"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Anayasa ve Mahkemesi

Ahmet BATTAL
06 Eylül 2018, Perşembe
Devletin hukuka ihtiyacı var. Bizim de hukuk devletine ihtiyacımız var. Anayasa devletin “hukuk devleti” olmasını emrediyor.

Kanunlar hukuk devletinin kanunları olmalı. Böyle olup olmadığını denetleme işini yapacak bir Yüksek Mahkememiz var: Anayasa Mahkemesi.

(Kanunlar Anayasaya ve hukuka uygun olmalı ki daha alt düzenlemeler de kanuna ve hukuka uygun olabilsin.)

Devletin icraatı da hukuk devletine yakışan icraat biçiminde olmalı.

Böyle olup olmadığını denetlemek üzere bireysel başvuru hakkı var. Bu hakkın muhatabı olan bir Yüksek Mahkememiz var: AYM.

Yeni adli yılda ve yeni dönemde bu Yüksek Mahkemeden çok şey bekliyoruz. Umutlu olmak istiyoruz.

Anayasa Mahkemesinin saygıdeğer üyeleri, değerli meslektaşlarım…

Sizden rica ediyoruz. Hukuksuzlukların üzerine cesaretle gidiniz.

Hukuk devletinin tam olarak tesisi konusunda asıl görev size düşüyor.

Kararlarınızla Türkiye’nin bilhassa hür dünya nezdindeki itibarını yeniden yükseltecek olan da sizsiniz, daha dibe düşürecek olan da sizlersiniz.

Milleti belâya sürükleyecek olan da sizsiniz, “Ankara’da hakimler varmış, şükür” duası ettirecek olan da…

Kötüler sizin korkaklığınızdan cesaret alır. Siz adaletli cesaretinizle iyilere cesaret veriniz.

Bu toplumu ve devleti, toptancılık belasından siz kurtarabilirsiniz.

Kurunun yanında yaşı da yakan zulüm düzenini bitiriniz.

Suçlunun yanındaki masum akrabaya sırf akraba diye ceza verme dönemi sizin sayenizde bitebilir.

Kanunların özgürlükçü yorumu sizin sayenizde gün ışığına çıkabilir.

Bütün yöneticilere haddini hatırlatacak olanlar sizlersiniz. Kimseye minnetiniz yok ve olmamalı.

Ey AYM Başkanı ve Üyeleri,

Tarih yazıyorsunuz ve daha da yazacaksınız.

Bu milleti ya demokratik toplum yapısına layık göreceksiniz ve oraya yönlendireceksiniz. Ya da milleti otokrasiye layık göreceksiniz ve kendi bindiğiniz dalı da keseceksiniz. Kendi meşruiyetini kendi kusuruyla kaybeden hakimler olarak anılmak –elbette- istemezsiniz.

Hem bilirsiniz. Ne kötü bir anılma biçimidir o! Yakın tarihte ve mazide örnekleri doludur. Zaman sizi de mazi yapacak. Siz onlardan olmayınız.

 

Okunma Sayısı: 2058
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • ibrahim Ersoylu

    6.9.2018 19:21:27

    Hocam, mükemmel bir yazı.Tebrik ederim. Bizde cesur, hakikati söyleyecek, makamından atılmayı göze alacak yiğit hukukçular nerede? Geçmişte bir dönemde Fransa'da müstebitler onlara baskı yapınca, Anayasa Mahkemesi üyeleri cüppelerini çıkarıp yere çalarak istifa ettikleri ve onları protesto ettikleri anlatılır. Bizde 12 Eylül darbesi olduğunda ilk önce Anayasa Mahkemesi üyeleri cüppelerini giyerek onları tebrik etmeye gitmişlerdi. İstisnaları hariç şimdiki hukukçularımız, zulümlere sessiz kalmakla yetinmeyip saraya çıkıp bağlılık pozları vermektedirler.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı