"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bediüzzaman, hâkimleri adalete dâvet etmiş

Rüstem GARZANLI
01 Eylül 2018, Cumartesi
Zulüm, haktan ve adaletten ayrılarak başkasına yapılan kötü muameledir.

Hadis-i Şerifte beyan edilen zulüm üç çeşittir: Bir zulüm var ki Allah onu affetmez. Bir zulüm var ki Allah onu affeder. Bir zulüm var ki Allah onun hesabını bu dünyada sorar.”

Affedilmeyen zulüm, Allah’a şirk koşanlardır. Affedilen zulüm, Allah ile kul arasında olan haklardır. Cenâb-ı Allah isterse affeder. Allah’ın bu dünyada hesabını sorduğu zulüm ise, insanların birbirlerine karşı yaptıkları kötülüklerdir. Cenâb-ı Allah o hak sahibini memnun eder, hak sahibi hakkından vazgeçerse affedilebilir. Takdir Allah’ın olsa da, rıza hakkı sahibine verilmiştir.

Sosyal hayatın içinde en fazla içtimaî meselelerle âlude olan siyasî iktidarlar, yönetimler ve idarecilerdir. Kanunu kuvvete dayandıran da bu kesimdir. Kanun kuvvette olursa kanunsuzluk olur. Bediüzzaman Hazretleri bunun için ”Kuvvet kanunda olmalıdır” demiş.

Haksızlık ve zulüm sadece siyasilerin yaptıkları ile sınırlı değildir, zulme iştirak eden ve sessiz kalanlar da zulme tabidirler.

Hz. Ali, (ra) “Zulmün iki temel unsuru vardır: Birisi zalim, diğeri de mazlûmdur. Zalim zulmettiği için, mazlûm da zulme rıza gösterdiği için hesaba çekilir.” Zalim, ister mü’min olsun, ister müşrik olsun kim olursa olsun zalim zalimdir, zulmedenlere kalben bile meyletmemek lâzımdır. İslâm, zalimin zulmüne imkân tanımıyor, çünkü “Zulme rıza zulümdür” taraftar olsa zalimdir.

Zulüm ne kadar acımasız ve ne kadar büyük bir cürüm olduğu, Hazreti Bediüzzaman ve talebeleri üzerinde bir örnek vermek istiyorum.

Bediüzzaman Hazretleri, 1925 yılında Van’ın Erek Dağı’nda inzivaya çekilmiş bir hâlde iken zamanın idarecileri tarafından Burdur’a, oradan da Isparta’ya, Isparta’dan da 1926 yılında Barla nahiyesine sürgün edilir. Barla’da sekiz sene kalır. 1934’te tekrar Isparta’ya sürgün edilir.

Bediüzzaman’ın Kur’ân’a olan hizmetinden dolayı, rahatsız olan ceberrut idareciler basit bahanelerle onun vücudunu ortadan kaldırmak isterler. Risale-i Nur’un talebesi olmayan, Eğirdir’li bir adamın yanında bulunduran bir mektup için, jandarma çavuşuyla vukuatsız bir münakaşayı büyük bir hadise gibi telâkkî eden Isparta müddeiumumîsi, Bediüzzaman ve 120 talebesini kanaat-i vicdaniye ile tutuklamak üzere elleri kelepçeli olarak Eskişehir Hapishanesi’ne gönderilir.

Eskişehir Mahkemesi cezayı gerektirecek hiçbir sebep bulamadan bir tesettür mes’elesine dair Yirmi Dördüncü Lem’ânın on beş kelimesini sebep göstererek “Dört ay mahkeme tahkikinden sonra, on beş bîçareden başka, bütün beraat kazanmakla, masumiyetleri tahakkuk eden, yüzden ziyade adamlara binler lira zarar vermek, hangi kanun iledir. Böyle imkânatı vukuat yerinde istimal etmek hangi usûl iledir? Ve Denizli’de dokuz ay tetkikten sonra, beraat kazanan yetmiş bîçarelere binler lira zarar vermek, adaletin hangi düsturu iledir?” 1, İddianameye karşı itiraz ederek, hâkimleri adalet-i hakikiyeye dâvet etmiştir.

Dün olduğu gibi bugün de dünyanın birçok yerlerinde bilhassa İslâm ülkelerinde zulümlerin ardı arkası kesilmiyor. Suriye, Irak, Libya, Lübnan, Yemen, Arakan ve hâkezâ…. Birçok İslâm devletlerinde sömürü ve zulüm düzeni devam ediyor, mazlûm insanlar öldürülüyor.

 Herhangi bir insana bir haksızlık yapıldığı zaman tepki gösterilmesi ve onun üzerinden o zulmün kaldırılması insanlığın ve Müslümanlığın asıl görevidir.

“Bir zulüm var ki, Cenâb-ı Allah onun hesabını bu dünyada sorar.” Bu da insanların birbirlerine yaptıkları kötülüklerdir. Umarım ki bu hesapla kimse kimseyle karşılaşmasın….

Dipnotlar:

1- Şuâlar, 14. Şuâ, s. 555.

Okunma Sayısı: 2519
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı