Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 07 Mayıs 2008

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Aile

Duygusal ceza tercih ediliyor

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesince yapılan bir araştırmada duygusal cezanın çocuk üzerinde fiziksel cezadan daha etkili olması sebebiyle babalar tarafından daha çok tercih edildiğini ortaya koyduğu bildirildi.

OMÜ Eğitim Fakültesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü Öğretim Üyeleri Yrd. Doç. Dr. Seher Balcı ve Yrd. Doç. Dr. Müge Yılmaz tarafından yürütülen bir araştırmada, “babaların kişilik özelliklerine göre çocuklarına karşı olan davranışları” incelendi.

Samsun’da ikamet eden ve 0-5 yaş arasında çocuğu olan 123 babanın örnek alındığı araştırmayla ilgili bilgi veren Yrd. Doç. Dr. Seher Balcı, Türkiye’de baba ve çocuk ilişkisini bütün boyutları ile ortaya koyacak çok fazla veri bulunmadığını, bu konudaki araştırmaların sınırlı olması sebebiyle böyle bir çalışma yürüttüklerini söyledi.

Çocuğun doğumundan itibaren anne ve babasının sergilediği davranışlarla yetiştiğini, ancak baba konusunda yapılan çalışmaların annelerle ilgili çalışmalara oranla oldukça az olduğunu anlatan Balcı, bu sebeple de baba davranışlarını esas aldıklarını kaydetti.

“Çevresel etmenler çocuğun gelişimini etkilese de anne ve babanın davranışları sağlıklı kişilik yapısına sahip bireylerin yetişmesine zemin hazırlayabilir” diyen Balcı, şu bilgileri verdi:

“Bu nedenlerden dolayı araştırmanın amacı babaların kişilik özelliklerinin çocuklarına karşı davranışlarını belirlemede önemli olup olmadığıdır. Bir yıl süren araştırmada eğitim durumları, çocuk sayıları ve meslekleri farklı 123 baba üzerinde çalışma yaptık. Çalışmadan önemli veriler elde ettik.”

Araştırmada babaların kişilik özelliklerinden olan duygusal istikrar, duyarlılık ile çocuklarına gösterdikleri davranışlardan ilgi, şefkat gösterme, koruyuculuk ve cezalandırma gibi konularda veri elde edildiğini bildiren Balcı, şunları kaydetti:

“Araştırmanın sonucunda önemli değerlendirmeler ortaya çıktı. Örneğin duygusal ceza çocuk üzerinde fiziksel cezadan daha etkili olduğu için babalar tarafından daha çok tercih ediliyor. Ayrıca evdeki çocuk sayısının artması da babaların hem çocuklarına ayırdıkları zaman, hem de tahammül sınırlarının daralmasına neden oluyor. Ayrıca 2-3 çocuğu olan babaların duygusal ceza verme sıklığı tek çocuğu olanlara göre daha yüksek bulundu.”

Balcı, araştırmada babaların ceza yöntemlerinin mesleklerine göre de değişebildiğini ifade ederek, serbest meslek sahibi babaların memur olan babalara göre daha yüksek oranda duygusal ceza verdiklerini belirlediklerini kaydetti.

Yrd. Doç. Dr. Balcı, araştırmanın ortaya koyduğu bir diğer sonucun ise, babaların artık çocukların eğitimine daha aktif katılmaları olduğunu belirterek, “bundan 20-25 yıl öncesinde babalar, çocuk eğitimine yalnızca otorite figürü, disiplin sağlayıcı birey olarak katılırken, günümüzde çocuğun bakım, eğitim ve yetişmesinde daha aktif olarak katılma eğilimi içinde oldukları da anlaşıldı” dedi.

ÇOCUKLARIYLA ARTIK DAHA İLGİLİLER

OMÜ Öğretim Üyeleri Yrd. Doç. Dr. Seher Balcı, "Babalar bundan 20-25 yıl öncesinde babalar, çocuk eğitimine yalnızca otorite figürü, disiplin sağlayıcı birey olarak katılırken, günümüzde çocuğun bakım, eğitim ve yetişmesinde daha aktif olarak katılma eğilimi içinde oldukları da anlaşıldı" dedi.

/ Samsun

07.05.2008


‘Çocuklar gelecek zamanın ihtiyaçlarına göre yetiştirilmeli’

Eğitimci-Yazar Mahmut Günaydın, çocukları ideolojilere göre değil, gelecek zamanın ihtiyaçlarına göre yetiştirmenin en büyük mesele olduğunu söyledi.

Çukurova Çalışanları Kültür ve Yardımlaşma Derneği’nin düzenlediği “Çocuklarımıza İslâm ahlâkını nasıl kazandırabiliriz” konulu seminerde konuşan Mahmut Günaydın, çocukların İslâm Peygamberi Hazreti Muhammed’in (asm) dünyasında ayrı bir yeri olduğunu belirtti.

Anne-baba olmak için çizilen hedefte insanın çocuğu kendi mutluluğu için istediğini anlatan Günaydın, “Hedefleri, amaçları belli bir evlilik kurmakla çocuğun ahlâkî gelişimine ilk adım atılmıştır.” dedi.

Çocukların ailede verilen eğitimle ahlâkî yapısının geliştiğine dikkat çeken Günaydın, “Aile tabiî bir eğitim kurumudur. Sözler, sohbetler, günlük konuşmalar çocukları etkiler. İnsan neye değer verirse çocuk da ona göre şekillenir.” diye konuştu. Ev hayatının çocuğa model olduğunu dile getiren Günaydın, terbiyede hassas davranılmasının Peygamber’in ölçüsü olduğunu ifade etti.

/ Adana

07.05.2008

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri