19 Aralık 2009 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Güncel

 

Sağduyu Meclis'ten başlamalı

TÜRK Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkanı Celal Beysel, “Mecliste bugünlerde gördüğümüz kavga ortamı, içimizi karartıyor, moralimizi bozuyor doğrusu.

Unutmayın: Mecliste birbirleriyle kavga eden, birbirlerine hakaretler yağdıran vekillerin halka itidal, sağduyu çağrısı yapması hiç de etkili olmuyor’’ dedi

TÜRKONFED tarafından düzenlenen ‘’13. Girişim ve İş Dünyası Zirvesi’’nde Beysel, ekonomik kriz yetmezmiş gibi, siyasî açıdan da zor bir yıl geçirildiğini, ekonomik ve siyasi krizlerin bu denli birbirinin içine geçmiş olduğu pek az dönem görüldüğünü dile getirdi. Türkiye’nin bu tarihi dönemeci ekonomik ve demokratik anlamda sınıf atlayarak aşması için içte ve dışta önemli adımların atılması gerektiğini ifade eden Beysel, ‘’Bu bağlamda hükümet, bazı değişim çabalarını başlattı. Üzülerek söylemek gerekir ki bu çabalar henüz yeterince başarılı olamadı. Toplumsal değişim sürecinin zorluğu, herkes için malumdur. Bu süreçte sadece son bir iki haftada girdiğimiz türbülansın zaten siyasi kutuplaşmalarla gerilmiş olan toplumun moralini iyice bozduğu da açıktır. Eğer siyasi partilerimiz 70’lerin sonunda gördüğümüz gerilim sahnelerini ve acılarını bize yeniden yaşatırlarsa, yani tarihten ders almamış iseler, tarih de millet de onları af etmeyecektir hiç şüphesiz’’ dedi.

Muhalefetin de ülkenin yarınları hususunda en az hükümet kadar sorumlu olduğunu hiç unutmaması gerektiğini belirten Beysel, ‘’Bu konuda mecliste bugünlerde gördüğümüz kavga ortamı, içimizi karartıyor, moralimizi bozuyor doğrusu. Vekillerimizin işlerini yaparken kullandıkları usul ve üslubun yanlış olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum. Unutmayın: Mecliste birbirleriyle kavga eden, birbirlerine hakaretler yağdıran vekillerin halka itidal, sağduyu çağrısı yapması hiç de etkili olmuyor.’’ diye konuştu. Celal Beysel, tüm partileri oy ve seçim gailelerini bir kenara koyup, demokrasi tarihi boyunca bir kez olsun analitik düşünmeye, ortak aklı oluşturmaya, toplumu bölmekten vazgeçmeye davet etmenin, TÜRKONFED olarak görevleri olduğunu kaydetti. Yapısal reformların yavaş ilerlediğini, vergi sisteminde reform yapılması gerektiğini bildiren Beysel, ‘’Teşbihte hata olmaz maliyenin sadece kafesteki kazların tüylerini, hem de öldüresiye yolmaktan vazgeçmesi gerekmektedir’’ diye konuştu.

19.12.2009


 

AŞ VE İŞ İÇİN HUZUR VE GÜVEN GEREKİYOR

TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Doğu bölgesi esnafına seslenerek, ‘’Kepenginizi kapattırmayın, ışığınızı söndürmeyin. Tahriklere kapılmadan birlik ve beraberlik içinde ülkemize sahip çıkmalıyız. İnsanımızın aş ve iş sorununun çözümlenebilmesi için bölgede huzur ve güvenin en önemli unsur olduğunu hiç kimse unutmamalıdır’’ dedi.

ESNAFA YÖNELİK SALDIRILAR KABUL EDİLEMEZ

Tunceli Sanayi ve Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve aynı zamanda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Konsey Üyesi Yusuf Cengiz de, son günlerde süren sokak çatışmaları ve DTP’nin kapatılmasının ülkenin ve bölgenin geleceğinde ciddi sıkıntılar çıkaracağını söyledi. Cengiz, son günlerde bölgede esnaf ve halka yönelik saldırıları kınadı.

FİTNE ATEŞİNE BENZİN TAŞIMAYALIM

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu da, herkesin birlik ve beraberlik çağrısına destek vermesi ve ‘’fitne ateşine benzin taşımaması’’ gerektiğini söyledi. Bardakoğlu, Rize’de yaptığı açıklamada, birlik, beraberlik, barış, sulh ve sükundan yana olduklarını belirterek, ‘’İslâm’ın 14 asırlık çağrısı budur. İnsanları dilleri, dinleri, inançları, mezhepleri ve derilerinin rengi ile ayırmak İslâmiyet açısından en büyük ayıplardan biridir” dedi.

NİFAK TOHUMLARI EKİLMEK İSTENİYOR

Özerk Diyanet Evkaf Sendikası Genel Sekreteri Abdurrahim Çelik ise, İslâm dininde kardeşlik temelini sarsacak ve mü'minlerin arasını bozacak her türlü sun'î ayırımların haram kılındığını bildirdi. Bütün mü'minlerin kardeşler olarak evrensel bir ailenin bireyleri olduğunu ifade eden Çelik, bugünlerde çevrilmek istenen kirli tezgâhlara dikkat çekerek “Müslümanlar arasına nifak tohumları ekerek yeşermesini istemektedirler” diye konuştu.

Aş ve iş için huzur ve güven

TÜRKİYE Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, bölge esnafına seslenerek, ‘’Kepenginizi kapattırmayın, ışığınızı söndürmeyin. Tahriklere kapılmadan birlik ve beraberlik içinde ülkemize sahip çıkmalıyız. İnsanımızın aş ve iş sorunun çözümlenebilmesi için bölgede huzur ve güvenin en önemli unsur olduğunu hiç kimse unutmamalıdır ’’ dedi.

TESK’in, bugün gerçekleştirileceği İstişare Toplantısına katılmak üzere Diyarbakır’a gelen Genel Başkan Palandöken, Dedeman Otelinde basın toplantısı düzenledi. Türkiye’de esnafın, istikrarın temel unsuru olduğunu kaydeden Palandöken, toplumun ortak paydası olan esnaf ve sanatkarın, işini yaparken siyasi görüşlere ve toplumsal çalkantılara göre değil, evinin aşını temin etmek için çaba gösterdiğini ve esnafın önceliğinin bu olduğunu söyledi. TESK Başkanı, esnaf ve sanatkarın, tezgâhının başına geçerken Türk-Kürt, Alevi-Suni, Müslüman-Hristiyan diye bir ayırım içinde olmadığını vurguladı.

Siyasi ve sosyal çekişmelerden en büyük zararı görenlerin yine esnaf ve sanatkarlar olduğunu ifade eden Palandöken, esnaf kepenk kapatmaya zorlanırsa, işinden, gücünden, aşından, evinden ve yurdundan olacağını söyledi. ‘’Bu tür zorlamadan en çok yüreği yananlar esnaf ve sanatkarlardır’’ diyen Palandöken, esnaftan, her zamanki gibi vakur davranmasını, ahi evran geleneklerinden kopmamasını istedi. Palandöken, sözlerini şöyle sürdürdü:

‘’İşinize ve yörenize sahip çıkın. İstikrarı bozmak isteyenlere yardım etmeyin. Kardeşlik ve dayanışma ruhunu muhafaza edin. Devletinize, milletinize ve vatanınıza sahip çıkın. Asla unutmayın, bu ülkede istikrarın temini ancak ve ancak sizlere bağlıdır. Esnafı çatışmanın içerisine çekmek isteyenleri uyarıyoruz. Esnafı çatışmanın içine çekmeyin. Dükkânını çoluk çocuk bekler hale gelen esnafımız evinden helalleşerek çıkıyor. Devlet, esnafın can güvenliğini mutlaka sağlamalıdır. Kepenginizi kapattırmayın, ışığınızı söndürmeyin. İnsanımızın aş ve iş sorunun çözümlenebilmesi için bölgede huzur ve güvenin en önemli unsur olduğunu hiç kimse unutmamalıdır. Kökeni ne olursa olsun yüzyıllardır birlikte yaşayan bu ülkenin vatandaşları olarak tahriklere kapılmadan birlik ve beraberlik içinde ülkemize sahip çıkmalıyız.’’

Saldırılar kabul edilemez

TUNCELİ Sanayi ve Ticaret Odası (TSTO) Yönetim Kurulu Başkanı ve aynı zamanda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Konsey Üyesi Yusuf Cengiz de, son günlerde süren sokak çatışmaları ve DTP’nin kapatılmasının ülkenin ve bölgenin geleceğinde ciddî sıkıntılar çıkaracağını söyledi. Açılımla ilgili ciddi beklentilerin olduğu bir dönemde bölgede yaşanan olaylar ve DTP’nin kapatılmasının bölgede var olan gerginliği arttırdığını belirten Cengiz, “Anayasanın demokratikleştirilmesi, siyasî partiler yasasının değiştirilerek ülkede yaşayan tüm halkların kendi dil ve kültürlerini özgürce geliştirmeleri için yasal düzenlemelerin yapılması ve genel af çıkarılması gerekiyor” dedi.

Cengiz, CHP ve MHP’nin bu konudaki uzlaşmaz tavırlarının gerginliği arttırdığını ifade ederek, şunları söyledi: “Çatışma ortamından ötürü bölgede en çok zarar gören ilin sanayi ve ticaret odası yönetim kurulu olarak, bölgede yaşanan sokak çatışmaları ve Anayasa Mahkemesi’nin DTP’yi kapatma kararı ülkede ve bölgenin geleceğinde ciddi sıkıntılar çıkaracaktır. Tüm toplum kesimlerini sağduyuya davet ediyor, demokrasi güçlerinin ortak mücadelesi ile sorunların aşılacağına inanıyoruz. Şiddet hiçbir sorunu çözmez. Bölge ve ilimizde esnafa ve halka yönelik her türlü şiddet eylemini kınıyoruz.”

Yusuf Cengiz, barışın sağlanması ile ilgili alınacak her türlü kararın destekleyicisi olacaklarını belirtti.

Diyanet’ten birlik çağrısı

Bardakoğlu, Rize Üniversitesi İlahiyat Cami ile Müftü Yusuf Karali Diyanet Eğitim Merkezi’nin açılışına katılmak için geldiği Rize’de, Vali Seyfullah Hacımüftüoğlu’nu makamında ziyaret etti. Bardakoğlu, burada yaptığı açıklamada, birlik, beraberlik, barış, sulh ve sükûndan yana olduklarını belirterek, ‘’İslâm’ın 14 asırlık çağrısı budur. İnsanları dilleri, dinleri, inançları, mezhepleri ve derilerinin rengi ile ayırmak İslâmiyet açısından en büyük ayıplardan biridir. Aynı kıbleye yönelen, aynı Kur’ân’a, aynı Peygambere inanan bir dinin mensuplarının hele hele ayrılığa düşmesi, birbirini derecelendirmesi ve ötekileştirmesi kabul edilemez. Biz asırlardır barış içerisinde yaşadık. Bizim en büyük zenginliğimiz barış ve hoşgörü içerisinde yaşama kabiliyetidir. Asırladır Osmanlı ve Selçuklu’da biz bunu ispat ettik, dünyaya gösterip örnek olduk’’ dedi.

Batının bugün bir arada yaşamanın sancılarını çektiğini ifade eden Bardakoğlu, şunları söyledi: ‘’Başka dinlere mensup insanlarla bir arada yaşamayı başarmaya çalışıyor. Batı bu kabiliyetini göstermeye çalışırken bizim bu geleneğimizi unutmamız ve adeta birbirimize düşmemiz kabul edilemez. Ben milletimizin sağduyusuna inanıyorum. Bu geçici bir durumdur, ona inanmak istiyorum. Milletimiz o genlerinde mevcut birlik ve beraberlik ile tevhit dinine mensup oluşun gereğini yapacak ve birbirini kardeş bilecektir. Biz bugünlere zenginlik, bu birlik ve beraberlikle geldik. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak bütün din görevlilerinin ortak çağrı ve çabası da her zaman bu yönde olmuş ve olacaktır.’’

Demokrat Toplum Partisinin (DTP) kapatılması sonrası artan sokak olaylarıyla ilgili herkese görev düştüğünü kaydeden Bardakoğlu, ‘’Herkesin bu konuda elini taşın altına koyması lâzım. Üniversiteler, bürokratlar, belediyeler ile bütün devlet kademelerinin; basının, öğretmenlerimizin, güvenlikçilerin, aydınların, halkın ve esnafın sağduyudan yana birlik ve beraberlikten yana tavır alması gerekir. Herkesin bu birlik ve beraberlik çağrısına destek vermesi ve fitne ateşine benzin taşımaması gerekir’’ diye konuştu. Vali Hacımüftüoğlu, ziyaret anısına Bardakoğlu’na serender maketi hediye etti.

Nifak tohumlarına mahal vermeyelim

ÖZERK Diyanet Evkaf Sendikası Genel Sekreteri Abdurrahim Çelik, İslâm Dini’nde kardeşlik temelini sarsacak ve müminlerin arasını bozacak her türlü suni ayırımların haram kılındığını bildirdi. Çelik yaptığı açıklamada, “İslâm dininde kardeşlik, iman temeli üzerine bina edilmiştir. Bu temeli sarsacak ve müminlerin arasını bozacak her türlü sun'î ayrımlar ve böbürlenmeler de haram kılınmıştır. Irk, soy, cins türünden cahili değerler yerine takva esas alınmıştır.” dedi. Bütün mü'minlerin kardeşler olarak evrensel bir ailenin bireyleri olduğunu ifade eden Çelik, “Buna göre yeryüzünün neresinde yaşıyor olurlarsa olsunlar, hangi dili konuşuyor olurlarsa olsunlar, hangi kavme mensup olurlarsa olsunlar veya hangi renge sahip olurlarsa olsunlar, bütün müminler kelimenin tam anlamıyla birbirlerinin kardeşleridirler ve birbirlerinin sadık dostlarıdırlar. Müslümanlar arasına nifak tohumları ekerek yeşermesini istemektedirler. Ve bunun içinde yine ırkçılığı körüklemektedirler. Bu tür oyunlar yeni değildir. Bunlara karşı duyarlı olmamız gerekir.”

19.12.2009


 

DTP’liler istifadan vazgeçti

KAPATILAN DTP’nin Genel Başkanı Ahmet Türk, siyaseti Barış ve Demokrasi Partisi’nde (BDP) sürdürme kararı aldıklarını söyledi.

İstifa yok, BDP ile yola devam

Türk, BDP ile kapatılan DTP’nin parti meclisi üyelerinin katılımıyla düzenlenen toplantının ardından açıklamalarda bulundu. Ahmet Türk, ‘’Siyaseti BDP çatısı altında sürdürme karara aldık’’ diye konuştu. Yapılan toplantılarda konuyu görüştüklerini de bildiren Türk, şunları kaydetti: ‘’Türkiye’deki demokrasi güçleri, aydınlar, yazarlar, akademik çevreler bu süreçte parlamentoda bulunmanın önemini ortaya koydular. Çarşamba günü İmralı’da sayın Öcalan ile avukatları bir görüşme yaptılar. Bu görüşme sonucunda, sayın Öcalan da parlamento zemininin terk edilmesinin doğru olmadığını ve bu mücadelenin devam edilmesi gerektiği şeklinde, avukatlarıyla bunu paylaştı.’’

ESKİ DTP BİNASINA BDP TABELASI

KAPATILAN Demokratik Türkiye Partisi (DTP) eski genel merkez binasına, Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) tabelası asıldı. DTP’nin kapatılması kararının ardından, Balgat’taki eski genel merkezden sökülen DTP tabelasının yerine, sarı zemin üzerine lacivert harflerle ‘’Barış ve Demokrasi Partisi Genel Merkezi’’ tabelası takıldı. BDP’nin amblemi meşe ağacından oluşuyor. Parti görevlisi İhsan Gül, gazetecilerin soruları üzerine, 14 yıldır bu binada çalıştığını ve binanın 4 farklı partiye ev sahipliği yaptığını söyledi. Gül, BDP’nin amblemindeki meşe ağacının ‘’kalıcılık’’ anlamına geldiğini ifade etti.

19.12.2009


 

Generali savunma bakanı

Millî Savunma Bakanı Vecdi Gönül’ün, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un Trabzon’da yaptığı açıklamaya ilişkin kullandığı, ‘’Başbuğ’un ifadeleri, bir asker gözüyle meselelerin aydınlatılmasıdır, halkın aydınlatılmasıdır” cümleleri, Gönül’ün Başbuğ'u savunma sözleri olarak algılandı. Öte yandan, CHP lideri Baykal da, Genelkurmay Başkanının açıklamasıyla ilgili “Anayasal kurumların birbiriyle çatıştığı bir ortama doğru sürükleniyor, bu da onun yansıması. Öyle anlaşılıyor ki, silâhlı kuvvetler kendisine yönelik bir kampanyanın yürütüldüğü kanaatindedir” diye konuştu.

Bakan Gönül: İlker Başbuğ halkı aydınlattı

MİLLî Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un Trabzon’da yaptığı açıklamaya ilişkin, ‘’Başbuğ’un ifadeleri, bir asker gözüyle meselelerin aydınlatılmasıdır, halkın aydınlatılmasıdır. Psikolojik harbe gelince, yalnız Genelkurmay değil, bütün kurumlar psikolojik harbin muhatabıdır’’ dedi. TBMM Genel Kurulunda, bakanlığının 2010 yılı bütçesi üzerinde milletvekillerinin sorularını cevaplayan Gönül, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ’un, ‘’Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı psikolojik harekat yürütüldüğüne’’ ilişkin sözlerinin hatırlatılması üzerine şunları kaydetti: ‘’Başbuğ’un ifadeleri, bir asker gözüyle meselelerin aydınlatılmasıdır, halkın aydınlatılmasıdır. Psikolojik harbe gelince, yalnız Genelkurmay değil bütün kurumlar, psikolojik harbin muhatabıdır. İçinde yaşadığımız şu Mecliste nasıl bir psikolojik harp yapıldığını sizler benden daha iyi takdir edersiniz.’’

19.12.2009


 

ASDER: TSK, darbecilere sahip çıkmasın

ASDER Başkanı Nevzat Tarhan, Genelkurmay Başkanı Başbuğ’un basın açıklaması için Trabzon gibi milliyetçi duyarlılığın yüksek olduğu bir yer ve DzKK gemisinin seçilmesi tercihleriyle “Biz geçmiş yaptıklarımıza sahip çıkıyoruz” biçiminde darbeci damara moral kazandırmasını eleştirdi.

ADALETİ Savunanlar Derneği (ASDER) Başkanı Nevzat Tarhan, Genelkurmay Başkanı Başbuğ’un basın açıklaması için Trabzon gibi milliyetçi duyarlılığın yüksek olduğu bir yer ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı gemisinin seçilmesi tercihleriyle “Biz geçmiş yaptıklarımıza sahip çıkıyoruz” biçiminde darbeci damara moral kazandırmasını eleştirdi. ASDER Başkanı Tarhan, yaptığı açıklamada, Başbuğ’un Oruç Reis Fırkateyninde ve Trabzon’da bulunmayı özellikle vurgulayarak yaptığı açıklamasının kendi içinde çelişkiler taşıdığını belirtti. Tarhan, Başbuğ’un basın açıklaması için Trabzon gibi milliyetçi duyarlılığın yüksek olduğu bir yer ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı gemisinin seçilmesi tercihleriyle “Biz geçmiş yaptıklarımıza sahip çıkıyoruz” biçiminde darbeci damara moral kazandırmasını eleştirdi. Başbuğ’un yargı üzerinde baskı oluşturduğunu kaydeden Tarhan, “Genelkurmayın arşivlerini açmayan sivil savcıları karargaha sokmayan sadece emir komutası altındaki savcılara güvendiğini eylemleri ile yansıtan Genelkurmay Başkanı üstüne üstlük ‘çatışma’ gibi bir kelime kullanmıştır. Yargı ve TSK çatışabilir diyerek ‘gözdağı verme’ pozisyonu gerçekte ‘doğru yol ve doğru yer’ değildir. Genelkurmay Başkanı suç işlemiştir. Askeri gücün yargıya kamuoyu önünde mesaj vermesi suçtur. Trabzon’da savcıların harekete geçmesi gerekir” dedi.

19.12.2009


 

Gazze konvoyu Konya’da

FİLİSTİN halkına destek vermek amacıyla İngiltere’den yola çıkan ve Fransa, İtalya, Yunanistan’ı geçerek Türkiye’ye ulaşan ‘’Filistin’e Yol Açık’’ uluslararası konvoyu, Konya’ya geldi.

Ankara’dan akşam saatlerinde hareket eden ve ‘’Gazze’ye Özgürlük Konvoyu’’ olarak da nitelendirilen konvoydaki gönüllüler, geceyi Selçuklu Spor Salonu’nda geçirdi. Arasında ambulansların da yer aldığı yaklaşık 200 araçlık konvoy, sabah saatlerinde merkez Selçuklu ilçesi Uğurlu Oto Pazarı’na geçti. Arapça-Türkçe yazılı pankartlar ve Filistin bayrakları ile karşılanan konvoydaki gönüllülere Konya’dan katılanlar oldu. İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı Başkanı Bülent Yıldırım, burada kalabalığa hitap ederek, Filistin’in açık cezaevi olduğunu belirtti. Yıldırım, ‘’Filistin kanarsa siz de kanarsınız. Filistin’de zulüm var. Filistin’de bir çocuk ağlarsa dünya titrer. Türkiye şu ana kadar bir savaş görmedi, ama biz Bosna’da, Filistin’de bu savaşları gördük. Yetim kalan çocukların acılarına şahit olduk’’ dedi. Saadet Partisi Konya İl Başkanı Veli Tolu, Konya Sivil Toplum Kuruluşları Başkanı Latif Selvi’nin de katıldığı karşılama töreninde içlerinde İngiliz, Belçikalı ve Fransızların da bulunduğu kalabalık sık sık tekbir getirdi. Konuşmaların ardından konvoydakiler için dua edildi.

19.12.2009


 

Katsayıda yeni metod

YÖK Genel Kurulu, üniversiteye giriş sınavında adaylara ‘’farklı katsayı’’ uygulanmasını kararlaştırdı.

Bu çerçevede adayların, puanları hesaplanırken kendi alanıyla ilgili program tercihinde Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanları (AOBP) 0.15, alan dışı tercihte 0.13 ile çarpılacak. Üniversiteye giriş için yapılacak birinci ve ikinci aşama sınavlarında Türkiye genelinde ilk bine giren adaylara lise türü gözetilmeksizin yüksek olan katsayı (0.15) uygulanacak.

YÖK Genel Kurulu’nun bugünkü toplantısının ardından alınan kararları, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan açıkladı. Özcan, açıklamasında şunları kaydetti: ‘’YÖK Genel Kurulu’nun 21 Temmuz 2009 tarihinde aldığı karardaki 3,4 ve 5. maddeleri hakkında Danıştay 8. Dairesi tarafından yürütmenin durdurulması kararı verilmesi üzerine ortaya çıkan hukukî boşluğun doldurulması zorunluluğu karşısında herhangi bir karışıklık olmaması için 3,4 ve 5. maddeler kaldırılmıştır. Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) puanlarıyla yerleştirme yapılan programlar ile Lisans Yerleştirme Programı (LYS) puanları esas alınarak, yerleştirme yapılan programlarda ilgili AOBP adayın kendi alanında bir programı tercih etmesi halinde 0.15, alanı dışında tercih yapması halinde 0.13 ile çarpılır. Ortaya çıkan sayının sınav sonucuna eklenmesi suretiyle bu aşamadaki yerleştirmeye esas olacak puan belirlenir. Adaylardan öğretmen lisesi ve meslek lisesi mezunu olanların sınavsız kayıt hakkı olanlar dışında kendi alanlarındaki programları tercih etmeleri halinde ilgili AOBP’lerinin 0.05 ile çarpımı sonucunda bulunan puan, diğer puanlarına ayrıca eklenir. Meslek Yüksekokullarının sınavsız geçişten boş kalan kontenjanlarına, açıköğretim programlarına ve meslek liselerinin devamı niteliğindeki lisans programlarına YGS puanları esas alınarak yerleştirme yapılır. Sınavsız geçiş dışındaki önlisans ve açıköğretim programlarını tercih edebilmek için en az 140 YGS puanı gerekir. YGS puan türlerinden en az birinden 180 puan alan adaylar, LYS sınavlarından istediklerine girme hakkı kazanırlar. Lisans programlarını tercih edebilmek için ilgili puan türünde en az 180 puan almak gerekir. YGS ile LYS sonucu oluşan her puan türünde Türkiye genelinde ilk bin kişi arasına giren adayların yerleştirme puanı hesaplanırken AOBP’lerinde tercih edeceği bütün programlar için alan içi katsayı değeri (0.15) kullanılır.’’

İTİRAZ OLURSA SINAV TAKVİMİ AKSAYABİLİR

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, ‘’Katsayılarla ilgili son alınan karara yönelik bir başvuru olur ve karar iptal edilirse sınav takvimi aksar. Bu da üniversitelerin açılmasını etkiler ve üniversiteler zamanında açılamaz’’ dedi. Yarımağan, Adana’da düzenlenen ‘’Yapılan Değişikliklerden Sonra Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı’’ konulu konferansa konuşmacı olarak katıldı. Yarımağan, burada yaptığı konuşmada, YÖK tarafından açıklanan katsayı kararını değerlendirerek, ‘’YÖK’ün aldığı katsayı kararıyla, belirsizlikler ortadan kalktı’’ dedi. Son alınan karara göre sınav takvimini en kısa sürede belirleyip açıklayacaklarını bildiren Yarımağan, şöyle devam etti: ‘’Benim tahminim 11 Nisan tarihiyle ilgili bir değişiklik yapmayacağımız yönünde. Ancak, katsayılarla ilgili son alınan karara yönelik bir başvuru olur ve karar iptal edilirse sınav takvimi aksar. Bu da üniversitelerin açılmasını etkiler ve üniversiteler zamanında açılamaz.’’

19.12.2009


 

TRT’den Muharrem ayına özel yayın

TRT’nİn bütün kanalları ve haber bültenlerinde muharrem ayı dolayısıyla 12 gün boyunca Aleviliğin işlendiği programlara yer verilecek.

Alınan bilgiye göre, Muharrem ayı süresince, TRT’de özel bir yayın programı gerçekleştirilecek. ‘’TRT Müzik’’ kanalında Alevî geleneklerini yansıtan klip ve müzikler yer alırken, 70-80 civarında müzisyenin katılımıyla bir konser yayını da yapılacak. ‘’TRT Avaz’’ kanalında da Aleviliği işleyen yayınlar yapılırken, TRT’nin sosyal muhtevalı bütün programlarında Alevilik, Muharrem ayı ve Hazreti Ali’den söz eden yapımlara yer verilecek. TRT’nin haber bültenleri içerisinde de Alevilerin muharrem ayı faaliyetleri, 12 gün boyunca geniş biçimde izleyici karşısına çıkacak.

19.12.2009


 

Mustafa Asım Köksal’ı sevenleri unutmadı

HAYATINI İslâm’a adayan din alimi Mustafa Asım Köksal, ölümünün 11. yılında özel bir geceyle anıldı.

Geceye katılan Mustafa Asım Köksal’ın yakınları ve çok sayıda din âlimi, İslâm tarihi ve siyer çalışmalarıyla çok sayıda ödül alan Köksal’ı ölüm yıldönümünde yalnız bırakmadı. Fatih Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi’nde düzenlenen geceye Mustafa Asım Köksal’ın yakın akrabaları ve çok sayıda din alimi katıldı. Fatih Camii imamı Esad Şahin’in Kur’ân-ı Kerim tilâvetiyle başlayan anma gecesinde Mustafa Demirci ve Dursun Ali Erzincanlı şiir dinletisiyle devam edildi.

19.12.2009


 

AB’nin beklentisi sivil anayasa

AB Komisyonu 2009 İlerleme Raporunda, “Türkiye’de, 1980 askerî darbesi döneminde yazılan mevcut Anayasa’nın AB standartlarına uygun şekilde birçok alanda daha fazla demokratikleşmeye izin vermesi ve temel özgürlüklere daha güçlü güvenceler sağlaması için değiştirilmesi gerektiği konusunda farkındalığın arttığı” belirtildi. Öte yandan, Türkiye-AB ilişkilerinde birçoklarının “kaza” beklediği 2009 yılında, “Türkiye’nin üyelik treni fren yapınca” kötümser senaryolar 2010’a ertelendi.

AB treni yavaşladı

Türkİye-AB ilişkilerinde birçoklarının “kaza” beklediği 2009 yılında, “Türkiye’nin üyelik treni fren yapınca” kötümser senaryolar 2010’a ertelendi.

Gümrük Birliğine Ek Protokol kapsamında limanlarını ve havaalanlarının Kıbrıs Rum kesimi trafiğine açılmaması sebebiyle Türkiye’nin katılım müzakerelerinde 8 faslın açılmasını ve kalan fasılların kapatılmasını 11 Aralık 2006 tarihinde donduran AB üyeleri, AB Komisyonunu Türkiye’nin “yükümlülüklerini” yerine getirip getirmediğini “özellikle 2007, 2008 ve 2009’da olmak üzere, yıllık raporlarında uygun şekilde (üye ülkelere) bildirmekle” görevlendirmişti.

AB Komisyonu, 14 Ekimde yayımladığı 2009 İlerleme Raporunda da Türkiye’nin limanlarını Kıbrıs Rum kesimi gemilerine açma yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirtse de Türkiye’ye yeni bir yaptırım uygulanmasını önermemişti.

Bu çerçevede Türkiye başta olmak üzere aday ve potansiyel aday ülkeleri ilgilendiren genişleme kararları için 7-8 Aralıkta toplanan AB dışişleri bakanları, Rum kesiminin katılım müzakerelerinin durdurulması dahil Türkiye’ye yeni yaptırımlar uygulanması talebini geri çevirerek, Türkiye’nin limanlarını açma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğini gelecek yıl yeniden değerlendirme kararı aldı. Böylece 2009, “Türkiye’nin AB treninin kaza yaptığı yıl” olarak tarihe geçmekten kurtulsa da dondurulan 8 fasıla ek olarak, Fransa ve Rumlar başta olmak üzere birçok AB üyesinin farklı fasılları engellemesi sebebiyle katılım müzakerelerinin oldukça yavaşlamasını beraberinde getirdi. Yılın ilk yarısındaki Çek Cumhuriyeti dönem başkanlığı sırasında vergilendirme faslını müzakerelere açan Türkiye’nin beklendiği gibi 21 Aralıkta çevre faslını da açması halinde, müzakerelere konu 33 fasıldan 12’sinde katılım müzakereleri başlamış olacak.

21 Aralıkta açılması beklenen çevre faslıyla 12 fasılda müzakereleri başlatmış olacak Türkiye’nin 8 faslın dondurulması, tek yanlı olarak Fransa’nın 5 faslı ve Rum kesiminin 6 faslı tıkaması ve bunların bir kısmının çakışması nedeniyle, geriye zorlu açılış kriterlerine sahip 4-5 fasıl kalıyor. Mevcut şartlar altında Türkiye’nin katılım müzakerelerinin gelecek yıllarda daha da yavaşlaması kaçınılmaz görünüyor.

ZİYARET TRAFİĞİNDE ARTIŞ

Adnan Menderes'in başbakanlığı döneminde 31 Temmuz 1959'da Türkiye'nin o zamanki adıyla Avrupa Ekonomik Topluluğuna başvurusuyla başlayan Türkiye-AB ilişkileri, geride bıraktığı 50 yılla "dünyanın en uzun nikahı" olarak tarihe geçerken, 8'inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın 1980'li yıllarda dile getirdiği "uzun ince bir yol" tanımını fazlasıyla doğruluyordu. Karşı tarafın bütün oyunbozanlıklarına rağmen "devlet politikası" olarak belirlediği AB üyeliği hedefinden vazgeçmeyen Türkiye, 2009 başından itibaren Brüksel'e Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve ana muhalefet partisi düzeyi dahil yaptığı üst düzey ziyaretlerle bu hedefini AB'li muhataplarına bir kez daha teyit ederken, 2008'in ardından 2009'da da Ankara'yı ziyarete eden AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, bazı üye ülkelerin aleyhte açıklamalarına rağmen, Türkiye'nin yelik sürecine bağlılıklarını tekrarladı.

AB’NİN SİVİL ANAYASA BEKLENTİSİ

Son yıllarda ısrarla Türkiye’yi AB reformlarını hızlandırmaya teşvik eden Brüksel, ombudsmanlık müessesesi başta olmak üzere bu kapsamdaki birçok reformun Anayasa Mahkemesi başta olmak üzere yargıdan dönmesi üzerine Türkiye’den sivil anayasa beklentisini daha güçlü dile getirmeye başladı.

Bağış, AB ülkesi büyükelçileriyle Konya’da buluştu

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, 27 AB ülkesinin Ankara Büyükelçileriyle Konya’da bir araya geldi. Rixos Otelinde büyükelçilere kahvaltı veren Bağış, 21 Aralıkta Belçika’nın başkenti Brüksel’de yapılacak AB katılım konferansı öncesinde Türkiye’nin müzakere süreciyle ilgili konuları büyükelçilerle ele aldı. Bağış’ın, önceki akşam Mevlânâ’nın 736. vuslat yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen Şeb-i Arus törenleri için AB Genel Sekreterliğinin davetlisi olarak Konya’ya gelen büyükelçilerle, pazartesi günü açılacak çevre faslıyla ilgili konuları da görüştüğü öğrenildi. Toplantıda, büyükelçilerin Türkiye’nin müzakere süreciyle ilgili olumlu değerlendirmelerde bulundukları, çevre faslının açılmasından sonra enerji ve eğitim kültür faslının açılması için de son aşamaya gelindiğini ifade ettikleri kaydedildi. Demokratik Toplum Partisinin (DTP) Anayasa Mahkemesinin kararıyla kapatılmasını da değerlendiren büyükelçilerin, siyasî partilerin terör ve şiddetten uzak durması gerektiğine dikkati çekerken, cezaların bireysel olması gerektiği yönünde görüş bildirdikleri ifade edildi.

19.12.2009


 

Kutlular, ‘Barometre’nin konuğu olacak

Gazetemİzİn İmtiyaz Sahibi Mehmet Kutlular, VTV’nin konuğu olacak.

19 Aralık Cumartesi günü saat 20.00’de Antalya’da mahallî yayın yapan VTV’deki “Barometre” programının yapımcısı ve sunucusu Hakan Çırak’ın sorularını cevaplandıracak olan Kutlular, programda gündemdeki konularla ilgili görüşlerini de açıklayacak.

19.12.2009


 

33 şehitle ilgili soruşturma yok

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 250. Madde ile yetkili birimlerinde Bingöl’de 1993 yılında 33 erin şehit edilmesiyle ilgili olarak herhangi bir soruşturma dosyasının bulunmadığı bildirildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, son günlerde bazı basın yayın organlarında “Ergenekon soruşturması kapsamında Bingöl’de 1993 yılında şehit edilen 33 erle ilgili soruşturma yapıldığı” yönünde haberlere yer verildiğine ifade edildi. Açıklamada, “Başsavcılığın, CMK 250. Madde ile yetkili birimlerinde olayla ilgili herhangi bir soruşturma dosyasının bulunmadığı” bildirildi. Açıklamada, bu birimlerde, bu konuda herhangi bir soruşturma yapılmadığı belirtildi. CMK’nın “Bazı Suçlara İlişkin Muhakeme Görev ve Yargı Çevresinin Belirlenmesi” başlıklı 250. maddesi özel yetkili mahkemelerin bakacağı suçlar ve yargı çevresini düzenleyen hükümler içeriyor.

19.12.2009


 

Bulanık’ta, 18 kişi gözaltına alındı

Muş’un Bulanık ilçesinde 16 Aralık tarihinde izinsiz gösteri yaparak, polise mukavemette bulundukları gerekçesiyle 18 kişi gözaltına alındı.

Bulanık ilçesinde 15 Aralıkta, DTP’nin kapatılmasını bahane eden bir grubun gösterisinde yaşanan olayların ardından, 16 Aralıkta izinsiz gösteri yapan kişilerin yakalanmasına yönelik operasyon başlatıldı. Yapılan operasyonda izinsiz gösteri yaptıkları ve polise mukavemet ettikleri gerekçesiyle 18 kişi gözaltına alındı. Vali Erdoğan Bektaş, operasyonların devam edeceğini belirterek, “Bu kanunsuz gösterileri yapanların yaptıkları yanına kar kalmayacaktır. Vatandaşlara ve devlet malına zarar verenler başı boş gezemeyecekler. Operasyonlar sürecek” dedi.

19.12.2009


 

TEKEL işçilerine müdahaleye inceleme

Ankara Valisi Kemal Önal, Abdi İpekçi Parkı’nda eylem yapan TEKEL işçilerine müdahale sırasında güvenlik güçlerinin “amacı aşan uygulamaları olup olmadığı” konusunda inceleme başlattı.

Vali Önal, önceki gün Abdi İpekçi Parkı’nda TEKEL işçilerine yönelik müdahale sırasında polisin, “amacı aşan uygulamalarda bulunduğu” iddiaları ile basına yansıyan görüntü ve haberler konusunda inceleme yapılması amacıyla bir vali yardımcısını görevlendirdi. İnceleme çerçevesinde, olaya ilişkin görüntüler ve haberler değerlendirilecek ve kusuru bulunan görevliler hakkında idari işlem yapılacak.

19.12.2009


 

DOĞU’DA KAR, BATI’DA YAĞMUR

Yurdu etkisi altına alan soğuk ve yağışlı hava, hayatı olumsuz etkiliyor.

Doğu Anadolu Bölgesinde kar yağışı sebebiyle toplam bin 58 köy yolu ulaşıma kapandı. İl Özel İdareleri Genel Sekreterliklerinden alınan bilgiye göre, kar yağışı sebebiyle Erzurum’da 386, Tunceli’de 200, Kars’ta 198, Muş’ta 146 ve Bingöl’de 78 olmak üzere toplam bin 8 köy yolu ulaşıma kapandı. Yetkililer, söz konusu köy yollarının ulaşıma açılması için çalışmaların aralıksız sürdüğünü belirterek, bazı bölgelerde tipi ve yoğun kar yağışı sebebiyle ekiplerin çalışmalarına zaman zaman ara vermek zorunda kaldıklarını ifade ettiler. Meteoroloji Bölge Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, Balkanlar üzerinden gelen İzlanda alçak basınç sisteminin etkisi altında olan bölgede özellikle Kars ve Ardahan civarında kar yağışı bekleniyor. Bölgede gece en düşük hava sıcaklığı eksi 3 dereceyle Kars ve Ardahan’da ölçülürken, diğer illerde ise gece en düşük hava sıcaklığı Erzurum’da eksi 2, Iğdır’da 1 ve Erzincan’da 3 derece oldu.

Yağış, hayatı olumsuz etkiledi

MUĞLA’NIN Bodrum ile Çanakkale’nin Biga ilçelerinde etkili olan şiddetli yağış, hayatı olumsuz etkiledi. Bodrum Meteoroloji Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, ilçede gece saatlerinde başlayan ve sabah saatlerinde şiddetini arttıran şiddetli yağış sonucu 8 saatte metrekareye yaklaşık 70 kilogram yağış düştü. Şiddetli yağış sebebiyle ilçe merkezi ile Bitez, Ortakent, Turgutreis ve Gündoğan beldelerinde çok sayıda otel, iş yeri ile evi su bastı. Su baskını yaşanan otel, ev ve iş yerlerinin sahipleri, yağmur sularını kovalarla temizlemeye çalıştı. Su baskınına maruz kalan evlerde yaşayan vatandaşların kullandığı eşyaların çamur ve yağmur sebebiyle kullanılmaz hale geldiği, otel odalarının ise yağmur sularıyla dolduğu görüldü. Şiddetli yağış sebebiyle Bodrum ilçe merkezindeki Neyzen Teyfik Caddesi ulaşıma kapandı. İlçedeki derelerin taşması sonucu ise Kumbahçe ve Paşatarlası sahili çamur denizine dönüştü.Trafik ekipleri, kavşaklarda sürücülere şiddetli yağış konusunda uyarılarda bulunuyor. Çanakkale’nin Biga ilçesinde de önceki gün başlayan etkili yağış, Kocabaş Çayı’nda su seviyesinin yükselmesine sebep oldu. Su seviyesinin yükselmesiyle çayın bazı bölümlerinde su taşkınları meydana geldi. Çayın yüzeyinde çöp birikintileri oluştu, kütük ve ağaç parçalarının sürüklendiği görüldü. Çay yatağına park eden ve su içinde kalan araçlar da polis ekipleri tarafından kaldırıldı.

Trakya’da barajlar doldu

TRAKYA’DAKİ 8 barajda su miktarı, geçen yıla göre 46,54 milyon metreküp arttı. Devlet Su İşleri (DSİ) 11. Bölge Müdürlüğü yetkilileri, Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ’daki 8 barajın doluluk oranının yüzde 32,80 olduğunu bildirdi. Toplam 584,60 milyon metreküp depolama hacmine sahip 8 barajda geçen yılın aralık ayının ikinci haftasında 145,22 milyon metreküp olan su miktarının, bu yılın aynı döneminde ise 191,76 milyon metreküp olarak ölçüldüğü belirtildi. DSİ 11. Bölge Müdürlüğü ekiplerince yapılan ölçümler sonucu Meriç Nehri’nin debisi 185 metreküp/saniye, Arda Nehri’nin debisi 155 metreküp/saniye ve Tunca Nehri’nin debisi 28 metreküp/saniye olduğu belirlendi.

Uçaklara sis engeli

BU ARADA, İzmir Adnan Menderes Havalimanı’nda yoğun sis sebebiyle uçaklar iniş yapamadı. Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, önceki gün akşam saatlerinde yaşanan yoğun sis, Adnan Menderes Havalimanı’nda görüş mesafesini olumsuz etkiledi. Yetkililer, bu durumun uçakların inişine engel teşkil etmesi sebebiyle İzmir’e gelen 8 uçaktan 3’ünün İstanbul’a döndüğünü, 5’inin ise Milas-Bodrum Havalimanı’na indiğini bildirdi.

19.12.2009


 

Karadan çok denizde yaşıyorlar

MUĞLA’DA yaklaşık 10 bin kişinin geçimini balıkçılıkla sağladığı ve yılda yaklaşık 80 bin ton balık yakaladığı bildirildi.

Bin 124 kilometre uzunluğunda kıyı bandı ve kıyılarda bulunan yüzlerce koyu ile Muğla ve ilçeleri balıkçılık mesleği için gerekli bütün özellikleri barındırıyor. Muğla’da yaklaşık 10 bin kişi geçimini balıkçılıkla sağlıyor. Resmî kayıtlara göre bin 465 balıkçı teknesinin bulunduğu Muğla ve ilçelerinde yılda yaklaşık 80 bin ton balık yakalanıyor. Avlanma yasağının olduğu dönemler dışında sürekli denize açılan balıkçılar ve aileleri karadan daha çok denizde ömrünü geçiriyor. Balıkçıların büyük bölümü ilk, orta ve lise tahsilini tamamlamış kişilerden oluşuyor. Üniversite mezunu olan balıkçılar ise ailelerine destek amacıyla zaman zaman balığa çıkıyor. Gökova Körfezi, Fethiye, Köyceğiz, Marmaris ve Datça açıklarında avlanan balıkçılar, genellikle geceleri denize açılıyor, sabahın ilk ışıklarıyla da balıkçı barınaklarına dönüyor. Ağlarına balık takabilenler, mutluluklarını birbirleriyle ve aileleriyle paylaşıyor. Denize açılmadan önce ağlarını özenle temizleyerek hazırlanan balıkçıların avladığı balıklar ise semt pazarlarında vatandaşlara satışa sunuluyor. Özel Çevre Koruma Kurumunun tesbitlerine göre, Gökova Körfezi kıyıları deniz faunası açısından da zengin. Yöre sularında bölgeye özgü balık türleri ile diğer deniz ürünleri (Ahtapot, istakoz, karabide) bulunuyor. Ayrıca Gökova kıyılarında, Lutra lutra (Su samuru) ile kuzey kesimlerde yunus balıklarının yaşadığı belirlenmiş. Bölgede avlanan balıkçıların faaliyetleri, Özel Çevre Koruma Kurumu, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Muğla Çevre Müdürlüğü ve Muğla Tarım İl Müdürlüğü ekipleri tarafından belirli aralıklarla kontrol ediliyor ve balıkçıların avlandıkları bölgenin tabiî dokusuna zarar vermeleri önleniyor. Ayrıca, Muğla Valiliği tarafından görevlendirilen balıkçılık uzmanları, farklı dönemlerde balıkçılara, ‘’Avlanma yasakları, çevre kirliliğini önleme ve avlanması yasak olan türler’’ konusunda seminer veriyor.

19.12.2009


 

Ovalara su, taşkınlara tedbir

ERZURUM’DA Daphan ve Pasinler ovalarında 13 bin hektar alanda sulama ve drenaj çalışmaları devam ederken, uygulanan 225 projeyle yaklaşık 10 bin hektar alanın taşkından korunduğu bildirildi.

DSİ 8. Bölge Müdürü Mustafa Bahadır, yaptığı açıklamada, ilde yapılan sulama, drenaj ve taşkın koruma çalışmalarında önemli mesafe alındığını söyledi. Daphan ve Pasinler ovalarında 13 bin 414 hektar alanda sulama ve drenaj çalışmalarının devam ettiğini belirten Bahadır, bu yıl Daphan ovasında önceki yıllarda işletmeye alınan 7 bin 498 hektar tarım alanına ilâve olarak bin 711 hektar tarım alanının daha sulamaya hazır hale getirilmesinin hedeflendiğini kaydetti. Pazaryolu ilçesinde yer alan 740 hektar tarım alanını sulayacak olan Pazaryolu Barajı’nda inşaat çalışmalarının devam ettiğini bildiren Bahadır, baraj inşaatının sulama projeleriyle birlikte 2010 yılında bitirileceğini belirtti. Yörede 12 bin 38 hektar araziyi sulayacak Sakalıkesik Sulama Projesi’nin 2010 yılında inşaatına başlanacağını, Narman ve Oltu ilçelerinde ise 4 bin 706 hektar tarım alanını sulayacak Narman Şehitler Barajı’nın 2010 yılında ihale edileceğini açıklayan Bahadır, Erzurum’daki tarım alanlarının sulanması için projelerin hızla tamamlandığını kaydetti. Yoğun kış şartlarının hüküm sürdüğü bölgede karasal iklimin etkisinde kış aylarında yağışların daha çok kar şeklinde düştüğü, bahar aylarında havaların ısınmasıyla eriyen karların taşkınlara sebep olduğunu belirten Bahadır, bu amaçla özellikle dere kenarlarındaki taşkın korumalarına yönelik projelere de ağırlık verdiklerini ifade etti.

19.12.2009


 

Devlet, 5 yılda 39 bin afet konutu yaptı

BAYINDIRLIK ve İskan Bakanı Mustafa Demir, 2003-2008 yılları arasında 39 bin afet konutu yapıldığını, geriye dönük olarak devletin vatandaşa konut borcunun kalmadığını bildirdi.

CHP Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’un soru önergesini cevaplayan Demir, Afet İşleri Genel Müdürlüğünce, 2003-2008 yılları arasında doğal afetlerle ilgili faaliyetleri içeren kitap hazırlandığını belirtti. Demir, kitapta, Türkiye’deki afet zararlarının azaltılması konusunda yapılan çalışmalar ile yürütülen ve hazırlanması planlanan projelerin sunulduğunu, ayrıca Afet İşleri Genel Müdürlüğünün misyon ve vizyonundaki yeni bakış açılarının anlatıldığını kaydetti. Faaliyet kitabında bölge ve iller düzeyindeki afet olaylarının tümünün ortaya konulduğunu bildiren Demir, 2003-2008 yılları arasında afetlerden etkilenen vatandaşlar için yapılan afet konutları hakkında da bilgi verildiğini belirtti. Demir, söz konusu yıllar arasında 39 bin konut yapıldığını ve geriye dönük olarak devletin vatandaşa konut borcunun kalmadığını bildirdi. Demir, faaliyet kitabıyla ayrıca, afet sektörü ile ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının da bilgilendirilmesinin amaçlandığını ifade etti.

19.12.2009


 

Havası en kirli il, Kütahya

TÜRKİYE’DE Ekim ayında en yüksek kükürtdioksit ortalaması Kütahya’da, partiküler madde ortalaması ise Çorum’da gerçekleşti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), tarafından hazırlanan Ekim ayına ilişkin ‘’Hava Kalitesi verilerine göre, söz konusu ayda kükürtdioksit ortalamalarının en yüksek bulunduğu il ve ilçe merkezleri sırasıyla Kütahya, Ankara, Edirne, Şanlıurfa ve Kars oldu. Aynı dönemde, partiküler madde ortalamalarının en yüksek bulunduğu il ve ilçe merkezleri ise Çorum, KahramanMaraş (Elbistan), Mardin, Elazığ ve Kilis olarak belirlendi. Ekim ayında il ve ilçe merkezlerinde ölçüm yapılan istasyonlardan elde edilen kükürtdioksit ortalamaları incelendiğinde, kısa vadeli sınır oeğeri ve ilk seviye uyarı eşiği ölçüm yapılan hiçbir istasyonda aşılmadı. Aynı dönemde partiküler madde ortalamaları incelendiğinde, kısa vadeli sınır değeri ve ilk seviye uyarı eşiği Adıyaman, Elazığ, Gaziantep, Kahraman Maraş (Elbistan), Rize, Siirt, Batman ve Kilis’te aşıldı.

19.12.2009


 

Denizli’de hafif şiddette deprem

DENİZLİ’DE dün sabah hafif şiddette iki deprem meydana geldi. Denizli, dün sabah güne yer sarsıntısıyla uyandı.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsünün verilerine göre, saat 07.19’da, merkez üssü Denizli’nin Çameli ilçesi olan ilk depremin büyüklüğü 3,9 olarak ölçüldü. Daha sonra saat 07.38’de merkez üssü Denizli olan 3,1 büyüklüğünde bir deprem daha meydana geldi. Her iki depremde de can ve mal kaybının yaşanmadığı bildirildi.

19.12.2009


 

Adana polisi zayıflayacak

ADANA Emniyet Müdürlüğünün kilolu personele yönelik düzenlediği ‘’Emniyet Mensupları İçin Sağlıklı Yaşam Destek Projesi’’ kapsamında ‘’kilolu polis memurlarının’’ ardından rütbeli personel de spora başladı.

İl Emniyet Müdürlüğü, şehirdeki 7 bin polis üzerinde yapılan araştırmanın ardından 545’inin aşırı kilolu olduğunu belirledi. Polislerin daha sağlıklı bir vücuda kavuşması amacıyla şehrin asayiş ve güvenliğini de olumlu etkilemesi açısından öğretim üyelerinin katkılarıyla eğitim seminerleri düzenlendi. Beslenme şekilleri ve sporun yararlarıyla ilgili seminerlerin ardından polislerin sporla zayıflaması hedeflendi. Kilolu 545 kilolu polisin zayıflaması için Çukurova Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunda (BESYO) öğretim üyeleri gözetiminde spor çalışmalarına hız verildi. Emniyet personeline yönelik, Türkiye’de ilk kez program dahilinde yapılan spor çalışmalarında polis memurlarından sonra emniyet müdürü dahil olmak üzere rütbeli personel de karate ve aerobik dersleri almaya başladı.

19.12.2009


 

Dinlenme ve ibadet odalı tarihî köprü

SAMSUN’UN Havza ilçesindeki 700 yıllık tarihî Kurt Köprüsü zamana meydan okurken, köprü ayalarında bulunan dinlenme ve ibadet odaları ile de ayrı bir özellik taşıyor.

Havza ilçesinin Kayabaşı Köyü ile Vezirköprü ilçesinin Tekkekıran Köyü arasındaki İstavroz Çayı üzerinde bulunan, Doğu Romalılar döneminde yapıldığı, Selçuklular tarafından da onarıldığı bilinen köprü hâlâ kullanılıyor. 15 metre yüksekliğinde, 40 metre uzunluğundaki tarihî köprünün 3 kemerli olarak inşa edilen ayaklarında, dinlenme ve ibaret amacıyla yapıldığı bildirilen odalar bugün aynı amaçla kullanılmasa bile benzerlerinde pek rastlanmaması sebebiyle köprüye farklı bir değer katıyor. Kısa süre önce Karayolları Genel Müdürlüğü Tarihî Eser Köprüler Şube Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen restorasyonla zarar görmemesi için girişi kapatılan mekanlar ancak dışardan gözlemlenebiliyor.

19.12.2009


 

Arabanızı şarj edin

Helsİnkİ ve Espoo’da açılan şarj istasyonlarını, yeni yıl sonrası başta Turku olmak üzere Tampere ve Oulu şehirlerinde açılacak istasyonlar izleyecek.

Uzmanlar elektrikli arabaların kullanımının kısa zamanda artabileceğine dikkat çekiyorlar. Finlandiya’da ilk şarj istasyonu Helsinki’nin Töölö bölgesinde, Helsinki Energia şirketi tarafından yapılan büyük bir gösteriyle açıldı. Diğer yandan rakip Firma Fortum’da ilk şarj istasyonunu Espoo şehrinde açtı. Helsinki Teknoloji Üniversitesi Elektrik Teknolojisi Profesörü Matti Lehtonen “Elektrikli arabalar geliyor. Uzun dönemde en sık kullanılan araçlar olacaklar. ‘Kesin tarih nedir?’ bunu fiyatların nasıl gelişeği ve bu araçların insanların bütçelerine uygunluğu belirleyecek.” dedi. Ancak Helsinki Energia şirketi, şu aşamada büyük bir pazarın oluşmasının beklenmediğini duyurdu. Şirketin İcra Kurulu Başkanı Seppo Ruohonen “Yüksek bir kâr etme hedefi, söz konusu değil. Biz şirket olarak ilkim değişikliğiyle mücadeleye katkıda bulunmak istiyoruz.” açıklamasını yaptı. Şu an için elektrikli ve hibrid arabaların yüksek maliyeti müşterilerin ilgisini azaltıyor. Diğer yandan batarya fiyatları aracın motor fiyatından bir kaç kat daha pahalı. Üstelik daha uygun fiyatlı bir alternatifin laboratuvardan çıkması, kısa vadede mümkün gözükmüyor. Buna karşılık çevre dostu elektrikli araba üreticileri, hükümetten vergi oranlarının düşürülmesini talep ediyorlar. Üreticiler ayrıca elektrikli araçların kullanımını yaygınlaşması için çalışmalarını sürdürüyorlar.

19.12.2009


 

Masaj yapmak bebeğin bağışıklığını güçlendiriyor

Özellİkle prematüre ve düşük ağırlıklıkta doğan bebeklere uygulanan masajın, bağışıklık sistemini güçlendirdiği, büyümeyi ve beslenmeyi doğrudan etkilediği bildirildi.

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Rahmi Örs, yaptığı açıklamada, zamanından önce doğan prematüre bebeklerin özel bir bakıma ihtiyaç duyduğunu, bu bebeklerle daha yakından ilgilenilmesi gerektiğini söyledi. Bebeklerin bakımında özel bir takım uygulamalar yapılmasının önemini vurgulayan Örs, ‘’Bu tür bebeklerin bakımında dokunma uyarısı, yani masaj çok ciddî yararlar sağlıyor. Pratik açıdan kolay olan masaj için sadece zaman ayrılması gerekiyor. Anneler de çocukları için bu masajı yapabilir’’ dedi. Bebeği sakinleştiren ve rahatlatan bebek masajının birçok faydasının bulunduğunu anlatan Örs, şunları kaydetti: ‘’Bebeklerdeki masaj uygulaması kas yapısını güçlendiriyor. Kan dolaşımını hızlandırarak kas güçlenmesini ve beslenmeyi arttırıyor. Örs, masajın sadece erken doğan bebeklerde değil, zamanında doğan bebeklerde de anne ve bebek arasındaki yakınlığa olumlu etki yaptığını dile getirdi.

19.12.2009


 

Afetlere karşı koruyan kapsül

Rusya’da yaşayan Evgeny Ubiyko isimli mühendis dünyanın sonunu anlatan felaket filminden etkilenerek; sele, depreme, yangına ve terör saldırılarına karşı dayanıklı kapsül icat etti. Dört kişinin içinde korunabildiği kapsülde 40 gün boyunca yaşamak mümkün.

Ubiyko kapsülün seri üretimini gerçekleştirerek vatandaşlara satmayı amaçlıyor. Mucit Ubiyko bilim kurgu filmi 2012’yi seyrettikten sonra etkilendiğini ve böyle bir kapsül icat etme gereksinimi duyduğunu ifade etti. Ubiyko, “Bu sadece hayal ürünü değil. Bu fizik, kimya ve matematiktir. Yıllarca insanlar 2012 filmindeki gibi felâketlerin olacağını anlatan filmler çekiyor. Benim icadım ise bu korkunç felâketlerden nasıl korunabileceğimizin bir cevabıdır.” diye konuştu. Kapsüle ‘2012’ adını veren Ubiyko, maketini basın mensuplarına tanıttı. 4 kişinin rahatça sığabileceği kapsülün yapımı 92 bin dolara mal olacağını belirten Ubiyko, icadın dışarıdan hiçbir müdahalenin zararı mümkün olmadığını kaydediyor. Ubiyko, “Kapsülün içinde bulunan vatandaşlar 40 gün boyunca terör saldırısı ve büyük tabiî afetlerden korunabilir.” diyor. Kapsül zırhının kurşun geçirmez olduğunu anlatan Ubiyko, dışarıdan müdahalelerle zırhın patlatılamayacağını ve yanmayacağını belirtiyor. Benzer bir modelin ABD’de de icat edildiğini belirten Rus mucit, ancak kendi modelinin çok daha geliştirilmiş olduğunu iddia ediyor. Ubiyko icadını, “Bu kapsül derin sudan su yüzüne çıkabiliyor ve lavlar üzerinde de etkilenmeden yüzebiliyor” diye anlatıyor.

19.12.2009

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

Bütün haberler

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu

Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.
Kurumsal Linkler: Risale-i Nur Kongresi - Bediüzzaman Haftası - Risale-i Nur Enstitüsü - Yeni Asya Vakfı - Demokrasi100 - Yeni Asya Gazetesi - YASEM - Bizim Radyo
Sentez Haber - Yeni Asya Neşriyat - Yeni Asya Takvim - Köprü Dergisi - Bizim Aile - Can Kardeş - Genç Yaklaşım - Yeni Asya 40. Yıl