"Gerçekten" haber verir 13 Mart 2009
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formuİletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.

 

Haberler

 

TÜKETİM ÇILGINLIĞINA HAYIR

Uluslararası Teknolojik Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Vakfınca (UTESAV) düzenlenen toplantıda küresel ekonomik kriz tartışıldı. Modern toplumlarda aşırı tüketimin, sağlığı, çevreyi ve toplumsal değerleri bozduğunda birleşen akademisyenler, tüketimin bir statü sembolü olarak görülmesinin tüketim çılgınlığını tetiklediğine işaret etti.

ASIL OLAN İLİM, TAKVA, AHLÂK

Prof. Dr. Recep Şentürk: “Kapitalist toplumsal yapıda tüketilen herşey statünün bir temsili. Biz bu statü göstergelerini değiştirmeli, yeni nesillere ‘Tükettiğin şey senin statünün göstergesi değil, sadece ihtiyacını karşılamak için yaptığın bir eylemdir. Senin gerçek mânâda statünü gösteren şey ilim ve takvadır, ahlâktır’ mesajını vermeliyiz.”

FATİH Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recep Şentürk, “Yeni nesillere tükettiğin şey senin statünün göstergesi değildir, o sadece ihtiyacını karşılamak için yapmış olduğun bir eylemdir. Senin gerçek manada statünü gösteren şey ilim ve takvadır, ahlakındır” mesajının verilmesi gerektiğini söyledi.

Uluslararası Teknolojik Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı (UTESAV) tarafındandan periyodik olarak düzenlenen “Beyin Fırtınası” toplantılarının ikincisi “Tüketim ve Değerler” konusunda gerçekleştirildi. Tüketim kavramının değerler açısından ele alındığı toplantının moderatörlüğünü Prof. Dr. Recep Şentürk yaparken, toplantıya farklı alanlardan 25 akademisyen katıldı. Modern toplumlarda aşırı tüketimin, insan sağlığını, çevreyi ve toplumsal değerleri bozduğu fikri üzerinde birleşen akademisyenler, tüketimin bir statü sembolü olarak görülmesinin tüketim çılgınlığını tetiklediğine işaret etti. İslâm’ın, serveti ve maddeyi bir araç olarak gördüğünü ve bunu da bir imtihan vesilesi saydığını hatırlatan toplantı katılımcıları, değerler ışığında tüketimin yeniden tanımlanması gerektiğini ifade etti.

Prof. Dr. Recep Şentürk, tüketim kavramının yeniden tanımlanması gerektiğine işaret ederek, İslam toplumlarında tüketimin nasıl algılandığını şu şekilde izah etti: “İslâm toplumlarında statü ilim ve takva ile belirlenen bir şeydi. Kapitalist toplumlarda ise para belirleyici olmuştur. Osmanlı toplumunda sınıfsal yapı ekonomik güce dayanmıyordu. Osmanlı’da ulema ve avam şeklinde bir ayrım vardı. Statü ilim ve takva ile olunca tüketim önemli bir şey olarak görülmemiştir. Neye sahip olunduğu önemli değildi. Çünkü asıl önemli olan ilim ve takva idi. Kapitalist toplumsal yapıda tüketilen her şey sınıfın, statünün bir temsili olmaktadır. Bizler bu statü göstergelerini değiştirmek durumundayız. Bunu yapabilmek için dünya görüşünün değişmesi gerekiyor. Yeni nesillere tükettiğin şey senin statünün göstergesi değildir, o sadece ihtiyacını karşılamak için yapmış olduğun bir eylemdir. Senin gerçek manada statünü gösteren şey ilim ve takvadır, ahlakındır mesajının verilmesi gerekiyor.”

"DEĞERLER

HAYATIMIZDA DAHA

ÇOK YER ALMALI"

Vakıf Başkanı İsrafil Kuralay ise, UTESAV’da değerler ışığında ekonomik kalkınma ve tüketim gibi toplumsal hayatı doğrudan etkileyen temel konularda düşünsel çalışmalar yaparak değerleri ön plana çıkartmaya çalıştıklarını aktardı. Modern toplumda büyük güven bunalımı yaşandığını, tabiatın ve insanın sömürülmesi, bilinçsiz tüketim, aşırı silahlanma ve sekülerleşmenin, dünyayı güvensiz bir yer haline getirdiğini aktaran Kuralay, “Bunun sonucunda da huzursuz ve güvensiz bir toplumsal yapı oluşmaktadır. Bu açıdan değerlerin hayatımızda daha çok yer alması için hepimiz daha çok çalışmalıyız” dedi.

AHMET TURAN SÖYLER

13.03.2009


 

Tedbir için daha ne bekleniyor?

Uludağ Taşıt Araçları ve Yan Sanayi İhracatçıları Birliği Başkanı Ferit Sünneli, sektör temsilcileri olarak hükümetle defalarca yapılan toplantılarda ortaya koydukları önerilerilerle ilgili somut bir adım atılmadığını, önlem denilebilecek bir sonuca ulaşılamadığını ifade ederek, “Önlem almak için daha ne bekleniyor, daha ne olması gerek?” diye sordu.

Uludağ Taşıt Araçları ve Yan Sanayi İhracatçıları Birliği (UTAYSİB) Başkanı Ferit Sünneli, sektör temsilcileri olarak hükümet ile defalarca yapılan toplantılarda ortaya koydukları önerilerilerle ilgili somut bir adım atılmadığını, bir tedbir veya tedbir denilebilecek sonuca ulaşılamadığını ifade ederek, “Önlem almak için daha ne bekleniyor, daha ne olması gerek?” diye sordu. UTAYSİB Başkanı Sünneli, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), 2009 Ocak Ayı Sanayi Üretim Endeksi sonuçlarını yüzde 21,3 oranında azalma olarak açıklamasını ‘beklenen bir sonuç’ olarak değerlendirdi. “Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi” diyen Sünneli, sanayi üretimindeki bu azalışa şaşırmadıklarını, aylardır bu konuda tedbirler alınması gerektiğini üzerine basarak söylemelerine rağmen, üretimi arttıracak, işgücü fazlasını ortadan kaldıracak somut bir önlemin ortaya konamadığını, gelinen noktada sanayinin şartelleri indirmeye devam ettiğini söyledi. Açıklanan sanayi üretim endekslerinde en yüksek düşüşün yüzde 60,3 ile motorlu kara taşıtı, römork ve yarı römork imalatında gerçekleştiğine dikkat çeken UTAYSİB Başkanı Sünneli, “Öyle zannediyorum ki Şubat ve Mart rakamları da çok daha endişe verici olacaktır. İkinci darbeyide TÜİK’in elimize ulaşan Şubat ayı kapasite kullanım oranlarında daha net görüyoruz. İmalat sanayinde kapasite kullanım oranı 2008 yılı Şubat ayında yüzde 79.3 iken, 2009 yılı Şubat ayında yüzde 63.8 seviyesinde gerçekleşti. Buna en önemli etkende iç pazardaki talep yetersizliğidir” dedi. UTAYSİB Başkanı Sünneli, sektör temsilcileri olarak Hükümet ile defalarca yapılan toplantılarda önerilerilerine somut bir adım atılmadığını, bir tedbir veya tedbir denilebilecek sonuca ulaşılamadığını ifade ederek, “Uyarılarımızın üzerinden aylar geçmesine rağmen önlem alınmadığı için sonuçları ortada. Hâlâ daha tedbir ve önlem alınmıyor olması her geçen gün daha fazla ümidimizi kaybetmemize sebebiyet veriyor. Önlem almak için daha ne bekleniyor, daha ne olması gerek” şeklinde konuştu. Bursa / Hüseyin Hiçdurmaz

13.03.2009


 

51 milyon kişi işsiz kalacak

ÇALIŞMA ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, İLO verilerine göre 2009 sonunda dünya genelinde 51 milyon kişinin işsiz kalacağını söyledi.

Hafta sonundan bu yana seçim bölgesi Bursa’da temaslarını sürdüren bakan Faruk Çelik, yerel bir televizyonda katıldığı programda işsizlik ve mali krizin hükümetten kaynaklanmadığını kaydetti. Küresel daralma devam ederse, bazı dünya ülkelerinin tarihten silinebileceğini ya da devlet olma vasfını yitirebileceğini kaydeden Çelik, şunları kaydeti: “Türkiye, böyle bir süreci sosyal yapısı, birikimleri sayesinde kayıpsız geçirecektir. ABD’de 2008’de 2 milyon 600 bin kişi, ocak ayında 598 bin kişi ve şubat ayında da 651 bin kişi işinden oldu. İLO rakamlarına göre 2009’da dünya genelinde 51 milyon kişi işsiz kalacak. Kriz dünya coğrafyasının değiştirme olasılığı olarak yüzde 2-3 olarak konuşuluyor, bence bu da unutulmamalı.” Bursa / cihan

13.03.2009


 

Dolar milyarderleri 35’ten 13’e düştü

AMERİKAN finans çevrelerinin dergisi ‘’Forbes Magazine,’’ dünya dolar milyarderler listesinin 23’üncüsünü, düzenlenen basın toplantısıyla açıkladı.

Derginin genel yayın yönetmeni ve başkanı Steve Forbes, derginin merkezinde düzenlediği basın toplantısında, bu yıl yaşanan büyük malî kriz sebebiyle 2003 yılından beri ilk kez dünyadaki dolar milyarderi sayısında bir yıldan diğer yıla geçerken bir düşüş yaşandığını söyledi. Forbes 2008 yılında 1125 olan milyarder sayısının bu yıl 793’e düştüğünü ve bu yıl listede yer alan milyarderin toplam servetinin de 2,4 trilyon dolara gerilediğini, oysa bu rakamın geçen sene 4,4 trilyon dolar olduğunu belirtti. Steve Forbes Türkiye’de de milyarder sayısında büyük düşüş olduğunu belirterek, listede Türkiye’den geçen yıl 35 kişinin yer aldığını, bu sayının bu yıl ise 13’e düştüğünü vurguladı.

Forbes, Rusya’nın ise bu yıl listede büyük gerileme yaşadığını ve milyarderlerinin üçte ikisini kaybettiğini, aynı durumun Hindistan’da da görüldüğünü söyledi. Forbes malî krizin önce ABD’yi vurduğunu ve malî sektörü perişan ettiğini belirtirken, yine de bu tür kriz dönemlerinin yeni fırsatları da beraberinde getirebildiğini ve yeni girişimcilerin önünü açabileceğini belirtti. Forbes dünyanın en zengininin ise geçen yıl ilk kez 3. sıraya düşen Microsoft firmasının kurucusu Amerikalı Bill Gates olduğunu belirterek, Gates’in 40 milyar dolarlık servetiyle ilk sırada yer aldığını, geçen yılın birincisi Amerikalı yatırımcı ve iş adamı Warren Buffet’in ise 37 milyar dolarlık servetiyle ikinci sıraya düştüğünü söyledi. Geçen yılın 2. sırasında yer alan Meksikalı iş adamı Carlos Slim Helu ise bu yıl 35 milyar dolarlık servetiyle 3. sırada yeraldı. Geçen yılki listede Bill Gates’in kişisel serveti 58 milyar dolar, Warren Buffet’in kişisel serveti 62 milyar dolar, Carlos Slim’in ise 60 milyar dolar olarak görülüyordu. Dolayısıyla bu yıl dünyanın en zengin bu 3 milyarderi servetlerinden toplam olarak 68 milyar dolar kaybetmiş oldular. New York / aa

DÜNYANIN EN ZENGİN 10 İSMİ VE SERVETLERİ:

1- Amerikalı Bill Gates (Microsoft-40 milyar dolar)

2- Amerikalı Warren Buffet (Berkshire Hathaway- 37 milyar dolar)

3- Meksikalı iş adamı Carlos Slim Helu (Telekom-35 milyar dolar)

4- Amerikalı iş adamı Lawrence Ellison (Oracle-22,5 milyar dolar)

5- İsveçli iş adamı Ingvar Kamprad (Ikea-22 milyar dolar)

6- Alman iş adamı Karl Albrecht (Aldi-21,5 milyar dolar)

7- Hintli iş adamı Mukesh Ambani (Petrokimya-19,5 milyar dolar)

8- Hintli iş adamı Lakshmi Mittal (Çelik-19,3 milyar dolar)

9- Alman iş adamı Theo Albrecht (Aldi-18,8 milyar dolar)

10- İspanyol iş adamı Amancio Ortega (Zara-18,3 milyar dolar)

LİSTEYE TÜRKİYE'DEN GİREN 13 İSİM VE SIRALAMALARI:

221- Hüsnü Özyeğin (2,9 milyar-Fiba Şirketler Grubu)

224- Mehmet Emin Karamehmet (2,8 milyar-Çukurova Holding)

450- Şarık Tara (1,6 milyar-Enka İnşaat)

468- Ali İbrahim Ağaoğlu (1,5 milyar-Ağaoğlu Şirketler Grubu)

559- Ahmet Zorlu (1,3 milyar- Zorlu Holding)

647- Mübariz Gurbanoğlu (1,1 milyar-Palmali Grubu)

647- Ferit Şahenk (1,1 milyar-Doğuş Holding)

647- Murat Ülker (1,1 milyar- Yıldız Holding)

647- Murat Vargı (1,1 milyar-MV Holding)

701- Ahmet Çalık (1,0 milyar-Çalık Holding)

701- Tuncay Özilhan (1,0 milyar-Anadolu Grubu)

701- Filiz Şahenk (1,0 milyar-Doğuş Holding)

701- Kamil Yazıcı (1,0 milyar-Yazıcılar Holding)

UYUŞTURUCU ÇETESİ LİDERİ DE LİSTEDE

Forbes dergisinin yıllık dünyanın en zenginleri listesinde, Meksika’da en çok aranan adam olan, binlerce kişinin ölümünden sorumlu tutulan uyuşturucu çetesi lideri de yer aldı. Meksika’da 2001’de hapisten kaçtıktan sonra ABD’ye uyuşturucu kaçakçılığının hakimiyetini ele geçirmek için cinayetlere giriştiği bildirilen 155 santimetre boyundaki Joaquin Guzman, 1 milyar dolar olarak tahmin edilen servetiyle Forbes’un listesine girdi. Listeye girebilmek için kişisel servetin en az 1 milyar dolar olması gerekiyor.

13.03.2009


 

Doktoralı işsizler

İŞKUR’a son 5 ayda iş için 324 doktora mezunu başvurdu, ancak hiçbiri işe yerleştirilemedi. İş için kuruma başvuran yaklaşık 64 bin lisans ve yüksek lisans mezununun ise yüzde 3’ü işe yerleştirilebildi.

İŞKUR'A son 5 ayda iş için 324 doktora mezunu başvurdu ancak hiçbiri işe yerleştirilemedi. İş için kuruma başvuran yaklaşık 64 bin lisans ve yüksek lisans mezununun ise yüzde 3’ü işe yerleştirilebildi. Ayrıca bu dönemde 59 bin 455’i lisans ve 4 bin 276’sı lisans üstü mezunu, iş beklentisiyle kuruma başvurdu. Lisans mezunlarının 1875’i, lisans üstü mezunlarının 56’sı işe yerleştirilebildi. Yani iş için kuruma başvuran yaklaşık 64 bin lisans ve yüksek lisans mezununun yüzde 3’ü iş sahibi olabildi. Şubat ayı itibarıyla kuruma kayıtlı işsizlerin 24 bin 557’si okur-yazar olmayanlardan, 561 bin 747’si lise altı eğitim seviyesindekilerden, 389 bin 455’i lise ve dengi okul mezunlarından, 175 bin 382’si de yüksek öğrenim mezunlarından oluşuyor. Türk-İş Araştırma Müdür Yardımcısı Enis Bağdadioğlu, yaptığı açıklamada, eğitim seviyesi yüksek olanların iş başvurusunun son aylarda artmasında ekonomik krizin etkisinin olduğunu ancak bunun yanında istihdam konusunda Türkiye’de bazı temel sorunlar bulunduğunu vurguladı. Ankara / aa

13.03.2009


 

Darısı başımıza

Kırgızistan Eğitim Bakanlığı, okullardaki başörtüsü yasağını kaldırdı. Bakanlık, geçen hafta eğitim kurumlarına getirdiği başörtüsü yasağını, STK ve velilerin konuyu yargıyı taşıma girişiminde bulunmaları üzerine iptal etti.

KIRGIZİSTAN Eğitim Bakanlığı, okullarda baş örtüsü yasağını kaldırdı. Eğitim Bakanlığı, geçen haftaki kararla eğitim kurumlarına getirdiği baş örtüsü yasağını iptal ederek, kararın tavsiye niteliğinde olduğunu bildirdi. Eğitim Bakanı Abdılda Musayev, yaptığı açıklamada, kız öğrencilerin okullarda baş örtüsü takmasını yasaklamadıklarını, sadece tavsiyede bulunduklarını belirtti. Musayev, sivil toplum örgütleri ile velilerin yargıya başvurmaları üzerine bakanlığın kararında değişiklik yapıldığını kaydetti. Musayev, kız öğrencilerin okullarda baş örtüsü takmamaları konusunda anne ve babaların iknâ edilmesine çalışıldığını, erkek öğrencilerin de Cuma günleri mescitlerin yerine okula gitmeyi tercih etmeleri için çaba sarf ettiklerini söyledi. Bişkek / aa

13.03.2009


 

Burası Rusya

Rusya’nın Vladivostok bölgesinde öğrencilerinden Allah’ı inkâr etmelerini isteyen, aksi durumda kötü not vermekle tehdit eden felsefe öğretmeni hakkında savcılık soruşturma başlattı.

RUSYA'NIN Vladivostok bölgesinde öğrencilerinden Allah’ı inkâr etmelerini isteyen, aksi durumda kötü not vermekle tehdit eden felsefe öğretmeni hakkında savcılık soruşturma başlattı. Öğrenci haklarını ihlâl etmekle suçlanan öğretmen suçlu bulunması durumunda beş yıl hapis yatacak. Öğretmenin dâvâsının görüleceği bölge mahkemesindeki dâvâ ilgi ile izleniyor. Ria Novosti haber ajansının verdiği bilgiye göre savcılıktan yapılan açıklamada, “Felsefe derslerinde öğretmenin defalarca öğrencilerden inançlarını değiştirmelerini istediği ve ateist olmalarını talep ettiği için hakkında dâvâ açıldı.” denildi. Savcılık öğretmenin inanan çocukları şizofren hasta olarak nitelediğini kaydederek, “Öğretmen inananların normal toplumda yaşamamalarını, onların evlerine kapanarak ibadetleri ile meşgul olmaları gerektiğini iddia ediyor. Öğretmenin inanan çocukları şizofren hasta olarak niteleyerek dersten çıkmaya zorladığı da tesbit edildi.” bilgisini verdi. Ren TV’de yer alan haberde de felsefe öğretmeni Vladislav Radçenko ilk derse girdiğinde öğrencilerden Allah’a inananların ellerini kaldırmasını istemiş. Elini kaldıran öğrencileri şizofren olarak niteleyen öğretmen, kendisinin doktor olduğunu ve bu hastalıktan onları kurtaracağını ifade etmiş. Olayla ilgili açıklamada bulunan Rusya Ortodoks Kilisesi basın bürosu başkan yardımcısı Mihail Moisiyev gelişmeleri ‘inanç ve vicdan özgürlüğüne yönelik çirkin bir olay’ olarak niteledi. Sivil toplum kuruluşlarını göreve çağıran Moisiyev, “Gerekli adlî soruşturma sürdürülmelidir. Suçlu bulunması durumunda sanığa gereken ceza verilmelidir.” dedi. Moskova / cihan

13.03.2009


 

Müzakereler hızlandırılsın

AVRUPA Parlamentosu’ndaki Sosyalist Grup Başkanı Martin Schulz, AB’nin Türkiye ile sürdürdüğü tam üyelik müzakerelerini hızlandırmasını istedi.

Schulz yaptığı yazılı açıklamada, özellikle enerji faslı olmak üzere daha fazla bölüm başlığının açılması çağrısını yaptı. ‘’İkili ilişkilerin Türkiye’nin AB üyelik müzakereleri için engel teşkil etmemesi gerektiğini’’ savunan Schulz, ‘’Türkiye’nin reform sürecine bağlı kalacağına inanıyoruz. Türkiye, Ortadoğu barış sürecinde ve Kafkasya bölgesinde arabulucu olarak çok önemli rol oynuyor. Biz daha fazla bölüm başlığının açılmasını istiyoruz’’dedi. Schulz, bununla birlikte reform sürecinin yavaşlamasının, tam üyelik müzakerelerini de olumsuz etkileyeceği uyarısında bulundu. Strasbourg / aa

13.03.2009


 

Karadayı ve Bir’e suç duyurusu

DENİZLİ eski Milletvekillerinden Mustafa Kemal Aykurt, emekli Orgeneraller İsmail Hakkı Karadayı ile Çevik Bir hakkında, ‘’Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya ve hükümeti ıskat etmeye teşebbüs’’ gerekçeleriyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı. TBMM’de 21. dönem DYP Denizli Milletvekili olan Avukat Mustafa Kemal Aykurt, Denizli Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlediği basın toplantısında, Anayasa’nın ilk 4 hükmünün Türkiye Cumhuriyeti’nin omurgasını oluşturduğunu ve ‘’egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu’’ hatırlattı. Aykurt, Eski Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı’ya ait olduğu ileri sürülen ses kaydındaki konuşmalar ile Eski Genelkurmay 2. Başkanı Emekli Orgeneral Çevik Bir’in imzasını taşıdığı iddia edilen ‘’gizli’’ ibareli belgelerin gazete ve internet sitelerine düştüğünü hatırlattı. Bu konularla ilgili hiçbir tekzip veya açıklama yapılmadığını belirten Aykurt, kimsenin Anayasa’ya dayanmayan bir devlet yetkisini kullanamayacağını ifade etti. Emekli Orgeneraller Karadayı ve Bir hakkında, ‘’Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya ve hükümeti ıskat etmeye teşebbüs’’ ettikleri iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletilmek üzere Denizli Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusu dilekçesi verdiğini açıklayan Aykurt, şunları söyledi:

‘’Şüpheliler, haiz oldukları güce dayanarak devletin müesses nizamlarını yıkmak için örgütler kurmuşlar, insanlarımızı fişlemişler, Andıç, Batı Çalışma Grubu gibi birtakım isimler altında teşkilâtları devreye sokarak illegal fiiller ve işlemler yapmışlardır. Şüphelilerin, düşündükleri fiilleri hayata geçirebilmek için, hepimizin gurur ve övünç kaynağı büyük Atatürk’ü istismar ederek, kendi emellerine alet ederek, ülkede kaos yaratmaya ve birtakım insanları abartarak sahneye koyup darbeye malzeme topladıkları kendi beyanlarında sabittir. Bu eylemler, Anayasa’nın açık ihlâlidir. Anayasa’mızın belirlediği parlamenter demokrasimizin ve hukukun üstünlüğünün korunması ve ayakta kalması için birey olarak demokratik hakkımızı kullanıyoruz.’’ Avukat Aykurt ayrıca, ‘’Kenan Evren Bulvarı’’ isminin değiştirilmesi için de Denizli Belediye Başkanlığına dilekçe verdiğini kaydetti. Denizli / aa

13.03.2009


 

Ergenekon’da 2 gözaltı daha

“ERGENEKON” soruşturması kapsamında Anakara’da bir emekli albay ile Diyarbakır’da bir uzman çavuşun gözaltına alındığı bildirildi. Emniyet yetkililerinden alınan bilgiye göre, ‘’Ergenekon’’ soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısının talimatı üzerine, hakkında ‘’yakalama’’ kararı bulunan emekli albay M.Ü, Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube ekipleri tarafından Ankara’da gözaltına alındı. Emekli albay M.Ü’nin, evinde de arama yapıldığı kaydedildi. Ankara Adalet Sarayı’na getirilen M.Ü, Adlî Tıp Kurumundaki sağlık kontrolünün ardından yeniden Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. M.Ü’nin işlemlerinin ardından İstanbul’a gönderileceği öğrenildi. Emekli Albay M.Ü’nün, geçmişte Malatya İl Jandarma Alay Komutanlığı görevinde de bulunduğu öğrenildi. Bu arada, soruşturma kapsamında bir süre önce Malatya’dan Diyarbakır’a tayinle gelen Diyarbakır İl Jandarma Alay Komutanlığı istihbarat biriminde görevli uzman çavuş M. Ç, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla gözaltına alındı. Merkez Komutanlığı’nda ifadesi alınmaya başlanan zanlının, İstanbul’a gönderileceği bildirildi. Ankara / aa

13.03.2009


 

DP’den üçüncü başörtülü başkan adayı

Demokrat Parti (DP), Ankara’nın Bala, Gaziantep’in İslâhiye ilçelerinin ardından Mersin’in Erdemli ilçesinde de başörtülü belediye başkan adayı gösterdi. Yeni Asya Gazetesi Erdemli Temsilcisi Ahmet Dekiş ve beraberindekiler, adaylığı iptal edilen Celil İbrahim Ersin’in yerine DP Erdemli Belediye Başkan Adayı gösterilen eşi Emine Ersin’i ziyaret etti. Ersin, eşi Celil Ersin’in hak etmediği bir şekilde adaylığının iptal edilmesi sonucunda ilçe teşkilâtı tarafından kendisinin adaylığa uygun görüldüğünü ifade etti. Erdemli’nin ilk kadın ve başörtülü belediye başkan adayı olan Ersin, halkın içinden biri olduğunu ve halkın sorunlarını anladığını ifade etti. Emine Ersin, seçilmesi halinde başörtülü olarak çalışmalarına devam edeceğini kaydetti. DP’nin Bala Belediye Başkanı Adayı Günaydın Altınok ile İslâhiye Beledeye Başkan Adayı Malike Uludağ da başörtülü. Erdemli / Yeni Asya

13.03.2009


 

Dülger: İstanbul’un merkezini trafikten tecrit etmek gerekiyor

PROJELERİ hakkında bilgi veren Demokrat Parti’nin (DP) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Dülger, İstanbul’un tarihi, ekonomik, sosyal ve kültür potansiyelinin harekete geçirilmesini he- deflediklerini söyledi. Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesi halinde ilk ele alacağı konulardan birinin ‘’ulaşım ve trafik’’ olduğunu vurgulayan Dülger, İstanbul’un merkezini rahatlatmak ve rahat yürünür bir şehir bir hale gelmesini sağlamak için projeleri bulunduğunu kaydetti. Dülger, ‘’Bizim derdimiz İstanbul. Hazırlıklıyız. İstanbul 2014 Projesi adı altında İstanbul’u 68 ayrı bölümde ele alacağız. Kentin 68 ayrı tip sorunu var. Bu 68 ayrı tip sorunun çözümünü 112 projede yan yana getirdik’’ diye konuştu.

İstanbul halkının doğruları duymak, gerçekleri bilmek ve şehrin idaresine katılmak istediğine dikkat çeken Dülger, idareye katılım zeminlerini hazırlamak için ‘’kent ve semt konseyleri’’ kuracaklarını bildirdi. Dülger, İstanbul’da trafikte bir kaos yaşandığını, bunun ulaşım hakkında karar veren birbirinden bağımsız 17 kuruluş bulunmasından kaynakladığını savunarak, bunların hepsini bir şemsiye altında toplayacaklarını söyledi. Tarihî vasfı olan her şehir gibi İstanbul’un merkezini trafikten tecrit etmek gerektiğini dile getiren Dülger, ‘’Kademeli olarak önce özel arabaları şehrin merkezine almamayı, sadece toplu ulaşım araçlarını almayı, sonra da belirli merkezlerde araç trafiğini tamamen kaldırmayı planlıyoruz’’ dedi. İstanbul / aa

13.03.2009


 

Şahin: Başbuğ’la futbol konuştuk

ADALET Bakanı Mehmet Ali Şahin, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ile yaptığı görüşmenin nezaket ziyareti çerçevesinde gerçekleştiğini ifade ederek, ‘’Orgeneral Başbuğ ile futboldan tutun da değişik alanlara kadar iki kurul üyesi arkadaş olarak konuştuk’’ dedi. Şahin, Adalet Bakanlığı Gazi Ek Binası’nda düzenlenen ‘’Denetimli Serbestlik Altındaki Çocuklar ve Mağdurlar’’ konulu uluslar arası konferansın açılışının ardından gazetecilerin sorularını cevapladı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ile yaptığı görüşmeye ilişkin bir soru üzerine, Şahin, ‘’görüşmeye son yapılan Millî Güvenlik Kurulu toplantısında karar verdiklerini ve tamamen nezaket ziyareti çerçevesinde gerçekleştiğini’’ söyledi. Şahin, ‘’Orgeneral Başbuğ ile futboldan tutun da değişik alanlara kadar, iki kurul üyesi arkadaş olarak konuştuk. Konuşmamız tamamen arkadaşlık çerçevesinde cereyan etti’’ diye konuştu. Ankara / aa

13.03.2009


 

Müzakereler hızlandırılsın Türkiye raporu kabul edildi

AVRUPA Parlamentosu (AP) genel kurulua, Türkiye raporunu kabul etti. AP genel kurulunda, Hollandalı parlamenter Ria Oomen-Ruijten tarafından kaleme alınan Türkiye raporu, 52 ret oyuna karşılık 528 evet oyuyla onaylandı. Raporda, önümüzdeki dönemin reformların yeniden canlandırıldığı yıllar olması bekleniyor. Anayasa üzerinde bir uzlaşma talebi beklendiği raporda, Türkiye’nin modernleşmesi konusunda uzlaşma beklentisi yer alıyor. Azınlık haklarına katkı sağlanması istenen raporda, Ergenekon soruşturması geniş bir biçimde yer alıyor. Ergenekon soruşturması konusunda memnuniyet var. Bu konuda hukukla konunun üzerine gidilmesi bekleniyor. Raporda DTP’nin PKK ile arasına mesafe koyması beklentisi yer alıyor.

13.03.2009


 

ABD'de rekor bütçe açığı

ABD'nİn bütçe açığı 765 milyar dolar ile rekor düzeye ulaştı. Hazine Bakanlığı verilerine göre, 30 Eylül'de sona erecek mali yıl içinde, şimdiye kadarki bütçe açığı 765 milyar dolar oldu. Sadece Şubat ayının bütçe açığı ise 192,8 milyar dolar ile geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10 artış gösterdi. ABD'nin geçen mali yıldaki toplam bütçe açığı 454,8 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. Obama yönetimi, ABD'nin bu yılki bütçe açığını 1 trilyon 750 milyar dolar olarak tahmin ediyor. Washington / aa

13.03.2009


 

Uluslararası turizm gerileyecek

Bİrleşmİş Milletlere bağlı Dünya Turizm Örgütü, bu yıl, küresel ekonomik şartlar sebebiyle, uluslararası turizmin gerileyeceğini bildirdi. Dünya Turizm Örgütü Genel Sekreteri Talib Rifai, Berlin’deki Turizm Fuarında yaptığı açıklamada, dünya turizminin bu yıl, yüzde 2 oranında gerileme gösterebileceğini kaydetti. Rifai, ülkelerin, turizmdeki gerilemeyi Çin’den daha fazla turist çekerek telâfi edebileceklerine de dikkat çekti. Berlin / aa

13.03.2009


 

“Dünya ekonomisi küçülebilir” uyarısı

Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick, dünya ekonomisinin bu yıl yüzde 1-2 oranında küçülebileceğini söyledi. Robert Zoellick, İngiliz Daily Mail gazetesine verdiği demeçte, İkinci Dünya Savaşından buyana böyle bir kriz görülmediğini, ancak 1930’larda böyle bir kriz yaşandığını kaydetti. Zoellick, Japon ekonomisinin, 1974’teki petrol şokundan buyana ki en büyük daralma içinde olduğunu, Çin ekonomisinin de küçüldüğünü belirterek, bu sebeple dünya ekonomisinin bu yıl yüzde 1 ya da 2 oranında daralabileceğini vurguladı. Pekin / aa

13.03.2009


 

e-Devlet Kapısı genişliyor

İki gün sürecek olan Uluslararası e-Devlet Konferansı, Crown Plaza Otel'de başladı. TÜRKSAT A.Ş. Genel Müdürü Özkan Dalbay, geçen yıl hizmete giren e-Devlet Kapısı Projesi kapsamında çok kısa süre içinde tüketici ve askerlik işlemlerinin de yapılacağını bildirdi. Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı Halil İbrahim Akça da ''Avrupa'da birçok ülkenin e-devlet projeleri talep yetersizliği nedeniyle başarısız oldu. Biz talep yetersizliği yaşamadık'' dedi. Ankara / aa

13.03.2009


 

Saniyeler içinde şarj olan pil

AMERİKALI bilim adamları, lityum-iyon pillerinin daha küçük, daha hafif ve sadece saniyeler içinde dolmasını sağlayacak yeni bir üretim yöntemi geliştirdiler. Nature dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, ABD’nin prestijli üniversitesi Massachusetts Institute of Technology’den (MIT) Byoungwoo Kang ve Gerbrand Ceder adlı iki araştırmacı tarafından geliştirilen yöntem, ani hızlanma için şok akımın gerekli olduğu hibrit araçlar, cep telefonları veya diğer elektrikli cihazlarda kullanılabilecek. Yeni yöntem için cep telefonu ve dizüstü bilgisayar gibi tüketici elektroniğinde kullanılan lityum-iyon pillerinin üretim safhasında sadece küçük değişiklikler yapmak yeterli oluyor. Buluşla ilgili MIT’den yapılan açıklamada, şu anda kullanılan teknolojiyle önemli miktarda enerji depolayabilen ancak şarj süreci saatler süren lityum-demir-fosfat (LiFePO4) pillerinin, yeni yöntem sayesinde daha küçük, daha hafif ve daha uzun ömürlü olacağı belirtildi. Geliştirilen modelde, şu anda 6 ila 8 saatte şarj edilebilen büyük bir otomobil bataryası sadece 5 dakika, bir cep telefonu bataryasının da 10 saniyede şarj edildiği belirtildi. Ankara / aa

13.03.2009


 

Türkiye’de eğitecek uzman bulamadı

ABD'DE sekiz yıl ihtisas yapan ve 10 yıl önce Türkiye’ye dönen, toplam 1061 kök hücre nakli gerçekleştiren Prof. Dr. Yener Koç, tecrübelerini aktaracak hematolog bulamadığından yakındı. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde ihtisasını yaparken Boston Üniversitesi Medical Center’ın dikkatini çekerek ABD’ye giden ve Tufts Üniversitesi’ne kabul edilerek New England Medical Center’da ilik nakli üst ihtisasını tamamlayan Koç, sekiz yıl kaldığı ABD’den birikimlerini aktarmak üzere 10 yıl önce Türkiye’ye döndü. Kök hücre naklinde yaptığı çalışmalarla Boston Üniversitesi’nde üst üste iki yıl ‘’Yılın Doktoru’’ seçilen, İngiltere Cambridge’deki IBC (International Biographical Center) tarafından da iki yıl önce ‘’yılın en iyi profesyoneli’ unvanını alan Prof. Dr. Yener Koç, ABD’de 738, Türkiye’de 323 olmak üzere toplam 1061 nakil gerçekleştirdi. Yeteneğini Türkiye’de kullanmak istediği için ABD’den döndüğüne dikkati çeken Koç, ‘’Sekiz yıl ABD’de çalıştım, 738’in üzerinde ilik nakli yaptım. Türkiye’ye döneli 10 yıl oldu, ABD ve Türkiye’deki çalışmam ile 1061 kök hücre naklinden doğan tecrübeyi şu ana kadar kimseye aktaramadım. 10 yılda eğittiğim eleman sayısı bir... O da şu anda ilik nakliyle uğraşmıyor’’ dedi. Antalya / aa

13.03.2009


 

Ölmeden cenaze törenlerini yapıyorlar

ROMANYA'NIN Olt vilayetine bağlı Vadastra kasabasında ilginç bir adet yıllardır yaşatılıyor. Hayattayken kendileri için cenaze töreni düzenleyen kasabalılar, gelen yakınlarının taziyelerini kabul ediyor, papazın duâlarıyla kutsanıyor. Bununla da yetinmeyen ev sahibi, kendi kazdığı mezara bile giriyor. 73 yaşındaki Marin Voinicu, bu geleneği yaşatan kasaba sakinlerinden biri. Eşini 12 yıl önce kaybeden Voinicu, her geçen gün ona daha fazla yakınlaştığını hissediyor. İki yıldır evinde temsilî cenaze töreni düzenleyen yaşlı adam bu hareketinin sebebini şöyle açıklıyor: “Cenaze telâşını geride kalan akrabalarıma yıkmak istemedim. Öldüğümüzde kimin gelip gittiğini bilemeyiz, ancak şimdi dünya gözüyle cenazeme gelenleri kendim ağırlıyorum. Cenaze törenimde her şey kitabına uygun oldu, hatta kendi kazdığım mezarıma bile girip uzandım.” Cenaze evine gelen akraba ve komşular çeşitli hediyeler getiriyor. Kimi peynir, yumurta getiriyor, kimi canlı hindi. Cenaze sahibine cep telefonu getiren bir komşusu, “Bana öbür taraftan haber verirsin.” diye şaka yapıyor. Kasabanın papazı ise törenin dinî kısmını eksiksiz yerine getiriyor. Papaz bu adeti, insanların ölüm duygusunu hayattayken hissetmek istemesine dayandırıyor. Dinî törenin arkasından yemek faslına geçiliyor. Bükreş / cihan

13.03.2009


 

Malezya Hıristiyanları Allah demek istiyor

MALEZYALI Katoliklerin yazı ve günlük kullanım dilinde Allah kelimesini kullanmak istedikleri ve bunun önündeki yasaklamaların kaldırılması için siyasîlere baskı yaptığı bildirildi. Malezyalı bir rahip olan Cornelius Piong, söz konusu durumla ilgili Reuters’e yaptığı açıklamada, “Bizim de Allah’a ibadet ettiğimiz ortada. Dolayısıyla bu kelimeyi biz de kullanabiliriz. Eğer Batı Malezya yönetimi engellemelere devam ederse bu dinsel ayrımcılık ve çatışmayı arttıracaktır. Dolayısıyla bunun yayılmaması için serbest olmamız gerekiyor” dedi. Halen Malezya’da Hıristiyanların yayınlarında ve gazetelerinde İslâmî bir kelime olduğu gerekçesiyle Allah lâfzının kullanılmasına izin verilmiyor. Ancak ülkedeki Hıristiyanlar Malay dilinde bu kelimeyi karşılayacak başka bir kelime bulunmadığını öne sürerek, “Allah” lâfzını kullanmakta ısrar ediyor. Daha önce Katolik bir haftalık gazete olan The Herald’ın Allah lâfzını kullanması üzerine, hükümetten uyarı gelmiş ancak daha sonra bu yasağın kaldırılması yönünde bir karar alınmıştı. Ancak bazı muhafazakâr Müslüman çevrelerin bu konuda hassas olmaları ve tepki göstermeleri sebebiyle hükümet de yeniden söz konusu yasağı devam ettirme yönünde karar aldı. 27 milyon nüfuslu Malezya’nın yüzde 60’ı Müslüman vatandaşlardan oluşuyor. Ülkedeki Katolik Hıristiyanların sayısı ise yaklaşık 800 bin ve bu da toplam nüfusun yüzde 9.1’ini teşkil ediyor. Malezyalı Katolikler “Allah” lâfzının kullanımı konusunda mücadele edeceklerini ve önümüzdeki seçimlerde bunu yasaklayan hükümete bir ders vereceklerini dile getiriyor. (kaynak: islamonline.com)

13.03.2009


 

Discovery gelecek hafta fırlatılacak

AMERİKAN Havacılık ve Uzay Kurumu (NASA), fırlatılışı ertelenen uzay mekiği Discovery’nin en geç gelecek hafta Salı günü fırlatılmasını planlıyor. NASA yetkilisi Mike Leinbach, düzenlediği basın toplantısında, mekiğin 3 gün sonra da fırlatılabileceğini, yetişmezse fırlatılışın en geç 17 Mart Salı günü yapılmasını planladıklarını söyledi. NASA, Discovery uzay mekiğinin fırlatma işleminin, dış yakıt tankının doldurulması sırasında hidrojen kaçağı olduğunun fark edilmesi üzerine ertelendiğini açıklamıştı. Cape Canaveral / aa

13.03.2009


 

Doktoralı işsizler artıyor

İŞKUR'A son 5 ayda iş için 324 doktora mezunu başvurdu ancak hiçbiri işe yerleştirilemedi. İş için kuruma başvuran yaklaşık 64 bin lisans ve yüksek lisans mezununun ise yüzde 3’ü işe yerleştirilebildi. Ayrıca bu dönemde 59 bin 455’i lisans ve 4 bin 276’sı lisans üstü mezunu, iş beklentisiyle kuruma başvurdu. Lisans mezunlarının 1875’i, lisans üstü mezunlarının 56’sı işe yerleştirilebildi. Yani iş için kuruma başvuran yaklaşık 64 bin lisans ve yüksek lisans mezununun yüzde 3’ü iş sahibi olabildi. Şubat ayı itibarıyla kuruma kayıtlı işsizlerin 24 bin 557’si okur-yazar olmayanlardan, 561 bin 747’si lise altı eğitim seviyesindekilerden, 389 bin 455’i lise ve dengi okul mezunlarından, 175 bin 382’si de yüksek öğrenim mezunlarından oluşuyor. Türk-İş Araştırma Müdür Yardımcısı Enis Bağdadioğlu, yaptığı açıklamada, eğitim seviyesi yüksek olanların iş başvurusunun son aylarda artmasında ekonomik krizin etkisinin olduğunu ancak bunun yanında istihdam konusunda Türkiye’de bazı temel sorunlar bulunduğunu vurguladı. Ankara / aa

13.03.2009


 

ABD'de rekor bütçe açığı

ABD'nİn bütçe açığı 765 milyar dolar ile rekor düzeye ulaştı. Hazine Bakanlığı verilerine göre, 30 Eylül'de sona erecek mali yıl içinde, şimdiye kadarki bütçe açığı 765 milyar dolar oldu. Sadece Şubat ayının bütçe açığı ise 192,8 milyar dolar ile geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10 artış gösterdi. ABD'nin geçen mali yıldaki toplam bütçe açığı 454,8 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. Obama yönetimi, ABD'nin bu yılki bütçe açığını 1 trilyon 750 milyar dolar olarak tahmin ediyor. Washington / aa

13.03.2009


 

Uluslararası turizm gerileyecek

Bİrleşmİş Milletlere bağlı Dünya Turizm Örgütü, bu yıl, küresel ekonomik şartlar sebebiyle, uluslararası turizmin gerileyeceğini bildirdi. Dünya Turizm Örgütü Genel Sekreteri Talib Rifai, Berlin’deki Turizm Fuarında yaptığı açıklamada, dünya turizminin bu yıl, yüzde 2 oranında gerileme gösterebileceğini kaydetti. Rifai, ülkelerin, turizmdeki gerilemeyi Çin’den daha fazla turist çekerek telâfi edebileceklerine de dikkat çekti. Berlin / aa

13.03.2009


 

“Dünya ekonomisi küçülebilir” uyarısı

Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick, dünya ekonomisinin bu yıl yüzde 1-2 oranında küçülebileceğini söyledi. Robert Zoellick, İngiliz Daily Mail gazetesine verdiği demeçte, İkinci Dünya Savaşından buyana böyle bir kriz görülmediğini, ancak 1930’larda böyle bir kriz yaşandığını kaydetti. Zoellick, Japon ekonomisinin, 1974’teki petrol şokundan buyana ki en büyük daralma içinde olduğunu, Çin ekonomisinin de küçüldüğünü belirterek, bu sebeple dünya ekonomisinin bu yıl yüzde 1 ya da 2 oranında daralabileceğini vurguladı. Pekin / aa

13.03.2009


 

2009’da 51 milyon kişi işsiz kalacak

ÇALIŞMA ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, İLO verilerine göre 2009 sonunda dünya genelinde 51 milyon kişinin işsiz kalacağını söyledi. Hafta sonundan bu yana seçim bölgesi Bursa’da temaslarını sürdüren bakan Faruk Çelik, yerel bir televizyonda katıldığı programda işsizlik ve mali krizin hükümetten kaynaklanmadığını kaydetti. Küresel daralma devam ederse, bazı dünya ülkelerinin tarihten silinebileceğini ya da devlet olma vasfını yitirebileceğini kaydeden Çelik, şunları kaydeti: “Türkiye, böyle bir süreci sosyal yapısı, birikimleri sayesinde kayıpsız geçirecektir. ABD’de 2008’de 2 milyon 600 bin kişi, ocak ayında 598 bin kişi ve şubat ayında da 651 bin kişi işinden oldu. İLO rakamlarına göre 2009’da dünya genelinde 51 milyon kişi işsiz kalacak. Kriz dünya coğrafyasının değiştirme olasılığı olarak yüzde 2-3 olarak konuşuluyor, bence bu da unutulmamalı.” Bursa / cihan

13.03.2009

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır

Kurumsal Linkler:
Bediüzzaman Haftası - Risale-i Nur Enstitüsü - Yeni Asya Vakfı - Demokrasi100 - Yeni Asya Gazetesi - YASEM - Bizim Radyo
Sentez Haber - Yeni Asya Neşriyat - Yeni Asya Takvim - Köprü Dergisi - Bizim Aile - Can Kardeş - Genç Yaklaşım - Yeni Asya 40. Yıl

Reklam Linkleri:
Risale Yorum- Risale Çocuk- Oktay Usta - Euro Nur - Fıkıh İnfo- Ahmet Maranki- Cevşen - Yeni Asya Barla