"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Rahmetin tıp ilmine yansımaları (1)

Feyzullah ERGÜN
31 Aralık 2018, Pazartesi
İnsanın dünya hayatındaki rahat ve huzurunu sağlayacak ilimlerin, önde gelenlerinden birisi de, tıp ilmidir.

Bu ilmin esasları ŞAFÎ (cc) ismine dayandığı gibi, RAHİM (cc) ism-i şerifinden de kaynaklanmaktadır. Bu gerçeği yakinen bilen İslâm âlimleri bu konuda, günümüze de ışık tutan değerli eserler ortaya koymuşlardır.

Tıbb-ı Nebevî dairesinde tanzim edilen bu eserlerin değeri, ne yazık ki kültür dünyamızda bilinmemektedir. Oysa ki, bu İslâmî kaynaklı eserler, çok önceleri Batı dillerine çevrilerek, ilim dünyasına tanıtılmıştır. Bu temel kitaplardan birisi de ‘KİTAB- ÜL RAHME Fİ’T TIB VEL HİKME’dir. Müellifi de İmam Celâleddin es SÜYUTÎ’dir (ra). Batı kaynaklarında bazı araştırmacıların, kitap ve müellifi hakkında akademik çalışması bulunmaktadır. Biz bu konuda, öncelikle muhterem müellifinin kısaca ibretli hayatına baktıktan sonra, bu değerli kitaptan faydalanmaya çalışacağız.

“Celâleddin-i Süyutî (ra) 1445-1505 yılları arasında yaşamış, İslâm âlimlerinin en büyüklerindendir. Risale-i Nur’da kendisinden “Uyanık iken, çok defa sohbet-i Nebeviye’ye mazhar olan ve ehadis-i sahihanın elmaslarını, sair sözlerden ve mevzuattan tefrik eden” şeklinde söz edilir. Mısır’ın Esyut şehrinde doğdu. Altı yaşında iken babası vefat etti. Babasının sadık dostlarından Kadı İzzeddin Ahmed himayesinde yetişti. İlmin birçok dalında, ihtisas sahibi oldu. İlk eserini 17 yaşında yazdı. Kısa zamanda şöhret sahibi oldu. Derslerini takip eden talebelerinin yanında, bazı müderrisler de iştirak etti. Kuvvetli hafızaya sahip olması, eserleri çok kısa sürede okuyup muhteviyatına hâkim olması, sorulan her soruya cevap vermesine imkân sağladı. Hatta bir eserle ilgili olarak, sorulan soruya kaçıncı sayfa ve satırda olduğunu bilecek ve gösterecek şekilde bir nimete mazhar oldu. İki yüz bin hadis ezberledi. Eserlerine kaydedeceği hadis-i şerifleri mana âleminde, Peygamber Efendimizin (asm) tasdikine sunduktan sonra yazdı. Bediüzzaman (ra), Mu’cizât-ı Ahmediye Risalesi’nde “Ehl-i keşfin tasdikiyle, yetmiş defa Resul-i Ekrem Aleyhisselâtu Vesselâma temessül edip, yakaza halinde onun sohbetiyle müşerref olan Celâleddin-i Süyutî gibi allâmeler ve muhakkikler, ehadis-i hakikanın elmaslarını sair sözlerden ve mevzuattan tefrik ettiler” ifadelerine yer vermektedir. Kimseden ihsan ve hediye talep etmediği gibi, kabul de etmedi. Çok büyük geçim sıkıntısı çektiği zaman, çok zengin olan kütüphanesinden bazı kitapları satma pahasına da olsa, hediye kabul etmemeyi tercih etti. Muhtelif ilim dallarında (altmış yıllık ömründe F. E.) altı yüze yakın eser yazdı. 1505 yılında Mısır’da Hakk’ın rahmetine kavuştu. Türbesi Kahire’dedir.” 1

Celâleddin-i Süyutî Hazretleri’nin adı geçen eseri ise “En son telif edilen Tıbbu’n-Nebi olarak kabul edilmiş ve bu alanda yazılanların en çok itibar edileni olmuştur. Es-Süyutî’nin ‘Er- Rahme fi’t-Tıb ve’l Hikme’ diye isim verdiği bu eseri, 19. Yüz yılda ‘LA MEDİCNE DE PROPHETE’ adıyla Fransızca’ya A. PERRON tarafından 1860 yılında tercüme edilmiş ve Paris’te yayınlanmıştır. Bu eser, Mahmud b. Ömer eş-Şağminî’nin ‘Tıbbu’n-Nebi’ adlı eseri ile birlikte 1962 yılında C. ELGOOD tarafından ‘MEDİCİNE OF THE PROPHET’ adıyla İngilizce’ye tercüme edilmiştir.” 2 Bundan anlaşılıyor ki; Avrupa kültür dünyasının bir buçuk asırdır, haberdâr olduğu bu değerli eser, bu güne kadar bizim kültür dünyamızda lâyık olduğu yeri alamamıştır.

Bu güne kadar değeri bilinmeyen ve faydalanılamayan bu eserden, gücümüz ve kabiliyetimiz ölçülerinde, faydalanmaya gayret edeceğiz. Eserin başlangıç kısmında, gıdaların insan hayatındaki öneminden bahisle “İ’LEM (bil ki); gıda bedenin güçlü halde ayakta kalabilmesi, ruhun cesede bağlanabilmesi için gereklidir. Bedenin SALAH (sağlığı) ve FESADI (hastalıklarla), gıdalarla alâkalıdır. Sağlıklı ve güzel gıda, vücuda fayda sağlar. Akıl sahibi bir insan, sağlıklı gıdanın değerini bilmeye ilgisiz kalamaz. Gıdaların iyice sindirilip, vücudun bütün organlarına dağılmasıyla, hayat ve DAVRANIŞLARIMIZA gerekli enerji sağlandığından, gıdaya sürekli ihtiyaç duyulmaktadır. Vücuda gerekli gıda desteği sağlanamayıp, aç kalındığında vücut gelişimi duracak ve direnci kırılacaktır. Vücuda gereken enerji, gıda ile sağlandığında, insanların olumsuz davranışlarının düzelmesine de vesile olacaktır. Gıdanın sindirimi ağızda başlar. Allah-u Teâlâ (cc), ağız içinde lokmaları karıştırmak için dili ve ezmek için dişleri yarattı. Dil aynı zamanda konuşmayı sağlayan, organdır. Gıdalar kuru ise, dilin altında yaratılan İKİ NEHİR ile (tükürük bezleri), yemek devam ettiği sürece, ağız içi sulanır ve nemlendirilir. Sonra yemek borusu yoluyla mideye oradan da bağırsaklara yönlendirilir. Mide ve bağırsakların sağlıklı faaliyetine, su gerekmektedir. Bu da susuzluk duygusuyla hissedilip, giderilmektedir. Vücudun susuz kalması, organizmayı helâke götürür. İkinci sindirim, bağırsaklarda sürdürülür. Tamamlanan bağırsak sindirimi, kapılar aracılığıyla karaciğere üçüncü ve son sindirim için gönderilir. Kan yapımı ve diğer maddelerin süzülmesiyle son bulur. Gıda seçimi doğru ve sağlıklı olursa, problemsiz bir vücut sağlığı yaşanacaktır. Bu beslenme sonunda meydana gelen enerji kalbe, beyine ve bütün vücuda sağlıklı şekilde dağılacak; aynı zamanda HUY ve DAVRANIŞLARA da olumlu yönde, etkili olacaktır. Birbirine zıt olan gıdaların yenmesi, sindirimi zorlaştıracağından, çeşitli hastalıklara sebep olacaktır.

SAĞLICAKLA KALIN 

Dipnotlar:

1) Risale-i Nur Enstitüsü, Portreler, c. 1 s. 259, Yeni Asya Neşriyat 2008.

2) Prof. Dr. Ahmet AĞIRAKÇA, İslâm Tıp Tarihi, s. 84, Akdem Yayınları 2016.

Okunma Sayısı: 1386
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mehmrt

    29.1.2019 15:19:04

    Çok teşekkürler,çok istifade ettim.Acaba Suyutinin bu kitabı piyasada bulunur mu?

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı