"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

OHAL’den bu hale

Faruk ÇAKIR
10 Haziran 2018, Pazar
Yanlışta ısrar etmenin fayda vermediğini bininci defa görmüş olduk. Bilindiği üzere Türkiye’de 15 Temmuz darbesinden hemen sonra (20/21 Temmuz 2016’da) Olağanüstü Hal ilân edildi.

Başlangıçta “3 aylık süre için” ilân edilen OHAL’e, daha ilk günden itirazlar yükseldi. İdareciler ise “Çok kısa zamanda, belki 1 ya da 2 ay sonra OHAL kalkar, kaldıracağız” mealinde sözler sarf ederek OHAL’in kalıcı olmayacağını ifade ettiler. O gün sarf edilen bu sözler, idarecilerin de temelde “OHAL rejimini” savunamadıklarını gösteriyordu. Meselâ, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, OHAL uygulamasıyla ilgili yaptığı açıklamada “OHAL uygulamasını en fazla 1 buçuk ayda bitirmek istiyoruz” demişti. (www.aksam.com.tr, 21 Temmuz 2016)

Aradan günler ve aylar geçti, bu yönde verilen sözler unutuldu. İktidar ve taraftarları dört kolla OHAL rejimini savunmaya başladılar. İçeriden ve dışarıdan gelen her türlü hatırlatmaya kulak tıkadılar ve “OHAL olmadan terörle mücadele edilmez. OHAL’e itiraz eden, OHAL kalksın diyenler teröre destek vermiş olur” anlamına gelen sözler sarf ettiler.

Tabiî ki OHAL ve hatta sıkıyönetim uygulamaları dahi hukukîdir, kanunîdir, anayasaya uygundur. Nitekim geçmiş dönemlerde de OHAL ya da sıkıyönetim ile idare edilen aylar ve yıllar oldu. Ancak sivil siyasetçiler ilk iş olarak OHAL ya da sıkıyönetim idaresini sona erdirmek için gayret sarf ettiler. Şimdi ise OHAL’in mümkün olduğu kadar uzatılmaya çalışıldığına şahit olduk ve oluyoruz. 

Önemli bir nokta da, OHAL’in her türlü iş ve işlemde uygulanmaya çalışılmış olmasıdır. Türkiye’yi idare edenler “OHAL halkı ilgilendirmiyor, onlara bir zararı yok. Sadece teröristler zarar görür” demeyi sürdürdü ve bu ad altında her türlü iş ve işlem yapmaya çalıştılar. TBMM büyük ölçüde devre dışı kaldı, ‘torba yasalar’ da OHAL uygulamasına sığınılarak çıkarıldı. Ve neticede en başta ekonomi olmak üzere Türkiye’nin bütün dengeleri bu yolla bozulmuş oldu.

Derken, seçim vaatleri arasında “OHAL devam edecek, sona ermeyecek” diyen idareciler seçimlerden sonra  OHAL’in kalkabileceği ‘müjde’sini verdiler. CNN Türk ve Kanal D ortak yayınında konuşan cumhurbaşkanı bu hususta şöyle demiş: “Seçim sonrası OHAL’i masaya yatırıp onu kaldırma gibi bir durum söz konusu olabilir. Onun çalışmasını da yapmış olacağız. (Soru: Verdiniz efendim manşeti. Kısa sürede mi yapacaksınız?) İnşallah kabineyi kurduktan sonra talimatı verip çalışmayı sürdüreceğiz. Fazla sürüncemede kalmaz. Adımı atacağız.” (7 Haziran 2018)

Her ne sebeple olursa olsun OHAL’in kaldırılacak olması isabetlidir. Bu gerçeği görmek için illa “erken seçim  anketleri”nin yapılması mı gerekiyordu? Çünkü iktidar partisinin hazırladığı ve 360 sayfadan meydana gelen  seçim beyannamesinde şöyle denilmişti: “(...) OHAL uygulamasını vatandaşlarımızın temel hak ve  özgürlüklerine zarar gelmeden millî güvenliğimizin ve vatandaşlarımızın huzuru tam olarak tesis edilene dek  sürdüreceğiz.” (http://t24.com.tr, 24 Mayıs 2018)

Geçici olması icap eden OHAL uygulamasını ‘İngiliz anahtarı’ gibi her konuda kullanmak ve her derde çare gibi görmek zaten yanlıştı. Muhalefetin de itiraz ettiği bu uygulamanın bir an önce sona ermesi doğru olur. Seçim öncesi verilen sözler unutulsa bile her fırsatta OHAL’in sona ermesi gerektiği idarecilere hatırlatılmalıdır. Unutmayalım: 

Önce hak, hukuk, adalet ve hürriyet. Sonrasında ekmek zaten gelir.

Okunma Sayısı: 4736
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Sungur Osmanoğlu

    10.6.2018 11:29:10

    Seçimden zaferle çıktıktan sonra tehlike suruyor gibi bahanelere tevessul ederek Ohali kaldırmıyorum derse kim ne yapabılır, nereye itiraz ederiz. Hakkımızı neredeararız ,bir duşunelim isterseniz

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı