19 Mart 2010 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR Mobil İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Şükrü BULUT

Köpekbalıklarıyla çekirgeler denizden ve karadan AB’yi kuşattılar


A+ | A-

Köpekbalığı sınır tanımaz. Ne zaman nereden saldıracağını kurbanları tahmin edemezler. Onu açık ve büyük denizlerde zannedenler, plaj kumsallarında avlarını yakaladıklarını gördüklerinde, kendi cehaletlerine gülerler. Komünikasyon ve teknolojik gelişmenin tetiklediği globalleşmeyi herkesten önce, menfaatlerini toplumun zararında arayan finans çevreleri kavradılar ve daha sonra ellerindeki kapitalizm gücüyle, millî devletlerin koruma sistemlerini ihtilâl, rüşvet veya aydın oyunlarıyla tahrip ettiler. Meselâ bizde 28 Şubat sürecinde Kemal Derviş bu önemli vazifeyi deruhte etmişti. Köpekbalıklarını taklit eden spekülatör ve finans çevreleri bilhassa denizaşırı ülkeleri vurmak için Hedgefond’s dedikleri “köpekbalıkları fonlarını” kurmuşlardı. Ani saldırılarla zayıf ülkeleri ve ekonomileri parçalayan bu fonların, idareci ve ortaklarını Amerika ve AB ülkelerinden seçmeme gayretleri, aynı zamanda onların ard niyetlerini de ortaya koyuyor.

Çekirgeleri ilk olarak Alman politikacılarından duymuştuk. Yukardaki fonların da yardımıyla başta Almanya olmak üzere birçok ülkeye karadan hücum eden saldırgan kapital sahipleri, işler haldeki fabrika ve işletmeleri satın alıyor, içini boşaltıyor ve posasını arkası sıra bırakarak bir başka coğrafyaya uçuyorlar. Almanya’daki fabrikalar ve büyük işyerleri bir bir kapandığında, Almanlar bu yatırımların eski Doğu bloku ülkelerine gittiklerini düşünüyorlardı. Sonraki zamanlar, çekirge sürüsünün Batı Avrupa’yı talan ettiğini ve bir başka ülkeye de doğru dürüst yatırım yapamadığını gösteriyordu. Zira başta eski Doğu Almanya olmak üzere Polonya, Çek, Slovakya, Macaristan, Romanya ve Bulgaristan gibi ülkeler hâlâ yoksulluk, kaos ve geleneksel sıkıntılarıyla boğuşuyorlardı.

Amerika’da 11 Eylül’le birlikte varlıklarını hissettiren ve global tesirlerini tahriplerle gösteren neocon, neoliberal ve diğer müttefiklerinin finans kaynakları olan köpekbalıklarıyla çekirge sürüsü, son zamanlarda saklanma ihtiyacı da hissetmiyorlar. Artık Uzakdoğu ülkeleri, Rusya ve İngiliz sterlini yerine doğrudan “euro”ya yöneliyorlar ve dolar karşısında AB para birimini çökerteceklerini gazetelerde açıkça ifade ediyorlar. Wall Street Journal, Hedgefond’s Globe Finans Servisi Şefi Hans Nufschmid, meslektaşlarına “Avlanmanın en güzel zamanı şimdi. Tam çokça para kazanma mevsimi!” diyerek onları istişarî toplantılara gazete ilânlarıyla dâvet ediyor. Aynı zamanda hedefi de gösteriyor. Pirleri George Soros’un 1992’de sterline yaptığı meşhur saldırıyı örnek alıyorlar. Sterlini mark ve frank karşılığında satarak Britanya Merkez Bankasını devalüasyona mecbur eden Soros, bir milyar doları geçkin kazanç sağlamıştı. Sterline yapılan operasyonun euroya karşı da başladığını, rakamları dikkatlice takip edenler bilirler. 1 euronun 1.51 dolar olduğu geçen Aralık ayında başlayan taarruzla, euro 1.36’ya kadar geriledi. Akdeniz kıyılı ülkelerin köpek balıkları saldırısı altında olduğunu, Papandreu açıkça ifade etti.

Küresel soyguncuların son zamanlarda saldırı öncesi toplantılarını açıkça ilân etmeleri belki de küresel şeffaflığın getirdiği bir mecburiyet. 8 Şubat günü Manhattan’da bir araya gelen mezkûr fon sahipleri, AB para birimine karşı ittifak anlaşması imzaladılar. Soros’un önceki ortaklarından Jim Roger, spekülatör Marc Faber ve Vince Stanzione yatırımcıları ile Soros’un firmalarının temsilcilerinin AB’ye yapacakları taarruzları birlikte takip edeceğiz.

Bazı güzel ve doğru mânâların, iyilik ve adaletten önce şer ve zulümde kullanılmaları sizin de dikkatinizi çekiyor mu? Birçok deccal yamağının kendilerini “mesih” ilân etmelerine o kadar benziyor ki bu hal. Şeffaflık kelime olarak müsbet mânâlar çağrıştırır. Fakat şu mevzumuzun çerçevesinde finans fonlarıyla küresel soygun ve sömürgelere kalkışanların “global şeffaflık” istemeleri, elbette ki müsbet bir kelimeye menfi mânâlar yükletiyor. Ülkelerin millî ekonomik sınırlarını kaldırarak, korunma sistemlerini felç ederek ve fıtrî zenginliklerinin haritalarını da şeffafça yayınlayarak, en kuvvetli görünen köpek balıklarına ve çekirge sürülerine insanlığın kaynaklarını yem olarak sunmanın ne dehşetli bir felâket olduğunu hepimiz biliyoruz.

AB şeffaflık ve adalet istiyor

Mesihin küresel barış projesi olarak tanıdığımız AB’nin adaletli paylaşım için şeffaflığı istediği bir vakıa. İsviçre’yi bunun için mâlî olarak netleşmeye mecbur ediyor. İngiltere gibi tarihi sömürge, soygun ve hak ihlâliyle dolu ülkeler, şeffaflıktan kaçtıkları için euroya dahil olmuyorlar. İsveç bu projeye destek yolunda Dışişleri Bakanı Anna Maria Lind’i kaybetmişti. Euro için yapılacak referandum öncesinde kurbanını vermişti İsveç. Euronun kuvvet bulması, AB’nin küresel barıştaki elini kuvvetlendirecekti. Hatırlarsanız, o günlerde birçok ülke ekonomisi euroyu kullanmaya başlamıştı.

Çekirgeler ve köpekbalıklarına AB ülkelerinin hükümetlerindeki bazı neocon ve neoliberal politikacıların içerden yardım ettikleri açık bir olay. Fakat bütün bunlara rağmen denizlerden köpekbalıklarının, karadan çekirgelerin AB’yi rahatsız etmeleri, AB’nin bu küresel soygunculara karşı global tedbirler almasını ve dünyanın diğer zayıf devletlerini uyarmasını netice verecektir diye ümit ediyoruz. Teknolojinin gelişmesi, haberleşmedeki mu'cizevî inkişaf ve insanî değerlerin Doğu ve Batı medeniyetlerince ortak payda olarak kabullenilmeye başlanması; insanlığı bu küresel afetlerden koruyacaktır İnşaallah.




Gündemin nabzını tutmak için tıklayın!
www.sentezhaber.com

19.03.2010

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Geri


Önceki Yazıları

  (15.03.2010) - Kadına dair...

  (12.03.2010) - Turuncu devrimin mengenesindeki Türkiye…

  (05.03.2010) - Avrupa şeriatı bilmiyor…

  (26.02.2010) - Muallimül-ekber…

  (22.02.2010) - Turuncu Kemalizm

  (19.02.2010) - Ağlama Duvarı

  (15.02.2010) - İslâmla savaşılmaz

  (12.02.2010) - 28 Şubat bitti mi?

  (08.02.2010) - Sadece pazarcılara mı?

  (05.02.2010) - Hükümet AB’ye neden isteksiz?

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Abdullah ŞAHİN

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Ali Rıza AYDIN

  Atike ÖZER

  Baki ÇİMİÇ

  Banu YAŞAR

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H.İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Muzaffer KARAHİSAR

  Nejat EREN

  Nurullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu

Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.
Kurumsal Linkler: Risale-i Nur Kongresi - Bediüzzaman Haftası - Risale-i Nur Enstitüsü - Yeni Asya Vakfı - Demokrasi100 - Yeni Asya Gazetesi - YASEM - Bizim Radyo
Sentez Haber - Yeni Asya Neşriyat - Yeni Asya Takvim oktay usta yemek tarifleri Köprü Dergisi - Bizim Aile - Can Kardeş - Genç Yaklaşım - Yeni Asya 40. Yıl