"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

AKP bize neyi öğretti?

31 Ekim 2015, Cumartesi 10:45
Zor günler geçiriyoruz. İçinde bulunduğumuz coğrafyadan yalnızca ‘ah’lar yükseliyor, kan ve gözyaşıyla bulanmış toprağa karışan ‘ah’lar, bedduâlar vicdanları titretiyor.

Mars’ta hayat arayan dünya devleri topraklarımda tepiniyor; bombalar patlıyor, Aylanlar eziliyor, fidanlar biçiliyor, ümitler bir bir sönüyor. 

Tam on üç yıl… Aynı simalar köşebaşlarında, hep aynı türkü plaklarda. Adalet ve Kalkınma türküsüyle çıkılan yollar bir bir tıkanıyor; türküler değişiyor, adalet düşüyor, ahlâk sükût ediyor, zulüm kol geziyor.  

Tam on üç yıl… Neler gördük, neler yaşadık. Bu on üç yıl tam bir hayat dersi oldu nazarımda. AKP ne çok şey öğretti hepimize, bu yıllar neler öğretmedi ki bize?    

Ölçüsüzlüğün bir hayat tarzı olamayacağını, pusulasızlığın kullanışlılığını, kullanılanların pusulasızlığını, elverişli kullanımın yollarını, iki yanlışın bir doğru edemeyeceğini, 

Demokratlığın bir vicdan meselesi olduğunu, gömlek değiştirmekle demokrat olunamayacağını, vicdanı tefessüh edenlerin, üç kuruşluk hava parasına vicdanını satanların ne demokrat olabileceğini ne de demokrasiye sahip çıkabileceğini... 

Demokrasinin samimî bir mücadele gerektirdiğini, samimiyetsizlerin elinde demokrasinin çöpe çevrildiğini, demokrasiyi küfür ilân edenlerin değişemeyeceğini, riyakârlık rüzgârlarının hakim olduğu iklimlerde demokrasinin barınamayacağını, pragmatizmin demokratik ortamlara hayat hakkı tanımadığını, istibdada demokrasi demenin manasızlığını... 

Hürriyetin ekmekten değerli olduğunu, ekmeği hürriyete tercih edenlerin efendisinin tasmasını elinde gezdiren Anglosakson kölelerine nasıl benzediğini...  

Din tacirliğinin öldürücülüğünü, dini siyasete alet etmenin dinsizliği siyasete alet etmekten farkının olmadığını, her ikisinin Kemalizm’e hizmet ettiğini, Kemalizm hizmetkârlığının farklı versiyonlarını, 

Kemalizmin dönüştürme kabiliyetini, zaaf avcılığını; insanın aç gözlülüğünü, hırsın tehlikesini, hırsızın maskesini, makamperestliğin pespayeliğini, paranın gücünü...   

Gücün iktidarını, kendinde güç tevehhüm edenlerin çılgınlığını, güce yaltaklananların, gücüne güvenenlerin hak bilmezliğini, hukuk tanımazlığını, hukuku kendine uyduranları, Firavunmeşreplerin nasıl doğduğunu...  

Müslümanların iktidarla imtihanında kaybedişini, dindarlığın sözdeliğini, din algısının nasıl yerlere düşürüldüğünü, güce mayışanların cıvıklığını, ahlâksızlık ahlâkını...  

Haramzadeliğin nesilden nesile tevarüs edebilen bir meslek olduğunu, mesleği hak olanların haramzadelerle iş tutamayacağını, işini bilircilerin iş bilirliğini, masumların garipliğini...

Cehaletin ölümcüllüğünü, cehaletle hukukunu bilmeyen milletlerin ehl-i hamiyeti dahi müstebid edebileceğini, hamiyetkâr müstebidlerin nasıl türediğini...

Eğitimsizliğin acı meyvesini, okul bahçesine giren siyasetin yok ediciliğini, ben yaptım olduculuğun her şeyi tükettiğini, geleceğimizi nasıl yediğini, eğitimi sıfırladığınızda her şeyi sıfırlayabileceğinizi, ayakların baş olduğu yerde kıyametin yakın olduğunu... 

Küfr ile duran dünyanın zulüm ile duramayacağını, zulmün ilanihaye devam edemeyeceğini, zulüm arttıkça belâların yağdığını, ısmarlama adaletle hükümran olunamayacağını...

Hakkın hatırının âli olduğunu, hiçbir hatıra feda edilmemesi gerektiğini, haksızlığı hak zannedenlerle adil bir düzen kurulamayacağını, vicdandan devlete uzanan yollar adalet harcıyla yoğrulmadıkça yolda kalmanın mukadder olduğunu... 

“Şeytandan ve siyasetten Allah’a sığınırım”ın anlamını, siyasetin canavarlığını, aldatmayla iş görenlerin siyaseti meslek edindiğini...

Her şeyi maddede arayanların maneviyatta nasıl körleştiğini, paranın fitnesini, fitnenin bölücülüğünü, fakirliğin ihtilâfını, ihtilâfın yıkıcılığını...  

Tarih bilmeyenlerin tarih yazamayacağını, tarihe yaslanmayan stratejik derinliklerin nasıl çukurlaştığını, stratejik çukurlarda masumların kurban edilişini, tarihin ahmaklar sayesinde tekerrür ettirildiğini, Avrupalılaşan Türkiye’nin nasıl Ortadoğulaştırıldığını, dümeni yaban ellerde olanların gemisinde olmanın korkunç ihtimallerini… Kimbilir daha neleri neleri...

Okunma Sayısı: 4087
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hayati Binler

    31.10.2015 12:13:47

    Çok yerinde tespitler, Allah (cc) razı olsun. Amin.

  • Abdurrahman KOÇAK

    31.10.2015 09:21:07

    Teşekkürler ..Mükemmel bir yazı olmuş...Her satırının altına imza atıyorum...Yaşadığımız 13 yılın veciz bir şekildeki özeti....

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı