18 Aralık 2009 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Güncel

 

Atalay: Herşey kontrol altında

İçişleri Bakanı Atalay, ‘’Çocuklarımızın bir eline taş, diğer eline para vererek sokağa salanları biz iyi tanıyoruz. Provokasyon peşinde olan zihniyeti de çok iyi biliyoruz. Bu provokatörleri ve arkasındakileri tesbit ederek adalete teslim edeceğimizden hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Endişeye hiçbir mahal yoktur, herşey kontrol altındadır’’ dedi.

Her şey kontrol altında

İÇİŞLERİ Bakanı Beşir Atalay, ‘’Çocuklarımızın bir eline taş, diğer eline para vererek sokağa salanları biz iyi tanıyoruz. Kuru sıkı tabancaları birilerinin eline tutuşturup provokasyon peşinde olan zihniyeti de çok iyi biliyoruz. Bu provokatörleri ve onların arkasındakileri tek tek tespit ederek adalete teslim edeceğimizden hiç kimsenin kuşkusu olmasın’’ dedi.

Atalay, Bakanlıkta düzenlediği basın toplantısında, yürüttükleri ‘’Millî Birlik ve Kardeşlik Projesi’’nde geldikleri nokta ve planlarıyla ilgili bilgi vermek üzere toplantıyı düzenlediğini söyledi. Son günlerde çeşitli bahanelerle ülkenin huzurunu bozmaya çalışan kanunsuz sokak eylemlerinin sergilenmeye çalışıldığını hatırlatan Atalay, özetle şunları söyledi:

nYasadışı eylemleri sergileyenlere karşı güvenlik güçlerimiz kararlı ve etkili mücadelesini sürdürmektedir.

n20 kasım 2009 tarihiden bugüne kadar bin 562 kişi gözaltına alındı, 363 kişi mahkemeler tarafından tutuklandı.

nÇocuklarımızın bir eline taş, diğer eline para vererek sokağa salanları biz iyi tanıyoruz. Kuru sıkı tabancaları birilerinin eline tutuşturup provokasyon peşinde olan zihniyeti de çok iyi biliyoruz.

nBu provokatörleri ve onların arkasındakileri tek tek tesbit ederek adalete teslim edeceğimizden hiç kimsenin kuşkusu olmasın.

nEndişeye hiçbir mahal yoktur, her şey kontrol altındadır, esasen bazı olaylar gereğinden de abartılı olarak takdim edilmektedir. Biz gerçek durumu biliyoruz ve bunlarla ilgili gerekli her tedbir alınmaktadır.

nBugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yasa dışı eylemleri sergileyenlere karşı güvenlik güçlerimiz kararlı ve etkili bir şekilde mücadelesini sürdürecektir. Onlara hak ettiği cevabı vermeye devam edecektir.

nBu mücadele devlet olmanın gereğidir, hükümet olarak bizim de en asli görevimizdir. Güvenliği sağlamak, güvenli bir toplum, hükümetlerin en önemli, en başta gelen görevidir.

n(Ahmet Türk ile görüşmesi) basına yansıdığı şekilde ‘şu şartlar koşuldu, şunlar konuşuldu’ şeklinde bir şey olmadı.

nTerörle mücadele milli bir meseledir. Kısır siyasi çekişmelere ve küçük hesaplara kurban edilemeyecek kadar ciddi bir iştir.

*Ülkemizde bugün sorumlu bir muhalefet ihtiyacı kendini daha fazla hissettirmektedir.

nBöyle bir milli meseleye hiçbir katkı vermeyen, aksine sürekli ayrışma söylemi içinde olan bir muhalefetimiz var.

nBiz sürekli ak parti olarak ‘kardeşlik’ diyoruz, ‘gelin kardeşliğimizi güçlendirelim’ diyoruz. Onlar sürekli ayrışmadan söz ediyor.

nVarlıklarını ve geleceklerini terörde gören, demokratik standartların yükselmesinden rahatsız olanlar bu görüntülerden de rahatsız oldular. Bu nedenle de süreci baltalamak için şiddete başvurdular.

nBunlar bizim geleceğimizdir, bu çocukları şimdiden terörün içinden ve hayatlarını karartacak sonuçlara götürecek eylemlerinden alıkoyalım, mani olalım.

18.12.2009


 

HİÇBİR ORGAN VE MERCİ YARGIYA EMİR VEREMEZ

Başbuğ'un özellikle “Adlî makamlar ihbar mektuplarına ve gizli tanıkların verdiği ifadelere karşı daha duyarlı ve dikkatli hareket etmeli; TSK ile bilgi teatisi ve işbirliğinde bulunmalıdır. Aksi durumlar kurumlar arası çatışmalara neden olabilir'' sözü, anayasanın “Hiçbir organ ve merci yargıya talimat veremez” ilkesiyle çelişiyor.

TSK'YI PKK İLE İLİŞKİLENDİREN VAR MI Kİ?

Başbuğ'un “Terör olaylarını TSK ile ilişkilendirmeyi, PKK destekleyici ve sempatizanları yapabilir. Ancak siyasîler, akademisyenler ve medya mensupları yapamaz” sözü de eleştirilirken, “TSK'yı PKK ile ilişkilendiren yok, ama içindeki bazı kişilerle ilgili olarak yargıya intikal eden iddiaların aydınlatılması isteniyor” deniliyor.

ÇELİŞKİLER, DOĞRU MESAJLARI DA GÖLGELEDİ

Konuşmadaki tartışmalı ifadelerin, “Toplumun bütün kesimleri sağduyulu olmak, tahriklere kapılmamak zorundadır. Herkes itidal ile hareket etmelidir. Toplumsal huzura giden yol, bizi birbirimize kenetleyen ortak değerlerin güçlendirilmesindedir” şeklindeki doğru mesajlara da gölge düşürdüğü belirtiliyor.

Yine konuştu, yine çelişti

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, ‘’Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı psikolojik harekat yürütenlere diyorum ki bulunduğunuz yol, bulunduğunuz yer doğru değildir’’ dedi. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ, bazı temaslarda bulunmak üzere geldiği Trabzon’da, TGC Oruçreis Firkateyni’nde basın toplantısı düzenledi. Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı psikolojik harekat yürütenlere ‘’Bulunduğunuz yol, bulunduğunuz yer doğru değildir’’ dediklerini ifade eden Orgeneral Başbuğ, şöyle konuştu: ‘’Terör olaylarını Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişkilendirmeyi, PKK destekleyicileri, PKK sempatizanları yapabilir. Ancak böyle ilişkilendirmeleri ve bu amaca yönelik imalı konuşmaları siyasiler, akademisyenler ve medya mensupları yapamaz, yapmamalıdır. Bizi en çok üzen ve yaralayan noktalardan biri, Türk Silahlı Kuvvetleri içinde bizlere canları emanet edilen Mehmetçikler üzerinden kanlı hesaplar yapabilenlerin olduğunun düşünülmesi, ileri sürülmesi konusudur.’’

YARGIYA TALİMAT VERDİ

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ, ‘’adli makamların ihbar mektuplarına ve gizli tanıkların verdikleri ifadelere karşı daha duyarlı ve daha dikkatli hareket etmeleri gerektiğine işaret ederek, bu gibi durumlarda Türk Silahlı Kuvvetleri ile bilgi teatisi ve iş birliğinde bulunulmasını, aksi durumlarda kurumlar arası çatışmalara neden olunabileceğini söyledi. Orgeneral Başbuğ, içinde bulundukları süreçten rahatsız olduklarını dile getirerek, şunları kaydetti: ‘’Bu rahatsızlığımızı her vesile ile yetkili ve ilgili makamlara ilettiğimiz gibi yasal olarak yapılması gerekenleri de yapıyoruz. Hem ülkesini, hem milletini sevmek, hem de haksız yere TSK’ya karşı psikolojik harekat yürütmek, bir arada olamaz. TSK’ya karşı planlı ve kendi amaçları ve menfaatleri çerçevesinde haksız şekilde psikolojik harekat yürütenlere diyorum ki bulunduğunuz yol, bulunduğunuz yer doğru değildir. Türk milletinin büyük çoğunluğu da ne yaptığınızın farkındadır. Son dönemlerde meydana gelen her terör olayı ile Türk Silahlı kuvvetlerini ilişkilendirme yönünde çabalar da vardır. Her gün bu çabalara yenisi ilave edilmektedir.’’

ÇELİŞKİLER, DOĞRU MESAJLARI DA GÖLGELEDİ

Orgeneral Başbuğ, son zamanlarda toplumsal olayların arttığını görüldüğünü belirterek, sözlerine şöyle devam etti: ‘’Şiddete başvurulduğunu görmekteyiz. Bu olaylar hiçbir şekilde kabul edilemez. Toplumun bütün kesimleri sağduyulu olmak, tahriklere kapılmamak zorundadır. Herkes itidal ile hareket etmelidir. Toplumsal çatışma hiç kimseye ülkeye ülkemize fayda sağlamaz. Büyük zararlara neden olabilir. Ancak düşmanlarımızı sevindirir. Güvenlik kuvvetlerimiz gerekli tedbirleri zamanında alarak halkımızın güvenliğini sağlamaya ve büyük bir özveri ile görevleriyle görevlerini getirmeye çalışmaktadır. Herkes güvenlik kuvvetlerimize yardımcı olmalıdır. Toplumsal huzura giden yolun, ortak değerlerimizin güçlendirilmesinde olduğunu düşünüyoruz. Farklılıklara elbette saygılı olmalıyız. Ancak farklılıklara saygılı olmak her zaman farklılıklarımızı öne çıkarmayı da gerektirmez. Esas önemli olan özellikle bugünlerde binlerce yıllık sahip olduğumuz, bizi birbirimize kenetleyen ortak değerlerin sıkça ortaya koyulmasıdır. Bu ortak değerlere sahip çıkılmasıdır’’

18.12.2009


 

Sağduyumuzu koruyalım

Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu, DTP’nin kapatılma kararına rağmen ‘’akıl, sağduyu ve itidalin korunarak, demokrasi içerisinde hareket edilmesi gerektiğini’’ kaydetti.

Uslu: Sağduyu korunmalı

HAK-İŞ Genel Başkanı Salim Uslu, DTP’nin kapatılma kararına rağmen ‘’akıl, sağduyu ve itidalin korunarak, demokrasi içerisinde hareket edilmesi gerektiğini’’ bildirdi.

Uslu, yaptığı yazılı açıklamada, parti kapatmaların terk edildiği çağdaş bir dünyada bulunulduğunu belirterek, ‘’Türkiye’de siyasi partileri kapatmanın bir çare olmadığının artık anlaşılması gerektiği’’ görüşünü ifade etti. Türkiye’nin, mahkemelerce kapatılan ancak daha sonra yeniden, başka isim ve simgelerle yoluna devam eden siyasi partiler mezarlığı haline geldiğini söyleyen Uslu, oysa halk tarafından sandıkta kapatılan partilerin bir daha siyaset sahnesine geri dönemediğinin bilinen bir gerçek olduğunu kaydetti. ‘’Yeniden geçmiş yıllara dönülmüş olması üzüntü vericidir’’ ifadesini kullanan Uslu, parti, sendika ve derneklerin kapatılmasının Türkiye’ye demokrasi, barış ve istikrar açısından bir yarar sağlamadığının herkesçe bilindiğini belirtti. Uslu, ‘’halkın gücü ve rolünü öne çıkaran, sivil siyasetin belirleyiciliğinin kabul edildiği ve güçlendirildiği bir anlayışı hazmetmek gerektiğini’’ vurgulayarak, açıklamasında şu görüşlere yer verdi: ‘’Verilen karara rağmen akıl, sağduyu, itidal korunmalı, demokrasi içerisinde hareket edilmelidir. Başta Ahmet Türk olmak üzere kapatılan DTP’nin temsilcilerinin, demokratik açılımın devam etmesinin gerekliliğini vurgulamaları, sorunun demokrasi içinde çözümünden yana tavır koymaları ve yeni bir siyasi partiyle politikaya devam etme düşüncesinde olmaları da sağduyu ve demokrasinin güçlenmesi açısından son derece önemlidir.

Bununla birlikte eski DTP’lilerin yeniden parlamento çalışmalarına dönerek, parlamento içinde demokratik çözüme katkıda bulunmaları da son dece önemlidir. Halkımıza da sağduyu ve itidal çağrısında bulunuyor, oyuna gelmemelerini istiyoruz.’’

FATİH KARAGÖZ

18.12.2009


 

MHP’den DTP’ye evet, Gül’e hayır

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, kapatılan DTP’nin eski milletvekilleriyle ilgili, ‘’İstifanın tek yönlü tasarruf olması sebebiyle MHP, TBMM’de istifaların kabulü yolunda oy kullanacaktır’’ dedi.

Bahçeli, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, siyasi parti liderleriyle yapması öngörülen toplantını ise yarar sağlamayacağını söyledi. Ankara’da basın kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya gelen Bahçeli, kapatılan DTP’nin eski milletvekillerinin, istifa dilekçelerini TBMM’ye vererek sürecin başlatılması düşüncesinde olduklarını ifade ettiklerini hatırlattı. Bahçeli, kapatılan DTP’nin eski milletvekillerinin, ‘’Demokratik Toplum Kongresi kararıyla da pekiştirilmiş olan tek yönlü istifa tasarrufunu, bir tercih olarak gördüklerini’’ dile getirerek, ‘’Kararlarına saygı duyuyoruz. Anayasanın 84. maddesine göre, istifaların TBMM’ye gelmesi halinde orada onaylanması gerekmektedir. Onay sürecinde, DTP milletvekillerinin almış oldukları kararlar doğrultusunda, onların bir tercihi, istifanın tek yönlü tasarruf olması sebebiyle MHP, TBMM’de Anayasanın ilgili maddesi gereğince oylamaya sunulduğunda, istifaların kabulü yolunda oy kullanacaktır’’ diye konuştu. Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, siyasi parti liderleriyle yapması öngörülen toplantıyla ilgili, ‘’Henüz böyle bir davet söz konusu değildir ama olması halinde verimli bir görüşme olmayacağı kanaati ilk görüşmede ortaya çıktığı için tekrarında yarar görmüyoruz’’ dedi.

18.12.2009


 

SORUMLUSU BİZ OLMAYACAĞIZ

Türk Eczacıları Birliği (TEB), SGK’nın kendileriyle imzaladığı ilâç alım protokolünü tek taraflı fesih kararıyla ilgili, “Sözleşmezlik dönemine geçildiğinde vatandaşın ilâca ulaşamamasının sorumlusu biz olmayacağız’’ dedi.

Türk Eczacıları Birliği (TEB) Genel Başkanı Erdoğan Çolak, TEB Genel Merkezinde düzenlediği basın toplantısında, SGK’nın protokolü feshetme kararının ciddî sorunlara yol açacağını söyledi. Çolak, “SGK bugün itibarıyla TEB ile 19 Ocak 2009 tarihinde imzaladığı ilâç alım protokolünü tek taraflı feshetti. Fesih tarihi 16 Ocak 2010 olacaktır. Bu süre içinde hastalarımız eczanelerimizden ilâç almaya devam edebilecektir. Bu tarihten sonra ‘sözleşmezlik dönemine’ geçildiğinde vatandaşın ilâca ulaşamamasının sorumlusu biz olmayacağız’’

18.12.2009


 

10 ayda, 46 milyar açık

Merkezi Yönetim Bütçesi, Kasım ayında 3 milyar 124 milyon lira, Ocak-Kasım döneminde 46 milyar 356 milyon lira açık verdi.

Maliye Bakanlığı Kasım ayı ile Ocak-Kasım dönemi bütçe uygulama sonuçlarını açıkladı. Buna göre, Kasım ayında bütçeden 20 milyar 942 milyon lira harcama yapıldı. Geçen ayın bütçe gelirleri de 17 milyar 818 milyon lira olarak belirlendi. Bunun da 15 milyar 84 milyon lirası vergilerden geldi. Böylece Kasım ayında bütçe, 3 milyar 124 milyon lira açık verdi, faiz dışı denge de, 1 milyar 209 milyon liralık açıkla geride bırakıldı. Bu arada 2008 yılı Kasım ayında 600 milyon lira olan sağlık giderleri, bu yıl 540 milyon liraya düştü.

BÜTÇEDE OCAK-KASIM DÖNEMİ

Merkezi Yönetim Bütçesinden 11 aylık dönemde yapılan harcama ise 239 milyar 542 milyon lira olarak belirlendi. Bunun 187 milyar 383 milyon lirasını faiz dışı giderler, 52 milyar 159 milyon lirasını da faiz harcamaları oluşturdu. Bu dönemde bütçeden personele 52 milyar 297 milyon lira verilirken, SGK devlet primi ödemeleri 6 milyar 315 milyon lira, mal ve hizmet alımları 22 milyar 312 milyon lira, cari transferler 84 milyar 878 milyon lira, sermaye giderleri 13 milyar 868 milyon lira, sermaye transferleri 3 milyar 2 milyon lira, borç verme kalemi de 4 milyar 710 milyon lira oldu.

Merkezi Yönetim Bütçesinden sağlık harcamaları için 6 milyar 286 milyon lira çıktı. Bunun 2 milyar 220 milyon liralık bölümü kamu personelinin tedavi ve ilaç gideri olarak, 4 milyar 66 milyon lirası ise yeşil kartlıların tedavi ve ilaç gideri olarak ödendi. Buna göre kamu personelinin tedavi ve ilâç giderleri, geçen yılın aynı

dönemine göre yüzde 1,8 azaldı, buna karşılık yeşil kartlıların sağlık giderleri yüzde 12,4 oranında artış gösterdi. Ocak-Kasım döneminde Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılan para da geçen yıla göre yüzde 57,6 oranında arttı ve 50 milyar 22 milyon liraya yükseldi. Yılın 11 aylık döneminde tarımsal destekleme ödemeleri için bütçeden 4 milyar 95 milyon lira çıktı, mahallî idare payları da 15 milyar 298 milyon lira olarak gerçekleşti.

BÜTÇE GELİRLERİ VE FAİZ DIŞI DENGE

Kasım sonu itibariyle bütçe gelirleri de 193 milyar 186 milyon lira olarak belirlendi. Bunun 154 milyar 247 milyon lirası vergilerden gelirken, vergi dışı gelirler 33 milyar 96 milyon lira, özel bütçeli idarelerin öz gelirleri 4 milyar 114 milyon lira, düzenleyici ve denetleyici kurum gelirleri de 1 milyar 729 milyon lira oldu. Bütçede öngörülen gelirlerin yüzde 77,7’si Ocak-Kasım döneminde tahsil edilirken, vergi tahsilatında geçen yılın 1,8 milyar lira altında kalındı. Vergi türleri itibariyle de gelir vergisinde yüzde 3,4, harçlarda yüzde 8,7, ithalatta alınan KDV’de de yüzde 17 oranında azalma görüldü. Kurumlar vergisi gelirlerinde yüzde 6,3, banka ve sigorta muameleleri vergisinde yüzde 10,8, dahilde alınan KDV’de yüzde 11,4, özel tüketim vergisinde yüzde 2,6, damga vergisinde binde 8, diğer vergilerde de yüzde 2,4 artış kaydedildi. Böylece bütçe giderlerinin yüzde 18,6 oranında arttığı, gelirlerin ise yüzde 0,3 oranında azaldığı bu dönemde Merkezi Yönetim Bütçe açığı geçen yıla yüzde 460,4 oranında artarak, 46 milyar 356 milyon liraya ulaştı.

Geçen yıl 40 milyar 518 milyon lira olan bütçedeki faiz dışı fazla da, bu yıl aynı dönemde 5 milyar 803 milyon liraya geriledi.

18.12.2009


 

Danıştay’ın gerekçesi devrim kanunları

DanIştay İdarî Dava Daireleri Kurulunun YÖK’ün katsayı kararına yaptığı itirazın reddine ilişkin kararının gerekçesinde, meslekî-teknik liseler ile ilgili düzenleme yapılırken devrim yasalarından olan Tevhidi-i Tedrisat Kanunu hükümlerinin de göz önünde bulundurulmasının zorunlu olduğuna işaret edildi.

Gerekçede, şöyle denildi: ‘’Tevhid-i Tedrisat Kanununa göre imam hatip liseleri imamlık, hatiplik gibi dini hizmetlerin yerine getirilmesi ile görevli elemanları yetiştirmek üzere kurulmuş liselerdir. Dolayısıyla meslekî-teknik öğretimden üniversiteye geçişi düzenlemek amacıyla getirilen sistemde, imam hatip liselerinin bu fonksiyonlarının da göz önünde tutulması yasal bir zorunluluktur. Mesleki-teknik eğitim görenlere kendi alanlarına yönelik tercihlerinde daha fazla katsayı uygulanması eşitliğe aykırı olmadığı gibi genel liselere de yükseköğretime girişte, farklı bir katsayı uygulanması da eşitsizliğe neden olmayacaktır’’

18.12.2009


 

Yazıcıoğlu’nun öldüğü kazada pilota suçlama

UlaştIrma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, 25 Mart 2009’da Kahramanmaraş’taki dağlık alanda meydana gelen ve dönemin BBP Genel Başkanı Yazıcıoğlu ile beraberindeki 5 kişinin vefat ettiği helikopter kazasıyla ilgili, Kaza Araştırma ve İnceleme Kurulu’nun çalışmalarını tamamladığı ve raporun Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderildiği ifade edildi.

Raporda, kazanın muhtemel sebebinin, “Helikopter pilotunun, meteorolojik bilgileri incelemeden kalkış yapması ve görüş mesafesi 300-500 metre olan yoğun kar yağışlı kontrolsüz sahada VFR uçuşa ısrarla devam ederek, oryantasyon kaybına uğraması sebebiyle, hava aracının dağlık alanda araziyle temas etmesini engelleyemediği” olduğunun düşünüldüğü kaydedildi.

18.12.2009


 

MAZLUMDER’den “İnsan Hakları Şöleni”

MAZLUMDER İstanbul Şubesi, 19 Aralık Cumartesi günü “İnsan Hakları Şöleni” düzenleyecek.

İstanbul Şube Başkanı Avukat Cihat Gökdemir, yaptığı açıklamada geleneğe dönüşen, üye ve gönüldaşlarla buluşmanın vesilesi olan İnsan Hakları Şölenine bütün İstanbulluları beklediklerini belirtti. Gökdemir, her yıl ayrı bir temanın işlendiği şölenlerden bu seneki şölenin “Katsayı Mağdurlarına” adandığını ifade etti. “Kare Kare Hak Mücadelesi” konulu fotoğraf yarışmasının sonuçlarının açıklanacağı ve ödüllerinin verileceği gecede, Ahmet Mercan’ın yazdığı Ulvi Alacakaptan ve arkadaşlarının oynadığı “Sorumluysam Haklıyım” isimli kısa oyun sahnelenecek. Gecede temaya uygun şiir karografisinde Abdülbaki Kömür, Davut Akgül, Tolga Uzunpınar ve Cemrenur Duzakçı sahne alacak. Haliç Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki gecede, ödül töreni sonrası, yine özel repertuarı ile Ömer Karaoğlu sahne alacak.

18.12.2009


 

Bakan sözünü tutmadı

KIlIç, yaptığı yazılı açıklamada, Millî Eğitim Bakanlığının, Aralık ayında atanmak üzere 10 bin yeni öğretmen alınacağını duyurduğunu ve binlerce işsiz öğretmenin atanma umuduyla başvurduğunu ifade etti.

Hükümetin, 400 bini bulan öğretmen açığını kapatmak yerine, emekli olan öğretmenlerden doğan boşluğun yarısını ancak doldurabilecek sayıda yeni atama yaptığını savunan Kılıç, atamaları, ‘’öğretmen açığını kapatmak yerine, yıl sonunda göz boyama’’ olarak nitelendirdi. İlk kez atanan öğretmen sayısının, daha önce göreve başlayan sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmeleri yoluna başvurulduğundan oldukça sınırlı kaldığına dikkati çeken Kılıç, şunları kaydetti: ‘’Öyle ki bakanlık yetkililerinin açıklamalarına göre, halihazırda görevde olan 6 bin 122 sözleşmeli öğretmen bu atama sonucunda kadroya geçirilmiş ve bu durumda da ataması yapılan 9 bin 820 öğretmenden sadece 3 bin 700’ü yeni öğretmen olarak atanmıştır. Açık biçimde görülmektedir ki yine dağ fare doğurmuştur. Gözden kaçmaması gereken bir diğer nokta ise kadroya geçen 6 bin 122 sözleşmeli öğretmenin yerine, önümüzdeki günlerde yeniden sözleşmeli öğretmen alımı yapılacağının bizzat Millî Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürü tarafından açıklanması olmuştur. Böylece Haziran 2009’da ‘bir daha sözleşmeli öğretmen ataması yapmayacağız, sözleşmeliliğe karşıyım’ yönünde açıklama yapan Millî Eğitim Bakanı’nın sözlerinin aksine, sözleşmeli öğretmen atamasından vazgeçilmemiş, verilen sözler kısa sürede terk edilmiştir. Diğer taraftan ilginç olansa bir yanda atama bekleyen on binlerce işsiz öğretmenin bulunduğu bir ortamda, hükümet eğitim fakültelerini devre dışı bırakarak öğretmenlik mesleğini neredeyse bir kurs ile kazanılabilecek bir duruma düşürecek yeni uygulamaların yolunu açmaktadır. Bu durum da anlaşılabilir değildir.’’ Kılıç, nitelikli eğitimin nitelikli öğretmenle mümkün olduğunu vurgulayarak, bunun yolunun, öğretmenlerin iş yükünü azaltmaktan, ücretlerini iyileştirmekten ve öğretmen açıklarını kapatmaktan geçtiğini ifade etti.

ÇUBUKÇU SÖZÜNÜN ÜZERİNE YATTI

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, kadrolu olarak atanan 6 bin 122 sözleşmeli öğretmenin yerine sözleşmeli öğretmen atanacak olmasının, ‘’(Artık sözleşmeli öğretmen atamayacağım, sözleşmeli öğretmenleri kadrolu yapacağım) diyen Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun sözünün üzerine yattığının göstergesi’’ olduğunu savundu. Koncuk, yaptığı yazılı açıklamada, Millî Eğitim Bakanlığının öğretmen atamaları konusunda kamuoyunu yanılttığını öne sürdü. Millî Eğitim Bakanı Çubukçu’nun ‘’10 bin kadrolu öğretmen atanacağını’’ açıkladığını ancak atananların 6 bin 122’si zaten sözleşmeli öğretmen olarak görev yaptığından gerçekte 3 bin 698 öğretmen atandığını belirten Koncuk, Millî Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünden verilen bilgiye göre kadrolu atanan 6 bin 122 sözleşmeli öğretmenin yerine 21-28 Aralıkta sözleşmeli öğretmen atanacağını ifade etti. Koncuk, şunları kaydetti: ‘’Bu durum, atanamayan öğretmen adayları bakımından, çaresizliklerinden, bir şans olarak değerlendirilmekte birlikte, ‘artık sözleşmeli öğretmen atamayacağım, sözleşmeli öğretmenleri kadrolu yapacağım’ diyen Çubukçu’nun sözünün üzerine yattığının çok net bir göstergesidir. Bu sözü bugüne kadar yerine getirmeyen Millî Eğitim Bakanı Çubukçu, artık sözünü unutan, söz verip yerine getirmeyen bir bakan durumundadır. Bugünden itibaren Millî Eğitim Bakanı Çubukçu’nun verdiği hiçbir söze güven duyulmayacaktır. Anlaşılan odur ki Ankara 2010’da sözleşmeli öğretmen eylemi ile daha da ısınacaktır. Tarihini yakında ilân edeceğimiz ‘Sözleşmeli Öğretmenler Hakkını Arıyor Mitingi’ için bütün sözleşmeli öğretmenler hazırlıklı olmalıdır. Sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmeleri ile ilgili en kısa zamanda bir açıklama yapılmaması durumunda Türk Eğitim Sen Genel Merkezi eylem için düğmeye basacaktır.’’

18.12.2009


 

KYK burs ve kredi başvuruları başladı

Yükseköğrenİm Kredi ve Yurtlar Kurumundan burs ve öğrenim kredisi alacak öğrenciler, 24 Aralıkta mesai bitimine kadar belgelerini teslim edebilecek.

Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, kuruma burs ve öğrenim kredisi almak için 468 bin 389 öğrencinin başvuruda bulunduğu, bunlardan 87 binine burs, geri kalan bütün öğrencilere de öğrenim kredisi tahsisi yapıldığı belirtildi. Katkı kredisi almak için başvuran 303 bin 75 öğrencinin de tamamına tahsis yapıldığı bildirildi. Burs, öğrenim ve katkı kredisi değerlendirme sonuçlarının, kurumun ‘’www.kyk.gov. tr’’ internet adresinden TC kimlik numaraları girilerek öğrenilebileceği, öğrencilerin taahhüt senetlerini 18-24 Aralık 2009 tarihleri arasında herhangi bir noterde vergi, resim ve harç için para ödemeksizin tanzim ve tasdik ettirdikten sonra 24 Aralık 2009 tarihi mesai bitimine kadar kurumun bölge veya yurt müdürlüklerine teslim edebileceği kaydedildi.

18.12.2009


 

Secdeli camiye büyük ilgi

Sakarya’da ‘Secde eden insan’ şekli örnek alınarak inşa edilen cami büyük ilgi görüyor.

Dünyada benzeri bulunmayan cami, çok sayıda yeni mimarî özellikleriyle dikkat çekiyor. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde yıkılan Tozlu Cami’nin yerine inşa edilen ve kaba inşaatı bitirilen cami şimdiden ilgi odağı oldu. Caminin mimarı Muhammet Dayal, mimarî yapıyla ilgili çok olumlu tepkiler aldığını söyledi. Caminin ‘Secde eden insan’ şeklindeki mimarisiyle dünyada tek olduğunu ifade eden Dayal, “Madde ile mânâ birbirinden kopuk değil. Maddeye ruh veren mânâdır. Her şey kendi lisanıyla Allah’ı anıyor. Ben madde ile mânâyı birleştirmeye çalıştım. Secde Allah’a en yakın andır.” dedi.

18.12.2009


 

Türkiye’nin şekeri yükseliyor

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayşe Armağan Tuğrul, ülke nüfusunun yüzde 7’sinin şeker hastası, bir o kadarının da hasta adayı olduğunu belirterek, ‘’Ülkemizde yüzde 15’lik bir grup tatlı tatlı dolaşıyor’’ dedi.

Prof. Dr. Tuğrul, yaptığı açıklamada, Dünya’da ve Türkiye’de şeker hastası sayısının her geçen gün arttığını söyledi.

Türkiye’de yapılan araştırmalara göre ülke nüfusunun yüzde 7’sinin şeker hastası olduğu ifade eden Prof. Dr. Tuğrul, şunları kaydetti: ‘’Türkiye nüfusunun yüzde 7’si şeker hastası. Bir yüzde 7 kadar da şeker hastalığına hazırlık aşaması olan glikoz intoleransı dediğimiz diyabet hastası adayı bir grup var. Hastaya şeker teşhisi koymadan ara bir dönem var. Glikoz intoleransı denilen bu dönemleri yakalamak diyabetin gelişmesi ve engellenmesi açısından çok önemlidir. Yani ülkemizde yüzde 15’lik bir grup tatlı tatlı dolaşıyor. Yapılan basit şeker taramalarıyla aç veya tokluğa göre belirli rakamların üzerinde şeker düzeyi olanlar yönlendirilmesi ve önlem alınması gerekiyor.’’

Prof. Dr. Tuğrul, diyabetin çok önemli bir hastalık olduğunu, tedbir alınmadığı takdirde organ bozukluğuna ve hatta ölümlere de sebep olabileceğini bildirdi. Şeker hastalığında belirli risk guruplarının olduğunu belirten Prof. Dr. Tuğrul, “Özellikle tansiyonu yüksek, şişman, yağ düzeyleri yüksek, ailesinde şeker hastalığı olan kişiler risk gurupları içindedir. Bu kişilerin belirli aralıklarla şeker taraması yaptırması gerekir.’’ dedi.

18.12.2009


 

Bilgisayarınıza istediğiniz yazılımı yükleyebileceksiniz

Türkİye’de bir mağazadan bilgisayar satın alan kullanıcılar, üzerinde yüklü işletim sistemini istemezlerse, satıcı firmadan söz konusu işletim sisteminin kaldırılıp, yazılım fiyatının düşülerek bilgisayarın kendisine verilmesini isteyebilecek.

Ankara 1. Tüketici Mahkemesi, Pardus Kullanıcıları Derneği Başkanı Avukat Nihad Karslı’nın açtığı dâvâyı haklı görerek, satıcı firmanın söz konusu işletim sistemi ücretini ödemesine hükmetti. Karslı, “Bu dâvânın sonucu olarak, özgür işletim sistemi kullanıcıları gibi yasal işletim sistemi lisanslarına sahip kullanıcılar dâvâ açmak yerine, satıcı firmanın zorluk çıkarması durumunda, mahkemenin verdiği örnek karar ile tüketici heyetine başvurarak, masrafsız bir şekilde istemediği işletim sistemini iade ederek ederini geri alabilir. Bu dâvâ ülkemizde uluslar arası firmaların kendi ülke hukuklarına göre hazırladığı son kullanıcı sözleşmelerinin değil, T.C. yasalarının geçerli olduğunun bilinmesidir.’’ dedi.

18.12.2009


 

Zayıflık da bir sorun

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, zayıflığın ciltte kolayca yaralanma, saçlarda güçsüzlük ve dökülme, tırnaklarda kolay kırılma, dişlerde çürüme ve dökülme gibi sorunlara yol açabileceğini bildirdi.

Prof. Dr. Yorulmaz, yaptığı açıklamada, gazetelerde, dergilerde, televizyonda en çok şişmanlık ve kilo verme konusunun gündemde olduğunu, kilo ile ilgili tek sorunun şişmanlık zannedildiğini, ancak zayıflığın da sorun olduğunu belirterek, şöyle dedi: ‘’Zayıflık, ciltte kolayca yaralanma, saçlarda güçsüzlük ve dökülme, tırnaklarda kolay kırılma, dişlerde çürüme ve dökülme gibi sorunlara yol açabilir. Bağışıklık sistemleri de çok güçlü olmadığından, bulaşıcı hastalıklara daha kolay yakalanırlar ve nezle, soğuk algınlığı gibi basit hastalıklar bile böyle kişilerde daha ağır seyreder, ilâç kullanmak, evde yatarak dinlenmek zorunda kalabilirler.’’ Prof. Dr. Yorulmaz, zayıflıkta, uygulanan katı vejetaryen diyetler, günde 5 bardaktan fazla çay, kahve, kola gibi içeceklerin etkili olduğunu belirtti.

18.12.2009


 

İlk yerli spektrometre hazır

Kocaelİ Üniversitesi Lazer Teknolojileri Merkezinde bilim adamları, dalga boyu 200 ile 1100 nanometre (metrenin milyarda biri) arasındaki ışınları ayrıştırarak bilimsel araştırmalarda kullanmak amacıyla yüksek çözünürlükte kaydedebilecek spektrometre üretti.

Askerî alanlarda, metal, malzeme ve kimya sanayiinde geniş kullanım alanı bulunan cihaz ile malzemeler arasında gözle fark edilemeyen renk tonu hataları, ortamda bulunan element türleri belirlenebiliyor, çevre kirliliği analizleri yapılabiliyor.

18.12.2009


 

Pazarlama sektörü kokuyu keşfetti

Türkİye’de de artık oteller, mağazalar, spor salonları, müzeler, huzurevleri, hastaneler ve yiyecek sektörü, ‘’müşterilerinin hafızasına kazınmak’’ için dünyada uzun yıllardır etkili bir pazarlama yöntemi olarak ön plana çıkan ‘’koku’’yu kullanmaya başladı.

Amerika Birleşik Devletleri kökenli koku üreticisi Scentair’in Türkiye Genel Müdürü Linet Kazado, müşterinin mekânda daha uzun kalmasını ve tekrar ortama dönüşünü sağlayan kokunun, ciroyu yüzde 40 civarında arttırdığını bildirdi.

18.12.2009

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

Bütün haberler

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu

Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.
Kurumsal Linkler: Risale-i Nur Kongresi - Bediüzzaman Haftası - Risale-i Nur Enstitüsü - Yeni Asya Vakfı - Demokrasi100 - Yeni Asya Gazetesi - YASEM - Bizim Radyo
Sentez Haber - Yeni Asya Neşriyat - Yeni Asya Takvim - Köprü Dergisi - Bizim Aile - Can Kardeş - Genç Yaklaşım - Yeni Asya 40. Yıl