Detaylı bilgi için TIKLAYIN
      "Gerçekten" haber verir 27 Ocak 2006

Eski tarihli sayılar

 
 

Haberler

 

Erdoğan: Zapsu’nun eşi bizi bağlamaz

Başbakan Erdoğan, danışmanı Cüneyt Zapsu’nun eşinin bir grupla birlikte camide namaz kılmasıyla ilgili sorular üzerine, “Bazıları, adeta kendileri için kalkıp partimizdeki benim danışmanım olan arkadaşımın eşiyle ilgili olayı alıp bunu AK Parti’ye mal etme gayretleri içine giriyorlar.

Bu çok yanlış bir şey. Bu bir ailenin kendi hukukunu adeta zedeleme yoludur, çok çirkindir” dedi.

27.01.2006


 

Bürokrasi ve yargıda ciddî bir direnç var

Yenİ Asya’nIn sorularını cevaplayan İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Yusuf Alataş, “1999’dan beri çeşitli yasa değişiklikleri yapıldı. Amaç daha fazla özgürlüktü; şok edici ve rahatsız edici de olsa buna tahammül edilmesi ve hoşgörü ortamına katkı olmasıydı. AİHM yıllardan beri bu ölçüleri kullanıyor. Fakat bürokraside ve devlet kurumlarında bunlara direnç var. Yargıda daha ciddi bir direnç var” şeklinde konuştu.

Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Yiğit Alpagon’un TCK 301. maddesinin değiştirilmesine karşı çıkmasını da değerlendiren Alataş, “en büyük problem kendini askere itaat etme mecburiyetini gören sivillerdedir” dedi.

PAMUK DÂVÂSI SADECE

“BİR” SORUNU ÇÖZDÜ

Orhan Pamuk dâvâsının düşmesinin TCK 301. maddesinin muhtevası ve Türkiye’de düşünce özgürlüğünün daha geniş tutulması gerektiği yönündeki bir yaklaşımın ürünü olmadığını söyleyen Yusuf Alataş, “Bu sadece teknik bir konuydu. Adalet bakanlığının izni olmadığı için dâvâ düşürülmüştür. Yoksa söylenenler ifade özgürlüğü içinde söylenmiştir şeklinde bir değerlendirme olmadığı için Türkiye’deki ifade özgürlüğü ile ilgili soruna pozitif anlamda bir etkisi yoktur. Sadece bir sorun çözümlenmiştir. O da kişi ile ilgili bir sorundur. Yapılan iş olumlu ama ifade özgürlüğü açısından yeterli değildir” dedi.

MGK’NIN 301 GÖRÜŞÜ

Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Yiğit Alpagon’un ABD ziyareti esnasında TCK 301. madde ile ilgili görüşlerini de değerlendiren Alataş, demokratikleşme açısından asıl korkulması gerekenin ‘üniformasız askerler’ olduğunu, sivillerin askerlere karşı gerekli iradeyi göstermesinin beklendiğini ifade etti.

Alataş, “Temel olarak özgürlükler ile askerler arasında problem vardır. Zira, askerî kurum disipliner bir kurumdur. Orada özgürlük değil itaat geçerlidir. MGK Genel Sekreteri ilk sivil genel sekreter diye biliniyor, ama buradaki sivil kelimesini tırnak içine almak lâzım. Burada kurumsal kimlik önemlidir. Bunun başındakinin sivil olup olmamasının bizim ülkemizde çok önemi yoktur. Asıl korkulması gerek üniformasız askerlerdir. Yani sivil olup askerden fazla asker gibi düşünenlerdedir. Üniformalıların konumunu, görevini herkes biliyor. Ancak üniformasızlar daha pervasızdır. Yani MGK’ya biz sivil bir kurul mu diyeceğiz? Kesinlikle değildir. Genel sekreterlik de sivilin yönetimindeki bir sekreterlik kesinlikle değildir” şeklinde konuştu.

Demokratik ülkelerde askerin söylemlerinin herhangi bir kurumun söylemlerinden farklı bir ağırlığı olmadığına dikkat çeken Alataş, “Ama Türkiye’de askerin söylemi bir nevi talimat olarak algılanır. Problem de buradadır. Algılayıcılardadır problem. Bu son derece yanlıştır. Asker açıklamalarını yaparken dikkatli olmalıdır. Askerin her açıklaması silâhlı bir güç olduğu için topluma bir dayatma olarak algılanabilir. Buna dikkat edilmesi gerekir. Ama bence asıl problem devletin diğer aygıtlarının algılamasında vardır. Problem askere itaat etme mecburiyetini gören sivillerdedir. Demokratik bir ülke isek siviller yani hükümet buna ve her türlü özgürlüğü kısıtlayıcı görüşe direnmelidir” dedi.

Genelge çözüm değil

Adalet Bakanlığınca savcılara gönderilen genelgeyi de değerlendiren Alataş, bunun çözüm olmadığını söyledi. Devlet kurumlarında resmî ideolojiden kaynaklanan bir direnç olduğunu vurgulayan Alataş, “1999’dan beri çeşitli yasa değişiklikleri yapıldı. Amaç daha fazla özgürlüktü şok edici ve rahatsız edici de olsa buna tahammül edilmesi ve hoşgörü ortamına katkı olmasıydı. AİHM yıllardan beri bu ölçüleri kullanıyor. Fakat bürokraside ve devlet kurumlarında bunlara direnç var. Yargıda daha ciddî bir direnç var. Bunun da sebebi yargıç ve savcıların atanmasındaki tek yönlülükten kaynaklanıyor. Şimdi gelinen nokta bu dar kadrolaşmanın sonucudur. Dolayısıyla yargıda ideolojik bir duruş var. Bu duruş resmî ideoloji duruşudur” dedi.

Çözüm için çeşitli yolar olduğunu belirten Alataş şöyle konuştu: “Hakim ve savcılar için sicil tutulur. Görevlerinde yükselmeleri ve atamaları gerçekleştirilirken bu sicil dosyaları esas alınır. Temel sicil faktörlerinden bir tanesi hak ve özgürlüklere, insan haklarına takındığı tavır olabilir. Böyle bir şey yok. Bunu koyarsanız sonuçta herkes mesleğini en iyi şekilde yapıp terfi etmek ister. Bu çözümlerden bir tanesidir.

“Böyle bir genelge aslında bakarsanız rahatsız edicidir. Çünkü yargı fonksiyonlarını yerine getirenlere genelge gönderilmesi demokratik ülkelerde kuşkuyla karşılanır. Böyle yapacağımıza gerçek bir eğitimden geçirilmesi gerekir. Bu eğitim de lâf veya proje olsun diye değil gerçek mânâda yapılmalı. Sadece yargıç ve savcılara değil bunları yetiştirenleri de tartışmalı maddelerin nasıl uygulanacağına ve nasıl anlaşılması gerektiğine ilişkin teknik eğitimler verilmeli. ‘TCK 301 veya 216. maddeyi düşünce ve ifade hürriyetini kısıtlayıcı bir şekilde yorumlayamazsınız’ denirse daha etkili olur. Çünkü yasa yeni çıktı. Kamuoyunda da çok tartışılmadı. Bu eğitim kuru bir eğitimden ziyade yasaların özgürlükler lehine yorumlanması için cesaret vermeli. Doğru olanın bu olduğu anlatılmalı. Sırf hükümetin siyasî isteğiyle değil sırf AB’yi memnun etmek için değil bu ülkenin demokrasi ve hukuku için bunun gerekli olduğuna inandırmak lâzım yargıç ve savcıları.”

Kemal Benek

27.01.2006


 

Geç kalınmış bir plan

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül Kıbrıs’la ilgili 10 maddeden oluşan “eylem planı”nı açıkladı. Gül “Önerinin ana fikri Kıbrıs’ta iki tarafa yönelik kısıtlamaların kaldırılması, taraflar arasındaki farklılıkların azaltılması suretiyle sosyo-ekonomik kalkınmanın teşviki ve özlü kazanımlar sağlanması” dedi.

Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Uluslar arası İlişkiler Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mehmet Hasgüler, “Geç kalınmış bir plan. Her şeyden önemlisi iki tarafı da mutlu edecek yeterlikte değil” yorumunu yaptı.

Hasgüler: Ortada çözüm yok

Türkiye’nin yaklaşımını “Avrupa istiyor” olarak değerlendiren Hasgüler, “Oysaki amaç Avrupa’ya Amerika’ya sempatik gözükmek değil, Kıbrıs’ta iki taraflı doğru çözüme ulaşmak olmalı. Gösteriye gerek yok” dedi. Hasgüler’e göre eylem planından özellikle Kıbrıslı Rumların yarar sağlaması mümkün değil.

24 Nisan 2004 tarihli referandumda Kofi Annan’ın Planının Rumlar tarafından reddedilmesini ve Türkler tarafından kabul edilmesini hatırlatan Hasgüler “Türkler o zaman da Avrupa tarafından sempati topladı. Ancak ortada değişen hiçbir şey yok “ dedi.

Tasos Papadapulos ile Mehmet Ali Talat’ın yaklaşımlarını ise “İngiltere ile görüşebilmek için rekabetçi bir tavır izliyorlar ancak göz ardı edilen nokta, Kıbrıs’a uygulanan izolasyon anlaşmalarının altında İngiltere’nin de imzasının olmasıdır” dedi ve İngiltere’den çözüm beklemenin hayal olduğunu savundu:

* BM ve Avrupa Komisyonu’nun Kıbrıs Türk tarafına sağlayacağı destek, önerilen tedbirlerin uygulanmasını kolaylaştırmaya yardımcı olacaktır.

* Eylem planı tarafların hukukî ve siyasî pozisyonlarına halel getirmeyecektir. Plan, adada kapsamlı çözüm perspektifinden, gerçek işbirliği ve karşılıklı güven oluşturmayı amaçlamaktadır. (bia)

27.01.2006


 

Gül: Reform sürecine bağlıyız

Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Türkiye’nin AB’ye katılmak için uyguladığı reform sürecine bağlı olduğunu ve reformları bu yıl yerine getireceğini söyledi.

Gül, Reuters’a verdiği demeçte, ‘’herhangi bir kriz görmüyorum çünkü biz reform sürecine bağlıyız ve bu sürecin ilerlediğini görmeye kararlıyız. Bu bizim için önemli, çünkü biz halkımıza söz verdik’’ dedi.

Avusturya’nın AB dönem başkanlığını üstlenmiş olmasından endişe duymadığını belirten Gül, ‘’Avusturya hükümeti her şeyi objektif ve sorumlu bir biçimde yürütüyor’’ dedi ve tarama sürecinin ‘’bazı bölümlerine Avusturya’nın dönem başkanlığı döneminde başlayabileceğimize inanıyorum’’ diye konuştu.

Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Gül, ‘’iniş çıkışlar olabilir. Bazı sorunlar olabilir ve bunlar zaman alabilir ama biz bu sorunları çok ciddiyetle ele alıyoruz ve hükümetimiz AB süreci ve bu sürecin tamamlanması konusunda çok ciddidir’’ dedi.

Türkiye’nin Kıbrıs sorununun çözümü konusunda çok ‘’samimi’’ bir girişimde bulunduğunu belirten Gül, azınlık vakıfları ile ilgili yasanın da bu yıl meclise gönderileceğini kaydetti. ‘’Gerek görülmesi durumunda ceza kanununun da değiştirileceğini’’ belirten Gül, ‘’Ama şu anda yasa işliyor. (Orhan) Pamuk hapse gönderilmedi’’ dedi. Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Gül, Orhan Pamuk davasının Türkiye’nin imajını zedelediğini söyledi. (aa)

Papadapulos: Yeniden ısıtılmış yemek gibi

Güney Kıbrıs Yönetimi ise öneriyi “yeniden ısıtılmış yemek” olarak yorumladı. Papadapulos planda “yeni bir şey yok” diyerek teklifi geri çevirdi.

Brok: Teklif yeni bir şey getirmiyor

Avrupa Parlamentosu (AP) Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Elmar Brok ise Türkiye’nin getirdiği teklifinin yeni bir nokta barındırmadığını ifade ederek “Türkiye köşeye sıkıştı. 2006’da Türkiye’nin Ek Protokolü uygulamaya geçirmesi gerekiyor” dedi.

27.01.2006


 

TÜSİAD yargı reformu istedi

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Sabancı, son zamanlarda yargıya ilişkin meselelerin ülke gündemini daha fazla işgal etmeye başladığını belirterek, ‘’Kuşkusuz bunda yargı sistemimizin çok uzun süredir ihtiyaç duyduğu reformun bir türlü yapılamamış olmasının çok büyük rolü var. Mevcut durum, hem yargının siyasallaşması görünümünü veriyor hem de Türkiye’nin uluslararası itibarını olumsuz etkiliyor’’ dedi.

Ömer Sabancı, TÜSİAD’ın 36. Genel Kurul toplantısında, Ankara’da yapılan Yüksek İstişare Konseyi toplantısında, Türkiye’nin öncelikli gündemini ortaya koyduklarını, 2006 yılının muhtemel gelişmeleri karşısında, rotasının düzgün tutulması gereğine ilişkin görüşlerini dile getirdiklerini hatırlattı.

Sabancı, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘’Yasal altyapımızı çağdaş demokrasinin gerektirdiği normlara tam anlamıyla kavuşturamamış veya sağlanan önemli değişiklikleri uygulamaya yansıtamamış olmamız da bu sıkıntıların oluşmasında önemli rol oynuyor. Mevcut durum, hem yargının siyasallaşması görünümünü veriyor hem de Türkiye’nin uluslararası itibarını olumsuz etkiliyor.’’

Reform istenen maddelerin bazıları şunlar:

a Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu’nun yapısı değiştirilmeli, Kurul’un sekreteryası Adalet Bakanlığı’ndan ayrılmalı ve atama taslakları Adalet Bakanlığı tarafından değil, Kurul tarafından hazırlanmalıdır.

aAnayasa’daki kamu yararı ilkesinin de, hukuk güvenliği ilkesini zayıflatmayacak şekilde yeniden düzenlenmesi yerinde olacaktır.

aÖzellikle düşünce ve ifade özgürlüğü ile kültürel haklar gibi hassas konularda, yargının adeta kanunlar değişmemiş gibi yorum yapması, olumlu sonuçlar doğurmamaktadır.

aSanık hakları etkin olarak uygulanmalıdır. Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını ihlâl etmesinin özellikle uluslararası kamuoyunda yaptığı etkiler olumsuz sonuçlar doğurmaktadır.

aAf kanunları istisna olmalıdır.

(aa)

27.01.2006


 

Kar doğuya gidiyor

Meteoroloji İstanbul Bölge Müdürü Mustafa Yıldırım, şehirde bazı bölgelerde kar kalınlığının 28 santimetreyi bulduğunu belirterek, ‘’İstanbul’da bugünden (dün) itibaren etkili kar yağışı beklemiyoruz’’ dedi.

Yıldırım, yaptığı açıklamada, İstanbul’da hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin altında seyrettiğini dile getirerek, dün en düşük sıcaklığın eksi 2, bugün eksi 3, cumartesi günü eksi 4, pazar günü de eksi 5 derece olmasının tahmin edildiğini bildirdi.

İstanbul’da etkili olan sistemin artık doğuya doğru kaydığını belirten Yıldırım, ‘’Etkisini bugün (dün) kaybedecek olan kar yağışı, yarın (bugün) serpinti şeklinde bir süre devam edecek, daha sonra da bölgeyi terk edecek. Ancak hafta sonu kuvvetli don ve buzlanmayla birlikte, pazar sabahı İstanbul’da sabah saatlerinde etkili sis bekliyoruz’’ dedi.

Hafta başından bu yana etkili olan kar yağışı ve tipinin tahminleri doğrultusunda geliştiğini anlatan Yıldırım, ‘’İstanbul’da artık etkili kar yağışı beklemiyoruz.’’ dedi.

350 evsiz tesbit edildi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sağlık Daire Başkanlığı’nın soğuk hava ve kar yağışı sebebiyle sokaklardan topladığı evsizlerin toplam sayısı 350’ye ulaştı. İstanbul’da süren yoğun kar yağışı ve soğuk hava sebebiyle İstanbul’da yaşayan evsizler, 3 gündür Alibeyköy Tevfik Aydeniz Spor Salonu’nda misafir ediliyor. Salonda toplanan evsizlerden 62 kişi kendi isteğiyle ayrılırken 121 kişi de çeşitli kurumlara sevk edildi. Şu anda spor salonunda 168 evsizin misafir edildiği bildirildi.

2 uçak pistten çıktı

Dün sabaha karşı yoğun kar yağışı sebebiyle buzlanma meydana gelen Atatürk Havalimanı apronunda iki uçak peş peşe kayarak pistten çıktı. 132 yolcuyla İstanbul-Bangkok uçuşunu yapacak olan 70 sefer sayılı Türk Hava Yolları’nın (THY) Airbus 340 tipi ‘Aydın’ adlı uçağı, 5 metre kayarak karla kaplı zemine saplandı. Emirates’e ait Airbus 310 tipi kargo uçağı da Atatürk Havalimanı’nda kayarak kara saplandı.

27.01.2006


 

Yüzlerce Cevşen dağıttım

Vatikan Büyükelçiliği İstanbul Temsilcisi George Marovitch, gazetemizin Cevşen kampanyasını değerlendirdi. Sözlerine “Siz gazete olarak büyük bir hizmet ediyorsunuz. İnsanların kalplerini aydınlatıyorsunuz” diyerek başlayan Marovitch “Cevşen kampanyası çok hayırlı bir iş. Okuyuculara takdim edilecek olan bu kitap, manevî bir hazinedir. Ben de bu manevî hazineyi, eski İstanbul Müftüsü Selahaddin Kaya Bey vasıtasıyla keşfettim” dedi.

Kendisinin de bir kampanya başlattığını ifade ederek “Çevremdeki Müslüman ve Hıristiyan herkese yüzlerce Cevşen dağıttım” diyen Marovitch, Kur’ân’daki “Allah’ı çokça zikredin ki kurtuluşa eresiniz” âyetine dikkat çekerek “İşte Cevşen, bu zikirlerden biridir” dedi.

“Hazineler çalınmak istenir bazen. Ama bu manevî hazineyi kimse çalamaz. Cevşen, çalınmaz büyük bir hazinedir” diyen Marovitch “Duâ bizi Allah’a yaklaştırıyor. Hayvandan farkımızı da ortaya koyuyor” dedi. Sabah, öğle ve akşam olmak üzere günde üç vakit Cevşen’den bir bölüm okuduğunu ifade eden Marovitch “Böylece milyonlarca Müslüman kardeşimle birlikte bu duâyı okumuş oluyorum. Bu duâ bizi birbirimize kenetliyor. Cevşen Allah’a yakınlaşmak için en büyük duâdır” dedi.

İsmail Tezer / İSTANBUL

27.01.2006


 

Arınç: Kişisel düzenleme yok

TBMM Başkanı Bülent Arınç, kapatılan RP’nin son genel başkanı ve eski başbakanlardan Necmettin Erbakan ile ilgili AKP milletvekilleri tarafından verilen yasa teklifini değerlendirirken, ‘’Erbakan ile ilgili bir düzenleme yapılmıyor. Mevcut İnfaz Kanunu’nda yaşla ilgili düzenleme daha adil ve eşit hale getiriliyor’’ dedi.

TBMM’deki ihtisas komisyonu başkanlarıyla bir araya gelen Arınç, toplantı öncesinde gazetecilerin sorularını cevapladı.

Bir gazetecinin Erbakan ile ilgili verilen yasa teklifini sorması üzerine Arınç, yasa teklifini verenleri kutlayarak, kamuoyundaki duyarlılığın milletvekillerine yansımasını önemli gördüğünü vurguladı.

‘’Erbakan ile ilgili bir düzenleme yapılıyor değil’’ diyen Arınç, İnfaz Kanunu’nda yaşla ilgili düzenlemenin daha adil ve eşit hale getirildiğini belirtti. Yasa teklifini veren AKP’li milletvekilleri Sadullah Ergin, Haluk İpek ve Hayati Yazıcı’nın verdiği teklifin, kanun tekniğine uygun olduğunu kaydeden Arınç, ‘’Orada yapılan şudur; zarar doğmuşsa onu giderme hakkı hazine veya zarar gören kurum tarafından saklı tutulmaktadır. 65, 70, 75 ve 80 yaşlarına göre bir eşit düzenleme yapılıyor. Ödenecek zarardan vazgeçilme, af, kişisel düzenleme söz konusu değil’’ dedi. (aa)

27.01.2006


 

Erdoğan Davos'ta

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ‘’Dünya Ekonomik Forumu’nun yıllık toplantısına davet edilmemiz, Türkiye’nin dünya ekonomisindeki yeri ve önemi açısından, özellikle farklı bir yer ifade etmektedir’’ dedi.

Erdoğan, Dünya Ekonomik Forumu’na katılmak üzere İsviçre’nin Davos kasabasına hareketinden önce Esenboğa Havalimanı’nda yaptığı açıklamada, 1970’lerden bu yana devam eden Davos toplantılarında, özellikle Batı Avrupa ve dünya iş çevreleri ile siyasi liderlerin bir araya geldiğini ifade etti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kadınların başı açık namaz kılmasıyla ile ilgili olarak, “Halkımız Diyanet ne diyorsa ona inansın ve ona göre hareket etsin” dedi. Erdoğan, gazetecilerin son günlerde başlayan ‘kadınların başı açık şekilde namaz kılması’ tartışmalarıyla ilgili sorularına, “Ben siyasetçiyim. Bu tip soruları Diyanet’e sormalısınız” cevabını verdi. Erdoğan, “Bazıları adeta benim danışmanımın eşiyle ilgili olayı alıp AKP’ye maletmeye çalışıyor. Bu bir ailenin kendi hukukunu zedeleme yoludur, çok da çirkindir” diye konuştu. (aa)

27.01.2006


 

DYP Şanlıurfa Badıllı’ya emanet

Devlet Su İşleri (DSİ) Konferans Salonu’nda yapılan Doğru Yol Partisi (DYP) İl kongresine Genel Başkan Yardımcısı Mümtaz Yavuz ile birlikte çok sayıda partili katıldı. Yoğun talep ve katılım sebebiyle dâvetliler salona sığmadı.

DYP Genel Başkan Yardımcısı Mümtaz Yavuz, “Genel başkanımız Mehmet Ağar’ın gönül dolu selâmını getirdim” diyerek başladığı konuşmasında 815 delegenin oyuyla genel başkanlığa seçilen Mehmet Ağar’ın gelecekte Türkiye’nin başbakanı olacağını söyledi.

Yapılan konuşmalardan sonra tek liste halinde gidilen kongrede oylamaya geçildi. Delegelerin tümünün oyunu alan Sait Badıllı DYP’nin Şanlıurfa’da yeni il başkanı oldu. Badıllı’nın listesinde DYP Şanlıurfa İl Yönetim Kurulu Üyeleri şöyle oluştu: Ahmet Ersin Bucak, Mehmet Ali Kılıç, Ahmet Rüzgâr, Mustafa Polat, Mustafa Kaya, Abdurrezak Üçeş, Nihat Yıldırım, Eyüp Tokdemir, Ahmet Çiftçi, Hadi Çiçek, Sedat Pınarbaşı, Celal Türkmen, Mustafa Durmuş, Serdar Karakeçili, Resul Korkmaz, Hasan Kaya, Mehmet Beşaltı, Neşet Neşetbeyoğlu, Kemal Sezer, Ramazan Kuyucu, Fethi Özdemir, Mustafa Göktaş, İbrahim Halil Demirkol, Ömer Şeyhanlı, Mehmet Öztop, Lütfi Sakar, Mehmet Köseoğlu ve Memduh Karakeçili.

DYP Şanlıurfa İl Başkanı Sait Badıllı oylama sonrası yaptığı açıklamada kongreye katılan herkese ve özellikle de partililere teşekkür ederek, “Kongremize katılım göstermiştir ki DYP Şanlıurfa’da eskisinden çok daha güçlü bir konumda. Yapacağımız çok ciddî çalışmalar sonucunda ilimiz tekrar DYP’nin kalesi olacaktır. Bize gönül veren herkese sonsuz şükranlarımızı sunuyorum” dedi.

Nihat Çiçek

27.01.2006


 

Erken seçim şart oldu

DYP Balıkesir İl Başkanı Haydar Altıntaş, “Erken seçimi şartlar zorluyor” dedi.

DYP İl Başkanı Altıntaş, Yeni Asya’ya yaptığı açıklamada şöyle dedi: “Seçim artık kapıya dayandı. Siyasî partilerdeki hareketlenme seçimin yaklaştığını gösteriyor. İç ve dış dinamikler erken seçimin kapıya dayandığını gösteriyor.”

“Parti olarak seçime hazırız” şeklinde konuşan DYP’li Altındaş şöyle devam etti: “Memur, emekli dul ve yetimleri perişan eden AKP artık yolun sonunun göründüğünü anladı. Çiftçinin perişan hali, İMF’ye olan berçların birikmesi, iç ve dış borçlar hükümeti bunalttı. Türkiye bu iktidardan çok şey bekledi, ama umduğunu bulamadı. Vatandaş vergisini ödeyemez hale geldi. Millet seçimi bekliyor.”

Enver Tezer

27.01.2006


 

Ecevit erken seçime karşı

Eski Başbakan ve eski DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit, erken seçimlerin demokrasinin gelişimini engellediğini söyledi.

Ecevit, yaptığı açıklamada, ‘’Demokrasisi genç Türkiye, erken seçim havasına girince demokrasi zarar görüyor’’ diye konuştu.

Hükümetin bir çok konuda hatalı politikalar uyguladığını savunan Ecevit, buna rağmen erken seçime gidilmesinin doğru olmayacağını ifade etti. Ecevit, ‘’Erken seçime çoğu zaman gerek yoktur, bunun bazen zararı vardır’’ dedi. (aa)

27.01.2006


 

‘100 bin personel’ sorusu

DYP Hatay Milletvekili Mehmet Eraslan, istihdam edilmesi düşünülen 100 bin personelin, kamu kurumları bazındaki dağılımının ne şekilde olacağını sordu.

Eraslan, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin’in cevaplandırması istemiyle TBMM Başkanlığı’na sunduğu önergede, Bakanlar Kurulu toplantısından sonra, ‘’100 bine yakın personelin 2006 yılında kamuda istihdam etme imkanına sahip olunacağı’’ yönünde açıklama yapıldığını anımsattı.

2006 yılında kamuda istihdam edilmesi düşünülen kamu personelinin KİT’ler, üniversiteler, belediyeler ve diğer kamu kurumları bazındaki dağılımını soran Eraslan, bu personelin ne kadarını özelleştirmelerden dolayı işsiz kalan personelin oluşturacağını sordu. (aa)

27.01.2006


 

Bağcılar’dan Pakistan’a 5 TIR

Bağcılar Belediyesi ve Bağcılar Kaymakamlığı tarafından organize edilen “Pakistan’a Yardım” kampanyası çerçevesinde toplanan yardım konvoyu yola çıktı.

Bağcılar Belediyesi ve Bağcılar Kaymakamlığı tarafından organize edilen kampanyaya, Bağcılar Milli Eğitim Müdürlüğü, İlçe Emniyet Müdürlüğü, İlçe Müftülüğü gibi kamu kuruluşlarının yanı sıra İstoç, Oto Center, Mas-Sit, birçok sanayici iş adamı ve hayırsever vatandaşlar da destek verdi. Kampanya çerçevesinde toplanan yardımlardan oluşan 5 tırlık konvoy düzenlenen basın toplantısının ardından dün yola çıktı.

Ümit Kızıltepe

27.01.2006


 

ÖSYS’ye başvurular 1 Şubat’ta başlıyor

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemine (ÖSYS) başvurular, 1 Şubat-10 Mart tarihleri arasında yapılacak.

Son sınıfta okumakta olan öğrenciler, okullarının bağlı olduğu Başvuru Merkezinden, mezun durumda olanlar istedikleri Başvuru Merkezinden, içerisinde 2006 ÖSYS Aday Bilgi Formu da bulunan 2006-ÖSYS Kılavuzunu 2 YTL karşılığında alabilecekler. Ortaöğretim Kurumu (Okulu) Müdürlükleri, Açıköğretim Lisesi İrtibat Büroları, ÖSYM Sınav Merkezi Yöneticilikleri ve ÖSYM Büroları ÖSYS’de başvuru merkezi olarak görev yapacaklar.

27.01.2006


 

Samanyolu’nu keşfediyoruz

Katı, muhtemelen kaya ve buzdan oluşan ve şimdiye dek güneş sistemi dışında tesbit edilen en küçük 5 gezegenden biri olan yeni ‘’exoplanet’’ (güneş sisteminin dışındaki gezegenlere verilen isim), uluslararası gökbilimci ekibi tarafından keşfedildi. Keşif, Nature dergisinde yayınlandı.

Astronomlar, yüzey sıcaklığı 53 derece Kelvin (eksi 220 santigrad derece) olarak tahmin edilen bu exoplanetin, yıldızından uzaklığının Dünya’nın Güneş’e uzaklığının üç katı olduğunu ve yıldızın etrafını 10 yılda döndüğünü belirtti. 12 değişik ülkeden 73 astrofizikçinin katılımıyla, güney yarıküredeki 5 teleskopun yardımıyla ve yıldızın parlamasıyla keşfedilen gezegene, OGLE-2005-BLG-390Lb adı verildi.

Gökbilimciler, şimdiye dek güneş sistemi dışında 170 gezegen tesbit etti. Fransa’nın Toulouse şehrindeki Astrofizik Laboratuvarı’ndan Dr. Pascal Fouque, keşfedilen exoplanetin sıcaklığındaki ‘’aşırılığın’’ bu gezegende bir hayat biçimi oluşmasına büyük ihtimalle mani olduğunu vurguladı.

Amerikalı astronomlar, 2004 yılında da Güneş Sistemi’nin dışında Dünya’nın 10-20 kat büyüklüğünde ‘’exoplanet’’ adı verilen gezegenlerin bir alt türü olan iki yeni gezegeni keşfetmişti. Dünya’dan 30 ışıkyılı uzaklıkta olan iki gezegenin şimdiye kadar görülen en küçük exoplanetler olduğu belirtilmişti.

Dünya’nın 10-20 katı büyüklüğündeki bu gezegenlerin sağlam bir kabuğa ve hayata müsaade edebilecek bir ısıya sahip olmasının mümkün görüldüğü kaydedilmişti.

Bu gezegenler, Neptün’ün büyüklüğünde olduğu için Neptün adıyla sınıflandırılmıştı.

İlk exoplanetler 1995 yılında keşfedilmişti. Bu gezegenler, pek parlak olmadığı ve başka gezegenlerin gölgesinde kaldığı için görülebilmesi oldukça zor. (aa)

27.01.2006


 

Grip virüslerini küçümsemeyin

Bilim adamları, kuş gribi virüsü H5N1 de dahil A tipi grip virüslerinin kendi kendilerini hücre içinde nasıl çoğalttıklarını keşfetti.

Japonya, İsveç ve ABD’den gelen bilim adamlarından kurulu uluslararası bir ekip, yaptığı araştırmalar sonucunda grip virüsünün, hücrelere kendi genetik maddelerini 8 kısımlık bir set içinde organize ederek bulaştığını belirledi. Araştırma ekibinin başkanı, Prof. Yoshihiro Kawaoka, bilim dergisi Nature’a yaptığı açıklamada, ‘’grip virüsünün genetik maddelerini paketlemesine izin veren özel bir mekanizmaya sahip olduğunu keşfettik. Kuş gribi virüsü de dahil bütün grip virüsleri aynı mekanizmaya sahip’’ dedi.

A tipi grip, mevsimlik griplerden 1918’de 50 milyon kişinin ölümüne yol açan İspanyol Gribi’ne kadar virüslerin oluşturduğu bir virüs ailesinin adı. Virüsün kendisini nasıl yeniden ürettiği ve buna sebep olan mekanizmanın keşfedilmesi, virüse karşı ilâçların üretilmesinde yeni bir aşama olabilecek. (aa)

27.01.2006

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 
Reklam filmini indirmek için tıklayın

Bütün haberler

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004