"Gerçekten" haber verir 22 Temmuz 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Aile

Tatil dönüşü depresyonuna dikkat

Depresyon ve Panik Atak Merkezi (DEPAM) uzmanlarından Psikiyatrist Dr. Nihat Kaya, Online Sağlık’a (www.onlinesaglik.com) yaptığı açıklamada, 5 yıldızlı otellerde kalanların bütün dünyadan soyutlandığını, otel bünyesinde her saat eğlence, deniz, havuz, spor ve çeşitli yiyeceklerin kişileri bir masal dünyasına taşıdığını söyledi.

Nihat Kaya, “Bir masal dünyasından gerçek dünyaya geçişte, var olan sorunlar nedeniyle kişilerde bir takım ruhsal bozukluklar ortaya çıkıyor” dedi.

Tatil sonrası çoğu kişinin depresyona girdiğini bildiren Kaya, bunun “Pazartesi depresyonu” olarak da ortaya çıkabildiğini belirtti. Kaya, şunları kaydetti: “Tatil sonrası depresyon ise Pazartesinin daha şiddetli halidir. Depresyona giren kişilerde sinirlilik, konsantrasyon bozukluğu, denileni anlamama, yapılan işten keyif almama, kararsızlık, bazen çok da gerçekçi olmayan baş ağrısı, karın ağrısı gibi şikâyetler gözlenir. Tatil süresi uzadıkça işe adaptasyon süresi de uzar. Tatil süresi 1 ay olanlar bir hafta, 15 gün olanlar 2-3 gün, daha kısa tatil yapanların ise normal yaşama adaptasyon süresi hafta sonu tatiliyle normale döner”.

Tatile çıkanların hava değişimi gibi sorunlar da yaşayabildiğini ifade eden Kaya, iklim, nem, yükseklik gibi farklılıkların insanları etkileyebildiğini, daha sonra buna bağlı olarak da sorunlar ortaya çıktığını belirtti. Çoğu zaman tatildeki alışkanlıkların daha sonra da sürdüğünü bildiren Psikiyatrist Dr. Kaya, geç saatlere kadar uyumayan ve sabah geç kalkanların işe başladığında büyük sorunlar yaşadığını söyledi.

Kişilerin tatilden bazı hastalıklarla döndüğünü ifade eden Kaya, “Bu hastalıklar ani başlayan hastalıkladır ve bulaşıcıdır. Bunların en başında göz ve mantar hastalıklar geliyor. Kalabalık havuzlarda ve kanalizasyonun denize boşaltıldığı sahillerde bu tür hastalıklar sık sık görülür” dedi. Sıcakta yapılan yürüyüş, gezi ve ağır sporlardan kaçınmak gerektiğini ifade eden Kaya, bu tür faaliyetlerin tatilden dinlenmiş olarak dönmeyi engellediğini belirtti. Tatilin çalışan kişilerin yüzde 81’ini olumlu yönde etkilediğini ifade eden Kaya, tatilde mümkün olduğunca genel alışkanlıkların yitirilmemesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

22.07.2008


MEME KANSERİ OLANLAR YAĞ TÜKETİMİNİ AZALTMALI

YAPILAN araştırmalarda ameliyattan sonra yağ tüketimini azaltan hastalarda, meme kanserinin tekrarlama riskinin ciddî oranda düştüğünün belirlendiğine dikkat çeken uzmanlar; özellikle sıcak havalarda bu hastaların yağ tüketimine oldukça özen göstermesi gerektiğini söylüyor.

Bursa Özel Bahar Hastanesi Başhekimi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ömer Kurt, meme kanseri ameliyatlarından sonra kadınların en sık karşılaştığı sorunlardan birinin, kol şişmesi olduğunu kaydetti. Meme kanseri için yapılan ameliyatlarda koltuk altı lenf bezelerinin de çıkarıldığını anlatan Dr. Kurt, “Bundaki amaç hastalığın koltuk altı lenf bezelerine yayılıp yayılmadığını anlamak ve yayılmış ise bu bölgeyi de hastalıktan temizlemektir. Ancak son yıllarda geliştirilen sentinel lenf bezi biyopsisi yöntemi ile koltuk altındaki hastalığın yayılacağı ilk beze bulunmakta ve bunda hastalık yoksa geri kalan bezeler gereksiz yere alınmamaktadır. Eğer sadece ilk beze alınmış ise bu kadın normal hayatına herhangi bir kısıtlama olmadan devam edebilir. Koltuk altı lenf bezeleri alınan kadınlar ise kol şişmesi riskinden korunmak için bazı noktalara dikkat etmelidir. Bu kollarından kan aldırmamaları, enjeksiyon yaptırmamaları gerekir. Ayrıca bu kolun üzerine devamlı yatılmamalı ve uzun süre bu kol hareketsiz bırakılmamalıdır” dedi.

/ Bursa

22.07.2008


WHO’dan ilâca dirençli verem uyarısı

DÜNYA Sağlık Örgütü (WHO), Asya ülkelerini büyüyen tehdit olan, birçok ilâca dirençli verem konusunda tedbir almaları için uyardı.

WHO’nun Batı Pasifik bölge danışmanı Dr. Pieter Van Maaren, bazı Asya ülkelerinde birçok ilâca dirençli TB’yi (multidrug-resistant TB) tesbit edecek laboratuvarların bulunmadığına dikkati çekerek, hastalığa yakalanan 150 bin kişiden sadece yüzde 1’inin uygun tedavi aldığını söyledi. Hastalıkla etkin mücadele edilmemesi halinde öldürücü virüsün yayılabileceği uyarısında bulunan Maaren, bölgedeki hiçbir ülkenin birçok ilâca dirençli TB’yle savaş için hızlı davranmadığını ifade etti. Asyalı liderlerin uyanması ve riskin farkına varması gerektiğini kaydeden Maaren, “Bu öksürükle çocuğunuza geçirebileceğiniz birhastalık” dedi.

WHO, birçok ilâca dirençli TB’nin standart verem tedavisindeki kötü uygulama, hareketlilik, göç ve şehirsel yerleşimden kaynaklandığını belirtiyor. Birçok ilâca dirençli TB’nin, verem tedavisinde kullanılan en etkili iki ilâca da direnç gösterdiği, dünya genelindeki 9 milyon yeni verem vak'asının yüzde 5’ini hastalığın bu türünün oluşturduğu, her 10 vakadan birinin Çin’de görüldüğü kaydediliyor.

/ Tokyo

22.07.2008


Parçalanma, çocukları ailesiz bıraktı

DEVLET Bakanı Nimet Çubukçu, yetiştirme yurtlarında, aile parçalanmasına bağlı olarak koruma altına alınan çocuk sayısının bin 61 olduğunu bildirdi.

MHP Mersin Milletvekili Mehmet Şandır’ın konuyla ilgili soru önergesini cevaplayan Bakan Çubukçu, 2007 yılı sonu itibariyle yetiştirme yurtlarında anne veya babasız 512, ailenin ekonomik yetersizliği sebebiyle ise 244 çocuğun barındığını belirtti. Devlet Bakanı Çubukçu, aile parçalanmasına bağlı olarak yurtlarda kalan çocuk sayısının ise bin 61 olduğunu bildirdi.

/ Ankara

22.07.2008

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 
GAZETE 1.SAYFA

Site yöneticisi | Editör
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır