"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Cennette Yeni Asya

06 Ekim 2018, Cumartesi
Yazıma bir soru ile başlamak istiyorum: Acaba Cennette gazete okuyacak mıyız?

Evet bu ilginç soruya olumlu ve olumsuz çeşitli cevaplar verilebilir. Kimileri “Cennette gazetenin ne işi var, okuyacaksan Kur’ân-ı Kerîm ve Risale-i Nur sana yeter” derken, kimileri de” neden olmasın, bu dünyada iyi ve güzel olan ne varsa, Cennette daha âlâsı bulunur. Cennete lâyık olduktan sonra isteyen gazete de okur, dergi de okur” diye cevap veriyor olabilir. Ben de ikinci kısım cevabın daha doğru olduğuna inanıyorum. 

Evet, biz Risale-i Nur’a tabiyiz. Risale-i Nur’da Kur’ân’ın bir mânevî bir mu’cizesi olduğundan, o da doğrudan Kur’ân’a bağlıdır. “Yaş ve kuru ne varsa Kur’ân’da vardır” hükmü gereğince, Risale-i Nur’da da her sualin cevabını bulmak mümkündür. Biz de bu suali Risale-i Nur’a sorduğumuzda, Cennette de gazete okumanın mümkün olduğunu görüyoruz. 

“ ...hakaik-i imaniye ve Kur’âniye ve hâdisât-ı Muhammediye (asm) ise, ne kadar cüz’î de olsa, en büyük, en küllî bir hadise-i mühimme hükmünde, en küllî bir daire olan Arş-ı Âzamda ve daire-i semâvatta-temsilde hata olmasın-mukadderât-ı kâinatın mânevî ceridelerinde neşrolunuyor gibi, her köşede medar-ı bahis oluyor diye beyan ile beraber...” diye devam eden kısımda, “mukadderat-ı kâinatın mânevî cerideleri”nden bahsediliyor. Zaten aklen de bunun mümkün olduğu âşikârdır. 

Cennet, bütün güzelliklerin cem olduğu, akla ve hayale gelmeyen nimetlerin orada bulunduğu ebedî saadet mekânıdır. Oraya girmeyi hak eden, veya Cenâb-ı Hakk’ın rahmetiyle Cennetine aldığı insanlar için vaad edilen nimetler ve rızıklar, Kur’ân-ı Kerîm’de ve hadis-i Şeriflerde çok güzel bir şekilde anlatılıyor, tasvir ediliyor. 

Cenâb-ı Hak  “Orada diledikleri herşey onlarındır; Katımızda daha fazlası da var.” buyuruyor.  (Kaf Sûresi, 35)

Bir hadiste Peygamberimiz (asm), Allah’ın salih kulları için ahirette “hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın duymadığı ve hiçbir beşerin kalbine gelmeyen birtakım nimetler” olacağından bahsetmiştir.

“Biz o Cennetliklerin kalblerindeki kinleri çıkarır atarız. Hepsi kardeşler olarak sevinç içinde karşılıklı koltuklara otururlar.” (Hicr Sûresi, 47)

Bu dünya hayatında aldığımız her zevk, Cennette alacağımız zevklerin bir çekirdeğidir. Orada inkişaf edecek, ebedîleşecektir. Dünya tarlasına attığımız güzellik tohumları, orada neşv-ü nema verecektir. 

Cennet ehli, süslü koltuklarda karşılıklı oturup sohbet ederken, dünyada yaşadıkları güzellikleri ve yaptıkları hizmetleri de hatırlayıp onlardan da bahsederler her halde. Nasıl Cennet ehli olduklarını konuşurken, okudukları Kur’ân-ı Kerîm’i, Risale-i Nurlar’ı ve Risale-i Nur’un medyadaki dili olan Yeni Asya’yı da anacaklar, oradaki güzel yazıları ve şiirleri de tekrar okuyup birlikte müzakere edeceklerdir. Buna mâni hiçbir şey yoktur. Zira bir çok kişinin Risale-i Nurlar’ı tanımasına vesile olan, dolayısıyla, insanların bu şahs-ı manevî etrafında bir araya gelmesinde hizmetleri bulunan, her gün Kur’ân’dan, Risale-i Nur’dan ve Bediüzzaman’dan bahseden bir gazete, Allah’ın izniyle Cennete girmeyi ve Cennet ehlinin elinde bulunmayı hak etmiştir.

Bir adam Resulullah aleyhissalâtu vesselâm’a: “Cennette at var mı?” diye sordu. Aleyhissalâtu vesselâm da:

“Allah Teâlâ Hazretleri seni Cennete koyduğu takdirde, kızıl yakuttan bir at üzerinde orada dolaşmak isteyecek olsan, o seni istediğin her yere uçuracaktır.” buyurdular.      Bunun üzerine diğer biri de:

“Cennette deve var mı?” diye sordu. Ama buna Aleyhissalâtu vesselâm öncekine söylediği gibi söylemedi. 

Şöyle buyurdular: “Eğer Allah seni Cennete koyarsa, orada canının her çektiği, gözünün her hoşlandığı şey bulunacaktır.” (Tirmizi, Kütüb-i Sitte)

Cennette at, deve ve nefislerin arzu ettiği her şey bulunacağına göre, Üstadımızın “matbuat lisanı ile konuşmak” olarak gördüğü, Zübeyir Ağabey’in bizzat Galata Köprüsü’nde satış yaptığı, Kutlular Ağabey’in hayatının gayesi edindiği Yeni Asya neden bulunmasın? 

Allah’ın izniyle Yeni Asya Cennete girer de, biz kendimiz girebilir miyiz, onu düşünelim. 

Okunma Sayısı: 3763
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah Şahin

    23.11.2018 00:18:24

    Abi, evveli ve ahiri tatlı olan istifadeli bir yazı olmuş; kalemine sağlık...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı