"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İttihad zamanı

M. YUSUF AKBAŞ
11 Kasım 2017, Cumartesi
Son günlerde, ülkemizde huzur, güven ve istikrar sağlandı, işler iyiye doğru gidiyor derken; fırtınalar esmeye, hava bulanmaya başladı. Zihinler karıştı, gündem değişti. Huzur, güven ve istikrar havası, yerini belirsizlik, korku, endişe, güvensizlik ve istikrarsızlığa doğru gidiyor.

Zalimlerin satranç oyunları yine İslâmların başında uygulanıyor. İslâm mağlûbiyetini, İslâm perişaniyetini arzu edenler, bu durumu alkışlıyor. Yapılan darbelerden lezzet alıyorlar. Hançerini İslâmın ciğerine saplamış olanlar alkışlıyor ve lezzet alıyor. Bunu da zamanımızda, tarafgirlik, inad ve hased silâhlarıyla yapıyorlar.

Dindar ve salih bir insanı sırf siyaseten farklı düşündüğü için yerin dibine batırırken, fâsık ve münafık da olsa siyasetdaşını göklere çıkarma hatasına düşüyoruz. Şeytan birisine yardım etse, melek der, rahmet okutuyor. Ötekinde melek görse, libasını değiştirmiştir der, lânet eder. Sû’-i zan ve hüsn-ü zan nazarıyla dürbünün iki tarafı gibi leh ve aleyhdar, gibi görülüyor. 

Şahsî kusurlarla uğraşarak onları sürtüşme ve çatışma konusu haline getirmek, bunu yapanlara, ittihad-ı İslâm idealini geciktirme, hattâ engelleme vebalinin sorumluluğunu yüklüyor.

İttihad, iki mü’minin imanî kardeşlik rabıtalarıyla irtibat ve tesanüdlerinden başlayarak tâ âlem-i İslâm genişliğinde bütün Müslümanların teavün ve teşrik-i mesailerine kadar gider. Dinî cemaatlerin ittihadı “yöntem birliği” manasında olamaz. Zira bu ittihad lâzım olmadığı gibi caiz de değildir. Ancak “hedef birliği” manasında ise vaciptir. Nitekim Bediüzzaman bu hususta “Ey dinî cemiyetler! Maksadımız, dinî cemaatler maksatta ittihad etmelidirler. Mesalikte ve meşreplerde ittihad mümkün olmadığı gibi, caiz de değildir. Zira taklit yolunu açar ve ‘Neme lâzım, başkası düşünsün’ sözünü de söylettirir” 1 demektedir.

İttihad mü’minlerin kalbinde başlayacaktır. İttihad ve uhuvvet; topluma, toplumlara ve devletlere sirayet edecek ve süreç bu şekilde tamamlanacaktır.

Son gelişmeler ve hadiseler ittihad-ı İslâmın “tam zamanı”nın artık geldiğini gösteriyor. Ve bu mânânın tahakkuku noktasında dikkat edilmesi gereken çok önemli prensiplerden biri, “birbirinin şahsî kusurlarına bakıp takılmamak. Bu itibarla, her konuya bu perspektiften bakıp, ufak meselelere, hele şahsî kusurlara takılmadan ittihad-ı İslâm hedefine yönelerek onun için gayret göstermek gerekiyor.

Müslümanın idealinde olması gereken fikir; İslâm Birliği’dir. Risale-i Nur Külliyatı’nda İslâm Birliği için, “farz-ı ayn” denmiştir. Bu hakikat Risale-i Nurlar’da şöyle ifade edilir. “Bu zamanın en büyük farz vazifesi İttihad-ı İslâmdır.” “Azametli bahtsız bir kıt’anın, şanlı tali’siz bir devletin, değerli sahibsiz bir kavmin reçetesi; İttihad-ı İslâmdır.”

Üstad Bediüzzaman, Yavuz Sultan Selim’in de bu mânâdaki İttihad–ı İslâmı hedef alıp tesis etmeye çalıştığını ve kendisinin de buna ittiba ettiğini açıkça ifade eder. 

Ve Sultan Selim demiş:

“İhtilâf ü tefrika endişesi,

Kûşe-i kabrimde hatta bî karar eyler beni,

İttihadken savlet-i adayı def’a çaremiz,

İttihad etmezse millet, dağdar eyler beni...”

Allah’ın Rahmetinden ümit kesilmez.. İttihad-ı İslâmın tam zamanı gelmeye başlıyor.

Dipnot: 1- Hutbe-i Şamiye, s. 105

Okunma Sayısı: 893
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı