"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Nurlu nesiller

Kâzım GÜLEÇYÜZ
23 Mart 2018, Cuma
Üstad Bediüzzaman Said Nursî’yi, vefatının 58. yıldönümünde, geride bıraktığı eşsiz eseri Risale-i Nur Külliyatındaki Kur’anî ölçü ve prensiplere duyulan ihtiyacın her alanda çok daha kuvvetli şekilde hissedildiği bir ortamda yine rahmetle ve dualarla yad ediyoruz.

Biz Üstadı dünya gözüyle göremedik. (Bu satırların yazarı, Üstad vefat ettiğinde henüz bir yaşını dahi doldurmamıştı.)

Ama şükürler olsun ki, bizimle aynı yaşlarda olan veya daha sonra gelen bahtiyar nesillerle birlikte, Risale-i Nur’u tanıyıp okuma nimetine mazhar olduk.

Zaten Üstad hayatta iken de, özellikle son yıllarında giderek artan ziyaret taleplerinin çoğunu “Zahmet etmenize ve masrafa girmenize gerek yok, bulunduğunuz yerde eserlerimden birini açıp okuyun, benimle görüşmüş gibi olursunuz” diyerek geri çeviriyor ve nazarları eserlere yöneltiyordu.

Ve “Ölümüm hayatımdan fazla hizmet edecek” derken, eserleriyle ortaya koyduğu iman ve Kur’an hizmetinin, talebeleri tarafından haklı şûra esası üzerinde teşkil edilecek ihlâslı ve mütesanid bir şahs-ı manevî ile devam edeceğini söylüyordu.

Nitekim öyle de oldu. Nur hizmeti, Üstadı hiç görmeyen, ama eserleriyle yollarını aydınlatan genç nesillerin bu manalar etrafında kenetlenerek yaptığı çalışmalarla devam etti. Daha Üstadın sağlığında iken, hiçbir kuvvetin söküp atamayacağı bir sağlamlıkla Anadolu’ya kök salan bu hizmet dallanıp budaklandı ve dünyanın her tarafına yayılarak küresel bir boyut kazandı.

Risalelerin telifinin başladığı Barla’dan itibaren İlahî bir istihdamla hizmette yer almış saff-ı evvel öncüler; Kastamonu, Denizli, Afyon, Emirdağ, Isparta, İstanbul... safahatında nurlu kervana dahil olmuş kahramanlar derken, hizmet bayrağı sürekli yenilenen genç nesiller tarafından devralınarak burçlarda dalgalandırılıyor.

Sayıları giderek azalan son şahitler de emeklerinin zayi olmadığını ve boşa gitmediğini görmenin mutluluğu içinde, gençlerin bu hizmetlerini takdirle takip ediyor, alkışlıyor ve Allah’a şükrediyorlar.

Ne mutlu Barla’da yakılan meş’alenin ışığıyla yürümeye devam eden bu nurlu ve onurlu kervanda yer alan bahtiyarlara.

BB: “Tarikatların işi ticaret, siyaset değildir.” Biz bunu yıllardır söylüyor ve yazıyoruz. Ve şunu da söylüyoruz: “Devlet ve siyaset, cemaat ve tarikatlardan elini çeksin.” Detaylar, ilk baskısı 2011’de çıkan Cemaatler: Toplum-Siyaset-Devlet kitabımızda.

Bir Çanakkale efsanesi - YENİ ASYA http://www.yeniasya.com.tr/video/bir-canakkale-efsanesi_456760

 

Okunma Sayısı: 3753
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Gündüz Alp-3

    23.3.2018 10:54:42

    Zaman zaman Uluslararası kuruluşların raporu ile gerçek ahvalimizi hariçten bakanların gözüyle görebiliyoruz. Bunlardan biri de bugün Yeni Asya'nın "kuvvetler ayrılığı ilkesi en fazla Türkiye'de zedelendi" (23.3) başlığı ile verilen haberdir. Bir Alma Vakfı'nın iki yılda bir hazırladığı "Transformasyon Endeksi" sonucuna göre, 129 ülke hakkında hazırlanan çalışmada Türkiye için "Boğaz'ın bozuk demokrasisi" ifadesi kullanılmakta, "siyasi durumun belirgin biçimde kötüleştiği ve kuvvetler ayrılığı ilkesinin dünyanın hiç bir ülkesinde olmadığı kadar zedelendiği" tespitinde bulunulmaktadır. Bu ve benzeri çalışmalar "mihenk taşı" mesabesinde olmalı ve kendimizi mihenge vurmalıyız. "Ee! ne yapalım yani! Bizi kıskanıyorlar, çekemiyorlar!" gibi kendimizi kandırmaktan öte bir anlamı olmayan şeylerden öte " Hür, medeni ve demokrat dünyanın neresindeyiz?" diye kendimizi ve yöneticilerimizi sorgulamamız gerekmez mi? İşte Nurlu nesillerin ısrarla hürriyetçi demokrasiden yana olmalarının sebebi.

  • Gündüz Alp-2

    23.3.2018 10:03:42

    Sayın İ.Ersoylu Bey'in de "menfi siyaset" konulu bugünkü yazısında değindiği gibi, (din adına olsa bile) siyasal cereyana fanatik derecede taraftar olanlar, bir müddet sonra, milli manevi mefahirini siyasal dâvâ ve ideolojisine feda ve kurban ettiğine şahit oluyoruz. "Kâbe Arabın olsun, bize...." diyenlerin olduğu süreçlerden bugüne benzeri dönemler geçmişte de yaşanmış bugün de -farklı versiyon ve söylemle- yaşanmaktadır. Amacımız geçmişi deşerek yeniden bir adavet duygusu uyandırmak değil, menfi ve menfaatçi siyasetin acımasız düsturları ile nelere sebep olacağının bilinmesidir. Böyle bir siyasal cereyana taraftar olanların neye taraftar olduklarının bilincine varılmasıdır. İfrat ve tefrit noktasına savrulmadan, hak, hukuk, adalet duygu ve düşüncesinin menfi siyasete feda ve kurban edilmemesidir.

  • Gündüz Alp

    23.3.2018 09:37:06

    Sayın Güleçyüz, herkesin hem mübarek üç aylarını hem mübarek cuma gününü tebrik ederim. Üstad Hz.nin vefatının 58. yılında da bu büyük zatı rahmet dualarıyla anıyoruz. Bir yanda Nurlu nesiller yetiştiren bir hizmet, öbür yanda dünyevi ikbal ve iktidarı kendine hizmet edinen siyasal İslâmcı bir ideoloji. "Dindar nesil" diye yola çıkan, bırakın dindar nesil yetiştirmeyi, dindarın bile dinden imandan uzak noktalara savrulmasını netice veren menfi ve menfaatçi siyaset cereyanı. Bu cereyana kapılan maalesef "çarpılmanın" etkisiyle olsa gerek, adaleti adavete, muhabbeti husumete, dindarlığı kindarlığa, ittihadı tefrikaya, tesanüdü tehacüme dönüşüyor. Haksız isem lütfen söyleyin. Hakâik-i imâniyenin yüksek ve ulvi düsturları nerede (adı ne olursa olun) siyasal İslâmcılık ideolojisine istinat eden menfi siyasetin merhametsiz düsturları nerede. Adına "kutlu dâvâ" dense de sonuç olarak siyasal bir cereyandır. Yöntemi menfi, hedefi siyasal rant, "oy ütmek" ve menfaattir.

  • Abdurrahman KOÇAK

    23.3.2018 08:49:19

    Selam olsun Nur kervanının Nurlu yolcularına...Sonsuz Rahmetler Üstadımızın ve Talebelerinin Ruhlarına...Cenabı Hak Yar ve Yardımcıları olsun...İstikametten ayırmasın...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı