"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İstanbul’a sultan...

Zeynep ÇAKIR
22 Ocak 2019, Salı
Asıl adı Hâlid bin Zeyd. Biz ise onu hep Ebu Eyyûb el-Ensarî olarak biliyoruz.

Fakat öyle de demiyor, Eyüp Sultan tesmiye ederek mâneviyat ve gönüller sultanı büyük sahabenin hakettiği hürmeti hem ismine verdiğimiz unvan ve hem de her gün binleri aşan ziyaretçileriyle makamına gelerek gösteriyoruz. 

Istanbul’da her şey değişir, lakin Eyüp Sultanın o mânevi ve uhrevi havası daima hayattardır. Zira her karış toprağında var olan türbe, sahabi makamı, cami, mescid, mezarlıklar, selviler, dergâh, imaret, tekkeler, çeşmeler, eski mütevazı fakir ama mümin muttaki insanların yaşadığı ahşap sevimli evlerden sizi fenadan alıp ukbaya çağıran bir davet vardır... 

Bu saydıklarımın bir çoğu el değiştirse, restore edilse, ya da ara ara harap ve virane olanları görülse de Eyüp Sultan bu dünyadan el etek çektirecek, ruha inşirah verecek hasiyetiyle mânevi alemlerin miftahıdır. 

Nasıl olmasın; semt fetihden önce fethin nişanesi bir hususiyete haiz olma şerefini üstlenmiştir. 

Hâlid bin Zeyd, Ebu Eyyûb el- Ensarî Akabe Biatında İslamla şereflenmiş, Hicrette; Hz. Peygamber’in (asm) devesi Kusva’nın evinin önünde çökmesiyle kâinatın en şerefli insanını, Resulü Ekrem’i (asm) evini 7 ay süren misafirlikle şereflendirmiş, Medineli ensarın en itibarlı bahtiyar büyüklerinden... 

Hz. Peygamberle birlikte bütün gazvelere katılmış. Emeviler döneminde ise 80 yaşında bir ihtiyar olmasına rağmen İstanbul kuşatmasına katılan ordu ile surların önünde cihat meydanında yer almış.

Ve orada hastalanıp şehid düştüğünde yine kendi vasiyeti olan; “Beni ordunun gidebildiği en uç noktaya gömün” arzusu üzerine şimdi türbesinin olduğu mekâna defnedilmiş. 

Ve asırlar sonra, yani tam 7 asır sonra bu kez İstanbul’un fethi Sultan Mehmet Fatih’e nasip ve müyesser olunca onun hocası, yani bir başka mâneviyat sultanı Akşemseddin’in kerametiyle şehit düştüğü ve defnedildiği bugünkü makamı keşfedilmiş... Fatih Sultan Mehmet de İstanbul’u İslambol yapan mührü Ayasofya’yi camiye çevirerek şehrin kalbine kazırken, Eyyup Sultan makamının olduğu yere de bir cami ve bu büyük sahabeye hürmetle bir türbe inşa ettirerek şehri mânevi olarak koruyan çerçeveleyen bir mâneviyat kalesi haline getirmiş ve İstanbul’a sultan eylemiş...

Okunma Sayısı: 1657
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı