"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bir şefkat ve fedakarlık örneği daha: "O mutlu olunca biz de mutlu oluyoruz"

12 Mayıs 2018, Cumartesi 23:59
Yozgat'ta 40 yaşındaki Tekmile İbiş, göz temasıyla iletişim kurabildiği, sadece "anne" diyebilen zihinsel ve bedensel engelli oğlu İbrahim'i bir an olsun yalnız bırakmıyor.

Yozgat'ta 40 yaşındaki Tekmile İbiş, ömrünü adadığı zihinsel ve bedensel engelli oğluna 18 yıldır bir bebek gibi bakıyor.

İbiş, doğuştan zihinsel ve bedensel engelli 18 yaşındaki İbrahim'i bir an olsun yalnız bırakmıyor. Sadece "anne" diyebilen oğluyla göz temasıyla iletişim kurabilen İbiş, evladının tedavisi için sık sık Ankara, İstanbul, Antalya ve Kayseri'deki hastanelere gitmek zorunda kalıyor.

Otobüsle yolculuk yapmakta zorlanan oğlu için 5 yıl önce araç kullanmayı öğrenip ehliyet alan İbiş, İbrahim'in rahatsızlığı nedeniyle yakınlarının düğün ve cenazesine dahi gidemiyor.

Anne Tekmile İbiş, açıklamada, İbrahim'in ilk çocuğu olduğunu belirterek, "Tek yumurta ikizi, diğeri doğmadan ölüyor, İbrahim'in beyinde küçük bir hasar bırakıyor. İbrahim'in hastalığını 6 aylıkken fark ettik. 2,5 yaşına kadar İbrahim çok iyiydi daha sonra nöbet geçirmeye başladı." dedi.

Tedavi için 10 yıldır Kayseri'ye gidip geldiklerini anlatan İbiş, "Sürekli yattığı için omurgasında kayma yaşandı, skolyoz ameliyatı yaptırdım. İbrahim'e en güzel şekilde bakmaya çalışıyoruz. O bizim evimizin gülü. 16 yaşında bir oğlum, 8 yaşında bir kızım daha var. Onlar da ağabeylerini çok sever ve ilgilenirler." diye konuştu.

"O mutlu olunca biz de mutlu oluyoruz"

İbrahim'in küçük çocuk gibi ilgi istediğine değinen İbiş, şöyle devam etti:

"Karnını doyur, altını değiştir, kaldır, gazını çıkart, haliyle sıkılıyor evde, dışarı götürüp gezdiriyoruz. Rahatsızlıkları oluyor, bünyesi zayıf olduğu için çok çabuk hastalanıyor, onun için temizliğine çok dikkat ediyorum. İbrahim'e diğer çocuklarımın iki katı ilgi gösteriyorum. İbrahim'in fizik tedavisini yaptırıyorum. Dışarı çıkarıp gezdiriyorum. Bizim sosyal hayatımız İbrahim. Yedir, içir, kaldır. O mutlu olunca biz de mutlu oluyoruz. İbrahim hasta olduğu zaman dünya kararıyor, başımıza geçiyor. Sosyal hayatımız yok, düğün, bayram, cenaze, dışarı çıkamıyoruz. Dışarıda bir saat en fazla iki saat kalıyoruz."

İbiş, eşinin özel bir şirkette çalıştığını, bu nedenle İbrahim ile daha çok kendisinin ilgilenmek durumunda kaldığını dile getirdi.

***

Okumak için tıklayınız:

Onlara sakın 'öf' bile deme!

Annelerimizi ve Babalarımızı nasıl seversek Allah'ın rızasına uygun şekilde sevmiş oluruz?

Sırtında taşıyor; 12 yıldır bebek gibi bakıyor: ''Oğlumdan çok razıyım"

Oğlum bana sadece ‘anne’ desin

***

Titrenecek bir hukuk: Anne - baba hukuku

“Anne-baba hukukunu gözetmemenin neticeleri nelerdir?”

Devamını okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/gundem/titrenecek-bir-hukuk-anne-baba-hukuku_396272

Her gün annesinin ayaklarını öpüyor...

7 yıl önce kanserden vefat eden babasına ölünceye kadar bakan Şanlıurfalı Mustafa Hamamcı şimdi de yatalak annesine bakıyor.

Devamını okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/foto-galeri/her-gun-annesinin-ayaklarini-opuyor_396279

AA

Etiketler: anne, anneler günü
Okunma Sayısı: 1156
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı