"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hz. Muhammed (asm) bütün beşere üstad

Risale-i Nur'dan
20 Nisan 2017, Perşembe
Peygamberlerin en âhiri ve en büyükleri ve dinî ve dâveti umum nev-i beşere baktığı için ve mu’cizatça ve dince umuma faik ve bütün nev-i beşere bütün hakaikte üstadlık edip, on dört asırda, parlak bir surette ispat eden ve nev-i beşerin medar-ı iftiharı bir zatın terbiye-i esasiyelerini ve usûl-ü dinini terk eden, elbette hiçbir cihette bir nur, bir kemâl bulamaz; sukut-u mutlaka mahkûmdur. Sözler, s. 169

***

Hatemü’l - Enbiya Aleyhissalâtü Vesselâmı tanımalıyız, dinlemeliyiz.

Evet, o bürhanın şahs-ı manevîsine bak:

Sath-ı arz bir mescid, Mekke bir mihrab, Medine bir minber; o bürhan-ı bâhir olan Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâm bütün ehl-i imana imam, bütün insanlara hatib, bütün enbiyaya reis, bütün evliyaya seyyid, bütün enbiya ve evliyadan mürekkeb bir halka-i zikrin serzâkiri; bütün enbiya hayattar kökleri, bütün evliya taravettar semereleri bir şecere-i nuraniyedir ki, her bir dâvâsını, mu’cizatlarına istinad eden bütün enbiya ve kerametlerine itimad eden bütün evliya tasdik edip imza ediyorlar. Zira, o “Lâ ilâhe illallah” der, dâvâ eder. Bütün sağ ve sol, yani mazi ve müstakbel taraflarında saf tutan o nuranî zâkirler, aynı kelimeyi tekrar ederek, icma ile manen “Sadakte ve bi’l-hakkı natakte” [Doğru dedin ve söylediğin haktır] derler.

Hangi vehmin haddi var ki, böyle hesapsız imzalarla te’yid edilen bir müddeaya parmak karıştırsın.

Sözler, On Dokuzuncu Söz, Birinci Reşha

LÛ­GAT­ÇE:

bürhan-ı bâhir: Apaçık delil.

hakaik: Hakikatler.

medar-ı iftihar: İftihar kaynağı.

sath-ı arz: Yeryüzü.

serzâkir: Zikredenlerin başı.

sukût-u mutlak: Tam alçalış, tam düşüş.

***

Risale-i Nur’dan Cezaevi Mektupları

Cenab-ı Hakkın herbir ismi, ahireti ispat eder

(Dünden devam)

Yoksa, sineğin sesini işitip hakk-ı hayatını vermekle fiilen cevap verdiği halde, gök gürültüsü kuvvetinde bekaya ait hadsiz hukuk-u insaniyenin, mezkûr yirmi hakikatler lisanlarıyla edilen ve Arşı ve ferşi çınlatan duâlarını işitmemek ve o hadsiz hukuku zayi etmek ve sinek kanadının intizamı şehadetiyle, sinek kanadı kadar israf etmeyen bir hikmet bütün o hakikatlerin bağlandıkları insanî istidadatı ve ebede uzanan emelleri ve arzuları ve o istidad ve arzuları besleyen kâinatın pek çok rabıtalarını ve hakikatlerini bütün bütün israf etmek öyle bir haksızlıktır ve imkân haricinde ve zalimâne bir çirkinliktir ki, Hak ve Hafîz ve Hakîm ve Cemîl ve Rahîm isimlerine şehadet eden bütün mevcudat onu reddeder, “Yüz derece muhal ve bin vecihle mümtenidir” derler.

İşte, biz Hâlık’ımızdan haşre dair sorduğumuz suale, Hak, Hafîz, Hakîm, Cemîl, Rahîm isimleri cevap verip derler: “Biz hak ve hakikat olduğumuz gibi ve hem bize şehadet eden mevcudatın tahakkuku misillü, haşir haktır ve muhakkaktır.”

Hem madem…

Daha yazacaktım, fakat güneş gibi malûm olmasından, kısa kestim.

İşte, geçmiş misallerde ve mademlerdeki maddelere kıyasen, Cenâb-ı Hakk’ın yüz, belki bin esmasının kâinata bakan isimlerinin her birisi, nasıl ki mevcudattaki âyine ve cilveleriyle müsemmasını bedahetle ispat eder; aynen öyle de, haşri ve dâr-ı ahireti de gösterirler ve kat’iyetle ispat ederler.

(Devamı var)

Şuâlar, On Birinci Şuâ (Denizli Hapsinin Bir Meyvesi), Yedinci Mesele

LÛ­GAT­ÇE:

Hâlık: Yaratıcı, Allah.

mümteni: İmkânsız.

müsemma: İsim sahibi, isimlendirilen mana.

rabıta: Bağ.

 

Okunma Sayısı: 1660
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı