"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Namazdan sonra neden tesbih çekeriz?

Süleyman KÖSMENE
09 Ağustos 2018, Perşembe
Edirne Uzunköprü’den Burhan Bey: “Burada yaz kursu için camiye gelen öğrenciler soruyor: ‘Namazlardan sonra neden tespih çekeriz? Neden duâ ederiz? Allah erkek mi? İhlâs Sûresi’nde Allah’ın isim ve sıfatları neden erkek zamiriyle geçiyor?”

TESBİH ÇEKMEK SÜNNETTİR   

1-Tespih sünnettir. Biz Müslümanlar ibadet konusunda kendimizden bir şey uydurup yapmayız. Yaptıklarımız, Peygamber Efendimiz’in (asm) yaptıkları ve ümmetine emrettikleridir. Nasıl yapmışsa bir harfini bile değiştirmeden aynen öyle yaparız. Nasıl sorusunu sorarız. Ama neden sorusunu sormayız. Bizim için, din ve ibadet hususunda, bir şeyi Peygamber Efendimiz’in (asm) yapmış olması önemlidir.

2- Çünkü dinin ve ibadetlerin formatı doğrudan vahiy tarafından belirlenmiştir. Yani dinin ve ibadetlerin şekli, biçimi, yapılış tarzı, nelerin nerede nasıl okunacağı, nerede nasıl hareket edeceğimiz doğrudan Allah’ın emirleriyle belirlenmiştir. İçine beşer sözü ve beşer düşünüşü girmemiştir. Esasen içine beşer sözü ve beşer düşünüşü girmiş olsaydı biz ona din ve ibadet demezdik.

YAZILIM MİSALİ  

Buna şöyle bir misal verelim: Bilgisayar dünyasını tanıyoruz, değil mi? Bilgisayarı biz yazılımlar üzerinden kullanıyoruz. Windows, android, linuks… gibi işletim sistemleri… Dahası office, word, exel, oyunlar, virüs koruma… gibi amacımıza hizmet eden çok sayıda yazılımlar olmasaydı, elimizdeki adına bilgisayar denilen mekanik kutu hiçbir işimize yaramazdı. Bir ışıklı takozdan ibaret kalırdı.

Şimdi bilgisayarcı değilsek, sadece kullanıcı isek, yazılımlarla ilgili olarak neden sorusunu sorabiliyor muyuz? Orada bilmediğimiz birçok kelimeler var, işaretler var, simgeler var; neden o öyle, bu böyle, şu şöyle? Bizi ilgilendirmiyor. Bizi yazılımın işimizi görmesinden başka hiçbir şey ilgilendirmiyor. Oradaki yazı neden Latince, dil neden İngilizce, Türkçesi nedir; sormak aklımıza bile gelmiyor. Bu bir formattır; orasını, burasını değiştirdiğimizde işe yaramaz. Yazılımcı nasıl yazdıysa, milim değiştirmeden aynen kullanıyoruz.

İşte ibadetler de böyledir. Tabir caizse birer yazılımdır. Yaratıcı nasıl yazmışsa, nasıl göndermişse, formatını nasıl çizmişse aynen öyle yapmamız lâzım. Milim değiştirdiğimizde o ibadet olmaktan çıkar. Neden öyle, neden böyle? Bitmeyen soruların tek cevabı vardır: Bu Hâlık’ımız tarafından yazılmıştır. Biz bu yazılımı değiştirmeden, aynen kalıp olarak, paket olarak alıp uygulamakla mükellefiz.

AKIL HİKMET İSTER  

3- Öte yandan, neden ve niçin sorularını soran aklımızdır. Ona da bir cevap versek fena olmaz. Bu yönden işin hikmetini de öğrenmek isteriz. Namazdan sonra tespih çekmemizin bir hikmeti, günahlarımızdan arınmaktır. Peygamber Efendimiz (asm), namazın sadece tespih kısmının, denizköpüğünün baloncukları sayısınca günahımız olsa da bağışlanmaya vesile olacağını müjdelemiştir. 1 Büyük bir müjdedir. İki dakikamızı almayan ve sadece dilimizle çekiverdiğimiz bir tespihle dünya kadar günahımızın bağışlanması, Allah’ın kereminin, merhametinin ve rahmetinin üzerimizdeki coşkunluğunu gösterir. Bundan istifade etmek, yarın mahşerde hesap vermek sıkıntısından kan ter içine girmekten çok daha iyidir. (Sadece tespihte bu kadar feyiz ve bereket olsa, namazın ahiret için feyzini ve bereketini artık düşünün!)

4- Namazdan sonra çektiğimiz tespihler namazın çekirdekleri mahiyetindedirler. Namazın tamamlayıcısıdırlar. Namazın özetidirler. O sebeple bu mübarek kelimeler, yani Sübhanallah, Elhamdülillah ve Allahuekber kelimeleri namazın içinde her tarafta bulunuyorlar.2 Dolayısıyla namazdan sonra tespih çekmekle, namazdan ayrılırken namazı tespih, hamd ve tekbirle bir kez daha özetleyerek ibadetimizi Allah’a arz etmiş oluyoruz.

HER AN DUÂYA İHTİYACIMIZ VAR 

5- İbadet yapmak, namaz kılmak ve tespih çekmek kâinatın ritmine uymaktır. Kâinatta her şey Allah’a secde eder, her şey Allah’ı tespih eder. Kur’ân der ki: “Kâinatta Allah’ı tespih etmeyen hiçbir nesne yoktur. Fakat onların tespihlerini siz anlamazsınız.”3 “Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ı tespih eder.”4

6- Namazdan ve tesbihten sonra ellerini Allah’ın dergâhına açıp her ne ihtiyacın varsa istemek de sünnettir. Burada duânın bir kalıbı, bir şartı yoktur. Serbest cümlelerimizle, kalbimizin erdiği kadar, dilimizin döndüğü kadar Allah’tan isteriz. Bu duâ inşallah reddolunmaz.

7- Bütün cinsleri yaratan Allah cinsiyeti olmaktan münezzehtir. O erkek veya dişi değildir. O’nun isim ve sıfatlarının erkek zamiriyle gelmesi sadece dilin kifayetsizliğindendir.

Dipnotlar:

1- Buhârî, Bed’ü’l-halk 11; Daavât 64, 65; Müslim, Zikir 28.

2- Bediüzzaman, Sözler, s. 71.

3- İsra Sûresi: 44.

4- Haşr Sûresi: 1; Saf Sûresi: 1. 

Okunma Sayısı: 2392
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı