"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ölçümüz hukukun üstünlüğü olacak

20 Haziran 2018, Çarşamba 00:29
Saadet Partisi Van İl Başkanlığı yapan Özay İlhan, Saadet Partisi Van Milletvekili Adayı olarak çalışmalarına devam ediyor.

Saadet Partisi Van İl Başkanlığı yapıyordunuz. 24 Haziran seçimlerine ise milletvekili adayı olarak giriyorsunuz, bu kararı vermenizin nedeni nedir?

Türkiye siyaset, ahlak, ekonomi ve dış politika yönünden tıkanmıştır. Türkiye’nin yeni bir sese yeni bir söze yeni bir siyaset anlayışına ihtiyaç vardır. Bu ihtiyacın adresi Saadet Parti’sidir. Çünkü Saadet Partisi tertemiz bir mazinin tertemiz bir kadronun tertemiz bir geleceğin adıdır, adresidir. Yolsuzluğun rüşvetin adam kayırmanın olmadığı, yetim hakkının yetmediği tertemiz bir mazinin adıdır. Saadet Partisi yolsuzlukla zenginleşenlerin değil, fakir fukaranın hakkının korunduğu şerefli bir mazinin adıdır. Saadet Partisi Anadolu’yu kilim gibi dokuyup, uçtan uça fabrikalarla donatan bir mazinin adıdır. Saadet partisi işçinin memurunu, emeklinin asgari ücretlinin yüzünün güldüğü müreffeh bir mazinin adıdır.

Milletin aklıyla alay etmekten başka bir şey değil

20 Temmuz 2016’dan bu yana devam eden OHAL süreci-ki uygulamalar ciddî manada mağduriyetlere yol açıyor, dolayısıyla hak ihlâlleri var-hakkında ne düşünüyorsunuz?

Hükümet olağan üstü hali sürekli uzatarak, olağan hale getirdi. Seçimlere de OHAL’le girmemiz ayrı bir garabet. Böyle bir baskı ortamında seçimin adil şartlarda gitmediği de ortada. Şimdi de seçimden sonra OHAL’i kaldıracağız diyorlar. Sanki iktidarda başka bir hükümet var. Yetki sizde şimdi kaldırın işte. Kaldırın da samimiyetinizi görelim. İktidarın her defasında söylemlerini sanki muhalefet partisiymiş gibi dillendirmesi, milletin aklıyla alay etmekten başka bir şey değildir.

Hatalardan kendilerini soyutlayıp faturayı halka kestiler

Bilindiği gibi 15 Temmuz darbe teşebbüsü sonrasında ‘FETÖ’ bağlantısı sebebiyle memuriyetten ihraç edilen ve özel sektörde iş akitleri sona erdirilen binlerce insan var. ‘Bunların tabanı ibadet, ortası ticaret, tepesi ihanettir’ diye tanımladı Cumhurbaşkanı. Durum böyleyse ihanet edenlerle ibadet edenleri aynı kefeye koyamazsınız. Bu, adalet değildir. Yüz binlerce mağdur var. Şimdi bunlara ne yapacaklarını da bilemiyorlar. Kamuda yapılan ihraç operasyonu, ciddî istihbarat verileri yerine basit ihbarlar üzerine yapılınca; at izi de it izine karıştı doğal olarak. Gerçi cadı kazanına dönmüş bir istihbarat teşkilâtının verdiği raporlar ne kadar gerçekçi olur ayrı mevzu, ama başta Cumhurbaşkanı olmak üzere, devlet erkânının “çevrenizde FETÖ ile münasebeti olan kişileri ihbar edin” mesajı; kamuda adeta bir ‘FETÖ’ avı yarışına dönüştü. Devlet, milleti terör örgütlerine kanalize etmeyi bir dönem adeta devlet politikası haline getirmişken, şimdi bu örgütlerle mücadeleye başladığında, geçmişte yapılan hatalardan kendini soyutlayıp faturayı halka kesmesi ve on binlerce vatandaşı mağdur duruma düşürmesi anlamsız bir ironidir. Aslı astarı olmayan iftiralarla masum insanların cezalandırılması zulümdür. Sonuç olarak bir hukuk devletinde kabulü mümkün olmayan bu durumun da düzeltilmesi son derece elzemdir.

Bu hükümetin eline üç yerde kan bulaştı 

Türkiye’de iktidarın izlediği dış politikayı değerlendirir misiniz?

Dış politikada ise, “komşularla sıfır sorun” parolasıyla yola çıkan çıkıldı, ama şimdi etrafımızda bir tane dost ilke kalmadı. Çok hatalar yapıldı, ama hükümetin Batı yanlısı politikasını kısaca özetlemek gerekirse, şunu söyleyebiliriz: Bu hükümetin eline üç yerde kan bulaştı. Suriye’de bu hükümetin eline kan bulaşmıştır. Hükümet itidalli davransaydı Suriye’deki savaşı engelleyip oradaki sorunların siyasî yollardan düzeltilmesini sağlayabilirdi. Fakat her zaman olduğu gibi yine Siyonistlerin ve ABD’nin ipiyle kuyuya inerek Suriye’nin bu hale gelmesinde pay sahibi oldu. Dönemin Başbakanı Sayın Erdoğan, Beşşar Esad zalimiyle birlikte ailecek tatillere çıkarken, birdenbire ne olduysa, Suriye ve Esad düşman ilân edildi. O zaman “Bir haftada Şam’da Cuma namazı kılacağız” denilerek ülkemiz tarafından oradaki iç savaş kışkırtıldı, muhalif gruplara gruplar desteklendi, Türkiye’de askerî eğitim almaları sağlandı, ama gelinen noktada Suriye’de 1 milyona yakın Müslüman vefat etti. 10 milyondan fazla Suriyeli ülkesini terk etmek zorunda kaldı. Bunun vebali de bu hükümetin üzerindedir.

Sandık taşımaları için görüşünüzü alabilir miyim?

Seçimlere zaten OHAL şartlarında girerken, bir de sandıkların taşınması seçim üzerindeki şaibeleri daha da arttıracaktır. Hadi çözüm sürecinde hükümet buraların kontrolünü PKK’ya bırakmıştı. O zaman sandıklar taşınabilirdi belki, ama şimdi ne var da hükümet sandıkların taşınması kararı aldı. Yoksa kırsalda ve taşrada hâlâ kontrolü sağlayamadı mı?

Özay İlhan kimdir?

1979 yılı İzmir Kiraz doğumlu. İlk ve Orta Öğrenimimi Kiraz ve Ödemiş’te çeşitli okullarda tamamladı. 1996 yılında Yüzüncü Yıl Üniversitesi Veterinerlik Fakültesini kazanarak Van’da yaşamaya başladı. 2002 yılı Mart ayından bu yana serbest veteriner hekimliği yapan İlhan, evli ve bir çocuk babası.

RÖPORTAJ: RÜSTEM GARZANLI

rustem.garzanli@hotmail.com

 

Okunma Sayısı: 1469
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı