"Gerçekten" haber verir 21 Kasım 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.

 

Basından Seçmeler

Çarşaflıya rozet CHP’yi kurtarmaz

Olay benim için basit bir çarşaf meselesi değil. Çarşaf simgesi üzerinde dışlaşan zihniyet meselesi…

Bu mesele 1950’li yıllarda da konuşuluyordu. Ve o yıllarda sokaklarda çarşaf giyenlerin vebali iktidar partisi DP’ye yükleniyor ve hesap ondan soruluyordu. Çünkü ‘40’lı yıllarda çarşafla amansız bir mücadeleye girişilmişti.

Bilmem, olayın vahametini tahayyül etmek mümkün mü? İnsanların üzerinden elbiseleri hoyratça çekilip alınıyor ve bu nasıl bir hınçtır, anlaşılmaz; ele geçirilen çarşaf hoyratça cart cart yırtılıyordu. Vuku bulan hukuk dışı olaya dikkat edin lütfen. Diyelim ki, çarşaf giymek yasak. Bu fiili işleyen kimseye yapılacak işlem onun çarşafını üstünden çıkartıp yırtmak mıdır, yoksa faili mahkeme huzuruna çıkartmak mıdır? Demek ki, o günün yönetiminin bu basit hukuk ilkesinin bile farkında olmadığını söyleyeceğiz. Farkında olduğu ileri sürülüyorsa, o zaman da o hukuk ilkesini umursamadığını kabul etmek gerekecek.

27 Mayıs 1960 hükümet darbesi faillerinden Alpaslan Türkeş, darbeden 2 ay sonra Cumhuriyet gazetesine verdiği mülakatta, darbeye ne zaman, niçin karar verdiğini anlatırken şu iki hususu özenle vurguluyordu: 1. Ezanın Türkçe okunmaktan çıkartılıp Arapça okunmaya başlanması, 2. Kara çarşafın memleket sathını kara bir yangın gibi istila etmesi…

Türkeş’in ileri sürdüğü gerekçeler aynıyla CHP’den tevarüs edilmiştir. Onun gözünde de darbenin meşruiyetinin gerekçesi aynen bunlardır.

İmdi, 1930’lu, 40’lı yıllarda bu ülkenin bazı kadınları için çarşaf, giyimlerden bir giyim konumunda dururken; düzenin bekçiliğine soyunmuş olanlar onu bir tür totem olarak kabul ediyordu. Giyen kadının da çarşafı fetiş haline getirmiş olduğu farz ediliyordu. Ve güya kadını o fetişten kurtarmak için ona saldırıyorlardı.

Günümüzde aynı durum başörtüsü üstünden hortlatıldı. Başörtüsüne veya çarşafa yükledikleri kendi anlamlarını ve yorumlarını onu tasarruf eden kadına izafe etmek suretiyle çıkarımlarda bulunarak onun giyimini yasaklamak istiyorlar. Fakat böyle yapmak suretiyle insanların kişilikleriyle oynamakta olduklarının farkına bile varmıyorlar.

Ve şimdi nereden nereye? 1940’lı yılların CHP hükümetleri sokakta gördükleri çarşaflı kadınların çarşaflarını polis marifetiyle kadının üzerinden çekip alarak yırtarlardı. Çünkü o çarşaf irticaın alametiydi. Kim bilir, belki de CHP’ye göre saltanat özlemini simgeliyordu. Onun için çarşaflar hoyratça çekilip yırtılıyordu. Şimdiyse aynı çarşafların üzerine 6 oklu rozetler takılıyor; hem de CHP’nin genel başkanının eliyle…

CHP’nin gelip dayandığı çarşaflı kadınların çarşafı üzerine 6 oklu rozetleri takarkenki hâlihazır durumunu onun ıslah olduğuna mı yormalı, yoksa 80 yıllık kültür bunalımının yokuş aşağı doludizgin sürüklendiğine mi? Fakat bu soruya CHP’nin cevap verme hakkı yok. Bu sorunun muhatabı CHP olamaz; çünkü o, sorunun konusudur.

CHP’nin mevcut durum muvacehesinde kendi fetişinden mi kurtulduğu, yoksa başkası indinde fetiş olarak kabul edildiğini düşündüğü duruma saygı gösterme pozuna mı girdiği hiç de açık değil çünkü.

Çarşaf ve başörtüsü konusunda 80 yıllık sabıkasını hâlâ uhdesinde tutan bir partinin günübirlik bir siyasal çıkar mülâhazasıyla çarşaf üzerine rozet takması, onun mazisini silip temizlemeye kifayet etmez. O partinin üzerine katran gibi yapışmış olan mahut sabıkanın silinmesi rozet takma geçiştirmesiyle değil; fiilen icra edilmesi gereken tövbe ve istiğfar ile mümkündür; o da sembolik değil, fakat uygulamalı işlemlere müracaat edilmesini gerektirir.

Rasim Özdenören / Yeni Şafak, 20.11.2008

21.11.2008


Zararın neresinden dönülse kârdır

Yapılan tüm kamuoyu yoklamaları AKP’nin ciddi bir oy kaybı içinde olduğunu ortaya koyuyor!

Aslında AKP’nin oy kaybına uğradığını görmek için kamuoyu yoklamasına bile gerek yok!

Eğer insan etrafına biraz dikkatlice bakacak olursa AKP’nin taraftar yitirdiğini hemen fark etmesi mümkün!

Daha dün denilecek kadar kısa bir zaman öncesinde AKP yandaşlığı yapanlar dahi bugün AKP karşısında yer alıyorlarsa bu AKP’nin oy kaybı yaşadığına delalet etmez de neye delalet eder?

Daha düne kadar AKP ile birlikte hareket edenler bugün ne diyorlar?

“Bu kafa ile sorunları çözemezsiniz” diyorlar!

Başka ne diyorlar?

AKP’nin sorunlarını çözemediğini açık yüreklilikle itiraf ediyorlar!

Bunların hepsinde eleştiri sahipleri ile hemfikiriz!

Ama gelinen bu noktada dün AKP’ye destek verirken bugün AKP’ye cephe alanların hiç mi sorumluluğu yok?

AKP’nin sorunlarını çözemeyeceğini biz daha önce dememiş miydik?

“AKP bu kadrolarla ülke sorunlarının altından kesinlikle kalkamaz” diye gırtlağımızı yırtmamış mıydık?

O zaman bize hiç kulak vermediler!

Eleştirilerimizi basit bir kıskançlık olarak görüp, AKP’lilerin yanında saf tuttular!

Hatta saf tutmakla kalmayıp, halkın da oylarını götürüp AKP’ye vermesi için ellerinden gelen her şeyi yaptılar!

Her biri AKP fanatiği kesildi!

AKP Genel Başkanı Erdoğan’ı sırf genç diye, sırf yakışıklı diye, sırf ağzı iyi laf yapıyor diye, sırf konuşmaları “Kasımpaşalı edalı” diye desteklemediler mi?

Şimdi Allah için söyleyin!

Bizim camiamızın lider kriterleri böyle mi olmalıydı?

Başka ölçülere gerek yok muydu?

O günlerde dostlarımıza bu gerçeği bir türlü anlatamadık!

Hep birlikte “nasıl olursa olsun iktidarda olmalıyız” sevdasına kendilerini kaptırdılar!

Ve bugün karşı oldukları, bugün kıyasıya eleştirdikleri, bugün yerden yere vurdukları AKP Genel Başkanı Erdoğan’ı göklere çıkardılar!

Eğer bugün ülkemiz AKP’nin icraatlarına bağlı yüklü bir faturayı ödemek durumunda ise bunda AKP yönetimi kadar AKP yönetimine kayıtsız şartsız destek veren dostlarımızın da büyük payı olduğunu kimse inkar edemez!

Her şeye rağmen dostlarımızdaki bu ayıkmayı memnuniyetle karşılıyoruz.

“Zararın neresinden dönülse kârdır” diyoruz.

Ve şimdi sıranın AKP’nin içyapısına geldiğini düşünüyoruz.

Yakın çevredeki bu ayıkmaya bağlı olarak AKP içinde de bir ayıkmanın gecikmeden hayata geçirilmesinde büyük zaruret görüyoruz.

Mademki, AKP’nin sorunları çözmedeki kifayetsizliği görülmüştür o halde gereği yapılmalıdır!

Zeki Ceyhan / Millî Gazete, 20.11.2008

21.11.2008

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 
Ufo ısıtıcılar, infrared ısıtıcı, kumtel ısıtıcılar.
GAZETE 1.SAYFA

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır