"Gerçekten" haber verir 06 Ağustos 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Kültür-Sanat

 

“Büyük” şehrin “küçük”leri

İNSANIN hayatında sadece bir kere yaşayabildiği en güzel hayat merhalesi desek doğrudur herhalde çocukluk için.

Ve çocuk olmak çok şey demektir aslında: Çocuk olmak yaşını büyülterek söylemektir meselâ, dişlerinin birer ikişer düşmesidir. Başka bir çocukla saniyesinde arkadaş olabilmek, sonraki saniyeyi hesaplamadan içinden geldiğince davranmak demektir. Çocuk olmak, hayat bilgisi ve güzel yazı derslerini öğrenmek, teneffüs aralarında köşe kapmaca ve seksek oynamaktır. Çocuk olmak, annenin tabakla arkandan dolaşmasıdır, sebze veya et yemiyorsun diye sana kızmasıdır. Oyun oynarken sırtına ter bezi konulmasıdır. Çocuk olmak sınırsız resim yapma ve şarkı söyleme özgürlüğüdür, törenlerde şiir okuma heyecanıdır, her sabaha kaygısızca uyanmaktır. Büyüme hayallerinin en çok kurulduğu yıllardır. Velhasıl, çocuk olmak güzeldir.

Tabiî her çocuk farklı farklı yaşıyor çocukluğunu. Bu farklılığın oluşmasında en büyük etkense yaşanılan yer, şehir-kasaba-köy bağlamında. Şehirli bir çocuğun yaşadıklarını köylü bir çocuk; köylü çocuğun yaşadığını da şehirli çocuk yaşayamıyor çoğu zaman.

Şimdilerde bir reklâm var ya hani, deniz “Ne kadar güzelmiş” diyor muhtemelen Doğu illerinden İstanbul’a gelen bir kız. Şehirden köye giden bir başka kız da, buğday tarlasına hayretle bakıyor, “Daha önce hiç tarla görmemiştim, tıpkı deniz gibi.”

Aylık kadın ve aile dergisi Bizim Aile bu ayki kapak dosyasını şehirde çocuk olmaya ayırmış. Çocuk olmak aslında özgürlük demek olsa da, büyük şehirlerde çocuk olmak, çocukluğun kendine has özgürlüğünü kısıtlıyor mu sizce? Şehirde çocuk olmak ne demektir? Bir kaç kısa cevap: Binaların arasında büyümektir; ağaç gördüğünde mutlu olmaktır; arabalardan kollanarak oyun oynamaktır; annenizin ikide bir sizi kontrol etmesi, aklının hep sizde kalmasıdır; yanınızda bir büyük olmadan parka gidememe hadisesidir…

Kapak dosyasında Psikolog Banu Yaşar, “Camın ardındaki hayatlar” adlı çalışmasıyla, şehir hayatının karmaşasında kaybolan çocukları anlatıyor.

Nurefşan Çağlaroğlu, “kâinat şehrinde çocuk olmak”tan bahsediyor.

Eğitimci Hilal Sivri, “Duâ çekirdeği çocuk meyvesinde” çalışmasıyla, çocuğun dinî eğitime olan ihtiyacına vurgu yapıyor.

Bu ay Amerika’dan muhtereme bir misafiri var Bizim Aile’nin. Amerikalı Havva Kurter’le yapılan hoş sohbeti severek okuyacaksınız.

Yine her ay olduğu gibi bu ay da, Dünya Dönüyor, Hayatın İçinden, Kadının Dünyası, Dekorasyon, Şifahane, Enstitü ve daha pek çok sayfayla derginiz Bizim Aile yine sizlerle.

06.08.2008


 

İpek Yolu’nda film yarışı

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen Uluslararası Bursa İpek Yolu Film Festivali kapsamında bu yıl Türk filmleri için de bir yarışma düzenlenecek.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan yazılı açıklamada, Uluslararası Bursa İpek Yolu Film Festivali’nin, Bursalı san'atseverlerin gösterdiği ilgiyle her geçen yıl daha da büyüdüğü belirtildi.

Daha önce kısa filmlerin yarıştığı festivalin bu yıl yerli sinemanın desteklenmesi amacıyla genişletildiği kaydedilerek, Türk filmlerinin yarışması için ‘’Ulusal Altın Karagöz Uzun Metraj Film Yarışması’’nın düzenlendiği bildirildi.

Belirlenecek 10 Türk filminin ‘’Altın Karagöz Ödülü’’ için değerlendirileceği yarışmada filmler, ‘’en iyi film’’, ‘’en iyi yönetmen’’, ‘’en iyi senaryo’’, ‘’en iyi kadın oyuncu’’ ve ‘’en iyi erkek oyuncu’’ kategorilerinde ödüllendirilecek.

Yarışmada ‘’en iyi film’’ ödülüne değer görülen filme ‘’Altın Karagöz Ödülü’’ ile 50 bin YTL, seçilecek ‘’en iyi yönetmen’’’e ise ‘’Altın Karagöz Ödülü’’nün yanında 25 bin YTL para ödülü verilecek.

Yarışmaya katılmak isteyenlerin, 10 Ekim’e dek festival merkezine başvurmaları gerekiyor. Yarışma yönetmeliği ve başvuru formları, festival merkezinden veya festivalin ‘’www.ipekyolufilmfest.com’’ adresli internet adresinden sağlanabilecek.

06.08.2008


 

Tarih depolarda bekliyor

KAYSERİ Arkeoloji Müzesindeki 33 bin tarihî eserden yer sıkıntısı dolayısıyla sadece 3 bininin sergilenebildiği, 30 bin tarihî eserin bekletildiği depolarda da yer kalmadığı bildirildi.

Kayseri Müze Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, Kayseri’deki çeşitli kazılarda gün ışığına çıkarılan Asur Ticaret Kolonileri, Hitit, Frig, Geç Hitit, Roma ve Bizans dönemlerine ait yaklaşık 3 bin tarihî eser, Gültepe Mahallesinde 1969 yılında yaptırılan Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor. Bu dönemlere ait yaklaşık 30 bin tarihî eser ise müzedeki yer sıkıntısı dolayısıyla depolarda bekletiliyor. Kültepe’de 1946 yılından beri sürdürülen kazılarda gün yüzüne çıkarılan ve 4 bin yıl önceki ekonomik ve sosyal yapıya ışık tutan eserler ise depolarda yer kalmadığı için Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne gönderiliyor.

06.08.2008


 

W. Bush Kasım’da sinemalarda

ABD Başkanı George W. Bush’un hayatı ve başkanlık sürecini anlatan ‘’W’’ 14 Kasımda gösterilmeye başlanacak.

Oscar ödüllü yönetmen Oliver Stone imzasını taşıyan filmin senaryosunu Stone, Stanley Weiser ile birlikte yazdı. George W. Bush rolünde Josh Brolin’in kamera karşısına geçtiği filmde Elizabeth Banks (Laura Bush), Thandie Newton (ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice), Ioan Gruffudd (İngiltere Başbakanı Tony Blair), Richard Dreyfuss (Dick Cheney), James Cromwell (Baba Bush), Scott Glenn (Donald Rumsfeld), Ellen Burstyn (Anne Bush), Noah Wyle (Donald Evans), Jeffrey Wright (Colin Powell), Rob Corddry (Ari Fleischer), Toby Jones (Karl Rove) ve Jennifer Spies (Susie Evans) rol aldı. Film, ABD’de, başkanlık seçimleri öncesinde 17 Ekim’de gösterime girecek. Üç perdeden oluşacak filmin birinci perdesinde Bush’un gençlik yılları konu edilecek, ikinci perdede kişisel ve dinî dönüşüm süreci izlenecek ve kendisi gibi ABD Başkanı olan babasının gölgesinden kurtularak ülkenin en güçlü insanı konumuna gelişi anlatılacak, son perdede ise Irak’ı işgaline yer verilecek.

06.08.2008


 

“En eski saray” müze oluyor

MALATYA’DAKİ Arslantepe Höyüğü’nde ortaya çıkarılan dünyanın en eski sarayının açık hava müzesine dönüştürülmesine yönelik hazırlanan proje için 11 Ağustos’ta ihale yapılacağı bildirildi.

Malatya Kültür ve Turizm İl Müdürü Derviş Özbay, İtalya’nın Roma La Sapienza Üniversitesi tarafından 2006 yılında hazırlanan projenin Sivas Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunda onaylandığını, ihale aşamasına geldiklerini söyledi. Yaklaşık maliyeti Kayseri Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü tarafından belirlenen projenin 11 Ağustos 2008 Pazartesi günü ihale edileceğini vurgulayan Özbay, proje için 500 bin YTL maliyet tahmin edildiğini belirterek, maliyetin yarısının Roma La Sapienza Üniversitesince karşılanacağı olasılığının bulunduğunu, üniversiteden destek gelmemesi halinde maliyetin tamamının Kültür Turizm İl Müdürlüğünün il özel idare bütçesinden kullanılacağını kaydetti.

06.08.2008

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 
GAZETE 1.SAYFA

Bütün haberler

Site yöneticisi | Editör
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır