"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yanıltarak nereye kadar?

Faruk ÇAKIR
14 Nisan 2018, Cumartesi
Gerek enflasyon rakamları ve gerekse dövizdeki yüksek artışın bir netice olduğunu görmek bu kadar mı zor? Aylar önce açılan “Döviz bozdurun, doların fiyatı düşsün” kampanyasının netice vermeyeceği, Türkiye ve dünya gerçeklerine uygun olmadığı bilinmiyor muydu?

Rakamlarla ve istatistik bilgileriyle oynamak ve milleti yanıltmak bir yere kadar mümkün olsa da bunun uzun sürmeyeceğini en başta idareciler bilmeli. Sabahtan akşama kadar “İşler yolunda. İhracatımız arttı. Dünyanın en zengin ülkelerinden biri haline geldik. Bütün dünyaya bedel gücümüz var” desek netice değişir mi?

Muhali, yani ‘gerçekleşmesi mümkün olmayan’ bir şeyi talep etmenin kişinin kendisine karşı yaptığı en büyük fenalıklardan biri olduğunu inkâr edebilir miyiz? Türkiye ‘büyük bir ülke’dir, ama sıkıntıları da vardır. Ne hikmetse idarecilerimiz işin sadece ‘büyük bir ülke’ olmayı dikkate alıp dertleri, sıkıntıları, problemleri görmek istemiyorlar.

“Türkiye’nin izni ve bilgisi olmadan Ortadoğu’da ve bölgemizde yaprak sallanamaz” sözleri yaşadığımız Suriye krizi ile örtüşüyor mu? Allah muhafaza etsin, Suriye’deki savaşın iyice büyüme ihtimali var ve bu ihtimal ekonomik olarak da bizi vuruyor. Dövizdeki dalgalanmanın ekonomimize verdiği zararı bir kalemde telâfi etme imkânımız var mı? “Bize ne dövizden, biz işimize bakarız” diyebilir miyiz? İstesek de istemesek de bu tablo hepimizi derinden etkiliyor. Demek ki “müteharrik-i bizzat/hareket kabiliyeti kendinde olan” olanlar başkaları...

Her fırsatta sükûnet, sakinlik, düşünerek adım atmayı tavsiye etmeye çalıştığımız halde, idarecilerin tam aksine hamaseti yani altı doldurulmamış, ilim ve irfanla desteklenmemiş bir cesareti tercih ettiklerini görüyoruz. Suriye’deki son gelişmelerin değer- lendirildiği bir yazıda mevcut tablo haklı olarak, “Hamâsetle geçiştirilemeyecek kadar zor bir durum....” olarak yorumlanmış. (Selahaddin E. Çakırgil, Star, 11 Nisan 2018)

Suriye ekseninde gelişen hadiseleri ve ekonomideki tablonun yorumlandığı bir başka yazıda ise “Lütfen milleti kandırmayalım” denilerek şöyle devam edilmiş: “Hatırlarsanız bir vakitler dolarını bozdur kampanyaları vardı. O tarihlerde dolar 3,50-60 civarlarındaydı. Şimdi ise 4,20’ye ramak kaldı.

Cebinde dolar olanın hain ilân edilmeye kadar giden o günleri unutmayın. Ve bugün...köprü fiyatını bile dolarla belirleyen hükümete karşı o zararları kim karşılayacak? ‘Dolar düşecek’ babında nerede ise kesin bilgi ilân edenler bu hesabı millete nasıl ödeyecek? Lütfen milleti kandırmayalım. Dolar düşebilir elbette; yeter ki sadece ve sadece yanlışlardan vazgeçelim. Doğruları bile yapmamıza gerek yok... Yanlışlardan vazgeçsek bize yeter.” (İbrahim Kahveci, Karar g., 12 Nisan 2018)

Gerek enflasyon rakamları ve gerekse dövizdeki yüksek artışın bir netice olduğunu görmek bu kadar mı zor? Aylar önce açılan “Döviz bozdurun, doların fiyatı düşsün” kampanyasının netice vermeyeceği, Türkiye ve dünya gerçeklerine uygun olmadığı bilinmiyor muydu? Millet ekseriyetini yanıltmanın millilikle ve yerlilikle izah edilmesi mümkün mü?

Doğru söyleyeni dokuz köyden kovmak da bu dertlere deva olmaz. Türkiye’yi idare edenlerin yapması gereken iş bellidir: Tabloyu doğru okumak ilk adım olmalı. Hastalığa doğru teşhis konulmalı ki tedavi edilebilsin. Bir gün dahi beklemeden hamasi nutuklardan vazgeçilmeli ve gerçekler millete anlatılmalı.

Yanıltarak iş görmek kısa dönemde günü kurtarsa da uzun dönemde mümkün değil vesselâm.

 

Okunma Sayısı: 3472
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı