Mektubat - page 120

On Altıncı Mektubun Zeyli
(2)
/
? p
ór
ª n
ë
p
H
o
í pq
Ñ° n
ù o
j s
’p
G m
Ar
?n
T r
øp
e r
¿p
Gn
h
(1)
|}
/
¬p
ª°r
SÉp
H
ehl-i dünya, sebepsiz, benim gibi âciz, garip bir adam-
dan tevehhüm edip, binler adam kuvvetinde tahayyül
ederek beni çok kayıtlar altına almışlar. Barla’nın bir ma-
hallesi olan Bedre’de ve Barla’nın bir dağında bir iki ge-
ce kalmaklığıma müsaade etmemişler. İşittim ki, diyor-
lar: “said elli bin nefer kuvvetindedir; onun için serbest
bırakmıyoruz.”
Bendederimki
: ey bedbaht ehl-i dünya! Bütün kuv-
vetinizle dünyaya çalıştığınız hâlde, neden dünyanın işini
dahi bilmiyorsunuz, divane gibi hükmediyorsunuz? eğer
korkunuz şahsımdan ise, elli bin nefer değil, belki bir ne-
fer elli defa benden ziyade işler görebilir. Yani, odamın
kapısında durup, bana “Çıkmayacaksın” diyebilir.
eğer korkunuz mesleğimden ve kur’ân’a ait dellâllığım-
dan ve kuvve-i maneviye-i imaniyeden ise, elli bin nefer
değil, yanlışsınız, meslek itibarıyla elli milyon kuvvetinde-
yim, haberiniz olsun! Çünkü, kur’ân-ı Hakîm’in kuvve-
tiyle, sizin dinsizleriniz dahil olduğu hâlde bütün Avru-
pa’ya meydan okuyorum. Bütün neşrettiğim envar-ı ima-
niye ile, onların fünun-i müspete ve tabiat dedikleri
âciz:
güçsüz.
bedbaht:
bahtsız, zavallı.
dellâl:
ilân edici, hakka davet
eden.
divane:
deli.
ehl-i dünya:
sadece dünya haya-
tı için yaşayan, ahireti düşün-
meyen.
envar-ı imaniye:
iman nurla-
rı.
fünun-i müspet:
pozitif ilim-
ler, ispata dayalı fen ilimleri;
maddî ilimler.
garip:
zavallı.
hükmetmek:
karar vermek.
itibarıyla:
yönüyle, değeriyle.
kuvve-i maneviye-i imani-
ye:
imandan kaynaklanan
manevî kuvvet.
meslek:
tutulan yol, gidiş,
usul.
müsaade:
izin.
nefer:
asker, er; fert, kişi.
neşir:
dağıtma, yayma.
tabiat:
Allah’ın kâinata koy-
duğu kâinatın düzenini de-
vam ettiren tüm kanunlar.
tahayyül:
hayal etme.
tesbih:
Allah’ı bütün kusur ve
noksan sıfatlardan uzak tut-
ma.
tevehhüm:
vehimlenme, ku-
runtuya kapılma, gerçekte ol-
mayanı var kabul etme.
zeyil:
ek, ilâve.
ziyade:
fazla.
o
n
a
lTıncı
m
ekTuBun
z
eYli
| 120 | Mektubat
1.
Allah’ın adıyla.
2.
Hiçbir şey yoktur ki Onu övüp Onu tesbih etmesin. (İsra Suresi:
?
OnAltıncıMektubun
Zeyli, Barla’da 1931’de
Türkçe olarak telif edil-
miştir.
1...,110,111,112,113,114,115,116,117,118,119 121,122,123,124,125,126,127,128,129,130,...1086
Powered by FlippingBook