"Gerçekten" haber verir 24 Aralık 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.

 

Kültür-Sanat

“Türkiye’nin ruhu” Cemil Meriç’i anlatıyor

Ünlü mütefekkir Cemil Meriç’in hayatının anlatıldığı ‘’Türkiye’nin Ruhu Cemil Meriç’’ belgeselinin galası yapıldı.

Cemil Reşit Rey Konser Salonu’ndaki galada bir konuşma yapan Cemil Meriç’in kızı Ümit Meriç, aydın olmanın yaşanılan ülkenin vicdanı olmayı gerektirdiğini belirtti. Meriç, ‘’Her aydından beklenebilecek bu sorumluluk ne yazık ki bütün aydınların harcı değildir. Çünkü bu sorumluluğu üstlenmenin olmazsa olmaz bazı şartları vardır. Geniş bir düşünce ufku, ait olduğu ülkenin kültür köklerine pazarlıksız bağlılık, yaratıcı bir zeka, gelişmiş bir vicdan duygusu ve fedakarlık... İşte bu şartlara uygun bir aydın da Cemil Meriç’tir’’ dedi. Ümit Meriç, babası Cemil Meriç’in ‘’ülkesinin geçmişini ve geleceğini sırtlanan bir aydın olduğunu’’ belirtti. Gecede daha sonra Şafak Bakkalbaşıoğlu’nun yönettiği proje danışmanlığını Dücane Cündioğlu’nun yaptığı 120 dakikadan oluşan belgeselin gösterimi yapıldı. Galaya, Nevzat Yalçıntaş ve Hilmi Yavuz’un da aralarında bulunduğu davetliler katıldı. Belgesel, TRT-2’de 26 Aralık’ta yayınlanacak.

CEMİL MERİÇ KİMDİR?

Yazar ve mütercim. 12 Aralık 1916’da Hatay Reyhanlı’da doğdu. Ailesi Balkan Savaşı sırasında Yunanistan’dan göçmüştü. Fransız idaresindeki Hatay’da Fransız eğitim sistemi uygulayan Antakya Sultanisi’nde okudu. Bir süre ilkokul öğretmenliği ve nahiye müdürlüğü, Tercüme kaleminde reis muavinliği yaptı.

1940’da İstanbul Üniversitesi’ne girip Fransız Dili ve Edebiyatı öğrenimi gördü. 1941’den başlayarak İnsan, Yücel, Gün, Ayin Bibliyografyası dergilerinde yazmaya başladı. 1942 ve 45 yılları arasında Elazığ lisesinde, 1952 ve 54 yılları arasında ise İstanbul`da Fransızca öğretmeni olarak çalıştı. Daha sonra İstanbul üniversitesi Edebiyat fakültesinde yabancı diller okutmanlığı görevinde bulundu, Sosyoloji bölümünde dersler verdi. Mükemmel düzeyde Fransızca okuyup yazan Meriç, İngilizceyi anlıyor, Arapçayı, kendi ifadesiyle, “söküyor”du.

1955’de gözlerindeki miyobunun artması sonucu görmez oldu, ama olağan üstü çalışma ve üretme temposu düşmedi. Talebelerinin yardımıyla çalışmalarını ölümüne kadar sürdürdü. 1974 yılında İstanbul üniversitesinden emekli oldu ve yıllarının birikimini ardarda kitaplaştırmaya girişti. 1984’te, önce beyin kanaması, ardından felç geçirdi, 13 Haziran 1987’de vefat etti.

Cemil Meriç`in ilk yazısı Hatay`da Yeni Gün Gazetesi`nde çıktı (1928). Sonra Yirminci Asır, Yeni İnsan, Türk Edebiyatı, Yeni Devir, Pınar, Doğuş ve Edebiyat dergilerinde yazılar yazdı. Hisar dergisinde “Fildişi Kuleden” başlığıyla sürekli denemeler yazdı. Meriç, gençlik yıllarında Fransızcadan tercümeye başladı. Hanore de Balzac ve Victor Hugo`dan yaptığı tercümelerle kuvvetli bir mütercim olduğunu gösterdi. Batı medeniyetinin temelini araştırdı. Dil meseleleri üzerinde önemle durdu. Dilin, bir milletin özü olduğunu savundu ve sansüre, anarşik edebiyata şiddetle çattı. (cemilmeric.net)

İSMAİL TEZER / ÖMER ŞENÖZ

24.12.2008

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler

Başlıklar

  “Türkiye’nin ruhu” Cemil Meriç’i anlatıyor

  Yedi Tepe’nin mistik yüzü görücüye çıkıyor

  Yönetmen Yücel Çakmaklı’nın 50. san'at yılı

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır