"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yanlış, yanlışa senet olmaz

Hüseyin GÜLTEKİN
14 Mayıs 2018, Pazartesi
Sizden önceki siyasî iktidarların yaptıkları hata ve kusurların aynısını veya benzerini bu gün siz de yapıyorsanız, yaptığınız veya yapacağınız savunmaların bir inandırıcılığı olamaz.

Yıllar önce tek parti döneminde yapılan hukuksuz, adaletsiz, tamamen keyfi uygulamaların benzerini bu gün siz bir şekilde yapıyorsanız, dönüp onlara; ”geçmişte yaptığınız hukuksuzluklara bir bakın..” demeniz sizi haklı çıkarmaz.

OHAL ve KHK’lar ile suçlu suçsuz, kadın erkek, yaşlı hasta demeden on binlerce insanın mağduriyetine sebep oluyorsanız, dönüp; “ne yapalım eskiden de haksızlıklar hukuksuzluklar oluyordu” deyip işin içinden sıyrılamazsınız. 

Geçmişte tek adam, tek parti zihniyetiyle milletin maddî ve manevî hayatına darbeler vurarak milleti  perişan edenlerin uygulamalarının bir benzerini bügüne taşıyarak ülkeyi idare ediyorsanız, dönüp 1930’lu yıllarda tek partinin yaptıkları  demokrasi ve insan haklarıyla bağdaşmayan uygulamalarına karşı; ”lütfen geçmişinize bakın..” demenizin haklı bir yönü olamaz.

Keza geçmişte bazı iktidarların devletin bütün imkanlarını yalnız kendi taraftarlarına dağıttıkları gibi, siz de bu gün kendi taraftarlarınıza tahsiz ediyorsanız söylediklerinizin bir geçerliliği olamaz.

Yine geçmişteki bazı iktidarların memur alımlarında kanunlarda eşitliği ve liyakatı kulak ardı ederek, göstermelik sınav ve sözde mülâkatlarla, dost ahbap referanslarıyla kendi taraftarlarını devletin çeşitli kademelerine getirdikleri gibi; siz de bu gün yanlışları, yapıyorsanız bu noktada geçmiş iktidarları suçlamanızın bir inandırıcılığı olamaz.

Kendi döneminizde bir zamanlar hararetle sizi destekleyen malûm cemaatin binlerce elemanlarını devletin çeşitli kademelerine doldurduktan 15 Temmuz darbe teşebbüsüyle “aldanmışız” demenizin bir anlamı olamaz.

Sizden önceki bazı iktidarların desteği ile “kartel medyası” denilen yayın organlarında yalan yanlış ve abartılı manşet ve haberlerle yaptıkları yandaşlığın aynısını sizin oluşturduğunuz iktidar medyası yapıyorsa, eskilerden şikâyet etmeye hakkınız olamaz. 

Keza iktidarınız döneminde ayyuka çıkan yolsuzluk, rüşvet, kayırmacılık gibi suistimaller karşısında da; “canım ne yapalım, bizden önceki iktidarlar döneminde de bu işler oluyordu “gibi ucuz savunmalar da geçerli olamaz.

Yine iktidarınız döneminde; ”manevî alanda maalesef sınıfta kaldık” itiraflarınızla toplumun geleceğini ciddî manada tehdit eden içki, uyuşturucu, kumar gibi kötü alışkanlıkların artarak devam etmesi, her gün toplumun manevî yapısını tahrip eden ahlâkî çöküntünün zirve yapması karşısında; “eskiden de bu gibi kötü alışkanlıklar vardı.. 

Herşeyi hükümetten beklemeyin” gibi ifadelerle toplumun huzur ve sükûnunu tahrip eden bu gibi kötü alışkanlıklara karşı çare bulmakla yükümlü olan iktidarların savunmaları olamaz. 

Dindar olarak bilinen iktidarların kaçamak savunmaları hiç olamaz.

Kısaca sizden önceki bazı iktidarların demokrasiyle, adaletle, hak ve hukukla bağdaşmayan keyfi, yanlış uygulamaları sizin için geçerli bir mazeret olamaz. 

Kötü iş ve icraatlar emsal teşkil edemez. 

Ne zaman ki siz onların yaptıkları yanlış ve hatalı icraatlarının yerine, kanun hakimiyetinin gerektirdiği uygulamalarını sözde değil; icraatlarda gösterebilirseniz o zaman söz ve beyanlarınızın bir inandırıcılığı olur.

Okunma Sayısı: 3644
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • duran Adam

    14.5.2018 12:37:21

    OHAL ve KHK’lar ile suçlu suçsuz, kadın erkek, yaşlı hasta demeden on binlerce insanın mağduriyetine sebep oluyorsanız, dönüp; “ne yapalım eskiden de haksızlıklar hukuksuzluklar oluyordu” deyip işin içinden sıyrılamazsınız. Sadece Zalimler degişiyor maalesef

  • Gündüz Alp-3

    14.5.2018 10:13:07

    Yanlış yani doğru olmayan bir fiil, ya bilmemekten yani cahillikten yapılır yahut sehven, yanılarak veya bilerek kasten yapılır. Bilmemekten veya sehven yanlış yapan mazur görülebilir. Ya kasten yanlış yapan? Menfi ve menfaatçi siyasetin, yanlışlarını bilmeden ve sehven yaptığı iddia edilebilir mi? "Oy ütmek" ve taraftar toplamak için bilerek ve isteyerek, yanlan-yanlış propaganda ile kitleleri peşinden sürükleyen siyaset, kendi yanlış fiillerine kitleleri de ortak etmektedir. Her seçim kampanyası döneminde yaşadığımız, bıkkınlık ve usanç veren, yüzümüzü kızartan eylem ve söylemlerle seviyenin ne kadar düştüğüne şahit oluyoruz. Nezaket ve nezaheti çoktandır unuttuk. Elimiz de dilimiz de kirlendi. Temiz toplum temiz bireylerden oluşur. Cumhurun reisi olacak şahısların üstü-başı temiz olduğu gibi, eli ve dili de temiz olmak zorundadır. Yanlışı yapıp "ama...fakat.." dememeli. Yutmuyoruz!

  • Gündüz Alp-2

    14.5.2018 09:57:48

    Bin tane yanlış bir tane doğru etmez. Ve söylediğiniz gibi "Yanlış, yanlışa senet olmaz." Yapılan vahim hatalar ve zulüm karşısında sürekli "onlar da falan zamanda.." deyip durmak, bağışlayın ama "minareyi çalmak için kılıf uydurmak" ile eş anlamlıdır. Yanlışı yapanı destekleyen dindara ne demeli? Hani hepimizin duyduğu "çalıyorlar ama çalışıyorlar" sözü ve "yolsuzluk hırsızlık değildir" fetvası ile maalesef dindarların menfi ve menfaatçi siyasete bakış açıları da değiştirildi. Artık "yolsuzluk" gibi insan haklarına giren menfi, yanlış, çıkarcı fiilleri hoş gören, yutabilen, benimseyen -hatta destekleyen- bir dindar tipi ve türünün "dindar iktidar" zamanında arz-ı endam etmesi ne kadar tuhaf ve garip değil mi? Partizancılık adeta hizmet-i kutsiye, seçim iman-küfür mücadelesi gibi empoze edilmektedir. Peki dinde imanda bunların yeri var mı? Elbette "yok" diyeceksiniz. Yoksa neden ısrarla böyle bir yol takip ediliyor hiç düşündük mü? 24 Haziran'a kadar vaktimiz var ve düşünelim lütfen.

  • Gündüz Alp

    14.5.2018 09:39:30

    Sayın Gültekin, Yeni Asya ve kalemlerinin ısrarla vurguladıkları gerçekler ışığında, uyarıcı ve uyandırıcı yazılarınız için bir kez daha daha teşekkür ediyorum. Zira o kadar çok "bilgi kirliliği" var ki, hele 24 Haziran seçimi yaklaştıkça, "doğru ve yeterli habere, yazıya, (hatta manşete)" yani kısaca "doğru gazeteye" olan ihtiyaç daha fazladır. Çünkü sağlıklı ve doğru karar vermenin ön şartı doğru ve yeterli bilgidir. Yanlış ve eksik bilgi yanlış karar vermeye götürür. Tek sesli yandaş medya maalesef iktidarın ve gücün yanında konuşlandığından, haberleri tek taraflı ve çarpıtarak vererek kitleleri yanlış yönlendirmektedir. Buna toplumsal algı operasyonu ve toplumsal hipnoz faaliyeti de diyebiliriz. "Dindar iktidar" argümanına sarılan dindarların bunca yalan-yanlış işler karşısında takındıkları (insanı hayrette bırakan) tavırları nasıl ve neyle izah edilebilir? Basit bir "kandırma ve kanma" olayı olabilir mi?

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı