"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tebessüm eden güneş

Merve İRİYARI
26 Ağustos 2018, Pazar
Pencereden bakıp dışarıyı seyrediyordu. Sanki dışarısı bir fotoğraf karesi gibiydi kıpırtı yok, esinti ile uçuşan çöp poşetleri yok; yani hiçbir şey hareket etmiyor gibiydi. Sonra bir kıpırtı hissetti. Kedi yavrusu öylece oynuyordu. Çok tatlıydı. Sıcaktan haberi yoktu.

Hayvan polikliniğinde sıcaktan atak geçirenler vardı. Kortizonla düzelmeye çalışıyorlardı. Her kortizonun öldürdüğü beyin hücreleri için yas tutmaya gerek yoktu. Çünkü her gün binlerce hücresine veda töreni yapıyordu. Sıcak onlar için zorluydu.

Tarlada çalışan işçi Allah’a şükredip şükür namazı kılarken, ürünleri güneşte resmen birden boy veriyordu. İşçi onlara bakıp gülümsüyordu. Güneş onun için ne kadar değerliydi. Gelişen sebze meyveleri güneş ve sıcakla lezzetleniyordu.

Güneş, gökyüzünde en hararetli ısısıyla yer alırken; bulutlar ona yer veriyordu sanki. Işığına ve ısısına mani olmak istemiyordu.

Bu hikâyelerin sahipleri güneşi seven ya da sevmeyenler değil aslında. Güneş, eskiden çizdiğim resimlerin baş aktörü idi. Gülümseyen bir güneşim vardı benim ışıklarının biri küçük, birisi büyük çizgiden oluşan. Çünkü güneş çok değerliydi. Şimdi ise daha değerli, çünkü her an Allah’ı hatırlatıyordu.

Bu sıcakta bir rüzgâr oluyor bazen de bir güneş. Güneşe çıplak gözle bakamayız. Çünkü utanan bir mizacı var ve kızarıyor. Gözlüklerimi takınca ise onu değil de sadece yansımasını fark ediyoruz.

Allah, tabiatı yaratırken güneşi öyle bir yere yerleştirmiş ki; sanki güneş bir kâinat besini. Önemli olan bu besinin değeri. Ve bu Allah’ın elinde olunca muntazam değer kazanıyor.

Şöyle bir düzeltme yaparsam; Tabiat Risalesini okuyan adam pencereden dışarıya bakıyordu. Pencereden dışarıya bakıp sıcağı seyrediyordu. Sanki dışarısı bir fotoğraf gibiydi kıpırtı yok, esinti ile uçuşan çöp poşetleri yok; yani hiçbir şey yok; zamanı akan bir fotoğraf karesinin içerisindeydi. Sonra bir kıpırtı hissetti. Kedi yavrusu öylece oynuyordu. Çok tatlıydı. Sıcaktan haberi yoktu. Tebessüm etti adam ve okumaya ara verdiği yerden okumaya devam etti. Her şey bir Vahdet-i Vücut’a verildiği zaman herşey nasıl da çözülüyordu.

Ve artık güneş şefkatle tebessüm ediyordu...

Okunma Sayısı: 658
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı