"Gerçekten" haber verir 18 Ocak 2009
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.

 

Haberler

 

General neyle suçlanıyor?

İstanbul nöbetçi 13. Ağır Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıkarak tutuklanan emekli Tuğgeneral Levent Ersöz, “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek,” “silâhlı örgüt kurmak ve yönetmek” ve “sahte kimlik kullanmak”le suçlanıyor.

General Ersöz neyle suçlanıyor?

İSTANBUL nöbetçi 13. Ağır Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıkarak tutuklanan emekli Tuğgeneral Levent Ersöz, “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek”, “silâhlı örgüt kurmak ve yönetmek” ve “sahte kimlik kullanmak” ile suçlanıyor. ‘’Ergenekon’’ soruşturması kapsamında tutuklanan emekli Tuğgeneral Levent Ersöz’ün avukatı Gülten Güven, Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesinin üst kapısında yaptığı açıklamada, ‘’30 yıldır terörle mücadele eden bir insanı terör suçlusu olarak tutuklamak mantığa aykırıdır’’ iddiasında bulundu. İstanbul nöbetçi 13. Ağır Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıkan emekli Tuğgeneral Levent Ersöz’ün, ‘’cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek’’, ‘’silâhlı örgüt kurmak ve yönetmek’’, ‘’sahte kimlik kullanmak’’ suçlarından tutuklandığı öğrenildi. Ersöz, tutuklanmasının ardından Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesinden çıkartılarak, Metris Cezaevine gönderildi.

18.01.2009


 

Yargıya şüphe, hukukun üstünlüğünü zedeler

DANIŞTAY Başkanı Mustafa Birden, ‘’Yargının bağımsızlığı ve yansızlığı konusunda yaşanacak bir duraksama, duyulacak en ufak bir şüphe hukukun üstünlüğünü zedeler’’ dedi.

Aydın Barosunca düzenlenen ‘’İdari Yargılamada Karşılaşılan Sorunlar’’ panelinde konuşan Birden, yargının amacı ve devletin temel değerlerinden biri olan adaletin gerçekleştirilmesinin yüksek mahkemelerin gücü ve etkinliği ile doğru orantılı olduğunu ifade ederek, bu etkinliğin yargı kararlarının gereklerine uygun eylem ve işlemde bulunmayı, yargı kararlarını siyasî tartışmalara konu etmeden özenli bir üslupla tartışmayı gerektirdiğini söyledi. Birden, şunları kaydetti: ‘’Hukuk devleti ilkesine anlam ve içerik kazandıran yargı bağımsızlığıdır. Yargının bağımsızlığı ve yansızlığı konusunda yaşanacak bir duraksama, duyulacak en ufak bir şüphe hukukun üstünlüğünü zedeler. Yargı bağımsızlığının temel amacı vatandaşa, adaletin her türlü etkiden uzak, kendi kurum ve kuralları çerçevesinde gerçekleşeceği güven ve inancını verebilmektir. Bu nedenledir ki hiçbir organ, makam, merci veya kişi yargı faaliyetini kontrol etme, etkileme, yönlendirme yanılgısına düşmemeli. Yargı mensubu da yansızlığı konusunda taraflara sonsuz güven vermelidir.’’

18.01.2009


 

Tuncay Güney’e, para ödemesi yapmadık

TRT, Tuncay Güney’e konuk olduğu canlı yayın programı için kesinlikle bir ödeme yapılmadığını bildirdi.

TRT: Tuncay Güney’e ödeme yapılmadı

Özellikle Doğan Grubu yazılı ve görsel medyası tarafından Ergenekon’un kilit ismi Tuncay Güney’i canlı yayına çıkardığı için hedef tahtası haline getirilen TRT, yaptığı açıklamayla iddialara cevap verdi. Yayının, TRT’ye herhangi bir canlı yayından farksız olarak 6 bin 410 dolara malolduğu belirtildi. Bu rakamın ise sadece yayında kullanılan teknik malzemeleri kapsadığı, Tuncay Güney’e kesinlikle bir ödeme yapılmadığı bildirildi. Yapılan saldırıların ise tamamen belli bir maksada yönelik olduğu vurgulandı. Bu arada CHP, TRT’nin son dönemlerdeki yayınlarıyla ilgili olarak Devlet Bakanı Mehmet Aydın hakkında gensoru önergesi verecek. CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay, gensoruyu gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunacaklarını belirtti.

18.01.2009


 

Türkiye enerjisini boşa harcıyor

DEMOKRAT Parti (DP) Genel Başkanı Süleyman Soylu, Türkiye’nin enerjisinin kavgalarla boşa harcandığını belirterek, “Türkiye’nin güçsüzlüğe, adaletsizliğe, fukaralığa tahammülü yoktur.

Demokrat, sonuna kadar özgür bir Türkiye için çalışıyoruz” dedi.

DP Genel Başkanı Soylu, partisinin belediye başkan adaylarını açıklamaya devam ediyor. AKP’den ayrılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Hikmet Şahin’in, DP saflarına katılmasını gövde gösterisi gibi bir törenle açıklayan Soylu, bugünün kıratın, Türkiye ile yeniden buluşma günü, kıratın iktidarının miladı olduğunu, büyük yürüyüşün başladığını söyledi. Türkiye’nin enerjisinin kavgalarla boşa harcandığını vurgulayan DP lideri, şunları kaydetti: “Kırat, Türkiye’de dini, dili, ırkı ne olursa olsun hiç kimseyi ötelemeyen bir düşüncenin adıdır. Onun için yollardayız. Türkiye bir azınlık psikolojisi ile yönetilemez. Türkiye’nin güçsüzlüğe, adaletsizliğe, fukaralığa tahammülü yoktur. Bu ülkenin sünepe bir ülke gibi yalnız kalmaya tahammülü yok. Demokrat, sonuna kadar özgür bir Türkiye için çalışıyoruz.” DP’yi, Tapduk Emre Dergâhı’na benzeten Soylu, “Dergâha doğru odun taşıyan herkese kapımız açıktır” dedi.

ŞAHİN: BABA OCAĞINDAYIM

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Hikmet Şahin, kendisini DP’de evin misafiri olarak değil, evlâdı olarak gördüğünü vurgulayarak, “Babam zamanında AP’de Meclis üyeliği yaptı onun için baba ocağındayım. Ancak öyle daldan sarkma değil, kökten sürme baba ocağındayım. Yeniden hem belediyeyi alacağız, hem de kıratı şahlandıracağız” diye konuştu.

DP’NİN BURSA’DA BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARI

Bursa’da, 10 güçlü adayla yerel seçime katılacak olan DP’nin belediye başkan adayları ise şöyle: Büyükşehir-Hikmet Şahin, Osmangazi-Yakup Aktaş, Gemlik-Bayram Demir, Karacabey-Şaban Yalazı, Keles-E. Sabri Yılmaz, Yenişehir-İbrahim Ay, Büyükorhan-K. Mehmet Acaroğlu, Nilüfer-R. Salih Tetikcan, M.Kemalpaşa-Hayri Öztetikler, Kestel-İbrahim Uygur.

SOYLU: 29 MART’TA MİLLET, İKTİDARA SARI KART GÖSTERECEK

Bursa’dan İzimir’e geçen Soylu, DP ilçe başkanları ve il yönetim kurulu üyeleriyle yaptığı yemekli toplantıda, partisinin İzmir’deki bazı belediye başkan adaylarını açıkladı. Türkiye’nin dünya ile bütünleşmesi, kuvvetli ve kudretli bir ülke olması için DP’nin iktidarına ihtiyacı olduğunu ifade eden Soylu, AKP’yi eleştirerek, ‘’Yüzde 47’lik iktidarı, gücünü milletin üzerinde kullandılar’’ diye konuştu. Soylu, 29 Mart seçimlerinden partisinin güçlenerek çıkacağını ifade ederek, ‘’29 Martta bu millet, bu iktidara sarı kart gösterecek’’ dedi. Soylu, daha sonra bazı belediye başkan adaylarını açıkladı. İzmir’in yeni ilçelerinden Karabağlar’da Gülün Cantürk, Foça’da Nurcan Dağlı, Bornova’da Mehmet Erkoç, Buca’da Mete Başer, Bergama’nın Yenikent beldesinde Aziz Kaya ve Kınık’ın Yayakent beldesinde Musa Dağ ile seçime gireceklerini belirten Soylu, kadın adaylara önem verdiklerini söyledi.

HÜSEYİN HİÇDURMAZ

18.01.2009


 

Gündoğdu: BM tamamen feshedilsin

Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, İsrail’in Gazze’ye saldırılarıyla ilgili somut adım atmadığı gerekçesiyle Birleşmiş Milletlerin (BM) tamamen feshedilmesini istediklerini söyledi.

Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen Memur-Sen temsilcileri, üzerinde ‘’Her Yer Filistin, Hepimiz Filistinliyiz’’ yazan pankartlarla Güvenpark’ta toplandı. Burada bir süre slogan atan grup adına konuşan Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, İsrail’in, asker-sivil ayrımı yapmaksızın saldırılarını sürdürdüğünü söyledi. Saldırılarda binin üzerinde Filistinli’nin öldürülmesinin soykırım suçunun açık göstergesi olduğunu ifade eden Gündoğdu, yaşanan zulüm karşısında sivil toplum kuruluşlarının tepkisini gösterdiğini ancak devletlerin ve kurumların sessiz kaldığını belirtti. Gündoğdu, her geçen gün artan insani tepkilere rağmen, İsrail’in BM kararlarını ihlâl ettiğini belirterek, şunları kaydetti:

‘’İsrail’in bu tavrı, cevabını hep birlikte arayacağımız bir soruyu da beraberinde getiriyor. İsrail, Birleşmiş Milletlerin üyesi midir? Yoksa, Birleşmiş Milletler İsrail’in kölesi midir? Genel Sekreteri ve Güvenlik Konseyi ile bu vahşete ve soykırıma seyirci kalan Birleşmiş Milletlerin isminin değiştirilmesini ve ortaya koyduğu bu tavra uygun olarak ‘Dağılmış Milletler’, ‘Duyarsız Milletler’ ya da ‘Seyirci Milletler’ ismini kullanmasını, hatta kendine bile faydası olmayan bu kurumun tamamen feshedilmesini teklif ediyoruz.’’

18.01.2009


 

Ulaştırma bakanları finansal krizi görüşecek

TÜRKİYE'NİN dönem başkanlığını üstlendiği OECD bünyesindeki Uluslararası Ulaştırma Forumu, Mayıs ayında Almanya’da toplanacak.

Forum üyesi 51 ülkenin ulaştırma bakanları, ‘’Küresel Ekonomi için Ulaştırma’’ başlığı altında, finansal krizi ve fırsatları ele alacak. Ulaştırma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Suat Hayri Aka, yaptığı açıklamada, Uluslararası Ulaştırma Forumu’nun 26-29 Mayısta Almanya’nın Leipzig şehrinde toplanacağını, forumun bu yılki konusunun ‘’Küresel Ekonomi İçin Ulaştırma-Yeni Sorunlar ve Fırsatlar’’ olarak belirlendiğini söyledi. OECD bünyesinde 1953’te ‘’Ulaştırma Bakanları Avrupa Konferansı’’ adıyla kurulan örgütün 2006’da Uluslararası Ulaştırma Forumu’na dönüştürüldüğünü belirten Aka, Türkiye’nin dönem başkanlığını üstlendiği forumun ‘’ulaştırma sektörünün Davos’u’’ olarak nitelendirildiğini vurguladı.

18.01.2009


 

Bardakoğlu, İsveç ve Norveç’te cami açılışlarına katılacak

DİYANET İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, İsveç ve Norveç’te cami açılışlarına katılacak.

Bardakoğlu 30 Ocak’ta, İsveç’in başkenti Stockholm’de Fittja’daki caminin açılışını yapacak. Yapımına 1998 yılında arsanın alınması ve temelin atılmasıyla başlanan, minareli olarak Selçuklu Osmanlı mimarisinde inşa edilen cami, 30 milyon İsveç kronuna (3 milyon avro) mal oldu. Büyük bölümü İsveç’te yaşayan Türklerin katkılarıyla yapılan camiye, Diyanet İşleri Başkanlığı da 700 bin avro katkıda bulundu. Bardakoğlu, 1 Şubat’ta da Norveç’in başkenti Oslo’nun 50 km güneyinde bulunan, Türklerin yoğun olarak yaşadığı Drammen kentinde Merkez Cami’sinin açılışını yapacak. 1960 yılında Norveç Protestanlarının kilise olarak inşa ettiği binayı 700 bin avroya geçen yıl satın alan bölgede yaşayan Türkler, binayı restore ettirerek camiye dönüştürdüler. Restorasyon çalışmalarının tamamlanmasıyla bin metrekarelik kullanım alanına kavuşan camide Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı bir imam görev yapıyor. Cami, geçen Ramazan ayından beri ibadete açık. Resmî açılış ise 1 Şubat’ta yapılacak.

18.01.2009


 

Kriz, suçları ikiye katladı

İNGİLTERE'DE ekonomik krizin suç olaylarını artırdığı bildirildi.

Ülkenin çeşitli bölgelerindeki 31 emniyet müdürlüğü verilerine göre, ekonomik kriz bir suç dalgası doğurdu. Özellikle gasp, soygun, yankesicilik gibi suçlarda ciddî bir artış olduğu, bazı bölgelerde bu suçların iki katına çıktığı belirtildi. 43 emniyet müdürlüğünün bulunduğu İngiltere’de 31’inin ‘’artıyor’’ dediği soygun, gasp, yankesicilik gibi suçların 2008 yılının son dört ayında tırmanışa geçtiğine dikkat çeken güvenlik güçleri, 31 emniyet müdürlüğünün görev alanında geçen yılın son üç-dört ayında bir önceki yıla oranla 5 bin 572 fazla vaka yaşandığı bildirildi. Manchester, Suffolk, Gloucestershire ve Cumbria gibi bölgelerin emniyet müdürlükleri, bölgelerindeki suç olaylarının artışının yüzde 20 ile 50 arasında bulunduğunu belirtirken, Lincolnshire emniyet müdürlüğü, kendi bölgelerinde 2008’in son aylarında yüzde 97’lik bir artış olduğunu açıkladı. Bu artışın İngiltere İçişleri Bakanlığının önümüzdeki hafta açıklanacak suç oranlarına da yansıması bekleniyor.

18.01.2009


 

İSRAİL, “ANKARA, ANLAŞMALARI İPTAL EDECEK’’ TELÂŞI İÇİNDE

Ahmet Gündoğdu, İsrail’in ‘’Ankara, anlaşmaları iptal edecek’’ telâşı yaşadığını da ileri sürerek, hükümetin bu konuyu iyi değerlendirmesi gerektiğini söyledi.

İsrail’in Ankara Büyükelçisi’nin ülkesine gönderilmesini, İsrail ve ona destek veren ülkelerin mallarının boykot edilmesini isteyen Gündoğdu, bütün vatandaşları yarın Sıhhiye Meydanı’nda ‘’Akan kan durana kadar her yer Filistin, hepimiz Filistinliyiz’’ sloganıyla yapacakları mitinge dâvet etti.

18.01.2009


 

MERKEZ BANKASINA FAİZ SİTEMİ

Ankara Sanayi Odası (ASO) Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Özdebir, Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz’a iş adamlarının Bankanın faiz politikasıyla ilgili ‘’teşekkür ve sitemlerini’’ içeren bir mektup gönderdi.

Edinilen bilgiye göre, ASO Başkanı Özdebir, mektubunda öncelikle Para Politikası Kurulunun 15 Ocak tarihli toplantısında faizlerde 2 puanlık indirime gidilmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Özdebir’in mektubunda daha sonra Merkez Bankasının faiz indiriminde geç kaldığına yönelik eleştirilerde bulunuldu.

ASO Başkanının Merkez Bankası Başkanı Yılmaz’a dün gönderdiği mektup şöyle:

‘’Para Politikası Kurulunun 15 Ocak 2009 tarihli toplantısında politika faizlerinde 2 puanlık indirime gitmesi bizleri çok memnun etmiştir. Bu sebeple başta zat-ı aliniz olmak üzere bütün Kurul üyelerine teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Ancak, bu faiz indirim sürecini başlatmakta Para Politikası Kurulunun gecikmiş olduğunu ifade edemeden geçemeyeceğim. Odamız, ekonomik büyüme hızındaki yavaşlama, artan işsizlik ve daralan iç talep eğilimlerini çok önceden tesbit ederek Ocak 2008’de enflasyon hedeflemesinin ‘esnek’ bir biçimde sürdürülmesini önermişti. Bu önerimiz kabul edilmemiş ve 2008 ortalarında piyasalarda başlayan likidite sıkıntısına rağmen Para Politikası Kurulu faiz indirim sürecini başlatmak için Ekim ayına kadar beklemiştir. Eğer faiz indirim sürecine daha erken başlansaydı, reel ekonomi küresel krize bu kadar zayıf yakalanmayabilir, ekonomik yavaşlama ve işsizlikteki artış da bu kadar sert olmayabilirdi.

Önümüzdeki günlerde küresel ekonomide yeni şokların yaşanması, para ve döviz piyasalarında sert dalgalanmaların yaşanması mümkündür. Biz Merkez Bankasının ve Para Politikası Kurulunun bu tür dalgalanmalar karşısında faiz artırımlarına gitmemesi, tam tersine faiz indirimlerine devam etmesi gerektiğini düşündüğümüzü bilgilerinize ve değerlendirmelerinize arz ediyor, almış olduğunuz cesur faiz kararı nedeniyle bir kez daha teşekkürlerimizi sunuyoruz.”

18.01.2009


 

ÖTV insin, istihdam yükleri hafifletilsin

Ekonomik durgunluğun etkilediği sanayiciler, ÖTV’nin indirilmesini ya da belirli süre askıya alınmasını, ihracata yönelik vergi kolaylıklarının sağlanmasını ve istihdam üzerindeki yüklerin hafifletilmesini istiyor.

ÖTV İNDİRİLSİN YA DA BELİRLİ SÜRE KALDIRILSIN

Ekonomİk durgunluğun etkilediği sanayiciler, ÖTV’nin indirilmesini ya da belirli süre askıya alınmasını, ihracata yönelik vergi kolaylıklarının sağlanması ve istihdam üzerindeki yüklerin hafifletilmesini istiyor. Konya Sanayi Odası (KSO) Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın, önümüzdeki günlerde krizin etkilerini azaltmaya yönelik açıklanacak teşvik paketi kapsamında ‘’işsizlik yardımı’’ adı altında bir takım tedbirlerin alınacağını ve bazı düzenlemelere gidileceğini ifade etmesinin iş dünyasını umutlandırdığını ancak yine de teşvik paketinin muhtevasını tam olarak görmeden geniş bir yorumda bulunmak istemediklerini söyledi. Sanayici ve iş dünyasının kriz döneminde bazı beklentilerinin olduğunu belirten Büyükhalvacıgil, şöyle devam etti: ‘’İstihdam üzerindeki malî yükler azaltılmalı ve bu anlamda Türk sanayicisinin rekabet edebilmesinin önündeki engeller kaldırılmalıdır. Bu dönemde iş ortamı iyileştirilmeli, bürokratik engeller kaldırılmalıdır. Girdi maliyetleri başta olmak üzere özellikle enerji maliyetleri, üzerindeki yükler azaltılmalıdır. ÖTV indirilmeli ya da geçici süreli (örneğin 3 yıl) askıya alınmalıdır. İhracata yönelik vergi kolaylığı ve istisnaları hayata geçirilmelidir. Dünya Bankası ve İslâm Kalkınma Bankası fonları KOBİ’lerimize bankalar ve katılım bankaları aracılığı ile bürokratik işlemler azaltılarak kullandırılmalı, sanayicimizin finansman maliyetine devletimiz tarafından destek sağlanmalıdır.’’ Büyükhelvacıgil, özellikle bankacılık sektörünün KOBİ’lere desteğini çekmemesi gerektiğini vurguladı.

18.01.2009


 

Otomotiv ihracatı, 2009’a rekor düşüşle başladı

Ford Otosan, OYAK Renault ve Tofaş gibi otomotiv devlerinin 12 gün üretim yapmadığı Ocak ayının ilk yarısında, otomotiv ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre, yüzde 69,3 oranında geriledi.

1-15 Ocak döneminde, 250 milyon 864 bin dolar olarak gerçekleşen ihracat, geçen yılın aynı döneminde 818 milyon 874 bin dolara ulaşmıştı. Bu dönemde, Yunanistan ve Letonya dışındaki bütün AB ülkelerinde ihracat eksi görünüme dönerken, yüzde 50-99,4 aralığındaki yüksek oranlı düşüşler dikkati çekti. Bu arada, Ford Otomotiv Sanayi AŞ’de (OTOSAN) Kocaeli fabrikasında, 6 bin 400 işçi ücretli izne çıkarılarak, üretime dünden itibaren 26 Ocak Pazartesi gününe kadar ara verildi. Kocaeli’nin Çayırova ilçesinde kurulu Anadolu Isuzu Otomotiv Sanayi ve Ticaret AŞ’de ise üretime 16 Şubata kadar ara verildi.

18.01.2009


 

ABD’de 2 banka daha kapandı

ABD’de düzenleyici kurumlar iki küçük bankayı kapattı.

Federal Mevduat Sigorta Fonu’nun (FDIC), önceki gün Illinois eyaletindeki National Bank of Commerce ile Washington eyaletindeki Bank of Clark County’nin kapatıldığını açıkladı. Bu bankalar ABD’de düşen konut fiyatları baskıları, artan tutsat (mortgage) hacizleri ve sıkı kredi şartları yüzünden bu yıl kapatılan ilk bankalar oldu. Merkezi Berkeley’deki National Bank of Commerce’ın 7 Ocak itibariyle varlıklarının 430,9 milyon dolar, mevduatlarının 402,1 milyon dolar ve merkezi Vancouver’deki Bank of Clark County’nin 13 Ocak itibariyle varlıklarının 446,5 milyon dolar ve mevduatlarının 366,5 milyon dolar olduğu belirtildi.

18.01.2009


 

Yeni tüp tünelin yapım ihale sözleşmesi YPK’da

İstanbul’un iki yakasını denizin altından birleştirecek ve sadece lastik tekerlekli araçların geçebileceği yeni tüp tünelin yapım ihale sözleşmesi, Yüksek Planlama Kuruluna (YPK) gönderildi.

YPK onayının ardından taraflar arasında sözleşme imzalanacak. Kara yolu boğaz tüp tünel geçişi için ilk kazma, sözleşmenin imzalanmasından yaklaşık 1 yıl sonra vurulacak. 1 yıllık sürede, zemin etüt çalışmaları yapılacak, uygulama projeleri hazırlanacak ve kamulaştırmalar tamamlanacak. DLH tarafından yap-işlet-devret (YİD) modeli ile yapılacak Yeni tüp tünel ihalesini KJV Türk-Kore Ortak Girişim Grubu’’ kazanmıştı.

18.01.2009


 

Nükleer geri sayım

Türkİye’de nükleer güç santrali kurulup işletilmesine dönük nükleer santral yarışmasında, son aşamaya gelindi.

Türkiye Atom Enerji Kurumunun (TAEK), 24 Eylül’de yapılan yarışmada tek teklif veren ‘’Atomstroyexport-Inter Rao-Park Teknik’’ ortaklığının nükleer santral yapımı için verdiği teknoloji teklifini olumlu karşılamasının ardından, TETAŞ’ın üçüncü yani fiyat zarfı, yarın saat 10.00’da Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı E Blok 1 No.lu Toplantı Salonunda açılacak. İhalede tek teklif veren Atomstroyexport-Inter Rao-Park Teknik’in fiyat zarfında, teklife esas yıllara sari kilovat saat (kWh) cinsinden elektrik üretim miktarları ve satış fiyatları yer alacak.

18.01.2009


 

Rasathaneden kâinatı keşfe dâvet

ANKARA Üniversitesi (AÜ) Rasathanesi, Galileo Galilei’nin insanlık tarihinde ilk kez teleskobu gökyüzü gözlemleri için kullanışının 400. yılı olan 2009’un ‘’Dünya Astronomi Yılı’’ (DAY 2009) ilân edilmesi dolayısıyla yıl boyu çeşitli faaliyetler düzenleyecek.

‘’Evren sizi bekliyor’’ çağrısıyla teleskoplarını halk gözlemleri için açacak olan Rasathane, kurumlara özel sunum ve gözlemler yapacak. Alınan bilgiye göre, AÜ Rasathanesi, yıl boyunca gerçekleşecek Ay tutulmaları, gezegen karşı konumları ve göktaşı yağmurları gibi önemli gök olaylarının yanı sıra, DAY 2009’a özel faaliyetler gerçekleştirecek. Birleşmiş Milletler, Gaileo’nun ülkesi İtalya’nın teklifiyle 2009’u ‘’Dünya Astronomi Yılı (DAY 2009)’’ ilân etmişti. ‘’Evren sizi bekliyor’’ çağrısı hakkında geniş bilgiye www.astronomi2009.org ve www.tad.org.tr adreslerinden, Rasathanenin faaliyet programına ise http://rasathane.ankara.edu.tr/day2009/ adresinden ulaşılabiliyor.

18.01.2009


 

Gurbetçi işçi sayısı azaldı

TÜRKİYE İş Kurumunun (İŞKUR) geçen yıl yurt dışına gönderdiği işçi sayısı yüzde 23,4 oranında azaldı.

Kurum, 2007’de yurt dışına 75 bin 268 işçi gönderirken bu sayı geçen yıl 57 bin 652’ye geriledi.

İŞKUR’un verilerine göre, geçen yıl yurt dışına gönderilen işçi sayısı önceki yıla göre azaldı. Yurt dışına 2007 yılında toplam 75 bin 268 işçi gönderilirken, bu sayı geçen yıl 17 bin 616 azalarak 57 bin 652 oldu. Yurt dışına gönderilen işçi sayısındaki azalma yüzde 23,4’ü buldu.

Geçen yıl ABD, Afganistan, Azerbaycan, Cezayir, Gabon, Güney Afrika, İngiltere, İsrail, İtalya, Mısır, Pakistan, Rusya, Almanya, Kazakistan, Katar, Irak ve Fransa gibi ülkelere gönderilen işçi sayısı azaldı. Yurt dışına gönderilen işçi sayısının en fazla gerilediği ülke Rusya oldu. Rusya’ya 2007 yılında 23 bin 118 işçi gönderilirken geçen yıl gönderilen işçi sayısı 15 bin 696’da kaldı. Rusya’ya giden işçi sayısındaki azalma 7 bin 422 oldu. Almanya, 4 bin 206 ile yurt dışına gönderilen işçi sayısının en fazla azaldığı ikinci ülke oldu. Almanya’ya 2007 yılında 5 bin 632 işçi gönderilirken, geçen yıl gönderilen işçi sayısı bin 426’ya geriledi.

Rusya ve Almanya’yı, 3 bin 361’le Kazakistan, 2 bin 524’le Katar, bin 969’la Irak, bin 565’le Fransa izledi. Arnavutluk, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Fas, İran, Libya, Makedonya, Maldivler, Mali, Polonya, Sudi Arabistan ve Türkmenistan gibi ülkelere gönderilen işçi sayısı ise arttı. Yurt dışına gönderilen işçi sayısının en fazla arttığı ülke Suudi Arabistan oldu. Suudi Arabistan’a 2007 yılında 3 bin 759 işçi gönderilirken, geçen yıl gönderilen işçi sayısı 7 bin 544’e ulaştı. Suudi Arabistan’a giden işçi sayısındaki artış 3 bin 785 oldu. Libya, 3 bin 354’le yurt dışına gönderilen işçi sayısının en fazla arttığı ikinci ülke oldu. Libya’ya 2007 yılında 2 bin 548 işçi gönderilirken, geçen yıl gönderilen işçi sayısı 5 bin 902’ye çıktı. Suudi Arabistan ve Libya’yı, bin 347’yle Arnavutluk, 704’le BAE, 449’la Türkmenistan izledi.

18.01.2009


 

Eğitimde fırsat eşitliği yok

TÜRK Eğitim Derneği (TED) Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu, ‘’Türkiye’de parası olanın eğitime devam etme hakkıyla köydeki çocuğun aynı sınavda değerlendirilerek eğitime devam etme hakkının eşit tutulması kadar büyük bir saçmalık olamaz’’ dedi.

Genel Başkan Pehlivanoğlu, TED Samsun Koleji’ni ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, Türkiye’de eğitimin ‘’pansuman’’ sistemi haline dönüştüğünü belirterek, test sistemiyle boğulmuş, sosyal zekâdan uzak bir eğitim sistemi uygulandığını öne sürdü. Yılda yaklaşık 10 milyar dolar gibi bir kaynağın test sistemine harcandığını ifade eden Pehlivanoğlu, ilköğretim 4. sınıftan başlayarak çocukların okulda eğitim görmelerinin sağlanması yerine okul dışında eğitim aldırılıp test mücadelesi içine sokulduğunu söyledi. Türkiye’deki en büyük sosyal adaletsizliğin eğitimde yaşandığını savunan Pehlivanoğlu, şöyle konuştu: ‘’Türkiye’de parası olanın eğitime devam etme hakkıyla köydeki çocuğun aynı sınavda değerlendirilerek eğitime devam etme hakkının eşit tutulması kadar büyük bir saçmalık olamaz. Bugün artık dershaneler sistem olarak yetmez hale getirildi. Özel ders de yetmez hale getirilmeye başlandı. Bu işler tamamen maddî imkânla paralel hale dönüşmüştür. Aslında yapılması gereken şey, Türkiye’deki makas açıklığının kapanmasıdır. 15 yıl sonra Türkiye Cumhuriyeti artık genç nüfus olmaktan çıkacak. Dünyayla rekabet edecek nitelikte ve üretken gençlik oluşturamazsak istihdamlarıyla üretebilecek bir gençlik oluşturamazsak maalesef ülkemizin geleceğiyle ilgili çok büyük endişe duymamız gerektiğini düşünüyorum.’’

Selçuk Pehlivanoğlu, Türkiye’nin eğitimde yaşanan sosyal adaletsizlik için ulusal programa ihtiyacı olduğunu ifade etti. ‘’Türkiye’nin kaynaklarının yetersiz olduğuna inanmıyoruz’’ diyen Pehlivanoğlu, şöyle devam etti: ‘’Ülkenin kaynaklarının doğru organize edilemediği kanaatindeyiz. Ulusal program bakandan bakana, YÖK başkanından YÖK başkanına değişmeyecek, toplumun tüm kesitlerinin katıldığı, ülkenin eğitiminin ana ekseninin değişmeyeceği bir programa ihtiyacı var. Çünkü pansuman tedavisiyle 21. yüzyılda eğitimi adam etmenizin mümkün olmadığı kanaatindeyiz. Eğitim bir bütündür. Eğitimi parça parça ele alıp parça parça çözümlemelerle bir noktaya getirmeniz mümkün değildir.’’

Türkiye’nin en büyük hastalığının, çalışmaların akademik olarak kalıp topluma yansıtılmadan raflara konulması olduğunu savunan Pehlivanoğlu, TED olarak en büyük farklarının hiçbir çalışmayı yarım bırakmamak olduğunu kaydetti.

18.01.2009


 

İETT, seyahat kartlarını yeniliyo

İETT, indirimli ve ücretsiz seyahat kartlarını yenileyecek.

İETT’nin internet sayfasında yer alan bilgilere göre, 2008 yılı için düzenlenen indirimli seyahat kartlarının geçerlilik süresi 1 Nisan 2009’da sona erecek. İlk defa kart alacaklarla herhangi bir sebeple indirimli kartını yenileyemeyen öğrenci ve öğretmenler, ‘’www.iett.gov.tr’’ internet adresine veya okullarına başvurabilecek. İETT’nin 2008 yılına ait ücretsiz seyahat kartlarının süresi de 31 Aralık 2008’de sona erdi. Ücretsiz seyahat kartı sahibi olan emniyet hizmetleri sınıfı personeli (jandarma), postacı ve dağıtıcı personel, harcırah kartı sahipleri, devlet burslu öğrenciler, malûl kartı sahipleri, Türkiye İstatistik Kurumu personeli, yıllık ticarî kart sahiplerinin, kartlarını yenilemek için İETT’ye müracaat etmesi gerekiyor. Aksi halde otobüslerde tam bilet tarifesi uygulanacak.

18.01.2009


 

İzmir Belediyesi bursları ödeyecek

İZMİR Büyükşehir Belediyesi tarafından üniversite öğrencilerine verilen Ahmet Piriştina Bursu ödemelerinin 21 Ocakta başlayacağı bildirildi.

Belediyeden yapılan yazılı açıklamaya göre, 2008-2009 öğretim yılında burs almaya hak kazanan ilk 10 bin öğrencinin 3 aylık burs miktarı olan 300’er TL banka hesaplarına 21 Ocakta yatırılacak. Açıklamada, Anayasa Mahkemesinin belediyelerin burs vermesine imkân tanıyan ayrıcalığın ortadan kaldırılmasına karar verdiği, ancak kararın henüz Resmî Gazetede yayımlanmadığı belirtildi.

18.01.2009


 

Görme engelli öğrenciden insanlık dersi

ZEYTİNBURNU Kırımlı İsmail Rüştü Olcay Lisesi görme engelli öğrencisi Eylül Canbazoğlu, cep telefonu için biriktirdiği parasını Filistinli çocuklar için bağışladı.

İsrail’in Gazze’de gerçekleştirdiği katliama karşı Türkiye’de başlatılan yardım kampanyalarına Millî Eğitim Bakanlığı da katıldı. Bakanlığın yardım kampanyasına duyarsız kalmayan Zeytinburnu İlçesi Kırımlı İsmail Rüştü Olcay Lisesi öğrencileri de harçlıklarını, ailelerinden aldıkları yardımları, biriktirdikleri paralarını düşünmeden Filistinli kardeşleriyle paylaşmak için bağışladılar. Kampanya katılan okulun görme engelli öğrencisi Eylül Canbazoğlu ise görme engellilerin kullanımına özel olarak hazırlanan cep telefonu için aylardır azar azar biriktirdiği parasını hiç tereddüt etmeden verdi. Canbazoğlu, öğretmenlerine kumbarasındaki 160 TL bozuk parasını ağlaya ağlaya verirken “Filistinli çocuklar ateş altında hayat mücadelesi verirken ben o cep telefonu ile konuşamam öğretmenim” diyerek adeta insanlık dersi verdi.

18.01.2009


 

Osmaniye'de deprem

OSMANİYE'DE orta şiddette bir deprem yaşandı.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Ulusal Deprem İzleme Merkezi, Osmaniye’de 4.5 büyüklüğündeki depremin ardında bölgede hafif şiddette artçı sarsıntıların olabileceğini bildirdi. Merkezden yapılan yazılı açıklamada, dün saat 09.45’de büyüklüğü 4.5 olan orta şiddette bir sarsıntının kaydedildiği belirtildi. Açıklamada, ‘’Depremin dış merkezi Osmaniye ilinin 7 kilometre kuzeydoğusu yakınlarıdır. Deprem başta Osmaniye ili olmak üzere Adana, Hatay ve Gaziantep’te hissedilmiştir. Deprem hasara sebep olabilecek büyüklükte değildir. Depremden sonra bölgede hafif şiddette artçı depremlerin olması beklenebilir’’ denildi.

18.01.2009

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır