"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Suriye’ye müdahalenin maksadı

Cevher İLHAN
12 Nisan 2018, Perşembe
Onlarca terör örgütünün “vekâlet savaşları”nda kıyasıya çatışmalarıyla 650 bin insanın öldürüldüğü, 12 milyonun evini-yurdunu terkle göçe zorlandığı, yedinci yılına giren Suriye iç savaşında, silâhlı örgütlerin cirit attığı Doğu Guta katliamında, son dönemde kontrolü sağlayan Şam’ın üzerine atılan “kimyasal silâh” yaygarasıyla tetiklenen “askerî müdahale seçeneği”, yine işgal, istilâ ve zulüm projelerini gündeme getiriyor.

Trump’ın “Bedeli ağır olur!” tweeti atıp, en son “Hazırlan Rusya, akıllı füzeler yolda!” tehdidine ve Pentagon’un Suriye’de “22 kritik hedefi vurma” hazırlığına karşı, Rusya’nın “O füzeler gelirse vururuz, sonuçları ağır olur!” cevabı, çözüm yolunu tahriple kalmıyor; Suriye üzerinde yeni bir sıcak çatışmayı gündeme getiriyor.  

Kırılgan vaziyet, öncelikle 12 Ocak’taki “Suriye için küçük Amerika grubu”nun Washington gizli toplantısında konuşulan “Suriye stratejisi”ni deşifre ediyor. (prochetmoyen-orient.ch, 9.4.18)  

ABD önderliğinde, İngiltere ve Fransa’nın yanına bölgesel işbirlikçileri Suudi Arabistan ve Ürdün’ün dahil edildiği toplantıdan medyaya sızan “gizli belge”de, ABD ve işgal müttefiklerinin müdahalesiyle Suriye’nin bölünüp parçalanmasına ortam oluşturulduğu bir defa daha açığa çıkıyor.  

Bundandır ki, sözkonusu “tefrika ve ifsad plânı” için, öncelikle Türkiye, Rusya ve İran’ın garantörü olduğu, “Astana süreci”nde Soçi ve en son Ankara’da imzalanan “Suriye’nin egemenliği, bağımsızlığı, birliği ve toprak bütünlüğü”nü kuvvetli şekilde teyid eden, en son “Ankara bildirisi”yle yinelenen ve üçüncüsü Tahran’da yapılacak “çatışmasızlığı” sağlayıp barışa kapı açan “siyasî çözüm” mutâbakâtı baltalanmak isteniyor. 

“GADDARÂNE SEVR”LE BOP GÜNCELLENİYOR 

Keza “IŞİD’le mücadele” perdesinde İran’ın kuşatılması, “Astana süreci”nde Soçi ve Ankara formatları”nın tasfiyesi hedefleniyor.

ABD’nin hegemonyasındaki Suriye Demokratik Federasyonu (SDF) paravanında Türkiye’nin “terör örgütü” olarak tanıdığı YPD/YPG’nin katılacağı “Cenevre süreci”nin devreye sokulması, BM Güvenlik Konseyi kararıyla Şam yönetimi ile muhalefetin demokratik işbirliğini esas alan “geçiş hükümeti” formülünün ıskartaya çıkarılması için BM Genel Sekreteri’ne yoğun baskı yapılıyor.   

Özetle, daha iki hafta önce Trump’ın “Suriye’den çekilme” tweetinin aksine, Amerikan Dışişleri Bakanlığı Orta Doğu Yardımcısı David Satterfield’in “ABD’nin Suriye’de geniş askerî varlığını sürdürmeye kararlı olduğu”nu bildirip askerî operasyonun öne çıkarılması, öteden beri ABD ile savaş ve işgal ortaklarının “bölgeyi ve Suriye’yi bölüp parçalama plânı”nı deşifre ediyor. 

Aslında olup bitenlerle, Birinci Dünya Savaşı’nda İsrail’i kurdurma hesâbına Ortadoğu’daki Müslüman ülkeleri cetvellerle taksim eden 102 yıl önceki İngiliz-Fransız mâmulü menhus “Sykes-Picot anlaşması”nın devamı ve Bediüzzaman’ın “Âlem-i İslâma ve merkez-i hilâfete bir suikast” olarak tanımladığı “gaddarâne Sevr Muâhedesi” yeniden hortlatılıyor. 

Neticede, Bush’un Dışişleri Bakanı Rice’nin açık itirafıyla Fas’tan Afganistan’a 22 İslâm ülkesini bölüp parçalama maksatlı “genişletilmiş büyük Ortadoğu projesi (BOP)” güncelleniyor. 

Ve bu kapsamda, Amerikan merkezli Rand Corporation’a çalışan ABD Dışişleri Konseyi kıdemli üyesi Philip Gordon’un başında bulunduğu “Gordon plânı”yla, Irak ve Libya’nın parçalanmasında olduğu gibi Suriye’yi bölme plânının senaryoları sahneleniyor. 

Başta ABD’nin beş bin TIR, iki bin kargo uçağıyla silah ve mühimmat sevkıyatı yaptığı PYD/YPG olmak üzere, bölgedeki terör örgütlerinin ağır silâhlarla donatılmasının amacı bu. 

SURİYE’Yİ PARÇALAMA STRATEJİSİ

Özetle, öncelikle Nusaybin’den Akdeniz’e 911 kilometrelik Türkiye sınırında Suriye’nin kuzeyinde PYD güdümündeki kantonların birleştirilerek “Kürt koridoru”na alan sağlanması, bu alanda Suriye’nin ve bölgenin petrol ve enerji sahalarıyla kaynaklarının sömürülmesi hedefleniyor.   

Keza İsrail Savunma eski Bakanı Moşe Yaalon’un, Washington Woodrow Wilson merkezinde, “Suriye’nin bütünlüğü artık mümkün değil, federalizmle bölünmeli; Esad’ın ‘Alevistan’ı var, ‘Kürdistan’ var, rejimle çalışan ‘Dürzistan’ da olabilir” sözleri, planı çok net bir şekilde açığa vuruyor. (AA, 16.3.16)

Maksat, bütün resmî itiraflarla işgale bahane edilmek için uydurulduğu ortaya çıkan “Irak’ta kimyasal silâh” yalanında olduğu gibi, aynı şâyia ile Suriye’ye askerî müdahaleye zemin hazırlamak. İç savaş kargaşasıyla ortamı daha da karıştırıp kaosa sürükleyerek ülkenin ve bölgeyi ateş, kan ve gözyaşı içinde parçalama stratejisine zemin oluşturmak.

Ankara, menhus maksatlı “küresel oyun ve komplo”da emperyalist tuzaklara düşmemeli... 

Okunma Sayısı: 2399
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı