"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Ehl-i hâl ve’l akd”

Halil ELİTOK
17 Mart 2017, Cuma
Parlamenter sistemin en önemli özelliklerinden birisi, belki de en başta geleni terminolojik ifadesiyle “ehl-i hal ve’l akd” kuralının işlemde olmasıdır.

Parlamenter sistemin, insanların hesap verdiği ve hesap sorulduğu sistemdir. Bundan dolayı Bediüzzaman, 19 Kasım 1922 tarihinde Ankara’ya dâvet edilir. Daha sonra Milletvekillerine hitaben on maddelik bir beyanname neşreder. 

Yaptığı konuşmasına şöyle başlar: “Ey mebuslar! Muhakkak siz büyük bir günde diriltileceksiniz!

Ey mücahidîn-i İslâm ve ey ehl-i hal ve’l akd!

Bu fakirin bir meselede on sözünü, birkaç nasihatini dinlemenizi rica ediyorum.”1

Bediüzzaman’ın beyannamesinin devamını ilgililere havale ederek Parlamenter sistemin özünde var olan “ehl-i hal ve’l akd”in üzerinde durmak istiyorum. Sözlükte ehl sahip, hal azletmek, çözmek, akdi bağlamak, düğüm atmak ve seçmek anlamına gelir. Ehlü’l Hal ve’l-Akd; bir İslâm âmme hukuku terimi olup, Cumhurbaşkanını seçme ve gerektiğinde onu azletme yetkisine sahip olan kimselerin oluşturduğu meclistir. Meclis, bir danışma ve şûrâ görevini yapan bir kurumdur. İstişare yapılan bir müessesedir. Bundan dolayı Âyette: “Onların işleri aralarında şûrâ (danışma) iledir”2 buyurulur. Bu âyet, Devlet idaresinin Müslümanlar arasında şûrâ esasına dayandığını ifade etmektedir. Ayrıca, Müslüman toplumun, Cumhurbaşkanını kontrol edecek, devlet işlerini düzenleme ve yürütmede ona katılacak bir topluluğu seçip görevlendireceğine işaret etmektedir. 

 Kimlerin Cumhurbaşkanı adayı ve kimlerin de seçmen olacağı âyet, hadis veya icmâ ile belirlenmemiş, ancak İslâm’ın genel prensiplerinden hareket edilerek ehlü’l-hal ve’l-akd meclisi üyelerinde şu vasıfların bulunması öngörülmüştür: 

1. Adâlet: Bu üyelerin her yönü ile doğru bilinen, takvâ ve mürüvvet sahibi olması gerekir. Bu vasıf, İslâm’ın emir ve yasaklarına uymakla gerçekleşir. 

2. Bilgi: Adayda, İslâm’ın aradığı şart ve vasıfları bilmeye yeterli ilim sahibi olmak. 

3. Görüş ve hikmet sahibi olmak: Adaylar arasından bu göreve en lâyık, maslahat bakımından daha uygun ve daha bilgili olanı seçmeye götürecek bir görüş ve insanları tanıma kabiliyetine sahip olmak gerekir. 

Dipnotlar: 1- Tarihçe-i Hayat, s. 125. 2- Şûrâ Sûresi, 42/38. 

Okunma Sayısı: 1177
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı