"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İran’da neler oluyor?

Şükrü BULUT
05 Ocak 2018, Cuma
Dokuz sene sonra İran yeniden karıştı veya karıştırıldı. Ahmedi Necat´ın seçimlere hile karıştırdığı iddiasıyla başlatılan kargaşalarda, on üç insan vefat etmişti.

Yeni yılın arefesinde, Tahran’ın kuzeydoğusundaki büyük şehir Meşhed´de fitili çekilen hadiselerde, şimdiye kadar (03.01.2018) otuza yakın İranlı can verdi. Daha çok emniyet güçleri ve hatta devrim muhafızlarının hedeflendiği olaylarda, polisin kurşunlarına kurban gidenler de var.

1970’lerin sonundan itibaren, belki de Humeyni´den bu yana; Batılı global terör organizatörlerinin İran’da, rejim değişikliği bahanesi altında her türlü karışıklıkların peşinde olduklarını biliyoruz. Zaman zaman bu manzaralara Avrupa metropollerinin başkentlerinde de şahit olduk. 1950´li yıllarda meşrûti idarenin temsilcisi Musaddık´ı deviren bu global cereyanlar, Rıza Pehlevi´nin yerine Humeyni´yi Paris´ten getirdiklerini de inkâr etmiyorlar. Devirmek için neoliberal ve neocon ittifaklarını (karşıtları oldukları halde) devreye sokanlar, İran´ın diğer Ortadoğu ülkelerinden çok faklı olduğunu gecikmeli öğrenecekler gibi... Netanyahu´nun dolmuşuna binen Trump da neoliberallerin yaktığı ateşte mısırını pişirme derdine düşmüş görünüyor...

KOMÜNİZM GERi Mİ DÖNÜYOR...

Batının hatırı sayılır medyasında bilimsel Marksizme yapılan övgüleri okuduğumda, Marksist ihtilâlcilerin dünyanın zayıf halkalarında sınıf kavgasını yeniden başlatacakları endişesini duymuştum.

Nitekim Fas’tan sonra İran’da halkı sokağa çağıranların sosyal hayatı ve maişeti slogan olarak kullanmaları; bu köşede daha önce de seslendirdiğimiz endişelerimizdeki haklılığı gösteriyor: İşsizlik, zamlar, ücretler...

Bu sloganla Meşhed´de toplanan göstericilerin, işi “Hasan Ruhaniýe ölüm” noktasına getirmeleri ilginçtir. Arap baharı ve diğer turuncu devrimlerde olduğu gibi göstericiler sosyal medya üzerinden organize oluyorlar.

Hadiseye yalnızca İran´da rejim değişikliği adesesinden bakanlar yanılacaklardır. Global devrimcilerin İran’ı zayıf zannettikleri bu mevsimdeki hücumu, İran ile sınırlı kalmayacak. En kısa zamanda çevre ülkelere de sıçrayabilir. Zira arkalarındaki neoliberallerin yüzlerce milyar dolar tutarındaki desteğini küçümsemek, global Marksist ihtilâle teslim olmak anlamına da gelebilir. İhtilâlcilerin burada; Kuzey´de Türk ırkçılığını, Kirmanşah´ta Kürk ırkçılığını ve güneyde Arap ırkçılığını (İran´ın yüzde 4’ü Araptır) kullandıklarını bilenler İran´a müdahele etmek isteyenlerin ne kadar global çalıştıklarını göreceklerdir. 

İran rejiminin içeride ve dışarıda yaptığı yanlışları başka zamana bırakalım. Neoconların BOP projesine Rusya ile birlikte mani olan İran´a global devrimci sermayenin düşmanlığı hiç bitmeyecektir. Bilhassa Tel Aviv ile Hazar arasındaki koridora mani olmaları, en büyük günahları olarak kapalı devrelerde dillendiriliyor. Fars milliyetçiliği, hilâfet Şialığı ve siyasal İslâmcılık damarlarını bu defa işletemeyen düşmanları işi yeniden neoliberallere havale ediyorlar. Uzun süre devam ettiği takdirde, bu kargaşaların yıkıcı sonuçları mutlaka ortaya çıkacaktır. Fakat duâmız, İran’ın şu küçük musîbetlerden hayırlı dersler çıkararak, İslâm dünyasına zarar vermek isteyen Marksistlere imkân tanımamasıdır.

İRAN´IN YAPACAKLARI...

Bugünkü idarede, Hulefa-yı Raşidinin tatbik ettiği bazı hürriyetlere halkın ulaşamaması, Cumhuriyetinin başına (İslâm) ibaresi getirmiş bir İran´a elbette yakışmaz. Seçilmiş devlet başkanı ile devletin ruhanî reisi arasındaki gizli çatışmayı idareciler mutlaka bitirmek durumundalar. Daha çok sembolik, hakem ve halk adına yanlışlığa itiraza hakkı olan ruhani reisin, halkça seçilecek ulema meclislerinin reyleri ile seçilmesi, bu gizli çatlağı giderir kanaatindeyiz.

Demokrasinin bir küfür rejimi olmadığını İran idaresi de kabul ediyor. İslâm şeriatının yasaklamadığı Batı demokrasilerindeki güzellikleri İran milleti alabilecek kapasitededir. Rejimin din adına halka uyguladığı bazı baskılar da global fitnenin işini kolaylaştırıyor. İslâmiyetin cebre, zorbalığa ve kanun kuvveti ile ibadete sebep gösterildiği bu ülkenin çocukları, İran dışına çıktıklarında dinden iyice soğuyarak dinsizliğe yaklaşıyorlar. İran´ı vatan millet ve İslâmiyet bütünlüğü içerisinde sevenlerin, bazı müsbet değişikliklere gitmesi gerekiyor. 

İran´ın artık mezhep refleksiyle idare edilemeyeceğini, uleması mutlaka hissediyordur. İslâm dünyası ile Şia formatı üzerinden zinhar münasebet kurmaması gereken İran, kısa bir zamanda demokratik bir devlet statüsü ile Müslüman ülkeler nezdinde kabul göreceğini tüm dünya kamuoyu tasdik ediyor. Bu çerçevede İran´ın ; Yemen´deki politikasını değiştirerek binlerce masumun ölmelerini engellemesi , İslâmın izzetini yükseltecektir. Körfez´deki İngiliz-neocon ittifakını, Yemen meselesini İslâm Konferansına taşıyarak parçalayabilecek İran´a bu hususta çok önemli vazifeler düştüğünü, hadiselerin iç yüzünü bilenler defalarca tekrarladılar.

Hülâsa İran; hem ekonomisini, hem demokrasisini ve hem de dünyadaki itibarını düzeltecek bir imtihanın eşiğine gelmiş durumdadır. Yıkımlara yol açmayacağını umduğumuz şu sarsıntılardan tam ders alarak çıkacak İran´a, tüm İslâm âleminin ihtiyaç duyuyacağını şimdiden söyleyebiliriz.

Okunma Sayısı: 2891
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Zeliha ozpamukcu

    6.1.2018 12:06:00

    Oranın bu mücadelede yanlız olmadığını hissetmesi gerekiyor.eminim üstadımin dönüp Hristiyan olamaz dinsiz de kalamaz dediği Rusya yine İran a bu anlamda bir katkı sağlayacaktır inşaallah

  • Abdurrahman KOÇAK

    5.1.2018 09:04:06

    Bu sorunların tek çözümü kamil manada demokrasiye geçmektedir.Başka ve farklı çözümü yoktur.Tüm devletlerin, milletlerin üzerinde düşünüp hayata geçirmeleri gerekmektedir. İletişimin bu kadar ileri olduğu ve dahada gelişim göstereceği bu dünyada yegane çözümdür demokrasi.

  • Av. Ahmet Danışmaz, LL.M.

    5.1.2018 02:23:07

    Eklenecek bir şey bırakmamışsınız. Evet, inşallah bu sıkıntılar İran’ın gerçek bir demokratik hukuk devleti olmasına vesile olur. Aslında İran’daki bu olay gösteriyor ki; proje çok daha büyük ve maalesef Türkiye’yi de içeriyor.

  • Hakan

    5.1.2018 01:48:02

    kaleminize saglik. fevkalade doyurucu bir analiz olmus.tebrik ediyorum.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı