"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bir güne de “ablalar günü” mü desek acaba?

Alperen Bekkaya
24 Eylül 2017, Pazar
Her insanın bir rolü var bu hayatta. Hatta birkaç... Bir insan önce çocuk sonra anne ya da baba, arkadaş, patron, işçi, öğrenci, öğretmen, abi, abla, kardeş...

Daha çok uzayabilecek bir liste. Her insanın da bu vasıfları taşıyan insanlara ihtiyacı var. Yani şunu demeye çalışıyorum. Annesi olmayan bir çocuğun her zaman bir yanı eksiktir. Veya babası. Bunlar eksikliğini çok ağır hissettiğimiz kişiler. 

Biriyle uzun bir süre konuşma fırsatı bulmuştum. Babasını bebekken kaybetmiş. Babasını görmemiş, tanımamış. Onun hakkında hiçbir şey bilmiyor. Benim babam sağ o yüzden onun neler yaşadığını anlıyorum desem çok büyük haksızlık etmiş olurum. Fakat söylediği bir cümle beni dehşete düşürdü. “Ben şimdiye kadar baba kelimesini hiç kullanmadım.” Bence bu çok anlamlı bir söz. Baba kelimesini kullanamamış ve ömrü boyunca da kullanamayacak. Dediğim gibi verdiğim örnekler eksikliğini çok ağır hissettiğimiz şahıslar. Ben Allah’a şükür öyle bir eksiklik hissetmedim. 

Bir insanın herkesle ettiği muhabbet farklıdır. Anneniz ile konuştuğunuzu babanızla, kardeşleriniz ile paylaştıklarınızı arkadaşlarınızla paylaşamazsınız. Ya da dayı, teyze, hala, amca, dedeler, nineler... Hepsiyle farklı konuşur, farklı şeyler paylaşırsınız. Hepsi de size farklı şeyler katar.

Şu bir gerçektir ki -istisnalar hariç- insan karşı cinsiyle daha iyi anlaşır. Şunu söylemeye çalışıyorum yanlış anlaşılmasın genellikle oğlan çocukları annesiyle, kız çocukları babasıyla samimî olur. Kız çocuğunu babası annesine karşı savunur. İşte onun gibi de bir erkeğin hayatın da “abla” vasfı olan biri çok önemlidir. Ondan farklı şeyler öğrenir, ufkunu açar.

Bunları söylüyorum, çünkü ben bunun eksikliğini yaşadım. Önce eksikliğini hissetmiyorsunuz. Çünkü hiç olmamış. Annesiz büyüyen bir çocuğa annenin ne olduğunu anlatamayacağınız gibi. Ona neler katacağını, onu nasıl eğiteceğini... Evet bunun acısını yaşar hemde çok büyük yaşar.

İşte bende ablalığın eksikliğini yaşadım. Önceden idrak edemiyordum. Fakat sonradan farkına vardım. Bir oğlan çocuğu için ablanın olmaması... Abla ona kuvvet verir. Onu hayata hazırlar. Erkeğe kadın penceresinden bakmayı öğretir. Onun eksiklerini tamamlar. Onun algılayamadığı, yorumlayamadığı bambaşka şeyleri ona gösterir. 

Ben bunun eksikliğini yaşadım. 20 sene ve yeni fark ettim. “Abla” demenin keyfine yeni vardım. Şu an o 20 senenin acısını çıkarıyorum. Mutlu oluyorum abla dedikçe. Duygulandım. Duygulanıyorum. Senelerce görmeyen biri görmeye başlasa ne kadar duygulanır, anlatamaz. Bende şu an onu yaşıyorum. 20 sene sonra ablamı buldum. Ablası olanlar beni anlamaz. Benim annesi-babası olmayanları anlamadığım gibi. Ama emin olun bir erkek için hayatında en önemli şeylerden biri ablasının olmasıdır. Çünkü onun boşluğunu başka hiçbir şey kapatamıyor.

Şunu da söylemek istiyorum. O belki farkında değil, ama bana ablalık yaptığı için teşekkür ederim. Rabbime şükürler olsun bana abla verdiği için. Ben de inşallah sana kardeş olabiliyorumdur. Senin hayatındaki kardeş boşluğunu kapatabiliyorumdur.

Ablalarınızı üzmeyin. Bir güne de Ablalar Günü mü desek acaba?

Alperen Bekkaya /  alperenbekkaya@gmail.com

 

Okunma Sayısı: 2617
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı