"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Vakıf ve üniversite

Faruk ÇAKIR
18 Mayıs 2018, Cuma
Kişilerin malını ve mülkünü vakfetmesi, hele hele bunu eğitim için yapması elbette tebriki ve teşekkürü hak eder.

Ecdadımız bu hususta çok güzel örnekler ortaya koymuştur. Bunca tahribe, yok etmeye, yok saymaya  rağmen İstanbul’un dört bir tarafında yer alan vakıf eserleri buna delildir. Bir an için İstanbul’daki vakıf eserlerini şehirden çıkardığımızı düşünün. Geride kalana İstanbul denilebilir mi?

Son yıllarda hayırsever iş adamları kurdukları vakıflar eliyle özel üniversiteleri hizmete sundu. YÖK Denetleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Cahit Güran’ın beyanına göre ülkemizde şu anda 73 adet vakıf yükseköğretim kuruluşu hizmet veriyor. Esasında sevindirici bir durum. Fakat Prof. Dr. Güran tek kelime ile vakıf üniversitelerini topa tutmuş: “Yarısı ticarî amaçla kurulmuş eğitim kurumlarıdır. Öğrenci başına 20 bin-30 bin TL gibi ücret alırken öğrenci başına hizmet maliyeti 4 bin-5 bin lira.” (Habertürk, 9 Mayıs 2018)

Bu kadar ciddî bir beyandan sonra başka söze ihtiyaç kalır mı? 

Anayasa uyarınca, vakıf üniversitelerinin kazanç amacı güdemeyeceğini, kurucu vakfa ve üçüncü şahıslara kaynak aktaramayacağını, aktardığı tesbit edilen üniversitelerin kapatılacağını belirten Prof. Dr. Güran, “Buna rağmen son dönemlerde bazı vakıf yükseköğretim kurumları birtakım usûllerle el değiştiriyor, başka bir ifadeyle satılıyor. Devlet tarafından kuruluş izni verilen bu kurumların el değiştirmesinden birtakım kişilerin yüksek miktarda kişisel menfaat ve kazanç elde ettiği söylentileri ve şikâyetleri artarak devam ediyor. Vakıf üniversiteleri bakkalın el değiştirmesinden daha kolay el değiştiriyor. Bu işletmelerin üniversite ve üçüncü kişilerle arasındaki ilişki, yasal dayanak olmadığı için takip edilemiyor. Bazı vakıf yükseköğretim kurumları öğrenci başına 15-20 bin TL kazanç elde edecek şekilde hareket ediyor. Öğrenci gelirlerini çok yüksek tutarlı tanıtım-reklâm harcaması, komisyon ücreti, danışmanlık ve hizmet bedeli gibi çeşitli adlar altında ‘yersiz’ ödemeler şeklinde mütevelli heyeti başkan ve üyeleri ile yakınlarına aktarıyorlar. Mütevelli heyeti başkan ve üyeleri ile yakınlarının sahip olduğu ya da bağlantılı olduğu firmalara kısa zaman aralıklarında mükerrer anlaşmalarla mükerrer ödeme yapıyorlar. Öğrenci gelirlerini yurtdışında üniversite kurmak için transfer ediyorlar.”

Başkan: “Mütevelli heyeti başkan ve üyeleri ile yakınlarının bağlantılı olduğu firmalardan emsaline göre  

yüksek bedellerle mal ve hizmet alımı, inşaat işleri yapıyorlar. Kaynak aktarımına zemin oluşturmak üzere  rayiçlerine göre yüksek bedellerle arsa, arazi ve bina alımı yapılıyor, kiralamalar gerçekleştiriliyor. Gerçek ve saygın vakıf üniversitelerinin yerinin korunması için kötü örneklerden ayrışması gerekiyor.” 

Bu açıklamalar sonrasında milletin ne demesi, ne düşünmesi, ne yapması beklenir? Bu tesbitleri ‘sokaktaki vatandaş’ değil, işin içinde olan yetkili bir kişi yaptığına göre Türkiye’yi idare edenlerin de gereğini yapması gerekmez mi? Nasıl olur da bu kadar ayyuka çıkan yanlışlıklar devam edip gidebilir? 

Zaten adım başı özel vakıf üniversiteleri kurulmuş olması şüphe uyandırıyordu. Bu beyan sonrası “Her şey yolunda” tavrı devam ederse millet de bir vakit bu yanlışların hesabını sorar. Millet sormazsa İlâhî adalet sorar. ‘Vakıf’ diyerek ‘özel ticarî işletme’ gibi davranan kim varsa bunun ağır manevî bedelleri olur. Tarih de buna şahittir.

İdarecilerin bu yanlışları bilip de susması, görmezden gelmesi kabul edilebilir mi? Ya bu üniversitelerin ismi, sistemi değişsin ya da ‘vakıf’ ise vakıf gibi davransınlar. Tabiî ki asıl sorumluluk Türkiye’yi idare edenlerdedir, bunu da unutmayalım.

Okunma Sayısı: 605
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı