"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Henüz vakit varken

Alperen Bekkaya
01 Ekim 2017, Pazar
Buram buram gösteriş kokuyoruz azizim. O kadar rezil kokuyoruz ki bastırmak için sıktığımız parfümler bastırmıyor artık. Çünkü insanlığımız ölmüş ve çürümüş…

Mevzu derin. Derindi. Peki mevzu neydi? Mevzu yapılan haksızlıklardı. Kimsenin ses çıkarmamasıydı. Kaybedilen hayatlar, görülen işkencelerdi. Verilmeyen, geç kalınan adaletti. Tok yatmalar, sefillere acımak ile yetinmeler, dilenciye para verip nasılsın diye sormamaktı. Yanan canlar, umursanmayan hayatlar, menfaatin kadar sevmelerdi. Kurulan sistemler, işleyen çarklardı. Yani mevzu derindi. Ama çözecek kadar zamanımız yoktu. Belki de vardı biz önemsemedik. Çünkü hayatı yaşayan biz değildik. Başkasıydı. Bize neydi ki. Bediüzzaman Said Nursî’nin dediği gibi “Neme lâzım başkası düşünsün.”

Hırs bürümüştü gözlerimizi. Görmüyorduk olan biteni. Biz rahattık. Cebimiz doluyor, karnımız muazzam sofralarda doyuyor, lüks arabalar ayağımızı yerden kesiyordu. O kadar ileri gittik ki azizim, açın halini anlamak için tuttuğumuz oruçları kuş sütü eksik sofralarda açtık. Yaptıklarımız yanlıştı, belki bunu biliyorduk, ama tatlı gelmişti bi kere bırakamıyordu nefsimiz. Bırakmamak içinde insanların gözüne baka baka yalan söyledik.

Her şeyimizle övünür olduk. Çok ileri gittik övünmekte ve Allah için yaptıklarımızı bile övünç kaynağı yaptık. Biz dinden ne zaman koptuk (koparıldık) işte o zaman insanlıktan da koptuk azizim.

Gidişimiz gidiş değil. Biri dur diyecek elbet. Bu saltanat ebedî sürmeyecek. Biri hesap soracak. Bunca yapılan zulüm bedelsiz kalmayacak. Bir bedeli olacak elbet. Değirmenin suyu kesilecek. “Nereye aktı bu su?” diye soran olacak. Demek ki bütün bunlar bir mahkeme-i kübraya bırakılıyor.

Allah kitabında şöyle buyuruyor:

“Şüphesiz hüküm ve ayırma günü belirlenmiş bir vakittir.

 Bu, sûra üfürüleceği gün gerçekleşir ve siz bölük bölük gelirsiniz.

Gök açılır ve kapı kapı olur.

Dağlar yürütülür, serap hâline gelir.

Şüphesi Cehennem, bir gözetleme yeridir; azgınlar için, içinde çağlar boyu kalacakları bir dönüş yeridir.

 Orada ne bir serinlik ne de içecek bir şey tadacaklar!

Ancak, uygun bir ceza olarak kaynar su ve irin içecekler.

 Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.

Âyetlerimizi de alabildiğine  yalanlamışlardı.” (Nebe 17-28)

Dehşet verici bir yerde hesap vereceğiz. Yaptıklarımız bir bir burnumuzdan gelecek. İşte o zaman “Keşke toprak olsaydık.” diyeceğiz. Ama nafile iş işten geçmiş olacak.

 Daha zaman varken kendimize gelelim.

Okunma Sayısı: 2377
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Nevriye Yazıcı

    1.10.2017 15:10:23

    Zalimler için Yaşasın Cehennem!!!!

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı