldızları gazyağsız, odunsuz, kömürsüz yandıran ve söndürmeyen ve beraber ve çabuk gezdiren ve birbirine çarptırmayan bir nihayetsiz kudreti ve saltanatı, ışık parmaklarıyla gösteren bu kâinat şehr-i muhteşemindeki dünya sarayının elektrik lâmbaları ve idareleri ne derece o misâlden daha büyük, daha mükemmeldir; o derecede, sizin okuduğunuz veya okuyacağınız, fenn-i elektrik mikyasıyla, bu meşher-i âzam-ı kâinatın Sultanını, Münevvirini, Müdebbirini, Sâniini, o nuranî yıldızları şahit göstererek tanıttırır, tesbihatla, takdisatla sevdirir, perestiş ettirir.'' Sözler, 13. Söz, 2. Makam

Risale-i Nur'dan Sözler isimli eserden 13. Sözün 2. Makamı'nın tamamını okumak için tıklayınız;

http://www.yeniasya.com.tr/risaleinur/sozler/#232

BÜYÜK İSLAM ALİMİ BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ DİN VE FEN İLİMLERİNİN BİRLİKTE OKUTULMASINI İSTEMEKTEDİR

Bediüzzaman Said Nursi ilimle dinin uzlaşmazlığı yolundaki iddiaları reddederek hakikatli ve nurlu bir Kur'an tefsiri olan Risale-i Nur eserlerinde, eserden san'atkara geçmek prensibiyle kainatı ve içindeki mevcudatı, Kainat Kitabı'nın Sahibine götüren bir güzide eser şeklinde tarif edip izah ve ispat ederek ilme din namına sahip çıkmaktadır.

Bu noktada ifade etikleri ''Vicdanın ziyası, ulûm-u diniyedir.  Aklın nuru, fünun-u medeniyedir. İkisinin imtizacıyla hakikat tecellî eder. O iki cenah ile talebenin himmeti pervaz eder. İftirak ettikleri vakit, birincisinde taassup, ikincisinde hile, şüphe tevellüd eder." veciz sözleri bilim ve din ilişkisini doğru anlamak ve yorumlamak konusunda oldukça önemlidir. 

Bediüzzaman Hazretleri din ilimleri ile fen ilimlerinin beraber okutulmasını istemektedir.

Bu doğrultuda fen ilimleri ile aklın problemlerinin çözüleceğini, din ilimleri ile de kalp ve vicdanın iman nuru ile dolacağını ifade ederek, bu iki cenahın birleşimi ile hakikatin tecelli edip, insanın taklit ve taassuptan kurtulacağını beyan etmiştir. Bu fikir ve düşüncenin de ömür boyu takipçisi olmuş.



OKUMAK OKUMAK OKUMAK YİNE OKUMAK...

Bediüzzaman Said Nursi'nin 'Kainata değişmem dediği' değerli talebeleri, merhum Zübeyir Gündüzalp'in ''Okumak okumak yine okumak. Okumaktan yorulunca ne okuduğunu okumak veya kitab-ı kebir-i kainat(büyük kainat kitabını) okumak.'' şeklindeki veciz ifadeleri, hakikate ulaştıracak okumaların, tefekkürlerin önem derecesine vurgu yapmaktadır.

Bu doğrultuda Kur'an-ı Hakim'in hakikatli bir tefsiri olan Risale-i Nur penceresiyle Kainat Kitabı'nın okumaya devam ediyoruz.

Ve Cenab-ı Hakk'ın Kur'an-ı Mu'ciz-ül Beyan'ında da vurguladığı ''De ki: “Yeryüzünde dolaşın da Allah’ın başlangıçta yaratmayı nasıl yaptığına bakın. Sonra Allah (aynı şekilde) sonraki yaratmayı da yapacaktır. (Kıyametten sonra her şeyi tekrar yaratacaktır) Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.” (Ankebut Suresi,20) fermanı ve Peygamber Efendimizin -Aleyhissalatu Vesselam- “Bir saat tefekkür, bir sene ibadetten hayırlıdır” hadis-i şerifleri doğrultusunda Cenab-ı Hakkın kainattaki zerrlerden yıldızlara kadar olan azim tasarrufatını tefekkür ediyoruz.



“Her kim olursan ol; bak, gör. Yalnız gözünü aç, hakikati müşahede et, saadet-i ebediyenin anahtarı olan imanını kurtar”. 

Konuyla ilgili makaleleri, araştırma yazılarını ve bilimsel haberleri okumak için tıklayınız;

Şimdiye kadarki çekilen en büyük astronomik fotoğraf, tefekküre medar oldu

http://www.yeniasya.com.tr/bilim-teknoloji/simdiye-kadarki-cekilen-en-buyuk-astronomik-fotograf-tefekkure-medar-oldu_364959

Risale-i Nur penceresiyle bir tefekkür yolculuğu: 'Big Bang Teorisi' ve 'Yaratılış'

http://www.yeniasya.com.tr/bilim-teknoloji/risale-i-nur-penceresiyle-bir-tefekkur-yolculugu-big-bang-teorisi-ve-yaratilis_364403

Kainat 'biz biriz ve bir elden çıkmışız' diyor: Levh-i Mahfuz ve İnsan Hafızası

http://www.yeniasya.com.tr/gundem/kainat-biz-biriz-ve-bir-elden-cikmisiz-diyor-levh-i-mahfuz-ve-insan-hafizasi_364034

Kur’ân-ı Azîmüşşân'ın ders verdiği tarzda doğru 'Allah' inancı nasıldır?

http://www.yeniasya.com.tr/gundem/kur-an-i-azimussan-in-ders-verdigi-tarzda-dogru-allah-inanci-nasildir_355363

Komşu gezegen Mars’taki önemli gelişmeleri nasıl tefekkür etmeliyiz?

http://www.yeniasya.com.tr/bilim-teknoloji/komsu-gezegen-mars-taki-onemli-gelismeleri-nasil-tefekkur-etmeliyiz_360046

Güneş'ten Plüton'dan Allah'a ulaştıran bir tefekkür yolculuğuna davetlisiniz

http://www.yeniasya.com.tr/gundem/gunes-ten-pluton-dan-allah-a-ulastiran-bir-tefekkur-yolculuguna-davetlisiniz_347293

Kainat Kitabı'nda tefekkür saati: 35 km/sn hızla evimizin çok yakınından geçecek

http://www.yeniasya.com.tr/bilim-teknoloji/kainat-kitabi-nda-tefekkur-saati-35-km-sn-hizla-evimizin-cok-yakinindan-gececek_366058

Haber Merkezi

Okunma Sayısı: 3792
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı