"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dilin kardeşi kalem

M. Ali KAYA
26 Temmuz 2018, Perşembe 00:18
İbnü Atiyye de şöyle der: Kaleme yemin, yazı işine yapılmış olur ki, “Bu yazı işi bütün ilimlerin ve dünya ve ahiret işlerinin direğidir. Çünkü kalem, dilin kardeşi ve Allah tarafından verilen genel bir nimettir.”

OKUMANIN VE YAZMANIN ÖNEMİ (3) - M. ALİ KAYA - m.alikaya@yeniasya.com.tr

S: Yüce Allah nun ve kaleme yemin ederek dikkatimizi neye çekmektedir?

C: İbn-i Abbas, Hasen-i Basri, Katade ve Dahhâk’ın izah ettiği gibi “Nûn” heca harflerinden bir harftir; ama bütün yazılan harflerin yazılmasına sebep olan mürekkebi içinde barındıran bir harftir. Kalem denen kamış ve divit buna batırılarak yirmi sekiz harfle satırlara yazılır ve bundan “İlim” ortaya çıkar. Bu ilim insanların terakki ve tekâmülünü sağlar. Zira insanın vazifesi “Taallümle tekemmüldür.” İlim öğrenerek maddî ve manevî terakki ve tekâmül etmektir.

Kaleme gelince; rivayetlerden “Allah’ın ilk yarattığı ve kaderi yazdırdığı şey kalemdir.” (Tirmizi, Tefsiru Sûre 68; Hâkim, 2: 492.) Kalemin çoğul olarak geçtiği iki âyetin birinde İlâhî ilmin sonsuzluğu yeryüzündeki ağaçların tamamı kalem, denizlerin de yedi katı daha arttırılarak mürekkep olması halinde bile İlâhî kelâmın yazmakla tükenmeyeceği şeklinde ifade edilmiştir. (Lokmân Sûresi, 31: 27.)

Allah, kalemi yaratınca ona kıyamete kadar vuku bulacak olan her şeyi yazmasını emretmiş, o da yazmış ve artık bir daha yazmamak üzere kalem kurumuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 5: 317; Buhârî, Kader, 2; Ebû Dâvûd, Sünnet, 16; Tirmizî, Tefsîrü’l-Kur’ân, 67) Yine Hz. Peygamber Mi’raca çıkınca -meleklere ait- kalemlerin çıkardığı sesleri duymuştur. (Buhârî, Salât, 1; Müslim, Îmân, 263.)

İbn Abbas’tan nakledilen rivayete dayanarak İlâhî kalemin nûrânî büyük bir cisim olduğunu kabul etmişlerdir. (Fahreddin er-Râzî, 30: 78; İbn Kesîr, 4: 401.) Kadı Ebû Bekir el-Bâkıllânî ise İlâhî kaleme ilişkin rivayetlere mecazi anlam vermek gerektiğini söyler. Kalemle kastedilen şey vuku bulacak olanların bir şekilde yazılmasıdır. (Fahreddin er-Râzî, Tefsir-i Kebir, 30: 78.)

MADDE ÖTESİ BİR KALEM

Kalem hakkında naslarda verilen bilgilerle âlimlerin bunlara ilişkin yorumlarından anlaşıldığına göre hilkatin başlangıcından sonsuza kadar vuku bulacak nesne ve olayları İlâhî ilme göre kaydeden madde ötesi bir kalem vardır. Ancak bunun mahiyeti bilinmemektedir. 

Zira sahih naslarda bu konuda herhangi bir açıklama yer almamıştır. Kalemle ilgili hadislerin yanı sıra Kur’ân-ı Kerîm’de her şeyin bir kitapta ayrıntılı olarak yazıldığının bildirilmesi, (M. F. Abdülbâkī, el-Mu’cem, KTB maddesi.) mahiyeti bilinmese de madde üstü bir kalemin veya kaydın bulunduğunu gösterir. (DİA, 24:244.)

İbnü Cerir et-Taberi der ki: “Kalem, bilinen kalemdir. Şu kadar ki, Rabbimizin kalemler içinde yemin ettiği kalem, yüce Allah’ın yarattığı ve kendisine emir verdiği kalemdir. O kalem de bu emir üzerine, kıyamete kadar olacak şeyleri yazmıştır. Bana Muhammed b. Salih Enmati, ona Abbad b. Avvâm, ona da Abdulvahid b. Selim rivayet etmiştir. Abdulvahid dedi ki: Ata’yı dinledim, şöyle diyordu: Ubâde b. Samit’in oğlu Velid’e, “Baban vefat ederken ne vasiyet etti?” diye sordum. Şöyle cevap verdi: Babam beni çağırdı, ey oğulcuğum! dedi. Allah’a karşı takva sahibi olarak korun. Haberin olsun ki sen, Allah’ın birliğine; iyi ve kötü kadere iman etmedikçe Allah’a karşı takvalı olamaz ve ilme eremezsin. Ben, Allah Resulünü (asm) dinledim şöyle diyordu: 

“Haberiniz olsun ki, Allah ilk yarattığında kalemi yarattı da, ona “yaz” dedi. Kalem: “Ey Rabbim! Ne yazayım ki?” dedi. Yüce Allah: “Kaderi yaz!” dedi. Hz. Peygamber (asm) buyurdu ki: “İşte o anda kalem olmuş ve sonsuza kadar olacak şeyleri yazdı.” 

Mücahid’den gelen bir rivayet de şöyledir: “Kalem, kendisiyle zikir yazılandır.” Demek ki, üzerine yemin edilen kalem, şer’an bilinen kalemdir ki, o da Levh-i Mahfuz’u yazan kalem, yahut Kur’ân yazılan kalemdir. 

BÜYÜK BİR HİKMET

Zemahşeri: “Yüce Allah, kalemin şanının yüceliğini göstermek için kaleme yemin etti. Çünkü onun yaratılıp düzlenmesinde büyük bir hikmete işaret vardır. Çünkü onda anlatılamayacak kadar çok fayda ve yararlar vardır.” İbnü Atiyye de şöyle der: Kaleme yemin, yazı işine yapılmış olur ki “Bu yazı işi bütün ilimlerin ve dünya ve ahiret işlerinin direğidir. Çünkü kalem, dilin kardeşi ve Allah tarafından verilen genel bir nimettir.”

İmam Fahreddin-i Râzi de şöyle der: “Vel-Kalem” hakkında iki görüş vardır. Birisi budur ki, yemin edilen kalem, gerek gökte bulunanın, gerek yerde bulunanın yazdığı kalemin hepsini içine alan cins ismidir. Yüce Allah mantığı ihsan etmekle “İnsanı yarattı, ona beyanı öğretti.” (Rahmân Sûresi, 55: 3-4.) diye minnet buyurduğu gibi “Rabb’in en büyük kerem sahibidir. O, insana kalemle öğretti. İnsana bilmediğini öğretti” (Alâk Sûresi, 96: 3-5.) diye kalem ile yazmayı ihsan etmesiyle de minnet buyurmuştur. 

Bununla faydalanmanın izah ve yorumu şudur: Kalem üçüncü şahsı ikinci şahıs yerine koyar. Bu sebeple insan dil ile yakınına anlatabildiği istek ve maksadını kalem ile uzağa da anlatabilir. İkincisi, üzerine yemin edilen kalem “Allah’ın ilk yarattığı kalemdir” diye hadiste bildirilen daha evvel sözü edilen kalemdir. Yüce Allah bunu evvelâ yaratmış, sonra da onu kıyamete kadar olacakları yazdırmış, saat gelene kadar olacağı, bütün ecelleri, amelleri yazar, bu kalem, uzunluğu gök ile yer arası kadar nûrdan bir kalemdir. 

KALEM AKIL MIDIR?

Yine Râzi der ki: İnsanlardan bazıları da şu zan ve iddiada bulunmuştur: “Burada adı geçen kalem, akıldır. Ve o, bütün yaratılanların aslı gibi bir şeydir.” Ve buna şunu delil göstermişlerdir. Zira haberlerde rivayet edilmiştir ki “Allah’ın ilk yarattığı kalem”dir. Diğer bir haberde de “Allah’ın ilk yarattığı akıl”dır. Diğer bir haberde ise, “Allah’ın ilk yarattığı şey, bir cevherdir ki yüce Allah ona heybetle baktı, o eridi ve sıcaklık yaydı. Ondan bir duman ve köpük çıktı. Dumandan gökler, köpükten yer yaratıldı” buyrulmuştur. Bu haberlerin hepsi birden gösteriyor ki, kalem, akıl ve yaratılmışların aslı olan o cevher hepsi aynı şeydir. Yoksa haberler arasında zıtlık olurdu.”

Sonuç olarak “Kalem” bildiğimiz yazı yazılan kalemdir. “Kalemle öğretti” ifadesi kendisi ile ilim öğrenilen kalem olduğunu tasrih etmektedir. İnsanın kalemi de Allah tarafından yaratılmıştır ve ilme vasıta kılınmıştır.

-DEVAM EDECEK-

Etiketler: okumak
Okunma Sayısı: 992
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı