"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Operasyonda provokasyona gelinmemeli

Cevher İLHAN
13 Şubat 2018, Salı
Suriye iç savaşından aldığı göçle nüfusunun 80 binden 250 bine, hatta 400 bine vardığı belirtilen Afrin’e yönelik operasyonda bölgedeki teröristlerin onda birinin etkisiz hale getirildiği, on binden fazla militanın canlı bomba olarak halka karışıp sivilleri “kalkan” olarak kullandığı, pusu kurarak mayınlayıp tuzakladığı şehir merkezine girme tartışmaları sürüyor.

Fırat Kalkanı’nda kontrol altına alınan iki bin metre karelik alanda yüzlerce Mehmetçiğin kontrolündeki Cerablus’ta bile hâlen 10’dan fazla bombalı aracın dolaştığı belirtilirken, öngörülemez vartalarla dolu sokak çatışmaları riskine dikkat çekiliyor.

Keza Amerika, Rusya ve Suriye güçlerine en yakın hattaki İdlib komplikasyonu Türkiye’nin önünde duruyor. İngiliz Times gazetesinin haberiyle, Türkiye’nin küresel güçler adına çatışan taşeron örgütlerin yanı sıra Suriye ile de çatışma riski bulunuyor. 

Ancak en tehlikeli handikap, PYD/YPG gibi tanksavar, tow ve milan toplarına sahip örgütlerin yahut El Kaide kökenli ve bağlantılı kontrolsüz silâhlı gruplarla ortalığın provoke edilmesi. 

Son Soçi zirvesine katılmayıp provoke etmeye yeltenen El Nusra’nın “Suriye siyasi çözüm süreci”nin garantör ülkesi Rusya’nın uçağını düşürmesiyle Rus uçaklarının bölgeyi bombalayıp yıkıp yaktığı dehşetli provokasyonlara gelinmesi.

“BU NE MENEM İŞTİR!”

Belli ki, bölgeye göz diken emperyal güçler, Alman Yahudisi Amerikan Dışişleri eski Bakanı Kissinger gibi dünyanın başta gelen tefeci müfsidlerinden “çakalların çobanı” lakaplı Siyonist David Rockefeller’in akıl hocası Rus Yahudisi ve 70’li yıllarda ABD Başkanı Carter’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Amerikalı stratejist Zbigniew Brzezinski’nin ünlü “Büyük Satranç Tahtası” jeostratejik plânıyla “Avrasya’ya hâkim olan dünyaya hâkim olur” tezi uygulanıyor.

Ve Brzezinski’nin “Afrika, Amerika ve Okyanusya hâricindeki dünya” diye tanımladığı Avrasya’ya hâkim olmak adına, su, petrol, doğalgaz kaynaklarıyla enerji hatlarının kesiştiği Ortadoğu’nun kalbi Irak ve Suriye’nin mezhebî-etnik iftirakı kanlı senaryoları sahneleniyor. 

Ne var ki muhalefetten gelen “operasyonda şehir merkezlerine girilmesin” ve “Suriye ile doğrudan görüşme” önerilerine, Cumhurbaşkanı’nın “Verdiği akla bakın; bu ne menem iştir ya!” çıkışıyla bu tavsiyeyi dahi “operasyonu sulandırmak”, “millî ve yerli olmamak”la tahkiri düşündürücü. 

Görünen o ki, Astana ve Soçi’de Suriye yönetimiyle birlikte çalışma mutâbakatına imza atan, dahası el altından Rusya ve İran üzerinden Şam yönetimiyle görüştüğü haberleri çıkan iktidarın, Suriye ile işbirliği önerilerine sert tepkisi, baştan beri dış politikanın iç politikada kullanıldığı algı operasyonları üzerinden kotarılmaya yelteniliyor. 

Keza BM kararı olmadan bir başka ülkenin topraklarında askeri operasyonla peşpeşe cepheler açmasının Türkiye’nin aleyhinde kullanılıp “işgalci” ve “savaş suçlusu” durumuna düşürülmesi kumpası kuruluyor.  

MÂCERALARA GİRİLMEMELİ…

Bu bakımdan, 911 kilometrelik sınır hattının ve yanıbaşındaki bölgenin güvenliğiyle Suriye’nin iç güvenliğinin sağlanması; Türkiye’nin “gözlem noktaları” kuracağı bölgenin ve ülkenin terör örgütlerinden temizlenmesi büyük önem kazanıyor.

Ankara, çok dikkatli olmalı; kamuoyundan gelen, “Türkiye, sınır güvenliğini teminat alacak derinlikte durup, özellikle şehitlerin artmasına sebebiyet verdirecek, belirsizliklerle muallel şehir savaşları mâcerasından sakınıp provokasyonlara gelmemeli” çağrısına kulak vermeli.

Astana ve Soçi mutâbakatlarında teyid edildiği üzere, Suriye’nin toprak bütünlüğüyle birliği ekseninde tesis edilecek barış sürecinin kalıcılığının Şam’ın ülkenin tamamına hâkim olmasına bağlı olduğu, çârenin güçlü diplomasiyle siyasi çözümde olduğu gerçeği artık herkesçe kabul ediliyor. 

Bataklığa dönüştürülen ufuksuz ve akıbetsiz politikalardan vazgeçilip, terörün tasfiye edildiği birleşik – bütünleşmiş bir Suriye’yi netice veren gerçek çözüme yönelmek şart.

Okunma Sayısı: 1991
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı