"Gerçekten" haber verir 26 Nisan 2009
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formuİletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.

 

Dünya

 

Kriz paranın sınırını öğretti

Tibet’in ruhanî lideri Dalai Lama, küresel finans krizinin insanlara paranın bir sınırı olduğunu ve paranın olmadığı yerde aile, arkadaşlar ve iç huzurun insana mutluluk verebileceğini öğrettiğini söyledi.

tİbet'İn ruhanî lideri Dalai Lama, küresel malî krizin insanlara paranın bir sınırı olduğunu ve paranın olmadığı yerde aile, arkadaşlar ve iç huzurun insana mutluluk verebileceğini öğrettiğini söyledi. ABD’deki California Üniversitesi’nde konuşan Dalai Lama, ‘’Ekonomik kriz iyi bir şey çünkü paralarını sürekli arttırmak isteyen insanlara paranın sınırı olduğunu hatırlatıyor’’ dedi. Dalai Lama katıldığı bir basın toplantısında da ekonomik krizin sorumlusunun açgözlülük, yalan ve ikiyüzlülük olduğunu belirtti.

26.04.2009


 

Türkiye - Ermenistan diyaloğuna Obama desteği

Barack Obama, 1915 Ermeni olayları anma gününde yayımladığı açıklamada, ‘’94 yıl önce, 20. yüzyılın en büyük katliâmlarından biri başladı. Her yıl, Osmanlı İmparatorluğu’nun son günlerinde 1.5 milyon Ermeni’nin katledilmesi veya ölüme yürümesini anıyoruz’’ dedi.

Obama, soykırım sözünü kullanmadı ve Türkçe’ye ‘’büyük felâket’’ olarak çevrilen Ermenice ‘’Meds Yeghern’’ sözüne yer verdi. Barack Obama, ‘’Ermeni halkı bizim kalplerimizde yaşadığı gibi, ‘büyük felâket’ de, bizim anılarımızda yaşamalı’’ diye konuştu. ‘’Tarihin, çözülmedikçe ağır bir yük olabileceğini’’ ifade eden ABD Başkanı, açıklamasında, ‘’1915’in korkunç olaylarının insanoğlunun kendi türüne insanî olmayan tutumunun karanlık ihtimalini hatırlattığını ve geçmişi gözden geçirmenin uzlaşma yönünde kuvvetli bir vaadi de içinde barındırdığını’’ bildirdi. Obama, Türkiye’deki konuşmasında da söylediği gibi, 1915 olaylarına ilişkin görüşlerini tutarlı bir biçimde ifade ettiğini ve bu tarihe ilişkin görüşünün değişmediğini açıklamasında bir kez daha tekrarladı. ABD Başkanı, kendi ilgisinin, ‘’gerçeklerin tam, samimî ve adil’’ olarak ortaya çıkarılmasında olduğunu kaydetti.

Barack Obama, Ermeni ve Türk halkları açısında bu yönde ilerlemek için en iyi yolun şimdi, ileriye gidebilme çabalarının bir parçası olarak, geçmişin gerçeklerine cevap vermek olduğunu da dile getirdi. Obama, ‘’Türk ve Ermeni halklarının, bu acılı tarih üzerinde dürüst, açık ve yapıcı bir biçimde çalışılması çabalarını kuvvetle destekliyorum. Ermeniler ve Türkler arasında ve Türkiye içinde cesur ve önemli diyaloglar gerçekleştiriliyor. Aynı zamanda Türkiye ile Ermenistan’ın ikili ilişkilerini normalleştirme çabalarını kuvvetle destekliyorum’’ dedi. ABD Başkanı, İsviçre’nin gözetimi altında iki hükümetin, bir çerçeve ve ilişkilerin normalleştirilmesine yönelik yol haritasında anlaştıklarını belirterek, ‘’Bu ilerlemeyi takdir ediyorum ve iki hükümete de sözlerini yerine getirmeleri çağrısında bulunuyorum’’ ifadesini kullandı.

Obama, ‘’Ermenistan ve Türkiye birlikte barışçı, üretken ve refah içinde bir ilişki kurabilir. Ve birlikte, Ermeni ve Türk halkları, kendi ortak tarihlerini kabul edip, ortak insanlıklarını kabul ettikleri zaman daha güçlü olacaklardır. Hiçbir şey, ‘büyük felâket’ ile kaybedilenleri geri getiremez’’ dedi.

Ermeniler’in son 94 yılda dinamizm, dayanıklılık ve yetenekleri sayesinde, kendilerini yok etmeye çalışanlara karşı direndiklerini belirten Obama, ABD’nin de, 1915’ten sonra bu ülkeye göç eden Ermeni asıllı Amerikalılar’ın topluma yaptığı katkılarla zenginleştiğini kaydetti.

26.04.2009


 

BM raporuna Kerküklüler ne diyor?

Raporda en çok merak edilen konu tartışmalı yerlerden bazılarının bölgesel Kürt bölgesine bağlanıp bağlanmayacağı idi. Ancak raporda yer alan öneride bu tartışmalı yerlerin Kürt bölgesine bağlanmaması gerektiği önerildi. Rapor ile ilgili Cihan’a konuşan Kürt yetkililer hazırlanan BM teklif raporun Irak’ta var olun sorunların çözümüne yönelik olduğunu açıklarken. Araplar, referandumun bu aşamada gerçekleşemeyeceğini ve BM raporunun bağlayıcı olmadığını iddia etti. Türkmenler ise yeni raporun sunuş şeklinde eksiklikler olduğunu ifade ettiler. Kerkük İl Meclisi’nin Kürt üyesi Rebvar Talabani, hazırlanan BM öneri raporun Irak’ta var olun sorunların çözümüne yönelik olduğunu kaydetti. Talabani, Kerkük Valiliği İl Meclisi olarak sunulan BM raporundaki açıklamalara bakacaklarını belirterek, temennilerin hazırlanan raporun Kerkük halkının yararına olması şeklinde konuştu.

ARAPLAR: “BM RAPORU

BAĞLAYICI DEĞİL,

REFERANDUM

BU AŞAMADA OLMAZ.”

BM temsilcisi tarafından hazırlanan raporun bağlayıcı özelliği olmadığına dikkat çeken Kerkük Arap İl Meclis Üyesi Muhammed Halil El Cuburi, şehirde bazı düzenlemeler yapılamadan referandumun gerçekleşemeyeceğini illeri sürdü. Sunulan raporda Türkmen ve Arapların Kerkük’ün özel bir statüye kavuşmasının da yer aldığını kaydeden El Cuburi, ‘Biz bunun olması için gayret gösterdik. Benim görüşüm Kerkük’te hiç- bir referandum yapılmayacak. Çünkü, Gerçekleri Araştırma Komisyonu işleri bitirmesi gerekiyor. Özellikle Kerkük’ün eski haline kavuşması için. 2003 yılında önceki dönemde olduğu gibi. Bu komisyon nüfus belgelerini araştırıyor. Gıda karnelerine bakıyor. Çünkü; bunlarda çok ihlâller ve tavizler oldu. Kerkük çok göç aldı. Kerkük dışında çok kişi şehre geldi. Bu nedenle bu komisyonun çalışmalarını sonuçlandırmayana kadar ya da nüfus bilgileri düzeltilmeyene kadar referandum olmaz. Biz bunları bekliyoruz”

TÜRKMENLER: ÖNERİ RAPORUNDA SUNUŞ

EKSİKLİKLERİ VAR

De Mistura’nIn sunduğu raporu dikkatle takip ettiklerini belirten Irak Türkmen Cephesi Kerkük Temsilcisi Erşad Salihi, yeni raporın sunuş biçiminde eksiklikler olduğunu ifade etti. Rapordaki yanlışlardan birinin Türkmenlerden görüş alınmadığını ifade eden Salihi, bunun da akıllarda soru işareti oluşturduğunu söyledi. Salihi, ‘Her öneri raporu hazırlanışında Irak’taki yetkililerin görüşleri alınmasına rağmen, Türkmenlerin görüşleri alınmamıştır. Kerkük meselesi en çok Irak Türkmenlerini ilgilendirir. Biz bu tür sorunların giderilmesini bir an önce öneriyoruz. Aksi takdirde Türkmenlere verilmeyen bu önerlerin sonuçları bir soru işaretidir.’

Öte yandan Kürt bölgesel Divanı Başkanı Fuat Hüseyin, BM Irak Özel Temsilcisi Steffan De Mistura’nın Kerkük ve diğer tartışmalı Kürt bölgelerine ilişkin raporunun kendilerine ulaştığını açıkladı. Kürdistan TV’ye konuşan Hüseyin, raporun ciddiyetle en ince ayrıntısına kadar incelendiğini ve yapılacak değerlendirme sonrası rapora ilişkin görüşün kamuoyu ile paylaşılacağını kaydetti.

BM’nin önerilerini içeren rapor; 15 diplomat, üniversite öğretmeni, tarihçi ve müzakereciler tarafından hazırlandı. Mart 2008’den bu yana hazırlanan raporda, ‘Kerkük ile ilgili dört seçenek inceledi. Bu dört seçenek Kerkük’ün tek bir kimlik olarak kalmasını ele alıyor ve hiçbiri mevcut bölgelerin bölünmesini önermiyor. Raporda önerilen seçeneklerin Irak Anayasa’sına uygun olduğu, taraflar arasında bir siyasî anlaşma ve bir çeşit onaylama referandumu biçimi gerektirdiği” ifade edildi.

Irak Anayasası’nın 140. Maddesi 900 bin nüfuslu Kerkük’te referandum öngörüyor. Ancak yasa bugüne kadar çeşitli sebeplerle uygulanmadı.

Devrik lider Saddam Hüseyin’in Araplaştırma politikasına maruz kalan aralarında petrol şehri Kerkük’ün de bulunduğu 12 bölge üzerinde şu ana kadar herhangi bir anlaşma sağlanamadı. Kerkük / cihan

26.04.2009


 

Chavez: Umarım Obama ABD’nin son başkanı olur

venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez, Amerika kıt'ası zirvesinde ABD’nin yeni Başkanı Barack Obama ile yakınlaşmasıyla ilgili olarak, ‘’El sıkışmak, karşılıklı gülümsemek tamam da imparatorluk hâlâ yerinde duruyor’’ değerlendirmesinde bulundu. Lâtin Amerika’nın radikal sol lideri Küba müttefiki Chavez, zirve sırasında el sıkışıp arkadaş olmak istediğini söylediği Obama ile yakınlaşmasıyla konusunda şöyle konuştu: ‘’El sıkışmaya, karşılıklı gülümsemeye evet ama bir konuda kimse yanılgıya düşmesin; imparatorluk hâlâ orada, capcanlı duruyor. Umarız ki Obama, kökenlerinin itibarı için emperyalist ABD’nin son başkanı olur.’’

26.04.2009


 

İngiltere’nin “köle çocukları”

İngİltere'de Çocuk Koruma Merkezi (CEOP) adlı kuruluşun yaptığı araştırmada, yasa dışı yollardan İngiltere’ye sokulan yabancı çocukların köle gibi kullanıldıkları ortaya çıktı. Araştırmada, Mart 2007 ile Şubat 2008 arasında kaçak olarak İngiltere’ye getirilen 325 çocuğun yarısının fuhşa zorlandığı, geri kalanının uyuşturucu kuryesi ve ağır işçi olarak çalıştırıldığı tesbit edildi. CEOP yetkilisi Jim Gamble, sorunun gerçek boyutunun görünenden çok daha büyük olduğunu anlamanın güç olmadığını belirterek, ortaya çıkartabildiklerinin buzdağının ucu olduğunu, devletin bu konuda daha etkin uygulamalar yapması gerektiğini bildirdi. Çocuk kaçıran çetelerin çok karmaşık yöntemler uyguladıkları, kaçırılan çocukların korktukları için kaçmaya ve kurtulmaya cesaret edemedikleri belirtildi. Yaşları belirlenebilenlerin yüzde 53’ünün 16 yaşın altında olduğu, çocukların, aralarında Çin, Afganistan, Nijerya, Romanya ve Vietnam’ın da bulunduğu iç savaşın ya da yoksulluğun hüküm sürdüğü 52 farklı ülkeden getirildikleri kaydedildi. Daha iyi bir hayat vaadiyle İngiltere’ye getirildikleri tahmin edilen çocukların bulaşıkçı, tuvalet temizleyici, amele ve hizmetçi olarak çalıştırıldığı ifade edildi.Z

26.04.2009

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır

Kurumsal Linkler:
Bediüzzaman Haftası - Risale-i Nur Enstitüsü - Yeni Asya Vakfı - Demokrasi100 - Yeni Asya Gazetesi - YASEM - Bizim Radyo
Sentez Haber - Yeni Asya Neşriyat - Yeni Asya Takvim - Köprü Dergisi - Bizim Aile - Can Kardeş - Genç Yaklaşım - Yeni Asya 40. Yıl

Reklam Linkleri:
Risale Yorum- Risale Çocuk- Oktay Usta - Euro Nur - Fıkıh İnfo- Ahmet Maranki- Cevşen - Yeni Asya Barla - Makdis