"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yine mi kimyasal silâh kumpası?

Cevher İLHAN
16 Nisan 2018, Pazartesi
On beş yıl önce Mart ayında Bağdat semâlarında sabah ezânları yankılanırken Irak’ı ağır bombardımana tabi tutup ardından işgal eden ABD ile işgal – savaş ortaklarının, bu kez Mi’rac gecesi Şam ve civarına bomba yağdırmaları, inanca, barışa ve uluslararası hukuka saygısız saldırganlıklarının yeni örneği.

On beş yıl önce Mart ayında Bağdat semâlarında sabah ezânları yankılanırken Irak’ı ağır bombardımana tabi tutup ardından işgal eden ABD ile işgal – savaş ortaklarının, bu kez Mi’rac gecesi Şam ve civarına bomba yağdırmaları, inanca, barışa ve uluslararası hukuka saygısız saldırganlıklarının yeni örneği.

Tam da Astana ve Soçi süreçleriyle Suriye’de büyük oranda ateşkesle çatışmasızlığın sağlandığı, barış ve akan kanın durması fırsatının yakalandığı vetirede, ABD’nin domine ettiği BM Kimyasal Silahları Önleme Komitesi’nin incelemesi bile beklenmeden, âdeta yeni silâhlar denenerek, başta BM Güvenlik Konseyi kararı olmak üzere hiçbir beynelmilel mercinin kararı olmadan Şam’ın vurulması, bütün dünyanın gözü önünde uluslararası hukuka kastedenleri bir defa daha deşifre ediyor. 

Birçok ülkenin katılmayı reddettiği askerî operasyonda, daha sözkonusu “Doğu Guta’da kimyasal silâh kullanılıp kullanılmadığı, kullanıldıysa bölgede, küresel güçlerin taşeronu onlarca silahlı örgütlerin cirit attığı ve İsrail’in sürekli tahrikte bulunduğu bölgede hangi mihraklarca kullanıldığı” belirlenmeden, “Suriye’de hükümetin kimyasal silâh kapasitesinin vurulup yok edildiği” açıklaması, bir kez daha Irak’ın işgaline bahane edilen ve sonradan “uydurma” olduğu açıkça ikrar edilen “kimyasal silâh yalanı”nı hatırlatıyor.

ORTAYA HİÇBİR DELİL KONULMADAN…

Aynen Irak’a “kimyasal silâh iftirası”nda olduğu gibi, ellerinde hiçbir belge olmadan, ABD ve savaş koalisyonu, iki yüz elli bin insanın hunharca katledildiği Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombalarından başlayarak belgelenmiş “kimyasal silâh kullanma sicili”ne karşı, Suriye için de aynı iddiayı ortaya atıyor.

Aslında geçen sene de Nisan ayında İdlib’in Han Şeyhun kasabasındaki Şayrat Hava Üssü’nü yine “kimyasal gerekçesi”yle 59 Tomahawk füzesi ile vuran ABD’nin Savunma Bakanı Mattis, “Bu yıl -geçen yılki saldırıya göre- iki katından fazla silâh kullandık” diyor.

Operasyon ortaklarının, Suriye’nin yanıbaşında yüzlerce kimyasal-biyolojik kitle imha silâhlarına ve füze başlıklarına sahip olduğunu yüksünmeden ilân eden İsrail’i görmeden, saldırıyı “Kimyasal Silâhların Yasaklanması Anlaşması gereği” yaptıklarını duyurmaları çarpıklığı su yüzüne çıkarıyor.

“KENDİ ADAMLARINA BOMBAYI ATTIRIRLAR…”

Bu durum, birçok mahfilce belirtilen “Suriye’ye bir “kimyasal sillâh komplosu’nun kurulacağı” uyarı ve duyurularını gündeme getirirken, en son Abdurrahman Dilipak’in iki hafta önce bir televizyon programında, “Amerika ya çekilecek, ya da şöyle bir senaryo var. Bugünlerde orada kimyasal bir silâh kullanılabilir, kimyasal bomba, sinir gazı. Amerika da bunu kimin yaptığını araştırabilir, ‘bu Rus ve Suriye ortak sinir gazı, rejim kuvvetleri tarafından kullanıldı’ diye takdim edilebilir. Bunu kendi adamlarına yaptırabilirler, bombayı attırırlar… Bunu ‘işte Esed rejimi Rusya’dan aldığı kimyasal gazla yaptı diye…” sözleri, yine bir “kimyasal kumpası”nın kurulduğu değerlendirmesini teyid ediyor. (Kon Tv, 29.3.18)

Ve Amerikan Dışişleri Bakanlığı’nın, “Duma’daki saldırının arkasında Şam’ın olduğuna ilişkin ellerinde olduğu”nu söylediği “delilleri” ortaya koyamamasına karşı, Rusya Savunma Bakanlığı’nın, saldırının arkasında İngiltere’nin olduğuna ilişkin delillere sahip olduklarını belirtip, Londra’nın Suriye’de Batılılar hesâbına silâhlı muhalif örgütlere destek veren Beyaz Miğferler’i provokasyon için yönlendirdiği” ifşaatı, bu konudaki tesbitleri teyid ediyor. (gazeteler, 13.4.17)

Ancak en çarpıcı garabet, Türkiye’nin Müslüman komşusunun, uluslararası hukuk çiğnenip vahşi ve barbarca bombalanmasına, Ankara’nın “Bugüne kadar çoktan müdahale edilmeliydi, yerinde bir tepki” diye destek vermesi. 

Okunma Sayısı: 2150
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı