"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Risale-i Nur neden emsalsizdir? - 1

Abdullah Demir
16 Eylül 2018, Pazar 00:30
Osmanlı’dan itibaren günümüze kadar pek çok İslâm âlimi yaşamış ve çok değerli eserler kaleme almışlardır.

Risale-i Nurlar’ın bu eserlerden ne farkı var? Başka bir dinî kitap Risale-i Nurlar’ın yerini tutmaz mı? Gerçekten de müellifi Bediüzzaman Said Nursî’nin dediği Risale-i Nurlar yazıldıktan sonra artık insanlar sadece bu eserleri şerh ve tanzim etmekle mi uğraşacaklar? Bu ve benzeri sorulara verilen cevap şudur; evet Risale-i Nurlar gerçekten emsalsiz eserlerdir. Bunu Bediüzzaman Said Nursî’ye ve Risale-i Nurlar’a hayran olan mutaassıp bir tarafgir olarak söylemiyorum.

Batı düşüncesinde Rönesans’tan itibaren çok önemli değişiklikler gerçekleştirilmiş ve Ortaçağ düşüncesi demode olmuştur. Günümüzde dünyada geçerli olan bilim anlayışı, bırakın beş yüz yıl öncesini, elli yıl öncesi ile dahi aynı değildir. Dolayısıyla bundan önce yaşamış İslâm âlimlerinin eserleri zamanında görevini ifa etmiş, ama eskimişlikten de payını almıştır.

Ortaçağ’da İslâm dünyası, Avrupa’dan farklı olarak daha aydın ve parlak bir dönem yaşamış olsa da, Müslüman ilim adamlarının düşünce yapıları Aristo ve Eflatun felsefelerine dayanıyordu. Müslüman bilim adamları başta Aristo ve Eflatun olmak üzere Yunan filozoflarının felsefi görüşlerini yeniden ele almışlar ve önemli eklemeler yaparak geliştirmişlerdi. Batı’nın Rönesans dönemi aydınlanmacı düşünürleri, İslâm âlimlerinin yazmış olduğu söz konusu eserlerden de faydalanarak günümüzde bütün dünyaya hâkim olan modern Batı düşüncesini oluşturmuşlardı. Bu sebeple aydınlanmadan önce yaşamış olan ya da aydınlanmacı Batı düşüncesini tanımayan İslâm âlimlerinin eserleri zorunlu olarak demode olmuş, eskimiştir. Daha açık ifadesiyle bu İslâm âlimlerine ait eserler, günümüz dünyasında Müslümanların dertlerine çare olamaz, olamadığı da Müslümanlar’ın perişan hallerinden anlaşılmaktadır.

Descartes, Spinoza, Kant, Hegel gibi aydınlanmacı Batı düşünürleri, Yunan felsefesinde kökten değişiklikler yapacak eleştirilerde bulunmuşlardır. Bu temel değişikliklerden birisi Yunan felsefesinin dayandığı düşünce sistemi olan klâsik mantığın yerine modern mantığı ve akıl yürütme yöntemi olarak tümdengelim yerine tümevarımı koymuş olmalarıdır. Modern mantık ve tümdengelim kullanılmaya başlandıktan sonra, daha önceleri felsefenin içerisinde yer alan fizik, kimya, biyoloji gibi bilimler ayrılıp bağımsız bilimler haline gelmişlerdir. Günümüzde ise her bir bilim dalı yeni yeni alt dallara ayrılmakta, baş döndürücü bir hızla gelişmektedir. Bilimlerdeki bu hızlı değişme ve gelişmeye ayak uyduramayan, bunlardan habersiz olan Müslüman bilim adamlarının yazdıkları eserlerin çağın gerisinde kalmış olduğu gayet açıktır.

Akla gelebilir ki artık Müslümanlar da Batı düşüncesinden ve bilim dünyasından haberdardırlar, onlar da dünyadaki ilmî gelişmeleri takip etmeye çalışmaktadırlar. Evet, Müslümanların bir kısmı Batı bilim ve düşüncesini sorgusuz, sualsiz kabul etmişler, Batı’nın hayranı ve çağdaş kölesi haline gelmişlerdir. Dolayısıyla Batıcı Müslümanlar olarak isimlendirilen bu insanların bütün çabaları, hayranı oldukları dünyanın faydasınadır. Onlar esas itibarı ile Batı medeniyetine katkı sağlıyor olmaktan başka bir şey yapıyor sayılmazlar. Buna karşılık Müslümanların bir kısmı ise Batı düşüncesini reddedip, İslâm’a yeniden sarılma yolunu tercih etmişlerdir. Bu kökten reddiyeci yaklaşım da Müslümanları Batı medeniyetinin güzel taraflarından mahrum bırakmakta, onları asırlar öncesinin dünyasında yaşatmaktadır. İşte Risale-i Nurlar’ın farkı tam da burada ortaya çıkmaktadır.

Risale-i Nurlar, Batı medeniyeti karşısında maddî manevî büyük yaralar almış Müslümanlara, yukarıdaki anlatılan teslimiyetçi ya da reddiyeci yolların dışında yeni bir yol sunmaktadır. Risale-i Nurlar, geçmişte Yunan felsefesi ile karşılaşan Müslümanların, yok olmadan kendi felsefî anlayışlarını geliştirmeleri gibi, Batı düşüncesinin işgalci anlayışına karşı yeniden İslâmî düşünce yapısını kurmuştur. Risale-i Nurlar’ın düşünce sistemi, Ortaçağ’ın skolastik anlayışı olmadığı gibi, taklitçi modern Batıcı düşünce sistemi de değildir. İmam Gazali’nin Yunan felsefesini İslâmî anlayışla elden geçirip, ayıklaması gibi, Bediüzzaman Said Nursî de modern Batı düşüncesini Kur’ân ve sünnet süzgecinden geçirerek yeni bir düşünce sistemi kurmuştur. Risale-i Nurlar’ın kurmuş olduğu düşünce sistemi, Batı düşünce sisteminden ve geçmişteki İslâm düşünce sisteminden çok farklıdır. Bu düşünce sisteminin Batı düşünce sisteminden temel farkı, kaynağının Kur’ân ve sünnet olmasıdır. Risale-i Nurlar’ın kaynağı Yunan ve onun devamı olan Batı felsefesi değildir. Risale-i Nurlar, Yunan felsefesinin devamı olarak Batı felsefesi ile ikinci defa yüzleşmek durumunda kalan İslâm dünyasına, dejenere olmadan, kendisi olarak ayakta kalmasının yolunu göstermiştir. Risaleleri okuyan Müslümanlar, Batının bilim ve felsefesi karşısında inançlarını, kültürlerini, değerlerini kaybetmekten kurtulmuşlar, daha da önemlisi alternatif medeniyet oluşturma imkânını elde etmişlerdir.

Okunma Sayısı: 683
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali

    16.9.2018 14:24:54

    İstifade ettiğimiz yazınız için teşekkürler. Ancak aydınlanmacı batılı düşünürlerden Risale-ı Nur nasıl etkilenmiştir, desteklemekle birlikte tenkitler olmuşsa bunlara örnekler nelerdir? Müslümanların ilimde daha ileri gidebilmeleri için Risaleler'de ne gibi tavsiyeler vardır? Daha açıklayıcı bir makalenizi istirham ederim.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı