Mektubat - page 152

insafı olan, tesadüfe vermez. kim görmüşse kat’î hükme-
diyor ki, bu bir sırr-ı gaybîdir, mu’cize-i Ahmediyenin
(
AsM
) bir kerametidir.
Şu risalenin başındaki esaslar çok mühimdirler. Hem,
şu risaledeki ehadis, hemen umumen eimme-i hadisçe
makbul ve sahih olmakla beraber, en kat’î hâdisat-ı risa-
leti beyan ediyorlar. o risalenin mezâyâsını söylemek lâ-
zım gelse, o risale kadar bir eser yazmak lâzım geldiğin-
den, müştak olanları, onu bir kere okumasına havale edi-
yoruz.
Sa i d Nu r s î
()
İhtar
Şu risalede çok ehadis-i şerife nakletmişim. Yanımda
kütüb-i hadisiye bulunmuyor. Yazdığım hadislerin lâfzın-
da yanlışım varsa, ya tashih edilsin, veyahut “hadis-i bil-
manadır” denilsin. Çünkü, kavl-i racih odur ki, “nakl-i ha-
dis-i bilmana caizdir.” Yani, hadisin yalnız manasını alıp,
lâfzını kendi zikreder. Madem öyledir; lâfzında yanlışım
varsa, hadis-i bilmana nazarıyla bakılsın.
aA
beyan etmek:
anlatmak, açıkla-
mak.
caiz:
yapılmasında sakınca olma-
yan; mümkün.
ehadis:
hadisler, Peygamber Efen-
dimizin sözleri.
ehadis-i şerif:
hadis-i şerifler, Hz.
Peygamberin sözleri.
eimme-i hadis:
hadis imamları;
hadis ilminde sözü delil olarak ka-
bul edilen, derin ve geniş bilgi sa-
hibi âlimler.
hadis:
Hz. Muhammed’e (a.s.m)
ait söz, emir, fiil veya Hz. Pey-
gamberin onayladığı başkasına ait
söz, iş veya davranış.
hâdisat-ı risalet:
Peygamberliğin
ispatı için meydana gelen, hâdi-
seler, olaylar.
hadis-i bilmana:
manası itibarıy-
la doğru olan hadis.
havale etmek:
bir işi veya bir şe-
yi birine bırakmak, göndermek.
hükmetmek:
karar vermek.
ihtar:
hatırlatma, dikkatini çek-
me; uyarı.
o
n
d
okuzuncu
m
ekTup
| 152 | Mektubat
insaf:
adaleti ve hakkı düşü-
nerek davranma.
kat’î:
kesin, şüphesiz.
kavl-i racih:
kabul ve tercih
edilmiş söz, kanaat, fikir.
keramet:
ikram; Allah’ın velî
kullarında görülen olağanüs-
tü hâller veya tabiat üstü hâ-
diseler.
kütüb-i hadisiye:
hadis kitap-
ları.
lâfız:
kelime, söz, ifade.
makbul:
kabul edilmiş olan,
reddedilmeyen.
mezâyâ:
meziyetler, üstün
özellikler.
mu’cizat-ı ahmediye:
Pey-
gamberimiz Hz. Muhammed’in
mu’cizeleri.
mühim:
önemli.
müştak:
arzulu, istekli, çok is-
teyen.
nakletmek:
aktarmak, anlat-
mak, söylemek.
nakl-i hadis-i bilmana:
hadi-
sin manasını nakletme.
nazar:
düşünce, bakış, görüş.
risale:
belli bir konuda yazıl-
mış küçük kitap.
sahih:
doğru, yanlış olmayan;
ravilerin kesintisi bulunmayan
bir senetle rivayet ettikleri,
doğruluğu ve Peygamberimi-
ze ait olduğu şüphe götürme-
yen hadis.
sırr-ı gaybî:
gaybî âleme ait
sır, gizli sır.
tashih:
düzeltme.
tesadüf:
rastgele, hesaplama-
dan, kendiliğinden meydana
gelme.
umumen:
umumî olarak, ge-
nellikle.
zikretmek:
söylemek, ifade
etmek.
1...,142,143,144,145,146,147,148,149,150,151 153,154,155,156,157,158,159,160,161,162,...1086
Powered by FlippingBook