"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İktidar ve ticaret

Kâzım GÜLEÇYÜZ
13 Temmuz 2018, Cuma
Cumhurbaşkanının ilk başbakanlık döneminde çok tartışılan konulardan biri, ticarî bir şirketteki ortaklığının, seçildikten ve yeni görevini üstlendikten sonra da devam ediyor olması idi.

Bu tartışmayla ilgili 24.1.04 tarihli yazımızda, Diyanet İşleri eski Başkanlarından Ömer Nasuhi Bilmen’in bir yazısında yer verdiği şu hadis-i şerifi aktarmıştık:

“Hıyanetin en haincesi, bir idare amirinin halk arasında ticaret etmesidir. Böyle bir hareket, onun itibarını azaltır. Halkın düşmanlığını celb eder. Çünkü bu hareketle nüfuzunu suiistimal edip, halkın ticaret hayatındaki gelişmeyi sekteye uğratmış olur.” 

Bilmen Hoca bu Peygamber buyruğuna istinaden, “Milletin işini üzerine alanların, başkalarına karşı rakip kesilerek ticaret hevesine düşmemeleri lâzımdır” diyordu (Şeriat ve Demokrasi kitabımız, s. 169).

Erdoğan tartışmaların devam etmesi üzerine o şirket ortaklığı için “Devrettim ve bıraktım” açıklaması yapmış ve konu ancak ondan sonra gündemden düşmüştü.

Gerçekten, devlet idarecisinin ticarî faaliyetlerle iştigale devam etmesi, her açıdan son derece sıkıntılı sonuçlar doğuruyor. 

İdareci konumunda olmasının sağladığı özel avantaj ve imkânları kendisi ve yakınları için “haksız zenginleşme” fırsatı olarak kullandığına dair iddia ve suçlamalara muhatap olmak, bu sonuçlardan yalnızca biri.

Peygamber ikazındaki mesaj siyaset hayatındaki tecrübelerle de örtüşüp doğrulandığı ve teyid edildiği içindir ki, periyodik “malvarlığı bildirimleri”ne ihtiyaç duyuldu.

Ve bu, yasal zorunluluk haline getirildi.

Buna rağmen tartışmalar bitmiş değil.

24 Haziran seçim sürecinde Cumhurbaşkanının vaktiyle yüzüğünü gösterip “Bütün servetim bu. Eğer günün birinde duyarsanız ki Erdoğan zengin olmuş, bilin ki haram yemiştir” sözünün hatırlatılması, bunun güncel ve çarpıcı örneklerinden biri.

Şimdi aynı tartışmaların, “Başkan”la birlikte, çoğunu şirket CEO’luğundan bakanlığa getirdiği kabine üyeleri için de gündeme gelmesi kaçınılmaz görünüyor. Onların da ticarî ilişkileri, servetleri, malvarlıkları... mercek altına alınarak didik didik edilecek.

Yeni konumlarını, şirketlerindeki görev ve ilişkilerinden ayırıp ayırmayacakları da.

Bu sorgulamalar şimdiden başladı bile.

***

- Operasyonun hukukîliği ayrı bahis; ama yozlaşma ve şirazeden çıkmanın en uç örneklerini sergilemeye tamgaz devam ettiği bir noktada Atatürkçülüğü de, seçimlerde Erdoğan ve AKP’yi desteklemesi de işe yaramadı. Ders alabilene çok şey söyleyen mesaj yüklü bir ibret tablosu daha...

 

- Yeni dönem yeni kabine https://youtu.be/Rzaa1wNW7lg  @YouTube aracılığıyla

Okunma Sayısı: 8474
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Gündüz Alp-3

    13.7.2018 09:41:41

    Allah'ın (cc) verdiği akıl cihazını hak ve hakikatı bulmak, sorgulamak, doğruda kullanmak yerine fani bir şahsa havale eden veya ipotek verenler, bir de kendilerini siyasal cereyana kaptırmış, muhabbette de ifrat noktasını yaşıyorlarsa artık her yanlış eylem ve söylem "hikmete" dönüşecek, eylem ve söylem sahibi lâyüsel yani "sorgulanamaz" bir kimliğe ve kişiliğe bürünecektir. Bugün yaşanan durum budur. Merhum Demirel'in dile getirdiği bir endişe vardı: Vatandaş "hayır, bana lazım değil" derse vahamet ve sıkıntı burada başlıyordu. Temel hak ve hürriyetler gasp edilirken, vatandaş, sorgulama gereği duymuyor hatta destek veriyorsa sistemin gayrı hukuki gayrı insani ve antidemokatik bir hal alması kaçınılmazdır. Nitekim öyle oldu da. Fakat insan fıtratına uymayan bu halin uzun ömürlü olması mümkün değildir. Bir noktadan sonra geriye dönüş başlayacaktır.

  • Gündüz Alp-2

    13.7.2018 09:21:34

    Yazınızdaki Nebevi (asm) ihbarı okuyunca, gerçeklerden ne kadar bîhaber yaşadığımızı anlıyoruz. "Bir idare amirinin" tüccarlık yapmaması gerekiyorsa onunla birlikte devletin de tüccarlık yapmaması gerekir. Aksi halde haksız rekabet, haksız kazanç, suistimal ve istismarın önüne geçmek mümkün olmaz. Tıpkı bugün yaşadığımız ahval gibi. Fakat siyasi taraftarlık öyle müfritane bir hal aldı ki, takım tutar gibi parti tutanlar, yanlışta bir hikmet aramakla sorgulama ihtiyacı bile duymamaktadır. Hatta sorgulama yapanları "bozgunculuk" yapmakla itham etmektedirler. Bu gidişat, toplumsal yozlaşmayı,daha ötesinde toplumsal çürümeyi netice verir ki, her ikisi de bitiş noktasıdır. Helâket ve felâket asırları böyle yaşanmıştır.

  • Gündüz Alp

    13.7.2018 09:04:49

    Sayın Güleçyüz, herkesin mübarek cuma gününü kutlarım. Üst üste hem acı hem ibretlik olayların yaşandığı bir Türkiye gerçeği duruyor karşımızda. Yürekleri burkan acı bir olayı Yeni Asya'nın bugünkü "Komaya giren genç hafız cezaevinde vefat etti" haberi. Allah (cc) rahmet eylesin. İnşaallah şehitler kervanına dahil olmuştur. Bu nasıl bir zulümdür? Hem vahşet hem cinayet. Demek bir hesap daha Mahkeme-i Kübrâ'ya kaldı. Fakat zalimler düşünsün ve titresin. Yeni Asya'nın bugünkü manşeti toplumun şiddetle ihtiyaç duyduğu ve talep ettiği şeyi dile getirmiş: "EKONOMİ İÇİN DE TAM DEMOKRASİ." Gerçi sözü söyleyen TÜSİAD Başkanı ama fark etmez. Aynı şeyi belki yıllardır hepimiz söylüyoruz. Keşke bu medeni cesareti 16 Nisan ve 24 Haziran öncesi gösterebilmiş olsalardı. Hürriyetçi demokrasi ve hukukun üstünlüğü sırf ekonomi için değil, topyekûn vatan ve millet için gereklidir. Hem hayat ekonomiden ibaret değil ki.

  • taha

    13.7.2018 00:24:49

    yaklaşık iki yıldır gazetenizi ve köşe yazılarınızı takip ediyorum. yüzde 99 u müslüman olan bir ülkede yapılan bu zulümleri sizden başka hiçbir cemaatin bırakın dile getirmeyi avuçlarını ovuşturarak izlemesi ve desteklemesi nekadar vahim. işte budurum müslümanların ve islam aleminin nekadar yozlaştığının ve nekadar acınacak bir durumda olduğunun tam kanıtı. yapılan bu zulümleri sessiz kalmayıp mazlumların yanında durduğunuz için Allah sizden razı olsun

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı