Tarihçe-i Hayat - page 880

ecdad›m›za ihanet ve milyonlarla tefsirleri itham ç›kmaz
m›?
Üçüncüsü:
Mahkûmiyetime gösterdikleri bir sebep,
emniyeti ihlâl ve asayifli bozmakt›r. Pek uzak bir ihtimal
ve yüzde, belki binde bir imkân ile, hatta uzak imkânat›
vukuat yerinde koyup, baz› mahrem risale ve hususî
mektuplardan, Risale-i Nur’un yüz bin kelime ve cümle-
lerinden k›rk-elli kelimesine yanl›fl mana vererek, bir se-
net gösterip bizi itham ve cezaland›rd›lar. Ben de, bu
otuz-k›rk senelik hayat›m› bilenleri ve Nurun binler has
flakirtlerini iflhat ederek derim:
‹stanbul’u iflgal eden ‹ngilizlerin baflkumandan› ‹slâm
içinde ihtilâf at›p, hatta fieyhülislâm ve bir k›s›m hocala-
r› kand›r›p birbiri aleyhine sevk ederek ‹tilâfç›-‹ttihatç› f›r-
kalar›n› birbiriyle u¤raflt›rmas›yla, Yunan›n galebesine ve
harekât-› milliyenin ma¤lûbiyetine zemin haz›rlad›¤› bir
s›rada, ‹ngiliz ve Yunan aleyhinde
Hutuvat-› Sitte
eserimi
Eflref Edib’in gayretiyle tab ve neflretmekle, o kumanda-
n›n dehfletli plân›n› k›ran ve onun idam tehdidine karfl›
geri çekilmeyen ve Ankara reisleri o hizmeti için onu ça-
¤›rd›klar› hâlde Ankara’ya kaçmayan; ve esarette, Rusun
baflkumandan›n›n idam karar›na ehemmiyet vermeyen;
ve Otuz Bir Mart Hâdisesinde sekiz taburu bir nutukla
itaate getiren ve Divan-› Harb-i Örfîde, mahkemedeki
paflalar›n, “Sen de mürtecisin; fleriat istemiflsin!” diye
suallerine karfl› idama befl para k›ymet vermeyip, ceva-
ben “E¤er meflrutiyet, bir f›rkan›n istibdad›ndan ibaret
ise, bütün cin ve ins flahit olsun ki, ben mürteciim! Ve
aleyh:
karfl›, karfl›t.
asayifl:
emniyet, kanun ve nizam
hâkimiyetin sa¤lanmas›.
baflkumandan:
baflkomutan, bir
devletin silâhl› kuvvetlerinin en
yüksek rütbelisi.
dehfletli:
ürkütücü, korkunç.
Divan-› Harb-i Örfî:
‹ttihat ve Te-
rakki hükümeti zaman›nda 31
Mart Olay›ndan sonra kurulan ve
oldukça sert kararlar alan s›k›yö-
netim mahkemesi.
ecdat:
dedeler, büyük babalar,
atalar.
ehemmiyet:
önem, de¤er, k›y-
met.
esaret:
esirlik, tutsakl›k, hüküm
alt›nda bulunma.
f›rka:
siyasî parti.
galebe:
galip gelme, üstünlük.
hâdise:
olay.
harekât-› milliye:
millî harekât,
memleketin kurtuluflu hareketi.
hususî:
özel.
ihanet:
hainlik, kötülük etme, ar-
kadan vurma.
ihlâl:
bozma, zarar verme.
ihtilâf:
ayr›l›k, bir konuda farkl›
görüfl ve düflünüfl, fikir ayr›l›¤›.
ihtimal:
olabilirlik.
imkânat:
imkânlar› olabilirlilikler,
olmas› ve olmamas› ihtimal dâhi-
linde olanlar.
iflhat:
flahit gösterme, tan›k getir-
me.
itaat:
söz dinleme, boyun e¤me,
emre uygun hareket etme.
880 |
BED‹ÜZZAMAN SA‹D NURSÎ
A
FYON
H
AYATI
itham:
suç isnat etme, suçla-
ma.
‹tilafç›-‹ttihatç›:
Meflrutiyet
döneminde bulunan Hürriyet
ve ‹tilâf Cemiyeti ile ‹ttihat ve
Terakki Cemiyeti taratarlar›.
kumandan:
komutan.
ma¤lûbiyet:
yenilgi, yenilme.
mahkûmiyet:
hüküm giyme,
hükümlülük.
mahrem:
herkesçe bilinme-
mesi gereken, gizli.
mürteci:
gerilik, geriye dön-
me tarafl›s›, eski düzeni savu-
nan, gerici.
neflir:
herkese duyurma, yay-
ma, tamim.
nutuk:
söz, konuflma, hitap.
reis:
baflkan.
Risale-i Nur:
Nur Risalesi, Be-
diüzzaman Said Nursî’nin
eserlerinin ad›.
flakirt:
talebe, ö¤renci.
fleriat:
dinî kurallar manzu-
mesi; dinî hukuk düzeni.
senet:
dayan›lacak ve güve-
nilecek fley, kuvvetli delil ola-
bilecek söz.
sevk:
yöneltme.
fleyhülislâm:
Osmanl›lar za-
man›nda din ifllerine bakan
ve sadrazamdan sonra en
yüksek vazifeli flah›s.
tab:
basma, bask›.
tabur:
düzgün s›ralar hâlinde
dizilmifl askerî birlik.
tefsir:
Kur’ân’›n mana bak›-
m›ndan izah›, aç›klamas›.
tehdit:
korkutma, gözda¤›
verme.
vukuat:
hâdiseler, olaylar.
zemin:
yer.
1...,870,871,872,873,874,875,876,877,878,879 881,882,883,884,885,886,887,888,889,890,...1390
Powered by FlippingBook