Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 08 Kasım 2006

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Basından Seçmeler

Keşke ben de övgülere katılabilseydim!

Bülent Ecevit’in ardından hemen herkes konuştu.. Hayatında görmediği, duymadığı kadar bir alkış ve övgü yağmuru vardı dün, gazetelerde, televizyon ve radyolarda.. Kaçı samimiydi, kaçı “Böyle konuşmam lazım” diye o lafları ediyordu bilmem..

Onların arasına karışmak, arkasından övgü ve sevgi dolu satırlar yazmak isterdim. Yapamadım.. Ben düşünmediğim şeyleri söyleyemem..

Bülent Ecevit’i insan olarak pek sevemedim.

Onu tanımazken, uzağındayken, hele o devirde, gençlik heyheyleri içinde “Karaoğlan”ın hayranlarındandım ben de..

Sonra yaklaştım biraz.. Olup bitenleri en yakından izlemeye başladım.. En iyi dostlarını, hiçbir siyasal beklentisi olmadan, sırf ilkeleri ve idealleri uğruna, saçlarını ona ve eşine süpürge ettiklerini yakın bildiklerimi, Ecevit çiftinin nasıl harcadığını, nasıl affetmez kin tuttuklarını gözlerimle gördükçe, sevgi çemberinden yavaş yavaş uzaklaştım..

Ecevit’i devlet adamı olarak ise hiç saymadım, sayamadım..

Hayatının en büyük zaferi diye anılır, Kıbrıs!.. Türkiye’nin çektiği bütün sıkıntılar da Kıbrıs’la başladı.. Hala da sürüyor..

Doğru.. Müdahale şarttı.. Ama “Barış Harekâtı”nı hızla “Barış”a döndürmek de şarttı. Bunu yapacak tek adamdı Ecevit.. Anlaşma karşılıklı ödünlerle sağlanır. Bizim adımıza cesaretle ödün verecek tek kişi, zaferin sahibi Ecevit’ti.. Ama o Kıbrıs’ta barışı değil, harekâtı içerde oya dönüştürmeyi tercih etti. Hemen seçime gitmeye, tek başına iktidara gelmeye çalıştı, beceremedi. Solun çekilmesine, sağ iktidarların kurulmasına sebep oldu.

Ecevit, güçlü bir siyasal lider de olamadı hiç!..

Solu birleştirecek tek adam olduğu halde, sırf bencilliği ve kaprisleri yüzünden adı “Bir bölen”e çıktı. Giderek sol da kalmadı..

Türkiye politik ahlakın temelden yok oluşunun altında Ecevit’in Florya motellerinde kurduğu iktidar vardır.. Sonra Yüce Divan’da yargılanan ve mahkûm olanlara, başbakan olmak için el veren Ecevit, soldakilere hep sırtını döndü..

Türkiye’nin 12 Eylül’e gitmekte olduğunu fark edenlerin başındaydı Alparslan Türkeş .. Ecevit’e “Hiçbir şey beklemeden seni nasıl istersen öyle destekleyeceğim, işin başına geç” diye açık davet çıkardı. Ecevit uzatılan bu eli itip ülkeyi kaosta bırakınca, müdahale kaçınılmaz oldu.

Bugünkü AKP tek parti iktidarını kuran adam da Ecevit’tir.. Tamamı kemer sıkmaya dayalı sert ekonomik önlemleri, Amerika ve Kemal Derviş baskısı ile almıştı.. İşler tam iyiye dönerken, önlemlerin sonuçları tam alınacakken, Devlet Bahçeli’nin paniğine kapılıp erken seçim kararı aldı ve Recep Tayyip Erdoğan’a iktidarı ve kendi ektiklerini biçme fırsatını altın tepside sundu.. Sıkıntı sola, iyileşme AKP’ye yazıldı. Seçimi ona bıraktığı gibi, başarıyı da ona endeksledi ve solu tamamen bitirdi.

Bir lidere yakışmayacak kadar karısının etkisinde kalışı yanlışlarının en büyüğüydü.. “Rahşan Affı” lafının geçmediği gün var mı, iyi bakın.. Yığınla örnekten biri sadece..

İnsan olarak pek sevemediğim Ecevit, başarılı bir devlet adamı, akıllı bir siyasi lider de değildi yani, bana sorarsanız..

Arkasından söyleyeceğim tek şey var..

Allah kusurlarını affetsin ve rahmetini esirgemesin!..

Sabah, 7.11.2006

Hıncal ULUÇ

08.11.2006

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler

Başlıklar

  Keşke ben de övgülere katılabilseydim!

  Ecevit deyince akla gelenler

  Heder

  Ortak Platform ‘301 kaldırılsın’ diyor

  Zamana ihtiyaç var!


 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004