"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Prof. Dr. Üçer'den 'Kerbela' mesajları...

10 Eylül 2018, Pazartesi 15:47
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanvekili Prof. Dr. Cenksu Üçer, Kerbela'nın en büyük mesajının birlik, beraberlik ve kardeşlik olduğunu söyledi.

Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed'in -Aleyhissalatu Vesselam- Mekke'den Medine'ye hicretinin esas alındığı hicri takvimin ilk ayı olarak hicri yılbaşı kabul edilen muharrem ayının ilk günü yarın başlayacak.

Konuya ilişkin bilgi veren Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanvekili Prof. Dr. Cenksu Üçer, "hicret", "hicri yıl", "muharrem ayı", "muharrem ayının onuncu gününü ifade eden aşure" ile "Kerbela olayı"nın İslam toplumlarının hemen hemen hepsinde önem atfedilen unsurlardan olduğunu belirtti.

Bu öneme istinaden İslam coğrafyasında bu ayda oruç tutulduğunu, aşure pişirilerek dağıtıldığını, Kerbela'da Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed'in -Aleyhissalatu Vesselam- torunu Hazreti Hüseyin -Radıyallahu Anh- ile şehit olanların yad edildiğini ifade etti.

"İnsanlık tarihi için önemli hadiseler gerçekleşti"

Üçer, muharrem ayının onuncu gününün, insanlık ve iman tarihi için birçok önemli hadisenin yaşandığı bir zaman dilimini ifade ettiğini dile getirdi.

Üçer, hadis kaynaklarında Hazreti Nuh'un -Aleyhisselam- gemisinin ve Hazreti Musa'nın -Aleyhisselam-  kurtuluşu hakkındaki kayıtların yer aldığını anımsatarak, kültür tarihine ait eserlerde ise Hazreti Adem'in -Aleyhisselam- tevbesinin kabulü, Hz. İbrahim'in -Aleyhisselam- ve Hz. Yunus'un -Aleyhisselam- kurtuluşları gibi önemli olayların aşure gününde gerçekleştiğinin kabul edildiğini hatırlattı.

Bugünün peygamberler tarihi açısından da önemli olduğunu vurgulayan Üçer, "Muharrem ve aşure aynı zamanda Peygamberimizin torunu Hazreti Hüseyin'in bu ayda ve aşure gününde şehid edilmesi nedeniyle artık daha çok bu müessif olayla da hatırlanır olmuştur." değerlendirmesinde bulundu.

"Kerbela'nın doğru anlaşılması ve dersler çıkarılması gerekiyor"

Hazreti Hüseyin ve çoğu ehlibeytten 70'den fazla insanın, 10 Muharrem 61 yılında siyasi ihtiraslar uğruna Kerbela'da şehit edildiğini anlatan Üçer, bu elim olayın Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed'i - Aleyhissalatu Vesselam- onun ehlibeytini seven müminleri derinden yaraladığını belirtti.

Üçer, Müslümanlar tarafından Kerbela hadisesinin doğru okunması, anlaşılması ve dersler çıkarılması gerektiğini ifade ederek, şunları dile getirdi:

"Kerbela'nın en büyük mesajı birlik, beraberlik ve kardeşliktir. Eğer bu mesajı doğru anlayamazsak İslam coğrafyasında, hüznün ve matemin en acılı hikayeleri yaşanmaya devam edecektir. Maalesef bugün Halep'ten Yemen'e, Gazze'den Myanmar'a İslam ülkeleri ve beldeleri adeta birer Kerbela olmuş durumdadır. Kerbela'yı anlamak Hazreti Hüseyin'i iyi tanımaktır. Elbette Hz. Hüseyin'in yolu, Allah'ın elçisi Muhammed Mustafa'nın yoludur. Hz. Hüseyin'i anlamak hakkın, hukukun, özgürlüğün, adaletin, vefanın, sözüne sadık kalmanın yoluna baş koymaktır. Hazreti Hüseyin'i sevmek onun uğruna can verdiği değerleri sahiplenmektir."

"Muharrem ayında oruç tutulması tavsiye ediliyor"

Hazreti Muhammed'in muharrem ayının "haram aylardan" olduğunu bildirdiğini anlatan Üçer, "Ayrıca Hazreti Peygamber ramazan ayı orucundan sonra en faziletli orucun bu ayda tutulan oruçlar olduğunu bildirerek, Müslümanlara bugünlerde oruç tutmalarını da tavsiye etmiştir. Bu bağlamda, muharrem ayının onuncu gününün bir öncesi ya da sonrasıyla, özellikle tasavvuf ekolü mensupları arasında ise muharremin 1'inden başlamak üzere kimi 10 gün, kimi de 12 gün oruç tutulmaktadır." bilgisini verdi.

Üçer, muharrem ayının ortak geleneklerinden biri olan aşure ya da aşure aşının birlik ve beraberliğin, paylaşma ve dayanışmanın bir simgesi olduğunu dile getirerek, "Tıpkı aşure aşında bir araya gelen farklı nimetlerin aynı ortak tada katkı sağlamaları gibi milletimiz asırlardır sürdürdüğü gelenekle bugün birlikte yaşamanın gereği olarak sevinci, kederi, nimeti, külfeti, muhabbeti ve meşakkati paylaşmaya devam etmektedir." ifadelerini kullandı.

***

Konuyla ilgili makaleler:

Bediüzzaman’ın dilinden Hz. Ali

Ehl-i Beyt’in en mümtaz şahsiyetlerinden birisi olan Hazret-i Ali (ra) kan bağı olarak Allah Rasulü’ne (asm) en yakın olan, vefatına kadar da O’nun (asm) yanında yiğitçe mücadele eden bir İslâm Mücahididir.

Okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/adil-soylemez/bediuzzaman-in-dilinden-hz-ali_396967

Risale-i Nur Çizgisi ile Ehl-i Beyt Çizgisi Arasındaki Benzerlikler

Peygamber Efendimizin -Aleyhissalatu Vesselam- veciz bir şekilde ifade buyurdukları 'Alimler peygamberlerin varisleridir' kudsi hakikatine muhatap Büyük İslam Alimi Bediüzzaman Said Nursi, Kur'an- Hakimin nurlu ve hakikatli bir tefsiri olan Risale-i Nur'un hemen her bölümünde, Kâinatın Efendisi ve sebeb-i vücudu olan Peygamber Efendimiz Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmı ve Ehl-i Beyti'nin önemini ve hakikatini, yediden yetmiş yediye, avamdan havassa herkesin anlayabileceği ve istifade edebileceği tarzda izah ve ispat ederek tarif etmiştir.

http://www.yeniasya.com.tr/gundem/risale-i-nur-cizgisi-ile-ehl-i-beyt-cizgisi-arasindaki-benzerlikler_366526

***

Kerbelâ’ya kader noktasından bakmak

“Hazret-i Hüseyin neden şehit edilmiştir? Bunun hikmet yönü nedir? Bazılarının vücuda acı vererek bu acı olayı hatırlamaları ne derece doğrudur?”

Okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/gundem/kerbela-ya-kader-noktasindan-bakmak_364648

Üstad Bediüzzaman’dan birlik çağrısı

Ehl-i sünnet ve Alevîler için de; “Ey ehl-i Hak olan Ehl-i sünnet ve cemaat! Ve ey Al-i Beytin muhabbetini ittihaz eden Alevîler! Çabuk bu mânâsız ve hakikatsiz, haksız, zararlı olan nizaı aranızdan kaldırınız. Yoksa, şimdiki kuvvetli bir sûrette hükmeyleyen zındıka cereyanı (dinsizlik ve süfyanizm), birinizi diğeri aleyhinde âlet edip, ezmesinde istimal edecek. Bunu mağlûp ettikten sonra, o âleti de kıracak. Siz ehl-i tevhid olduğunuzdan, uhuvvet ve ittihadı emreden yüzer esaslı rabıta-i kudsiye (kudsî bağlar) mabeyninizde varken, iftirakı (ayrılığı) iktiza eden (gerektiren) cüz’î meseleleri bırakmak elzemdir”(Lem’alar, 52) diyerek, Süfyanizm tehlikesine karşı bu birliğin şart olduğunu belirtmiştir.

Devamını okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/gundem/ustad-bediuzzaman-dan-birlik-cagrisi_378412

AA

Etiketler: kerbela, muharrem ayı
Okunma Sayısı: 634
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı