"Gerçekten" haber verir 13 Şubat 2009
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formuİletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.

 

Haberler

 

4'E KARŞI 65 OYLA KABUL EDİLDİ

Avrupa Parlamentosu (AP) Dış İlişkiler Komitesinde 4'e karşı 65 oyla kabul edilen Türkiye raporunda, “Ergenekon suç örgütü sanıklarının yargılanmaya başlamasından memnuniyet duyuyoruz. Örgütün devlet kurumlarına sızan uzantılarının bütünüyle ortaya çıkarılması için yetkilileri soruşturmayı sürdürmeye teşvik ediyoruz” denildi.

DİNK SUİKASTINDA ERGENEKON

Rapordaki “Türk makamlarından sanıklara âdil yargılanma hakkı sunmalarını ve hukukun üstünlüğü ilkelerine sıkıca bağlı kalmalarını istiyoruz'' ifadesinin sonuna ''Dink'in öldürülmesi gibi çözümlenemeyen dâvâlar değerlendirilirken Ergenekon'un bu tür olaylarda rolü olduğu tezi daha çok ciddîye alınmalıdır'' cümlesi eklendi.

Avrupa Parlamentosu (AP) Dış İlişkiler Komitesi, Hollandalı Hıristiyan Demokrat Ria Oomen-Ruijten tarafından kaleme alınan taslak Türkiye raporunu ve değişiklik önergelerini oyladı. Kimisi birleştirilen ya da son anda geri çekilen 188 değişiklik önergesinin ayrı ayrı oylanmasının ardından taslak raporun bütünü, komitede 4 ‘’hayır’’ ve 1 “çekimsere’’ karşı 65 oyla kabul edildi. Oomen-Ruijten, oylamanın ardından yaptığı açıklamada, “Türkiye’ye karşı adil ve dürüst olduğunu’’ savunarak, taslak belgenin AP Genel Kurulu’nda da kabul edilmesiyle birlikte ilişkilere yeni bir ivme kazandırılacağını umduğunu söyledi. ‘’Bu rapor Türkiye’nin aynası olmalıdır’’ diyen Oomen-Ruijten, ‘’Yargı reformu stratejisi geliştirilmesine karşın yeni sistematik reformlara ihtiyaç var. Kopenhag kriterleri müzakerelerin merkezidir. Müzakerelerin hedefi yeni fasıllar açmak değil, Türkiye’yi çağdaş, demokratik ve refah içinde bir topluma dönüştürmektir’’ dedi.

Hollandalı AP üyesi Oomen-Ruijten, ‘’Ulusal Program’ın kabul edilmesi ve Kürtçe televizyon yayını gibi iyi haberlere karşın son 3 yıldır (raporda Türkiye’ye) genel bakış olumsuz. Buna karşın yeni Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ile yoğun görüşmelerim oldu. Bu atamanın iyi işaret olduğunu düşünüyorum’’ diye konuştu.

Kabul edilen değişiklik önergeleriyle taslak raporda yer alan ‘’Ergenekon’’ sanıklarının yargılanmasıyla ilgili ‘’Ergenekon suç örgütü sanıklarının yargılanmaya başlamasından memnuniyet duyuyoruz. Örgütün devlet kurumlarına sızan uzantılarının bütünüyle ortaya çıkarılması için yetkilileri soruşturmayı sürdürmeye teşvik ediyoruz. Sanıklara muameleyle ilgili (olumsuz) haberlerden endişe duyuyor, Türk makamlarından sanıklara adil yargılanma hakkı sunmalarını ve hukukun üstünlüğü ilkelerine sıkıca bağlı kalmalarını istiyoruz’’ biçimindeki ifadelerin sonuna ‘’Hrant Dink’in öldürülmesi gibi çözümlenemeyen davalar değerlendirilirken Ergenekon’un bu tür olaylarda rolü olduğu tezi daha çok ciddiye alınmalıdır’’ cümlesi eklendi.

Türkiye taslak raporuna dahil edilen uzlaşma önerisiyle, Türkiye’nin üyelik müzakerelerinde teknik olarak hazır fasılların müzakerelere açılması için üye ülkelere çağrı yapıldı. Türk hükümetinden ‘’Mart 2009 yerel seçimlerine katılan tüm partilerin seçim komisyonlarında temsil edilmelerine izin vermesi’’ isteminde bulunan değişiklik önergesi de komitedeki oylamada belgeye girdi. Kabul edilen bir başka değişiklik önergesiyle, ‘’demokratik, çoğulcu bir toplumda ifade özgürlüğünün ne sık sık internet sitesi yasaklamakla ne de eleştirel basına baskı yapmakla ve dava açmakla sağlanmayacağı’’ belirtildi. TRT-6’nın Kürtçe yayına başlamasından duyulan memnuniyet de uzlaşma önergesiyle taslak rapora dahil edildi.

Türk iş dünyasında sıkça yakınma konusu yapılan AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarına Gümrük Birliği üyesi olmasına karşın Türkiye’nin dahil edilmemesi, verilen uzlaşma önergesiyle rapora girerken, serbest ticaret anlaşmalarıyla ilgili hazırlanan etki raporlarının Türkiye’yi de kapsaması gereği vurgulandı. Taslak rapora eklenen bir başka değişiklik önergesinde, Türkiye’den öğrenciler, akademisyenler ve işadamları gibi gruplara AB’nin vize kolaylığı getirmesi çağrısı yapıldı. Bu arada kabul edilen değişiklik önergeleriyle ‘’Türk hükümetinden ve yargı makamlarından, ‘yeşil sermaye’ olarak adlandırılan şirketlerce ya da ‘Deniz Feneri’ dâvâsında olduğu gibi yardım kuruluşlarınca dolandırılan AB vatandaşı ya da AB’de oturumu bulunan mağdurları ilgilendiren dâvâlarda, AB üyesi ülkelerle daha fazla işbirliği yapmaları’’ istendi. Brüksel / aa

13.02.2009


 

835 çocuk terör suçundan yargılanıyor

Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, 2006-2007 yıllarında, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, örgüt üyeliği ve örgüt propagandasını düzenleyen TCK’nın 220. maddesi kapsamında toplam 2 bin 469 dâvâ açıldığını, bu dâvâlarda 422’si çocuk toplam 17 bin 510 kişinin yargılandığını bildirdi.

Şahin’in verdiği bilgiye göre, aynı dönemde 301. maddeden mahkûmiyet alan 309 kişiden 6’sını çocuklar oluşturuyor. Bu arada, DTP Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır, çocukların Terörle Mücadele Yasası kapsamından çıkarılmasını öngören kanun teklifini TBMM Başkanlığına sundu. ADALET Bakanı Mehmet Ali Şahin, terörle mücadele, silahlı örgüt kurmak ve örgüt üyeliği gibi suçlardan dolayı 2006-2007 yıllarında açılan 9 bin 492 davada, toplam 35 bin 812 kişinin yargılandığını bildirdi. Şahin, DTP Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş’ın 2006-2007 yıllarında yapılan yargılamalara ilişkin yazılı soru önergesini cevaplandırdı. Terörle Mücadele Kanunu kapsamında 2006 ve 2007 yıllarında toplam 4 bin 784 dava açıldığını bildiren Şahin, bu davalarda 737’si çocuk olmak üzere toplam 11 bin 720 kişinin yargılandığını kaydetti. Şahin, aynı dönemde, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, örgüt üyeliği ve örgüt propagandasını düzenleyen TCK’nın 220. maddesi kapsamında toplam 2 bin 469 dava açıldığını, bu davalarda 422’si çocuk toplam 17 bin 510 kişi yargılandığını bildirdi.

2006 ve 2007 yıllarında TCK’nın silahlı örgüt kurmak ve yönetmek suçunu düzenleyen 314. maddesi kapsamında toplam 2 bin 239 dava açıldığını kaydeden Şahin, bu davalarda 413’ü çocuk toplam 6 bin 582 kişi yargılandığını belirtti.

301. MADDEDEN YARGILANANLAR

ADALET Bakanı Mehmet Ali Şahin, TCK’nın 301. maddesi kapsamında açılan davalarla ilgili olarak da ‘’2006 ve 2007 yıllarında Türkiye’de, TCK’nın 301. maddesi kapsamında toplam 742 dava açıldı, bu davalarda toplam bin 42 kişi yargılandı. Yargılananlardan 16’sı çocuk. Aynı dönemde 301. maddeden 309 kişi mahkumiyet aldı bunlardan da 6’sını çocuklar oluşturuyor’’ bilgisini verdi. Şahin, TCK’nın 301 kapsamındaki 742 davadan sadece birinin Diyarbakır’da açıldığını, bu davada 9 kişinin yargılandığı, yargılananların ceza almadığını bildirdi. Ankara / aa

13.02.2009


 

İsrail’e 22 ilde 22 suç duyurusu

MAZLUMDER, 22 ilde aynı gün yaptığı suç duyurularıyla, İsrail’in Gazze bölgesinde işlediği soykırım suçu ve insanlığa karşı suçtan dolayı devlet ve ordu yetkililerinin cezalandırılmasını istedi.

MAZLUMDER İsrail’le tüm ilişkilerin kesilmesi için başlattığı imza kampanyasında toplanan imzaları başbakanlığa teslim etti. MAZLUMDER’in Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’na hitaben İsrail’le tüm ilişkilerin kesilmesi için Türkiye genelinde başlatmış olduğu imza kampanyasında toplanan yüz bine yakın imzanın toplandığı dilekçeyi Başbakanlık’a iletti. MAZLUMDER’in kampanyasında İstanbul’dan 3 bin 900; Gaziantep’ten 10 bin; Kütahya’dan 10 bin; Adana’dan 23 bin; Trabzon’dan 5 bin; Batman’dan 7 bin; Ankara’dan 20 bin; Kayseri’den 3 bin 200; Bursa’dan 5 bin ve internet üzerinden 10 bin adet olmak üzere toplanan 97 bin 100 adet imza, MAZLUMDER Genel Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu, Genel Başkan Yardımcısı Emrullah Beytar ve Genel Sekreter Emre Yurtalan tarafından, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a iletilmek üzere Başbakanlık Özel Kalem Müdürlüğüne teslim edildi. Ankara / Recep GÖREN

13.02.2009


 

Kemal Unakıtan bypass olacak

MALİYE Bakanı Kemal Unakıtan’ın gelecek hafta ABD’nin Cleveland şehrinde bypass ameliyatı olması bekleniyor. Unakıtan’ın Cleveland Clinic’te ilk tetkiklerinin ve muayenesinin yapıldığı, gelecek hafta içinde Unakıtan’ın bypass ameliyatı olmasının beklendiği öğrenildi. Cleveland Clinic’in medya ile ilişkilerden sorumlu yetkilisi Brian Kolonick telefonda verdiği bilgide, Unakıtan’ın hastanenin Kalp ve Damar Hastalıkları Bölümü kardiyologlarından Dr. Murat Tuzcu başkanlığındaki doktorlar heyeti tarafından muayene ve tetkiklerinin yapıldığını, Bakanın gelecek hafta içinde bypass ameliyatı olmasının beklendiğini söyledi. Kolonick, ameliyatın Dr. Murat Tuzcu tarafından değil hastanenin başka bir operatör doktoru tarafından yapılacağını, ancak doktorun kim olduğunu söyleyemeyeceğini belirtti. Kolonick Bakanın hangi gün ameliyat olacağı konusunda da bilgi veremeyeceğini ifade etti. Kolonick ‘’Bakan Unakıtan gayet iyi durumda; hastanede tetkik ve muayeneleri yapıldı, gelecek hafta içinde bypass ameliyatı olması bekleniyor, kendisinin ve ailesinin morali son derece yüksek’’ dedi. Cleveland / aa

13.02.2009


 

DSP’nin İstanbul adayı belli oldu

DSP’NİN İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı belli oldu. DSP’nin adayı önceden MHP’den başkanlığa aday olan bir isim olarak dikkat çekiyor. DSP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayının mimar Ahmet Vefik Alp, olduğu açıklandı. Alp, geçtiğimiz seçimlerde MHP’den başkanlığa aday olmuş ancak kazanamamıştı.

13.02.2009


 

Kredi kartları felâket olabilir

TÜKETİCİ Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Genel Başkanı Ali Çetin, hükümeti, yetkilileri ve bankacıları bir kez daha uyardıklarını belirterek, ‘’Yasa önerimizi gündeme alın yoksa kredi kartları felaketiniz olacaktır’’ dedi. Çetin, yaptığı yazılı açıklamada, BDDK Başkanı Tevfik Bilgin’in bireysel kredilerde takibe düşen kişi sayısında yüzde 62 artışın ‘’yeni kart borçluları’’ olduğunu belirttiğini, takipteki tüketici sayısının 2008 sonu itibariyle 2 milyon 170 bin kişi olduğunu ifade ettiğini hatırlattı. Ali Çetin, TÜDEF’in aylardır bireysel kredilerdeki ve kredi kartlarındaki tehlikeye ve tehlikeli gidişe dikkat çektiğini, bu konuda çözüm önerileri geliştirdiğini ve hazırlamış olduğu yasa önerisini TBMM’de grubu bulunan siyasi partilere sunduğunu belirtti. Soruna çözüm getirmesi gereken Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan’ın Türkiye’de kredi kartı faizlerinin normal olduğunu iddia ettiğini, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ise ‘’Ben kredi kartı mağduru’’ kabul etmiyorum dediğini ifade eden Çetin, şunları kaydetti: ‘’TCMB ve Bankalar Birliğinin verilerine göre, tüketici kredileri bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 84 artmıştır. Toplam tüketici kredisi miktarı 120 milyar TL, kredi kullanan kişi sayısı ise yaklaşık 10 milyon kişidir. Aile fertleri ile birlikte düşünüldüğünde 30-40 milyon kişi bankalara bireysel kredi borçlusudur. Takipteki tüketici sayısı bir önceki yıla göre yüzde 62 artarak yeni bir rekor kırmıştır. Hükümeti, yetkilileri ve bankacıları bir kez daha uyarıyoruz. Kendi bindiğiniz dalı kesiyorsunuz. Çok geç olmadan tüketicilerin bireysel kredi borçlarının 24 ayda eşit taksitle ve yılda yüzde 3 faizle ödenmesi yasa önerimizi gündeme alın. Yoksa kredi kartları felaketiniz olacaktır.’’ Ankara / aa

13.02.2009


 

Soylu: Dış politikamız yerinde sayıyor

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Süleyman Soylu, ‘’Türkiye’nin dış politikasının 7 yıldan beri yarı batık gemi gibi olduğunu ve yürümediğini’’ savundu. Soylu, parti genel merkezinde Uluslararası Cumhuriyetçiler Enstitüsü Türkiye Temsilcisi Gözde Dizdar ve beraberindeki heyeti kabul etti. Kabulde konuşan Soylu, Türkiye’deki eserlerin çoğunun altında DP’nin imzası olduğunu ifade etti. DP projesinin, ‘’Cumhuriyetin demokrasiyle taçlandırılması’’ olduğunu ifade eden Soylu, ‘’Askeri müdahalelerin bugünkü yokluğun, borçların sorumlusu olduğunu’’ ileri sürdü. Hükümetin politikalarını eleştiren Soylu, bugün Türkiye’nin en dinamik kesiminin etkisizleştirilmeye çalışıldığını öne sürdü. Süleyman Soylu, ‘’Sadece mal hırsızlığı olmaz. Manevî hırsızlık da olur. Bugün Türkiye’de siyaset hırsızlık üzerine bina edilmiştir’’ dedi. DP Genel Başkanı Soylu, şunları söyledi: ‘’Türkiye’nin bulunduğu coğrafyadaki konumu nedeniyle daha proaktif bir rol sergilemesi gerekir. Biz, bu toprakların barış çocuğuyuz, sosyal dengesiyiz. Türkiye güçlü, kuvvetli olmazsa bu coğrafyanın başı belâdan kurtulmaz. Dünyanın önder ülkesi olmak durumundayız. Ancak ne yazık ki Türkiye’nin dış politikası 7 yıldan beri yarı batık gemi gibidir, yürümemektedir. İç karartıcı bir manzara ortaya çıkmaktadır. Irak’ta bir milyon kişi öldü. Ama Türkiye’nin sesi çıkamadı. Çünkü 507 milyar dolar borcumuz var. Bu hükümet Türkiye’yi başkalarının dövüş ringi haline getirmiştir. Türkiye, iç kavganın esiri oluştur. Türkiye’yi buradan kurtaracak siyasete ihtiyaç vardır.’’ Ankara / aa

13.02.2009


 

Tolon’un serbest bırakılmasına itiraz

“Ergenekon’’ soruşturmasını yürüten Cumhuriyet savcıları, nöbetçi mahkemece emekli Orgeneral Hurşit Tolon’un serbest bırakılmasına ilişkin itiraz dilekçesini ilgili mahkemeye verdi. Cumhuriyet savcılarınca İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesine sunulan itiraz dilekçesinde, Hurşit Tolon hakkındaki tahliye kararı kaldırılarak, yakalama emri çıkartılması istendi. Emekli Orgeneral Hurşit Tolon’un tahliyesine yapılan itirazı değerlendirilmek üzere 3 hakim görevlendirildi. Hakimler Tolon’a ait 12 klasörlük dosyayı incelemeye başladı. Ankara / aa

13.02.2009


 

DP, BALIKESİR’DEKİ ADAYLARINI TANITTI

Demokrat Parti Balıkesir Teşkilâtı, merkez ve diğer bütün belediye başkan adaylarının tanıtıldığı bir gece düzenledi. Ekilmiş Restoran’da düzenlenen aday tanıtım gecesinde bir konuşma yapan DP İl Başkanı Mesut Akbıyık, DP Genel Başkanı Süleyman Soylu ile birlikte, “2. Millet Hareketi” başladığını, bu hareketin millete “Büyük Türkiye”yi armağan edeceğini, bunun boyunlarının borcu olduğunu söyledi. 29 Mart’ta yapılacak olan Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde milletin sandıkta 7 yılın hesabını soracağım söyleyen DP İl Başkanı Mesut Akbıyık, sözlerini şöyle sürdürdü: “Demokrat Parti her yerde en güçlü adaylarla bu seçime girmektedir. Bu zor dönemde dâvâsına sahip çıkan bütün ilçe başkanlarına teşekkür ediyorum. 2002 yılından bu yana geçirdiğimiz süreç bizim için çok zor bir süreçti.” Toplantıya DP Balıkesir merkez İlçe Başkanı Sedat Ağan, GİK Üyesi Gülay Harmandalı, eski Devlet Bakanı A. Baki Ataç, eski milletvekili Sami Sözat, Ömer Lütfi Coşkun ve kalabalık bir dâvetli topluluğu katıldı. Balıkesir / Yeni Asya

13.02.2009


 

TBMM Genel Kurulu toplanamadı

TBMM Genel Kurulu, toplantı yeter sayısı bulunamaması sebebiyle çalışamadı. TBMM Başkanvekili Meral Akşener, dün saat 14.00’de birleşimi açtı. Akşener, yaptığı yoklamada, toplantı yeter sayısı bulunamadığını bildirerek birleşime ara verdi. Aranın ardından da toplantı yeter sayısı bulunamaması üzerine Akşener, birleşimi 17 Şubat Salı günü toplanmak üzere kapattı. Genel Kurulun bugünkü gündeminde, Mecliste ‘’Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’’ kurulmasına ilişkin yasa teklifi bulunuyordu. Ankara / aa

13.02.2009


 

İstihdamda özel durdu, kamu coştu

Türkİye İş Kurumu verilerine göre, küresel krizin etkisiyle özel sektör işçi alımlarını durdururken, kamu personel alımında rekor kırdı. Geçen yılın Ocak ayına göre 2009’un aynı döneminde özel sektörde yapılan toplam işe yerleştirmeler yüzde 30 oranında azaldı. Kamu sektöründe yapılan işe yerleştirmeler ise yüzde 214 oranında arttı. İşe yerleştirmelerin yüzde 19,7’si kadınlardan oluşurken, yüzde 20,2’si gençlerden oluştu. Öte yandan yine Türkiye İş Kurumu verilerine göre işsizlik başvuruları Ocak’ta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 94.9 artarak 151,530 kişi oldu. Ankara / aa

13.02.2009


 

Gül, Rusya’ya gitti

CumhurbaşkanI Abdullah Gül, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Dimitri Medvedev’in dâveti üzerine 4 günlük devlet ziyareti için dün saat 13.30’da bu ülkeye gitti. Cumhurbaşkanı Gül’ü, Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi’nden İstanbul Valisi Muammer Güler, Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ve öteki ilgililer askerî törenle uğurladı. Cumhurbaşkanı Gül ile eşi Hayrünnisa Gül, Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler de Moskova’ya gitti. Heyeti götüren uçakta iş adamları ve basın mensupları da bulunuyor. Bu arada, Cumhurbaşkanı Gül ve beraberindekilerin bulunduğu uçağın kokpitine Türk Bayrağı asıldı. Gül, Rusya Federasyonu’na hareketinden önce Atatürk Havalimanı’nda basın toplantısı düzenledi. Ankara / aa

13.02.2009


 

Cezaevlerinde açık görüş günleri

Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından Cumhuriyet başsavcılıklarına gönderilen genelgeye göre, hükümlü ve tutuklular, belgelendirmek suretiyle ‘’eş ve çocukları’’ ile 13-15 Şubat tarihlerinde belirlenen görüş saatlerinde açık görüşten yararlanabilecek. Adana E Tipi, Ankara 1 ve 2 No’lu L Tipi, Antalya E ve L Tipi, Aydın E Tipi, Bakırköy-Metris 1 No’lu T Tipi, Bursa E Tipi, Denizli D Tipi, Diyarbakır E Tipi, Gaziantep E Tipi, İzmir Buca Kapalı, Konya E Tipi, Mersin E Tipi kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlü ve tutuklular, yarından itibaren üç gün boyunca açık görüş yapabilecek.

Diğer bütün ağır ceza merkezi ve müdürü bulunan bağlı ceza infaz kurumlarında kalan hükümlü ve tutuklulara bugün ve yarın iki gün açık görüş yaptırılacak. Müdürü bulunmayan bağlı ceza infaz kurumlarında kalan hükümlü ve tutuklulara ise bugün bir gün açık görüş imkânı tanınacak.

13.02.2009


 

Ermenice bilen öğretim görevlileri aranıyor

NEVŞEHİR Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Filiz Kılıç, Ermeni Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde görevlendirmek üzere Ermenice bilen öğretim görevlileri aradıklarını bildirdi. YÖK’ten Ermeni Dili ve Edebiyatı Bölümü açılması için gerekli onayı alan Nevşehir Üniversitesi Rektörlüğü, Ermenice bilen öğretim görevlisi bulamayınca bölümü faaliyete geçiremedi. Rektör Prof. Dr. Kılıç, bölüme öğrenci kabul etmek için Ermenice hocaları bulmak zorunda olduklarını, bunun için Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu ile de temaslarda bulunduklarını söyledi. Ancak Ermenice bilen öğretim görevlisi bulamadıklarını ifade eden Rektör Kılıç, şöyle konuştu: ‘’Ermeni Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde ders verebilecek öğretim görevlilerinin bulunması konusunda çeşitli araştırmalar yaptık ancak Türkiye’de bulamadık. Şimdi Azerbaycan’da arıyoruz. Ermenice metinlerimiz var ama çevirisini yapabilecek Ermenice bilen kimse yok. Türkiye’de bunu yapacak hoca yok. En az 3 öğretim görevlisinin bulunması gerekiyor ki, bölüme öğrenci alabilelim.’’ Öğretim görevlisi sorununun çözülmesinin ardından bölüme öğrenci alacaklarını belirten Kılıç, ‘’çabalarımız devam ediyor, vazgeçmiş değiliz. Hoca sorununu çözersek, Ermenistan ve Türkiye’deki birçok tarihî ve edebî belgeyi okuyabileceğiz’’ dedi.

13.02.2009


 

İzmir'de yağmur barajlara yaradı

İZMİR'İN içme ve sulama barajlarındaki doluluk oranı, son yağışlarla birlikte yükseldi. Barajlarda Kasım 2008’de yüzde 10’un altında olan oran, son ölçümlerde yüzde 13 ile yüzde 48 arasında değişiyor. 2008 yılı Kasım ayının ilk haftasında 31 milyon 900 bin metreküp su bulunan Tahtalı Barajı’ndaki su miktarı 10 Aralıkta 58 milyon 800 bin metreküpe yükseldi. Kentin diğer içme suyu barajlarında yapılan son ölçümlerde ise 7 milyon 800 bin metreküp kapasiteli Balçova Barajı’ndaki su oranı 600 bin metreküpten 2 milyon 900 bin metreküpe, Ürkmez Barajı’ndaki su oranı 400 bin metreküpten 3 milyon 100 bin metreküpe çıktı. Alaçatı Barajı’ndaki su miktarı kasımda 1 milyon 500 bin metreküp iken şimdi 8 milyon metreküp oldu. Tahtalı Barajı’ndaki doluluk oranı yüzde 10’dan yüzde 19’a, Balçova Barajı’nda yüzde 8’den yüzde 37’ye, Ürkmez Barajı’nda yüzde 6’dan yüzde 44’e, Alaçatı Barajı’nda ise yüzde 9’dan yüzde 48’e çıktı.

13.02.2009


 

Öğretmenlik başvuruları başladı

MİLLÎ Eğitim Bakanlığının (MEB), 8 bin kadroya yapacağı öğretmen ataması için başvuru süresi dün başladı. MEB, resmî eğitim kurumlarının öğretmen ihtiyacını karşılamak amacıyla eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfında 46 alandan, 2007 ve 2008 KPSS10 puan üstünlüğü esasına göre ilk atama, hizmet üstünlüğü esasına göre de açıktan ve kurumlar arası atama biçimiyle ve millî sporculardan sınavsız olarak Beden Eğitimi alanına toplam 8 bin 285 öğretmen ataması gerçekleştirecek. Bugün başlayan atama başvuruları 20 Şubat 2009 tarihinde sona erecek. Adaylar, başvuruya ilişkin bilgiye bakanlığın ‘’http://personel.meb.gov.tr’’ adresinde yayınlanacak olan ‘’2009-1 Öğretmenlik İçin Başvuru ve Atama Kılavuzu’’ndan ulaşabilecek. Başvurular il ya da ilçe millî eğitim müdürlüklerinde oluşturulan büroların herhangi birinde onaylatıldıktan sonra resmi hale gelecek. Başvurulardan hiçbir gerekçeyle ücret alınmayacak. Atamalar, 25 Şubat 2009 tarihinde bilgisayar ortamında gerçekleştirilecek ve aynı gün bakanlığın internet sayfasından duyurulacak.

13.02.2009


 

ÖSS’ye zam yok

ÖĞRENCİ Seçme Sınavı (ÖSS) ve Yabancı Dil Sınavı’nın (YDS), bu yılki ücretleri arttırılmadı. ÖSYM, bu yıl son kez tek aşamalı yapılacak olan ÖSS’ye yönelik sınav kılavuzunu yayımladı. ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, kılavuzdaki bilgilerde herhangi bir değişiklik olmadığını belirterek, ‘’Bu seneye ilişkin yeni hiçbir uygulamamız yok’’ dedi. 2009-ÖSS ücreti ile Yabancı Dil Sınavı (YDS) ücreti, bu yıl da arttırılmadı. 2009-ÖSS için adaylar 40 TL, YDS için bu ücrete ek olarak 10 TL daha ödeyecek. Sınavsız geçiş yapacak adaylardan 10 TL alınacak. ÖSS, YDS ve bu sınavlarla ilgili diğer belge ve hizmetlerin ücreti 2007 yılından bu yana değişmedi. ÖSYM, bu yılki sınav kılavuzda, adaylara şifre konusunda uyarıda bulundu. Adaylardan, başvuru merkezi görevlisinin kendilerine onaylayarak vereceği ‘’2009-ÖSYS Başvuru Kayıt Bilgileri’’ belgesini, ÖSYS’nin bütün aşamalarında gerekli olacağı için saklamaları isteniyor. Kılavuzda, ‘’Belgede yer alan şifre daha sonraki işlemlerde de gerekeceğinden adayların bu şifrelerini unutmamaları, kimseye vermemeleri ve özenle saklamaları yararlarınadır’’ uyarısı yer alıyor. Başvuru işlemi sonrasında adaya verilecek şifre, TC kimlik numarası ile birlikte ÖSYM’nin http://ais.osym.gov.tr internet adresi kullanılarak, adayların bilgilerini görmelerini ve bazı bilgilerini değiştirmelerini sağlayacak. Şifre, hem bu sınavın bütün aşamalarında hem de adayın ÖSYM ile ilgili elektronik ortamda sonraki yıllarda yapacağı bütün işlemlerde gerekli olacak.

13.02.2009


 

İstinat duvarı çöktü: 1 ölü, 5 yaralı

ŞİŞLİ'DE istinat duvarının tek katlı binanın üzerine çökmesi sonucu evde bulunan aynı aileye mensup 7 kişiden bir çocuk öldü, 3’ü çocuk 5 kişi ise yaralandı. Seyrantepe Barbaros Caddesi’ndeki tek katlı binanın üzerine sabah saatlerinde istinat duvarı çöktü. Duvarla birlikte binanın çatısı da bu sırada evde bulunan Çapkan ailesinden baba Saim, anne Kezban, çocukları Melek (14), Murat (18), Saime (8), Zeynep (15) ve Merve’nin (9) üzerine yıkıldı. Olayı fark eden komşuları, ardından da itfaiye ekipleri göçük altındaki Çapkan ailesini yıkıntıdan çıkarttı. Hastaneye kaldırılan ve otistik olduğu öğrenilen Melek Çapkan vefat etti. Murat, Saime ve Zeynep Çapkan da kaldırıldığı hastanede tedavi altına alındı. Baba Saim ve anne Kezban Çapkan ise olaydan hafif yaralı kurtuldu. Olaydan yara almadan kurtulan Mete Han İlköğretim Okulu 2. Sınıf öğrencisi Merve Çapkan, yaşadıklarını, ‘’Okula gitmek için hazırlanıyordum. Annem de kahvaltı hazırlıyordu. Birdenbire çatı üzerimize çöktü’’ şeklinde dile getirdi. Bu arada, olay yerine gelen babaanne Saime Çapkan ise sinir krizleri geçirdi.

13.02.2009


 

Deprem riskiyle yaşamak istemiyorlar

ERZURUM Bayındırlık ve İskân İl Müdürü Yaşar Güvenç, bölgede kırsal kesimdeki yerleşim birimlerinin tamamına yakınının harabe görünümünde olduğunu belirterek, şimdiye kadar çok sayıda köyden yeni yerleşim birimi kurulması için başvuru aldıklarını bildirdi.

İskân Yasası’na göre fiziki yenilenmeye ihtiyaç duyulan köylerin, talep olması halinde modernizasyonunun yapılmasına devletin kredi desteği verebildiğini belirten Güvenç, söz konusu yasa kapsamında alınan başvuruları değerlendirdiklerini anlattı.

Güvenç, başvurusu değerlendirilen 98 köyde evlerin ahırlarla iç içe, toprak damlı ve çamurla sıvalı, taşlarla örülü, harabe görünümünde ve muhtemel bir depremde büyük bir risk altında olduğunun tesbit edildiğini vurguladı. Bölgede, kırsal kesimde bulunan yerleşim birimlerin çoğunluğunun durumunun söz konusu köylerdeki gibi olduğunu dile getiren Güvenç, şöyle konuştu: ‘’Köylerde yaşayan vatandaşlar maddî durumları iyi olmadığı için yeni konutlar yapmaya güç yetiremiyor. Zaten bu durumda olan yerleşim birimleri için de 5543 sayılı İskân Yasası da yardım öngörüyor. Bölgemizde bu yasadan yararlanmak isteyen çok sayıda köy var. Bakanlık verilerine göre bu yasadan yararlanmak için en fazla başvuru Erzurum’dan oldu. 130 başvuru aldık ancak 98’ini kabul edebildik. Aşırı yoğunluk nedeniyle bir süreliğine artık başvuru almıyoruz.’’ Güvenç, 98 köyün modernizasyonunun yapılmasına karar verildiğini ve yer tesbiti yaparak etüt çalışması başlattıklarını bildirdi.

’KÖYLERİN MODERNİZASYONU

İÇİN KAYNAK BEKLİYORUZ’’

İskân Yasası’na göre modernizasyonu için başvurusu uygun görülen köylerde her bir kişiye evlerini yaptırmaları için 10 yıl içerisinde yüzde 5 faiz oranıyla geri ödemeli kredi verilmesi gerektiğini ifade eden Güvenç, şunları kaydetti: ‘’Afet konutu yapmaktan köylerin modernizasyonunu programa alamıyoruz. Çünkü her yıl afet konutlarına trilyonlarca kaynak aktarıyoruz. Köylerin modernizasyonunda büyük kaynaklara ihtiyaç var. Afet konutlarının yapımını tamamladıktan sonra köylerin modernizasyonuna yoğunlaşacağız. Köylerin modernizasyonu için şu anda kaynak bekliyoruz. Tüm köyler bir anda olmasa bile her yıl 5-10 köyün modernizasyonunu yapabiliriz. Bu çalışmalara başlamak için de bir an önce afet konutlarının tamamlanması gerekiyor.’’

13.02.2009


 

İstanbul'un fethine gittim!

Zaman tünelinden geçip kendinizi İstanbul’un fethinin başladığı bir 29 Mayıs sabahında bulmak ister misiniz? “Evet keşke mümkün olsa!” dediğinizi duyar gibiyim. “Zamanda Yolculuk” filmindeki gibi olmasa da, bu ortamı sanal olarak yaşarken ruhunuzun derinliklerine kadar hissedebileceğiniz bir yer var artık: “Panorama 1453 Tarih Müzesi”. Panorama 1453 Tarih Müzesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Kültür A.Ş. tarafından yapıldı ve Topkapı Şehir Parkı’nda hizmete açıldı.

KENDİNİZİ 1453'TE GİBİ HİSSEDECEKSİNİZ

Fethi seyretmeyi... Yıkılan surlardan İstanbul’a giren Fatih’in ordusuna eşlik etmeye, Bizans ve Osmanlı askerlerinin çınlayan kılıç şakırtılarına, gümbürdeyen top seslerine, atılan savaş naralarını, yükselen tekbirlere ve mehter marşlarına şahitlik etmek mi istiyorsunuz? Öyleyse, bu dediklerimizi, 1453 yılının 29 Mayıs Salı gününe tanık oluyormuşcasına yaşayacaksınız. Hem de Sur’ların hemen yanıbaışndaki Topkapı Kültür Parkında. İstanbul’un fethini anlatan panoramik fetih müzesine giden ziyaretçiler, fethin dondurulmuş bir ânını büyük bir gerçeklik duygusu içinde seyredip adeta fethi yaşıyormuş hissine kapılacak.

ÇOK ÖNEMLİ BİR ESER

2009 Ocak ayının son günlerinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından ziyarete açılan müzenin çalışmaları dört yıl önce başlamış. Önce kapsamlı bir dönem araştırması yapılmış. O dönem Osmanlı-Bizans kıyafetleri ve silâhları ile ilgili kaynaklar taranmış, surların fetih günündeki durumu, hangi bölgelerde ne büyüklükte gedikler açıldığı belgelerle belirlenmiş, kullanılan topların ve güllelerinin ölçüleri, hatta kuşatmada kaç hücum kulesinin kullanıldığı bile belgelenmiş ve muhteşem tablonun taslakları çizilmiş. Bu arada, pek çok resimde dönemin kıyafetlerine ilişkin yapılan yanlışlıklar da tesbit edilmiş ve resmin tarihî gerçeği yansıtması sağlanmış. Sonra da resim anahatlarıyla ortaya konup renklendirilmiş. Bugüne kadar süren zamanda ise resim yüzeyinde yer alan binlerce objenin çizimi yapılmış.

Bilgisayarlarda çizimi yapılan fethin devasa resmi, 29 Mayıs 1453 sabahında Bizans’ın direncinin kırıldığı ve Osmanlı askerlerinin şehre girmeye başladığı bir ânı betimliyor. Fatih’in savaşı bizzat yönettiği, topların çok yoğun olarak kullanıldığı Topkapı surlarının önündeki sahnede, yıkılmış surlardan toplara ve barut fıçılarına, şehre giren Osmanlı askerlerinden onlara karşı koymaya çalışan Bizans askerlerine, geri plandaki çadırlardan Marmara’da demirleyen Osmanlı gemilerine, taşınan yaralılardan atının üzerinde savaşı yöneten Fatih Sultan Mehmet’e kadar savaş, bütün gerçekliği ve detayı ile etkili bir şekilde resmedilmiş. Resim öylesine detaylı ki figürlerin sayısı, gerçek insan boyutundan başlanmak ve tam detaylı olmak şartıyla yaklaşık 10 bin civarında.

Panorama 1453’te Haşim Vatandaş’ın koordinatörlüğünde, Hasan Hüseyin Dinçer, Şafak Tavkul, Kemal Yargıcı, Erdinç Ünlü, Murat Efe, Ahmet Kaya, Ramazan Erkut, Yaşar Zeynalov, İstanbul’un fethinin önemli bir kesitini resmetmek için ter dökmüş.

"KENDİMİ FETHİN ORTASINDA BULDUM"

Müzeye girişte sizi Fatih Sultan Mehmet karşılıyor. Bir kat aşağıya iniyorsunuz. Fetihle ilgili özenle hazırlanmış özet bilgiler ve fotoğrafları görüyorsunuz. Koridorun sonunda Panoramik 1453’ün maketlerini inceliyorsunuz. Hayaliniz işlemeye başlıyor. Hemen solunuzda, uzaktan uzağa fethin sesleri uzanıyor kulaklarınıza. Sola dönüp, döner merdivenlerden yukarıya kıvrılınca, işte o anda, 1453’e ışınlanıyorsunuz adeta. Bu noktadan sonra, teknik detaylar ise şöyle:

Ziyaretçi platformunu yatay ve dikey yönde 360 derece bütün çevresini kuşatan, 3 bin metrekareye yayılan, üzerinde 10 binden fazla figürün bulunduğu üç boyutlu devasa küresel bir resim. Türkiye’de bir ilk olan ‘Panorama 1453’, dünyadaki 30 kadar panoramik müzeden farklı olarak, bütün yönlerde kesintiye uğramayan çerçevesiz bir resim olma özelliği ile dünyanın ilk ‘tam panoramik’ müzesi.

DÜNYADA BİR İLK

Dünyada şu anda yaklaşık 30 civarında panoramik müze var ve panoramik müzeler genellikle tarihteki önemli olayları anlatmak için yapılıyorlar. Bunlardan en önemlileri, Waterloo Savaşı Panoraması, Osmanlı-Rus Savaşı’nı anlatan Kırım Savaşı Panoraması, Napolyon’un Moskova Savaşı Panoraması ve Mesdag Panoraması. Bu panoramaların çoğu, 1800’lü yıllarda yağlı boya ile yapılmış. Topkapı Şehir Parkı’ndaki ‘Panorama 1453’ pek çok açıdan benzerlerinden farklı özellikler de taşıyor. Söz gelimi diğerleri yatay yönde panoramik özellik taşıdığı halde, İstanbul’un fethini anlatan panorama, her yönde panoramik özellik taşıyor; yatay ve dikey yönde de resim kesintiye uğramıyor. Bu yüzden ‘Panorama 1453’ 3000 m2’lik resim alanıyla dünyanın en büyük panoramik resmine sahip olmasının yanı sıra, dünyanın ilk ‘tam panoramik’ müzesi.

TEKNİK DETAYLAR

Kuşatmanın en hareketli ânının canlandırıldığı panoramik resim, 40 m. çapında ve dairesel bir şekilde inşa edilen müze binasının iç duvarlarına yapıştırılmış. 3 bin m2 lik dev resim, panoramik yapısıyla ziyaretçinin etrafında onu 360 derece her yönden kuşatıyor. Alanın ortasında yer alan 10 m. çapındaki dönen dairesel platformdaki ziyaretçi, böylece kendisini binlerce askerin arasında, savaşın tam ortasında buluyor. Yüzeyin tamamı resimle kaplı. Yapının ortasındaki platformdan duvarlara kadar 15 metre derinlikteki alanda duvardaki resimlerle birleşen ve resmin üç boyutlu algısını artıran, üç boyutlu bire bir büyüklükte oktan top güllesine kadar yüzlerce obje mevcut. Gerçeğini aratmayan bu objelerin içinde, barut fıçıları, Urban’ın döktüğü şahi toplar, oklar, yaylar, kılıçlar, askerler, balyozlar, kalkanlar, yani savaş sahnesinde var olan her şey, gerçek büyüklüğü ile yer alıyor. Bütün mekân ve resim, gerçeklik hissini arttıran biçimde, gün ışığına benzer bir ışıkla aydınlatılıyor. Merdivenlerden platforma çıktığınızda sanki tekrar dışarı çıktığınızı sanarak ve 8-10 saniye yaşayacağınız şokla kendinizi birdenbire savaşın ortasında hissediyorsunuz. Bütün çevreniz küresel biçimde resim olduğu ve mesafe duygusu kaybolduğu için resim üç boyutlu olarak algılanıyor. Müzede gerçekleştirilmiş ses sistemi sayesinde de resimde mehterin olduğu yerden mehter marşları, topların olduğu yerden top sesleri, at kişnemeleri, çığlıklar, tekbirler, yani resimdeki sahnenin sesi de duyuluyor.

BİR NOT: Panorama 1453’te ilginç bir detay daha var. Kafanızı

kaldırıp bulutlara biraz dikkatli baktığınızda, Fatih’in yüz silüetini görebiliyorsunuz. İlk anda göremesenizde o noktaya

odaklandığınızda Fatih’in o meşhur portresini fark ediyorsunuz.

RECEP BOZDAĞ / İSTANBUL

13.02.2009


 

Harran yok olmasın

ÇEKÜL Vakfı’nın da içinde olduğu ‘Harran Yok Olmasın’ sivil girişimi yazılı bir açıklama yaparak Harran’ın tarihî yapılarının korunmasını istedi. Adı geçen bildiride şu görüşlere yer verildi:

“Adı 4000 yıldan beri değişmeden günümüze ulaşan tarihî Harran şehri, konik kubbeli evleri, surları, iç kalesi, Emevi dönemine ait Anadolu’nun en eski ve en büyük camii olma özelliklerine sahip Ulu Camii, içerisinde 7000 yıllık kültür tabakalarını barındıran höyüğü ve sur içerisine yayılmış mimarî kalıntıları ile Anadolu’nun en önemli turizm merkezlerinden biridir.

“Ayrıca Hz. İbrahim’den dolayı “İbrahim’in Şehri” olarak tanınan bu şehir, Yakup Peygamber kuyusu ile, İslâm âlimlerinden Hayat el-Harrani’nin türbesi ile, Babil ve Asur dönemlerindeki Pagan inancına ait ‘Sin Mabedi’ ile dünya inanç turizmi içerisinde önemli bir yere sahiptir.

“Taşıdığı bu değerlerle UNESCO’nun dünya kültür mirası listesine aday olan tarihî Harran şehri 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu gereğince Kültür Bakanlığı Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından 1979 yılında üzerindeki bütün taşınmaz kültür varlıklarıyla birlikte “Arkeolojik Sit Alanı” olarak tescil edilmiş, 1992 yılında ‘Harran Koruma Amaçlı İmar Planı’ yürürlüğe girmiştir.

“Urfa ve GAP Bölgesi turizminin can damarı olan dünyaca ünlü bu ören yerindeki 2863 sayılı yasaya aykırı olarak devam etmekte olan kaçak yapılaşmaların derhal durdurulması ve bu güne değin yapılanların yıktırılması için, Kültür ve Turizm Bakanı sayın Ertuğrul Günay başta olmak üzere sayın parlamenterlerimizi, sayın valimiz Yusuf Yavaşcan’ı, Harran Kaymakamlığını, Harran Belediye Başkanlığını ve Cumhuriyet savcılığını göreve dâvet ediyoruz.” İstanbul / Yeni Asya

13.02.2009


 

İnternet cezası

İran’da toplam 4 internet günlüğü (blog) yazarının ile 5’i internet günlüğü yöneten 10 Azeri hapis cezasına çarptırıldı. İnternet yazarları Ümid Mimariyan, Ruzbe Miribrahimi, Şahram Rafizade ve Cevad Gulamtamini’nin hapis ile kırbaç ve para cezalarına mahkûm edildiği bildirildi. 2004’ün Eylül ve Ekim aylarında gözaltına alınan internet yazarları hakkında “yasa dışı örgütlerin kurulmasına katılma,” “yasa dışı örgüt üyeliği,” ve “kamu düzenini bozma” gibi suçlamalarda bulunulmuş, Gulamtamini ayrıca ihanet suçundan yargılanmıştı. Ankara / aa

13.02.2009


 

Bozuk yollardan elektrik üretilecek

Bİlİm adamları bozuk yollar dolayısıyla daha çok hareket eden ve elektrik üreten süspansiyon sistemi geliştirdi. Yeni sistem ile elektrikli araçlar, hareket halindeyken bile elektrik enerjisi kazanabilecek. Massachusetts Institute of Technology’de görevli bilim adamları, araçların sebep olduğu ve boşa giden enerji üzerine odaklandı ve bir çok şirket tarafından ilgi gösterilen yeni projeleriyle bilim dünyasında ilgi çekti. Ankara / aa

13.02.2009


 

Koyun ile kasap hikâyesi gibi

Memur-Sen’e bağlı Birlik Haber-Sen, PTT çalışanlarının çalışma şartlarını ve sorunlarını belirlemek amacıyla, ‘’PTT Çalışanlarının Sorunları’’ isimli bir araştırma gerçekleştirdi. PTT çalışanları arasında yapılan araştırmaya katılan memurların çoğunluğu ‘’Geçimini sağlamak’’, amirler ‘’Hedeflediği üst düzeye yükselmek’’, müdürler ise ‘’Hizmet süresini tamamlayıp emekli olmak’’ için çalıştıklarını belirtti. Araştırmaya, 14 ilden 1200’ü erkek, 339’u kadın, kamu çalışanı statüsündeki 1539 kişi katıldı. Ankara / aa

13.02.2009


 

Amatör maçta 15 kırmızı kart

İstanbul’da bir amatör futbol maçında hakem, her iki takımdan toplam 15 futbolcuya kırmızı kart gösterdi. İstanbul 1. Amatör Küme İl Birinciliği’nde, Türk Hava Yolları (THY) ile Ayazağa Esenspor takımları arasında Yıldıztabya Stadı’nda oynanan yarı final karşılaşması, her iki takımdan toplam 15 futbolcunun kırmızı kartla atılması sonucunda müsabakanın hakemi Özer Bektaş tarafından tatil edildi. Maç böylelikle tamamlanamadı. Maç hakkındaki kararı Futbol Federasyonu verecek. İstanbul / aa

13.02.2009


 

Tavuk etiyle dengeli beslenin

Yeterlİ ve dengeli beslenmek için tavuk eti diğer etlere oranla daha avantajlı. Uzmanlar, yeterli ve dengeli beslenmek için makro besin ögeleri olan karbonhidrat, protein ve yağlar ve mikro besin ögeleri olan vitaminler, mineraller ve suyun yiyecekler yoluyla vücudun ihtiyacı kadar alınması gerektiğini belirtiyor. Yeterli ve dengeli beslenen bireylerin daha sağlam bir vücut yapısına sahip olduğunu ve hastalıklara karşı vücut direncinin daha yüksek olduğunu vurgulayan uzmanlar, günlük harcanan enerjinin ortalama yüzde 12-20’sinin proteinlerden karşılanması gerektiğini dile getiriyor.

NE KADAR TAVUK TÜKETELİM?

Kilo kontrol ve zayıflama amaçlı dengeli diyetlerde bireye göre değişmekle birlikte ortalama 150–250 gr arasında et grubundan yiyeceğin tüketilmesi gerekir. Bunun da en az 100-150 gram tavuk etinden karşılanması yani bir öğünde yenilen 1 porsiyon tavuk yemeği ile karşılanması faydalarında yararlanmak için önemlidir. İstanbul / Yeni Asya

13.02.2009


 

‘Biraz fazla’ kilo zararsız

KadInlar, fazla kilodan şikâyet edip zayıflamanın yollarını aramasına rağmen biraz fazla kilonun kadınlara yararlı olduğu ortaya çıktı. İsveç’te yapılan bir araştırma, ortalamanın biraz üzerindeki bir kilonun, kadınların aynı anda birkaç işi daha iyi yapabilmesine ve daha zeki olmasına yardımcı olduğunu ortaya çıkardı. İsveç’in dünyaca ünlü araştırma merkezlerinden birisi olan Karolinska Enstitüsü’nce yapılan araştırmada, biraz fazla kilosu olan kadınların vücutlarının daha fazla östrojen hormonu salgıladıkları ve bunun da beyin fonksiyonlarını pozitif yönde etkilediği ortaya konuldu. Araştırmayı yürütenlerden Petra Thilers, bu konuda basına bilgilendirmede bulunurken, araştırmanın amacının “cinsellik hormonlarının beyin fonksiyonlarını nasıl etkilediğini tesbiti” olduğunu kaydetti. Bu tesbite rağmen, İsveçli araştırmacı Thilers, şöyle bir uyarıda bulunmayı da ihmal etmiyor: “Buna rağmen kimseye fazla kilolu olmasını tavsiye edemem. Çünkü fazla kilonun sağlığa birçok negatif etkileri var.” Stockholm / cihan

13.02.2009


 

Sigarada yasağın etkisi çabuk geçti

KapalI alanlarda sigara içme yasağının etkisi çabuk geçti. Başlangıçta sigara tüketimini azaltan yasak uygulaması, sonraki aylarda tüketimdeki artışı engelleyemedi. Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumundan edinilen bilgiye göre, 2007 yılında 107 milyar 455 milyon adet olan sigara tüketimi, 19 Mayıs’ta kapalı alanlarda sigara içme yasağının uygulamaya konulduğu 2008 yılında 107 milyar 859 milyon adede yükseldi. Bu arada kapalı alanlarda sigara içenlere Mayıs-Aralık döneminde 57 bin 524,49 lira ceza kesildi. Ancak bu cezanın 50 bin 390,78 lirası tahsil edilebildi. Ankara / aa

13.02.2009


 

Uzayda ilk büyük “uydu kazası”

Amerİkan ve Rus ticarî uydularının uzayda çarpışması sonucu Amerikan uydusu kaybedildi. Merkezi Maryland eyaletindeki Bethesda’da bulunan Amerikan uydusunun işletmecisi Iridium şirketinden yapılan açıklamada, uzayda nadir olarak rastlanan ilk büyük uydu kazasında kullanılmayan bir Rus uydusunun aktif durumdaki Amerikan uydusuyla çarpışması üzerine uydunun kaybedildiği belirtildi. Iridium’un açıklamasında, ‘’dünyadan yüzlerce kilometre uzakta bu tür bir çarpışmaya çok çok nadir rastlanır ve hatta ihtimal çok azdır’’ denildi ve hasar gören uydunun yerine yenisinin konulması için tedbirler alınacağı kaydedildi. Uzayda 66 telekomünikasyon uydusu bulunan Iridium, söz konusu uydunun kaybedilmesinin iletişimde çok kısıtlı bir etkisinin olacağını da duyurdu. Washington / aa

13.02.2009


 

Korsan yazılım önlenemedi

BSA Türkiye Genel Koordinatörü Elçim Barkay, 2008 yılında Türkiye’de 2,8 milyon TL’lik korsan yazılım ele geçirilmesiyle ilgili, rakamlar çarpıcı olsa da yazılım korsanlığının sadece malî açıdan ele alınmaması gerektiğini bildirdi. ‘’2008 yılında mühendislik ve üretim sektörleri korsan yazılımın yaygın olarak kullanıldığı alanlar olarak öne çıkarken, İstanbul yine korsan yazılımın merkezi olma konumunu korudu’’ denilen açıklamada, Türkiye’nin, bir gün içinde birden fazla adlî ve hukukî işlem gerçekleştirilmesi sebebiyle diğer ülkeler arasında ‘’öne çıktığı’’, kullanılan ürünün değerinin 3 katına denk gelen para cezaları sonucu tahsil edilen tazminat tutarında da Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesinin yüzde 5’ini oluşturduğu belirtildi. İstanbul / aa

13.02.2009


 

Iğdır Üniversitesinın ‘yatırım yılı’

IğdIr Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Hakkı Yılmaz, bu yılın üniversiteleri için ‘’yatırım yılı’’ olacağını belirtti. Prof. Dr. Yılmaz, düzenlediği basın toplantısında, YÖK tarafından Iğdır Üniversitesine 10 milyon TL ödenek verildiğini bildirdi. Iğdır Üniversitesi yerleşkesini Suveren Köyü mevkiinde yapmayı planladıklarını ifade eden Rektör Yılmaz, ‘’Bu yıl bizim için yatırım yılı olacak. Bu yılki hedefimiz yerleşkeye bir fakülte binası ve lojman yapılmasıdır’’ dedi. Iğdır / aa

13.02.2009

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır